{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/938 <br>KARAR NO: 2023/1974<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2021<br>NUMARASI: 2019/394  E. -  2021/864 K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin  ve ... Grubu diğer şirketlerin bilgi ve arşiv saklanması ve korunması şeklinde faaliyet gösteren ... Anonim Şirketi ile aralarında akdedilmiş olan 17.04.2019 tarihli hizmet alım sözleşmesi kapsamında, ... isimli firmanın sunmuş olduğu arşivleme ve saklama hizmetini almaya başladığını, bu kapsamda müvekkil şirketin de  aralarındaki sözleşmeye istinaden saklanması ve korunması amacıyla arşiv klasörlerini ve kutularını ... isimli firmaya teslim ettiğini,  nitekim, ... isimli firmanın müşterileri ile imzalamış olduğu sözleşmeden kaynaklanan arşivleme ve saklama edimlerini, müşterisi olan firmaların, arşivlenecek olan kutu, belge, dosya vb. evraklarını teslim aldığını, işbu evrakları teslim alırken de kendi bilgi ve belge yönetim uzmanları tarafından, ...  kendi terminolojisinin kullanılması yöntemiyle barkodlandırılıp  sınıflandırıldığını,  davacının  birtakım ticari belgelerinin bahsi geçen sözleşme sebebiyle arşivlenmesi ve saklanması için ...  isimli firmaya teslim edildiğini,  davacının  ticari belgelerinin de tutulmakta olduğu, ... ait ''... Mah. ... Sk. No:...  Gebze/Kocaeli'' adresinde bulunan depolama tesisinde 11.06.2019 tarihinde büyük çapta bir yangın meydana geldiğini, ... bahsi geçen yangın hadisesini müşterilerinden olan Müvekkil Şirket'e yazılı olarak bildirdiğini, hadisenin meydana geldiği ... tesisinde müvekkili davacı şirkete ait 31 adet kutunun olduğu hususlarının bildirildiğini, davacı müvekkilinin  saklamakla yükümlü olduğu belgelerin bulunduğu depoda meydana gelen yangında işbu belgelerin zayi hale gelmiş olması sebebiyle müvekkilinin  işbu belgeleri hakkında zayi belgesi talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu,  müvekkilinden  teslim alındıktan sonra ... isimli firma tarafından, işbu belgelerin barkodlaması yapılarak arşivlenmeye başlandığını, dilekçe ekinde sunulan excel tablolarında hangi kod/barkod numaralı kutuda hangi evrakların olduğu bilgisinin yer aldığını,  mahkemece işbu listeler ile ... şirketinin bilgi işlem merkezinde yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile zayi olan evrakları tespit edebileceğini, bu konuda bilirkişinin daha kısa sürede ve verimli olarak çalışabilmesi için mahkemeye bu excel listelerinin soft copy halinin de flashdisk içerisinde teslim edileceğini,  bu sebeple mahkemece, ''... Mah. ... Cad. ... ... Blok K:... D:... Etiler-Beşiktaş/İstanbul'' adresinde mukim ... Anonim Şirketi'nde bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yangında zayi olan evraklar için müvekkili şirkete \"zayi belgesi\" verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, müvekkiline zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ  İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...  Dava, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine dayalı olarak açılmış zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir....  6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacirin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği, bu davanın hasımsız açılacağı ve mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebileceği hüküm altına alınmıştır. Yine TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.  Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü süre olup ziyaın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve ticari işletmenin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.Dosya kapsamından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve davacı şirketin yerleşim yeri itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... ve ...  raporu incelenmiştir. \"...  ünvanlı firma vekilinden temin edilen belgeler ile yapılan inceleme neticesinde  ... numaralı 30 adet kutu kaydı incelendiğini, listesi verilen bu 30 arşiv kutusu içeriğinde çoğunlukla Personel Özlük dosyalarının yer aldığı anlaşıldığını, özlük dosyası zayi olan personellerin isimlerinin inceleme ve değerlendirmeler başlığı altında liste halinde sayın mahkemenize sunulduğunu, Özlük Dosyalarına Ek Olarak PUANTAJ DOSYASI 2004 - 20 2008, 2009, Genel Evrak 2007, Genel Evrak 2009, Personel Avansları, YPP CALISMALARI 2006 2007, Personel Prim Çalışmaları,  Personel Zam Çalışmaları, Puantaj Dosyası 2001, MAAS ODEME SONRASI RAPORLAR, Maaş Evrakları Mart, Maaş Sonrası Raporlar Ekim, Maaş Puantaj Belgeleri, Yazışmalar 2009-2013, ... Bordro Rapor 2013 SSK Ekim - Aralık, ... Şirketleri BORDRO RAPORLARI 2013 EKİ ARALIK IK, ... Holding Şirketleri SGK, ...  Şirketleri * E - BILDIRGE 2013 TEMMUZ - * ARALIK *, ...  AYLIK SSK, .... AYLIK SSK 2007/09 - 2010/12 IK , ... AYLIK SSK 1996/12- 2010/12 1K, ... 2008/06 - 2010/12 BBDO 2010/04 - 2010/12 IK,  ...  AYLIK SSK 1997 MART - 2008 ARALIK — IK, ...   2007/12 -2008/12 IK, ... AYLIK SSK 1996/12 -167,5 IK, ... 2007/12 - 2008/1IK,  ...  - ..., MEHMET BETİ  2 IK, SSK 3 AYLIK 1975 -- 1979 İK, SSK AYLIK 1996, 1998 IK , ...  YESİLKOY KONUT İK, SSK AYLIK PRİM BEYANNAME 1 DONEM 1991 IK, ISCI BULMA KURUMU 2 1997 IK, ... İK, SSK 3 AYLIK 1980 1987 1K, PERSONEIİ, YÖNETMELİĞİ VE UYGULAMA ESASLARI IK, ASIM KOCABIYIK IK, BORJEN, TAHAKKUK EVRAKLARI MAYIS IK, 2000DEN ITIBAREN IK, SIĞORTA BİLDİRİLERİ 1994, IZIN BELGELERİ 2002, ... HOLDİNG AYLIK SSK 1996/12 - 2006/12 IK, ... HOLDİNG AYLIK SSK 2007/01 - 2010/12 IK, ... SIGORTA AYLIK SSK 1996/12 - 2009/07 IK, ... SIĞORTA ACT. A.S. 2009/08 - 2010/12 TK , ... ELEKTRONİK MOT.ARACLAR 2006/05 - 2010/12 IK, ... HOLDİNG AYLIK SSK 1996/12 - 2006/12 IK, ... HOLDİNG AYLIK SSK 2007/01 - 2010/12 IK, ... SIGORTA AYLIK SSK 1996/12 -287 IK, ... SIĞORTA ACT, A.S. 2009/08 -167.5 IK, ... ELEKTRONİK MOT. ARACLAR 2006/05 - 2010/12 IK, BBDO AYLIK SSK 1999/05 - 2007/01 IK dosyalarının kutularda olduğu ve bunların saklanma sürelerinin 10 (On) yıl olduğu kanaatine varıldığını, 23.11.2020 tarihinde 3 (üç) nüsha olarak düzenlediğimiz işbu bilirkişi heyet raporunu takdiri ve değerlendirmesinin Mahkememize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.\" Bilirkişiler...'ın ek raporu incelenmiştir. \"Dava konusunun: Davacı şirketin 11.06.2019 tarihindeki Yangın ile tespit edilen defter ve belgelerin hükümsüzlüğü ile Sayın Mahkemeden zayi kararı verilmesine karar verilmesi  isteminden ibaret olduğu tespit edildiğini,  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 87/2 maddesine göre;  bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten  itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin  toplanmasını da emredebileceğini,  \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 11.06.2019 tarihinde yangının meydana geldiği davacı tarafından, mahkemeye başvurulduğu, yani yangın tarihinden itibaren 13 gün sonra iş bu davanın açılmış olduğu TTK.'nın 82/7. Fıkrasına göre zayi belgesi verilebilmesi için bu maddede belirtilenler gibi olağanüstü hallerden birinin meydana gelmesi halinde tacirin ziyai öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde ticari işletmenin bulunduğu yer yetkili Mahkemesinde dava açabileceği belirtildiğinden dava konusu olaydan itibaren 15 günlük kanuni süreden sonra makul kabul edilebilecek süre içerisinde davanın açılmamış olduğu...\"gerekçesi ile davacı vekili tarafından 13 gün içerisinde dava açıldığı görüldüğünü,  aşağıda dökümü verilen belgelerin zayi olduğunu, söz konusu belgeler için ticari defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesi uygun olduğunu, YILLARI ZAYİ OLAN BELGELERİN AÇIKLAMASI 07.02.2013 -07.11.2016 YILLARI ARASINDA PERSONEL OZLUK DOSYASI 07.02.2013 -07.11.2016 YILLARI ARASINDA BORDRO RAPORLARI 07.02.2013 -07.11.2016 YILLARI ARASINDA IK-CALISAN PERSONEL-TARAM davacı tarafın evraklarının ... Anonim Şirketi deposunda Muhafaza edilen 2013 -2016 yılı (2016 yılı  dahil) personel özlük dosyası, bordro raporlama, İK çalışan belgeleri) ile birlikte , Zayi olduğu söz konusu  belgelerin Yangın  sebebiyle yazılarının tamamen birbirine girdiği, okunmaz vaziyette olduğu defter ve belgelerin, okunmaz kurtarılamaz durumda olduğu bu nedenle söz konusu belgeler için söz ticari defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesi uygun olduğunu, takdirin mahkememizin olmakla birlikte, davacının zayi belgesi talep ettiği ticari defter ve diğer belgeler için zayi belgesi verilmesinin uygun olduğu, kanaati hasıl olduğunu, keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Mahkememize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. \"Bilirkişiler ... ve  ....'nın raporu incelenmiştir. \"TTK 68/l'e göre, defter tutma yükümlülüğüne tabi olan kişiler ve işletmeye devam eden halefleri, defterleri son kayıt tarihinden; saklanması zorunlu olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçene kadar saklamak zorunda olduklarını, tacirin saklamak zorunda olduğu belgeler şunlardır:- Alış ve satış faturaları- Sevk irsaliyeleri- Fatura yerine geçen belgeler- Taşıma irsaliyesi, günlük müşteri listeleri- Üçret bordrosu veya bordro yerine geçen belgeler- İş anlaşmaları, gelen ve giden mektuplar, gönderilen ve gelen muhasebe evrakı, Türk Ticaret Kanunu'nun 68. maddesine göre tutulması zorunlu olan defterlerin, muhasebe kayıtlarında kullanılan belgelerin, son kayıt tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklanması gerektiğini, bu süre VUK mad. 253'e göre 5 yıl olarak belirlendiğini, özel hesap dönemine tabi işletmelerin defter ve belgelerini saklama süresi, takvim yılını takip eden yılın başından başlayacağını, mahkememizce talep edilen Bordro Raporları ve Çalışan Personel Taramada personellerin isimleri yazmadığı davacı tarafından da bu dosyaların mevcut olmadığı taraflarına bildirildiğini, davacı tarafından dava dosyasına sunulan CD incelendiğinde Bordroların ait olduğu personel isimlerinin yazmadığının görüldüğünü,  yukarıdaki 08.02.2013-06.04.2014 Tarihli Personel tarama ve Özlük Dosyası tablosunda çalışanların isimlerinin yazılı olduğu bu hususta bu özlük dosyaları işyeri çalışanları olduğunu ve ücret bordroları da yukarıda ayrıntısı gösterilen isimlere düzenlendiği kanaati hasıl olacak olursa bu hususta zayi belgesi verilmesi taktirinin mahkememize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.\" Yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporları  ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen  davacı şirkete ait  2013-2016 yılları arası bordro raporlama belgelerinin yangın  esnasında zayi olduğu, bahse konu belgelerin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanununca düzenlenmesi, kullanılması ve saklanması zorunlu olan belgelerden olduğu, Vergi Usul Kanununa göre 5 yıl Türk Ticaret Kanununa göre 10 yıllık saklama süresinin bulunduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde aranan yasal koşulların oluştuğu anlaşıldığından bu belgeler yönünden zayi belgesi verilmesine, davacı tarafından zayi belgesi verilmesi talep edilen personel özlük dosyası ve çalışan personel taramada personellerin isimlerinin yazmadığı, yine bordroların ait olduğu personel isimlerinin de yazmadığının görüldüğü, işçi özlük dosyaları ile çalışan personel taramaya ilişkin belgelerin somutlaştırılamadığı anlaşılmakla  davacının bu taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait 2013-2016 yılları arası bordro raporlama belgeleri için zayi belgesi verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya ait evrakların dava dışı ... tarafından taraflar arasındaki sözleşme neticesinde depolanması ve saklanması amacıyla anlaşılma yapıldığını, ne yazık ki 2019 yılında ... Gebze'de bulanan arşiv deposunda beklenmedik bir yangın çıktığını, davacının  belgelerinin zayi olduğunu, bunun neticesinde belgelerin zayi olduğu belirtilerek zayi belgesi verilmesinin mahkemeden talep edildiğini, yangında zayi olan belgeler sebebiyle davacının  uğraması muhtemel büyük hak kayıpları söz konusu olduğunu, mahkemece yeterli değerlendirme yapılmaması ve zayi olduğu ortaya konan tüm belgeler yönünden tümüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemece alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, mahkemece yalnızca son raporda bahsi geçen hususların hükme esas alınmasının doğru olmadığını, mahkemece verilen kararlar neticesinde 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporu, 01.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığı, gerekçeli kararın üçüncü sayfasında belirtilen \"Bilirkişiler ...'ın raporu incelenmiştir.\" ifadesi ile 30.11.2020 tarihli  raporun  kast edildiğini, ancak gerekçeli kararın dördüncü sayfasında \"Bilirkişiler ...'ın ek raporu incelenmiştir.\" şeklinde ifade edildiğini, ancak dosyada söz konusu bilirkişilere ait bir ek rapor bulunmadığını, mahkemece işbu ifade ile esasen 01.06.2021 tarihli ve bilirkişi ... ile bilirkişi ... tarafından tanzim edilen  raporun kast edildiğini, kaldı ki söz konusu raporun da ek rapor olmayıp heyet kök raporu olduğunu, son olarak gerekçeli kararın yine 4.sayfasının son paragrafına \"Bilirkişiler ...  ve   ... raporu incelenmiştir.\" olarak ifade edilen raporun  ise yine  bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20.09.2021 tarihli  ek raporun olduğunu, görüldüğü üzere mahkemece maddi hatalar ile kaleme alınmış bir gerekçeli karar mevcut olup söz konusu kararın diğer eksiklikleri ile birlikte  ortadan kaldırılarak davanın tümüyle kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğini,  hükme esas alınan 20.09.2021 tarihli ek rapora istinaden; \"davacı tarafından zayi belgesi verilmesi talep edilen personel özlük dosyası ve çalışan personel taramada personellerin isimlerinin yazmadığı, yine bordroların ait olduğu personel isimlerinin de yazmadığının görüldüğü, işçi özlük dosyaları ile çalışan personel taramaya ilişkin belgelerin somutlaştırılamadığı anlaşılmakla  davacının bu taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde karar verilmişse de gerek hükme esas alınan raporda gerekse diğer iki raporda çalışanların isimlerinin tek tek belirtilerek tablolar oluşturulduğunun  açık olduğunu, kaldı ki  bilirkişi heyetinin ek raporundan  önce tanzim ettiği 01.06.2021 tarihli raporunda açıkça;\"4.4-Aşağıda dökümü verilen belgelerin zayi olduğunu, söz konusu belgeler için ticari defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesi uygun olduğu, kanaati hasıl olmuştur; 4.5- Davacı tarafın evraklarının ... Anonim Şirketi deposunda Muhafaza edilen 2013 -2016 yılı (2016 yılı dahil) personel özlük dosyası, bordro raporlama, İK çalışan belgeleri) ile birlikte , Zayi olduğu söz konusu belgelerin Yangın sebebiyle yazılarının tamamen birbirine girdiği, okunmaz vaziyette olduğu defter ve belgelerin, okunmaz kurtarılamaz durumda olduğu bu nedenle söz konusu belgeler için söz ticari defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesi uygun olduğu, kanaati hasıl olmuştur. 4.6- Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, davacının zayi belgesi talep ettiği ticari defter ve diğer belgeler için zayi belgesi verilmesinin uygun olduğu, kanaati hasıl olmuştur.\" şeklindeki ifadelerinden de 07.02.2013 - 07.11.2016 arasında Bordro Raporları da dahil olmak üzere Personel Özlük Dosyası ve İK-Çalışan Personel-Tarama evraklarının zayi olduğu şeklinde görüş belirttiğini, keza  ek raporda çalışanlara ilişkin isimlerinin de tek tek belirtildiğini, dolayısıyla 01.06.2021 tarihli heyet raporunda bu denli açıkça ifade edilmişken her ne kadar  ek raporda bordroların ait olduğu personel isimlerinin belirlenemediği ifade edilmişse de özlük dosyaları tespit edilen çalışanlara ait bordroların da zayi olduğu sabit olduğundan hem bu ifadesel çelişki giderilmeden hem de tüm belgeler yönünden zayi belgesi verilmemesinin  hatalı olduğunu,   müvekkili şirketin saklamakla yükümlü olduğu belgeler ve bu yükümlülüğe uymamanın sonuçları düşündüldüğünde söz konusu belgelerin zayi olduğunun kabul edilmemesinin ciddi sonuçlar doğuracağını, dolayısıyla çelişkili raporlar arasındaki belirlemeler netleştirilerek davacının  07.02.2013 - 07.11.2016 arasındaki belgelerinin zayi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece,  aydınlatma ve somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bilirkişiler tarafından incelenen tüm belgeler ve dokumanlara bakıldığında isimleri sayılı çalışanların özlük dosyalarının ve bordro raporlarının da yanan belgeler arasında olduğunun görüleceğini, bu denli büyük bir yangında tüm çalışanların özlük dosyalarının bile tespit edilebilmesinin mucize niteliğinde olup bordrolarda yazan isimlerin belirlenememesi gerekçe gösterilerek bu belgelerin zayi olduğunun kabul edilmemesinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda dosya içeriği değerlendirilmeksizin yalnızca bilirkişi raporundaki ufak çelişkili kısım dayanak gösterilerek yazılan hükmün kaldırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili, müvekkilinin ... Anonim Şirketi ile  arasında bulunan hizmet alım sözleşmesi kapsamında  bu firmadan arşivleme ve saklama hizmetini aldığını, bu nedenle müvekkilinin saklanması ve korunması amacıyla arşiv klasörlerini ve kutularını ... isimli firmaya teslim ettiğini, bu firmanın arşivleme ve saklama edimlerini, müşterisi olan firmaların, arşivlenecek olan kutu, belge, dosya vb. evraklarını teslim alıp işbu evrakları teslim alırken de kendi bilgi ve belge yönetim uzmanları tarafından, ... kendi terminolojisinin kullanılması yöntemiyle barkodlandırılıp  sınıflandırıldığını,  davacının  birtakım ticari belgelerinin bahsi geçen sözleşme sebebiyle arşivlenmesi ve saklanması için ... isimli firmaya teslim edildiğini,  davacının  ticari belgelerinin de tutulmakta olduğu, depolama tesisinde 11.06.2019 tarihinde büyük çapta bir yangın meydana geldiğini,  yangının meydana geldiği depoda müvekkiline ait 31 adet kutunun olduğu hususlarının bildirildiğini, davacı müvekkilinin  saklamakla yükümlü olduğu belgelerin bulunduğu depoda meydana gelen yangında işbu belgelerin zayi hale geldiğini,  dilekçe ekinde sunulan excel tablolarında hangi kod/barkod numaralı kutuda hangi evrakların olduğu bilgisinin yer aldığını,  mahkemece işbu listeler ile ... şirketinin bilgi işlem merkezinde yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile zayi olan evrakların tespit edebileceğini, bu konuda ... Anonim Şirketi'nde bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yangında zayi olan evraklar için  davacıya zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. TTK'nın 82/7.maddesi \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.\" hükmünü içermektedir. Dosya kapsamında bulunan Gebze İtfaiye Grubu İtfaiye Yangın raporuna göre 11.06.2019 tarihinde arşiv depolama hizmeti veren ... kullanılan depoda yangın çıktığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafından sunulan 17.04.2019 tarihli müşteri hizmetleri sözleşmesi ve standart hüküm ve şartları adlı sözleşmenin dava dışı ... AŞ ile davacı ve grup şirketleri arasında imzalandığı,  konusunun davacının arşiv kutuları teslim ettiği  belgelerinin  saklanması şeklinde olduğu görülmektedir. 27.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı ...  şirketi bilgisayarları üzerinde yapılan incelemede davacı şirkete ait ... ve ... hesap kodlu belgelerin incelendiği, bu kayıtlar üzerinde sadece kutu ve klasör barkod numaralarının bulunduğu, kutu ve klasör içeriklerinin bulunmadığı, barkod numaralarının dava dilekçesi ekinde bulunan kodlar ile karşılaştırıldığında eşleştikleri, zayi olan belgelerin 07.02.2013-07.11.2016 tarihleri arasındaki personel özlük dosyaları, bordro raporları, IK çalışan personel taram belgeleri olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, bordro raporları ve çalışan personel taramanın hangi personellere ilişkin olduğu ve bu belgelerin tacirin saklamakla yükümlü olup olmadığının tespitinin istenmesi üzerine alınan ek raporda ise; ücret bordrosu ve bordro yerine geçen belgelerin saklanmasının zorunlu olduğu, davacı tarafından sunulan CD incelendiğinde bordroların ait olduğu personel isimlerinin yazmadığının görüldüğü, 08.02.2016-06.04.2016 tarihli personel tarama ve özlük dosyası tablosunda çalışan isimlerinin yazılı olduğu,  bu hususta bu özlük dosyaları işyeri çalışanları olduğu ücret bordrolarının da bu isimlere düzenlendiği kanaati hasıl olursa bu hususta zayi belgesi verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkemece, 2013-2016 yılları arası bordro raporlama belgeleri için zayi belgesi verilmesine karar verilmiş olup başka yerlerden temini mümkün olan belgeler için zayi belgesi verilemeyeceği gibi davacının da dava dilekçesinde hangi belgeler için zayi belgesi verilmesini istediğini de belirtmediği nazara alındığında bilirkişilerce tespit edilen bordro raporlama belgeleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07.12.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7af2c3f7ddbfc45","SID":"512a3f3ec05da6e8"}}