{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2003 <br>KARAR NO: 2023/2014<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/04/2019<br>NUMARASI: 2017/586 Esas- 2019/368 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2023<br>Davanın reddine ilişkin verilen  kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirkete  Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Gıda AŞ.'nin Macaristan'da yerleşik satıcıdan satın aldığı dondurulmuş çekirdeksiz vişne emtiasının Miscole/Macaristan'dan Türkiye Bursa ... fabrikasına karayolu ile nakliyesi işinin üst taşıyıcı ..Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini,  taşımanın fiili olarak diğer davalı alt taşıyıcı ...Ltd. Şti. tarafından ... (Çekici) ... ( Römork) plakalı frigorifik araçla gerçekleştirildiğini,12.08.2015 tarihinde yüklenen emtianın 17.08.2015 tarihinde Bursa Gümrük Antrepo Nakliyat Ltd. Şti.'nin soğuk hava deposuna tahliye edildiğini,  ithalat işlemleri tamamlanan emtianın Bursa Gümrük Antrepodan sigortalı firmanın Nilüfer/ Bursa'daki fabrikasına fiili olarak taşınması işinin yine  üst taşıyıcı Bademli Trans tarafından sürücülüğünü ...'in yaptığı ruhsat sahibi Bademli Trans olan ... ( Römork) plakalı frigorifik araçla gerçekleştirildiğini, 28.08.2015 tarihinde Bursa Gümrük Antrepodan yüklenen emtianın aynı gün sigortalı firma ...'ın Nilüfer/Bursa'daki fabrikasına taşındığını, Fabrikaya -18 °C iken gelen araçtan tahliye öncesinde kalite uygunluğu için numune alındığını, analiz sonuçlarının uygun çıkmaması, ürünlerde karlanma ve bloklaşma görülmesi sebebiyle tekrar analizler yapılmak üzere yeniden numuneler alınması nedeni ile tahliye işleminin uzun sürdüğünü, bu nedenle sinirlenen araç şoförünün emtia araç üzerindeyken fabrikayı terk ettiğini ve ertesi sabah tekrar fabrikaya gelerek emtianın fabrikaya şartlı olarak kabul edildiğini, sigortalı tarafından taşıma sırasında meydana gelen hasarın sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca taşınan emtianın davalı ..Ltd. Sti. adlı nakliyeci firma sorumluluğunda yapılan nakliye sonrasında hasarlı olarak teslim alındığı, meydana gelen hasarın toplam 74.955,17- TL olduğunu, 27.777,77-TL  sovtaj düşülmekle toplam tazminat tutarının 47.177.40- TL olduğunu,   müvekkili şirketin davaya konu hasar nedeniyle 24.11.2015 tarihinde 41.177,40- TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkilinin sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle TTK. 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 47.177,40- TL alacak için zarar sorumlularına rücu hakkı doğduğunu, taşımanın uluslar arası kara taşıması olup, her iki davalı firmanın da yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar bunların, kısmen veya tamamen ziyandan, hasara uğramasından CMR madde 34-36 hükümleri uyarınca müteselsilen sorumlu olduklarını,zararlarının tazmini açısından İstanbul 1. İcra Dairesinin 2016/17530 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline,müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: 1-Davalı ...ltd.şti  vekili CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca müvekkilinin hasar dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığını, emtianın antrepodan, alıcının fabrikasına sevkıyatının yapıldığı taşıyıcı aracın thermoking'inde herhangi bir problem olmadığı hususunun davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporunda da açıkça belirtildiğini, hasarın emtianın müvekkili tarafından taşınması sırasında meydana gelmediğini, emtianın Bursa'ya vardıktan sonra, gümrüklü antrepo soğuk hava deposunda, alıcının malı teslim alması için malın 10 gün bekletildiğini, öncelikle soğuk zincirinin bu 10 günlük süre içinde antrepoda kırılıp kırılmadığının tespit edilmesi gerektiğini,  emtianın antrepoda 10 gün bekledikten sonra, müvekkiline ait tır ile alıcı ...'ın fabrikasına sevk edildiğini, işbu mesafenin yaklaşık 20 dakika sürecek kadar kısa bir mesafe olduğunu ve bu süre zarfında soğuk zincirin kırılarak emtianın hasara uğramasının mümkün olmadığını, dava konusu taşımanın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak CMR senedinde yer alan; \"Yükleme ve istiflemeden dolayı oluşacak hatalardan taşıyıcı sorumlu tutulamaz\" şeklindeki kayıt uyarınca yükleme ve istiflemeden dolayı oluşacak hatalar nedeniyle bir hasar meydana gelirse taşıyanın sorumlu olmayacağını, emtia hasarına müvekkilinin neden olduğu iddiasının hiçbir şekilde ispatlanamadığını,bir an için müvekkilinin sorumlu olduğu varsayılsa bile sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini,  beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2-Davalı ... ..ltd.şti vekili; CMR Konvansiyonu'nun 32. Maddesine göre alacağın, malın tesliminden itibaren 1 yılda zaman aşımına uğradığını, bu sebeple davanın zaman aşımına uğradığını, malın Türkiye'deki alıcısı olan ... A.Ş.'nin yurt dışındaki satıcıya mal bedelinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğinin ispatı gerektiğini, zira davacının sigorta tazminatı ödemesini malın maliki yerine sigortalısı ... A.Ş.'ye yaptığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin taşımaya konu malı Macaristan'dan Bursa Gümrüklü Antrepo'ya kadar hasarsız bir şekilde getirmiş ve yine hasar şerhsiz-temiz bir şekilde alıcının talimatına uygun olarak Bursa Gümrüklü Antrepo'ya teslim ettiğini, taşımanın gerçekleştiği 12.08.2015 - 17.08.2015 tarihleri arasında taşımayı yapan aracın ısı kayıtları incelendiğinde taşıma sırasında ısının taşıma senedindeki talimata uygun olarak -18 derecede olduğunun tespit edileceğini, bu hasarsız teslimden sonra gerçekleşen hadiselerin (Antrepodaki ısının uygun olup olmadığı, Antrepo-fabrika arasındaki taşımanın uygun olup olmadığı, boşaltmanın uzaması sebebiyle diğer taşımayı yapan aracın şoförünün boşaltmadaki bu süre uzamasına kızarak mal yüklü araçla birlikte boşaltma adresinden ayrılması, ertesi gün tekrar boşaltma adresine gelmesi gibi) müvekkili ile bir ilişkisi bulunmadığını, davacının dava değerini belirlerken muhtemelen alıcıya kesilmiş olan faturaya itibar ettiğini, ancak bu bedelin kabulünün mümkün olmadığını, çünkü bu faturayı gönderici firmanın kar payını da katarak tanzim ettiği kabul edildiğinde davacının talebi CMR 23. maddede belirtilen gerçek değerin oldukça üzerinde kalacağını,CMR'nin 27. maddesine istinaden davacı tarafından icra takibinde talep edilen faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin kabul edilemez olduğunu, dava konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu net 20.160-kg dondurulmuş çekirdeksiz vişne emtiasının soğuk zincir kırılması sebebiyle hasara uğradığını, soğuk zincirin, dava konusu emtianın 17.08.2015 ile 27.08.2015 tarihleri arasında depolandığı Bursa Gümrüklü Antrepoda -15°C'nin üzerindeki sıcaklık dalgalanmalarına maruz kalması nedeniyle kırıldığını, Miscole/Macaristan'dan Bursa Gümrüklü Antrepoya yapılan nakliye sırasında, araç içi sıcaklığın dava konusu emtianın hasarlanmasına sebebiyet verecek düzeyde yükselmediği ve dolayısıyla söz konusu nakliye sırasında soğuk zincirin kırılmadığı, Antrepo'dan sigortalı ... A.Ş'ye yapılan nakliye sırasında, araç içi sıcaklığın dava konusu emtianın hasarlanmasına sebebiyet verecek düzeyde yükselmediğini ve dolayısıyla söz konusu nakliye sırasında soğuk zincirin kırılmadığını, davalıların CMR m. 17/1 kapsamında taşıma sürecinde sebebiyet verdiği hasardan söz edilemeyeceğini, davalıların sorumluluk bakımından müteselsil sorumlu oldukları ancak öncelikle hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, davacı ödemesi ile sigortalının haklarına  halef olduğu ve ancak hasardan sorumlu olanlara karşı rücu edebilecek ise de davalıların sorumluluk sürecinde hasar meydana geldiği sabit olmadığından halefiyete dayanan davacının davalılara rücu edemeyeceğini, davalıların depolama süreci bakımından pasif taraf ehliyetleri olmadığı gerekçesi ile davanın pasif husumet oykluğundan reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; karara esas teşkil eden bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucunda hazırlandığını, söz konusu rapora göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşıyıcı, ürünün teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın hasarından sorumlu olup soğuk zincir Bursa gümrüklü antreposunda gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği sırada kırılmış ise bu süreçte emtianın alıcıya teslim edilmediği; dolayısıyla taşıma sona ermediğinden zararın taşıma sırasında meydana geldiğini, hasarın nasıl gerçekleştiği konusundaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, fiili taşıyıcı kendi zilyetliğinde ve hakimiyet alanında bulunan emtiaların gümrük işlemlerini yapıldığı sırada yüke nezaret yükümlülüğü gereğince antreponun sıcaklığının CMR belgesinde belirlenen -18°c seviyesinde kalması için alınması gerekli tüm önlemleri almakla mükellef olduğunu, bu hususun mahkemece göz ardı edildiğini, taşımaya konu emtialarda hasar olup olmadığının sigortalı firma yetkililerince tespiti sırasında davalı firma çalışanı tır şoförünün  thermokıngi (soğutma sistemi) kapatmak suretiyle hasarın artmasına yol açtığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, CMR konvansiyonu hükümleri çerçevesinde davalılarca sorumsuzluğu gerektirir bir halin varlığının ispat edilmesi gerektiğini, taşımaya konu emtiaların alıcısına/sigortalıya tesliminden önce soğuk zincirin kırılması sebebiyle meydana gelen zarardan üst/akdi taşıyıcı ile CMR belgesi uyarınca alt ve fiili taşıyıcının CMR madde 34-36 hükümleri gereğince sorumluluğu bulunmasına; bu husustaki itirazların da giderilmeden mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerden dolayı davanın reddine dair ilamının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından  nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın  taşıma sırasında zayi olması nedeni ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hükümlerine göre taşıyan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin  itirazın iptali davasıdır.  Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Davacı sigorta şirketine nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dondurulmuş vişne emtiasının taşınması akdi taşıyıcı Bademli ..ltd.şti  tarafından üstlenildiği, diğer davalı fiili taşıyıcı olarak taşımada yer almıştır. Emtia davalı fiili taşıyıcı tarafından, 17.08.2015 tarihinde Bursa Gümrük Antrepo'sına tahliye edildikten sonra  17.08.2015-27.08.2018 tarihleri arasında antrepoda kalmış, 28.08.2015 tarihinde davacı sigortalısı alıcı şirket ...'a (Bursa) teslimi ile taşıma son bulmuştur. CMR nin 17. maddesinde taşıyıcının \"eşyanın taşınmak üzere teslim aldığı andan teslim edileceği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olacağı\" düzenlenmiştir. Eşyanın teslim alındığı şekilde teslimi de taşıyıcının sorumluluğu kapsamındadır.Taşıyıcının  sorumluluktan kurtulma sebepleri  Konvansiyon’un 17/2 ve 17/4. Fıkralarında düzenlenmiş olup,taşıyıcı anılan maddelerde yazılı hallerden birinden meydana geldiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.  17/2 maddede ‘taşıyıcının kaçınamayacağı ve  sonuçlarını önleyemeyeceği durum’ ölçütüne vurgu yapılmış ve taşıyıcının bu sebepleri ileri sürerek sorumluluktan kurtulabilmesi için en üst düzeydeki özenin (utmost care)  gösterilmesine rağmen, kötü sonuçların önlenemediğini ve neticesinde de  hasarın meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Yani taşıyıcı meydana gelen hasarda kusursuzluğunu değil, hasarın Konvansiyon 17/2 ve 4 fıkralarında yazan  sebeplerden ileri geldiğini; kaçınamayacağı veya sonuçlarını önleyemeyeceği bir  durumdan ileri geldiğini iddia etmesi halinde de kendisine düşen en üst özeni göstermesine rağmen hasarın meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir.Bu haller ise mücbir sebep anlamına gelmeyip tedbirli bir <br>taşıyıcının göstermesi gereken azami özen borcunu göstermiş olsaydı bile hasar yine oluşacak idiyse taşıyıcı bu durumu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecek olduğu  hallerdir. CMR nin 18/4.maddesi \" Eğer taşıma malın sıcağa, soğuğa, ısı derecesindeki değişmelere ve rutubete karşı donatılmış araçlarla yapılıyorsa, taşıyıcı madde 17.4 parağraf -d de yazılı avantajdan faydalanmayı talep edemez. Ancak, bu tür donanım seçilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak kendisine düşen önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtlarsa böyle bir istemde bulunabilir. 17/2 ve 18/4 maddelerinin  birlikte değerlendirilmesinde taşıyıcının eşyayı  teslim aldığı durumda ve iyi bir şekilde muhafaza edilerek taşınması için en uygun taşıtı ve  donanımı seçtiği karine olarak kabul edilmektedir. Aksinin iddia edilmesi <br>durumunda taşıyıcı, taşıtın ve donanımın seçiminde, bakımında ve kullanımında  kendine düşen bütün önlemleri aldığını ve özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.Taşıyıcının sorumluluğunun tespit edilebilmesi için taşıyıcının eşyayı  koruma borcunu ihlal etmiş olması, bu ihlal neticesinde eşyanın hasara uğraması,  hasarın taşıyıcının sorumluluk süresi içinde meydana gelmiş olması ve meydana gelen  hasar ile koruma borcunun ihlali arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun tesbiti gerekmektedir. CMR nin 17/2 maddesindeki genel sorumluluktan kurtuluş sebebi olarak düzenlenen\" taşıyıcının en üst düzeyde özen göstermesine rağmen yine de hasara konu olaydan  kaçınamaması ve sonuçlara engel olamaması\" durumudur.Kaçınılamayacak ve sonuçlarına engel olunamayacak olayın varlığını tespit  ederken basiretli ve deneyimli bir taşıyıcı somut olayda meydana gelen hasara karşı nasıl  önlem alabilir veya ne gibi engeller koyabilir ya da hangi davranışlarla buna tepki gösterebilirse, somut olaydaki taşıyıcıdan da o davranışın yerine getirmesi beklenilmektedir. Dolayısıyla eğer taşıyıcı somut olayda basiretli bir taşıyıcı gibi hareket etmiş ve azami özeni göstermesine rağmen hasara konu olay kaçınılmaz ve sonuçlarına engel olunamaz ise o halde sorumluluktan kurtulabilecektir. Azami özen kriterinin var olup olmadığını tespit ederken benzer pozisyonda olan basiretli bir taşıyıcı nasıl davranacak idiyse ona kıyasla  değerlendirme yapılacaktır. Taşıyıcının genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlamasının yeterli olmadığını, hasara neden olan olayın doğumunda da kusurlu olmadığını kanıtlaması gerekecektir.Taşıyıcı kaçınılamaz ve sonuçlarına  engel olunamaz olay esnasında farklı bir şekilde davransaydı veya müdahale etseydi ya da başkaca önleyici tedbirler alsaydı hasar meydana gelmeyecek olduğunu iddia etmesine karşılık, taşıyıcı benzer durumda azami özeni gösteren taşıyıcının da aynı sonuçlara  maruz kalacağını ve hak sahibi tarafından iddia edilen hususların hasarı engellemeye  yönelik olmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulacaktır. CMR nin 17.4 maddesinde özel sorumluluktan kurtulma sebepleri arasında sayılmasa da \"sorumluluktan kurtulabilinecek özel sebeplere ilave olarak TTK nın  878/1-g bendinde ’27.10.1999 tarihli ve 4458 Sayılı  Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği halleri’ de eklemiştir. Buna gerekçe olarak  gümrük mevzuatı gereğince bir takım düzenlemeler neticesinde eşyanın gecikme ile  teslim edilebileceği gibi hasara neden olacağı da söylenebilecektir. Dolayısıyla eşyaya  bağlı veya eşyadan kaynaklı bir takım sebeplerin meydana gelmesi sonucu hasar söz konusu olduğunda taşıyıcının riziko alanı dışında olacağından ve herhangi bir özen veya  ihtimam göstermesi de söz konusu olamayacağından,CMR nin 17.maddesindeki özel sebeblerden farklı bir  özel sebep olarak 6102 sayılı TTk nda yer almıştır. Davacı, taşıma esnasında emtianın hasarlandığından bahisle sigortalısına 24.11.2015 tarihinde ödenen  47.177,40-TL tazminat nedeniyle sigortalısının yerine halef olarak taşıyanlara rücu etmektedir. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.Eldeki davada, davalıların taşımadan doğan sorumlulukları kapsamında talepte bulunulduğu anlaşılmakla davacı tarafından davalılara husumet yöneltilmesinde isabetsizlik yoktur.Taşınan emtia dondurulmuş vişnenin soğuk zincirinin kırılmaması, bozulmaması/ hasarlanmaması için saklanma koşullarında ısı dengesinin -18°C'de tutulması gerektiği taşıma senedinde  yazılıdır.Yargılama sırasında ,soğuk zincirin nerede kırıldığı hususunda antrepo ile taşıma yapılan  araçların ısı ölçer cihaz kayıtları dosyaya getirtilmiş, dava konusu emtianın 17.08.2015 ile 27.08.2015 tarihleri arasında depolandığı Bursa Gümrüklü Antrepoda -15°C''nin üzerindeki  sıcaklık dalgalanmalarına birden fazla maruz kalması nedeniyle kırıldığı, nakliyeler sırasında araç içi sıcaklığın dava konusu emtianın hasarlanmasına sebebiyet verecek düzeyde yükselmediği ve dolayısıyla söz konusu nakliye sırasında soğuk zincirin kırılmadığı, Bursa Gümrüklü Antrepo'dan sigortalı ... A.Ş.'ye yapılan nakliye sırasında araç içi sıcaklığın dava konusu emtianın hasarlanmasına sebebiyet verecek düzeyde yükselmediği ve dolayısıyla söz konusu nakliye sırasında soğuk zincirin kırılmadığı bilirkişi raporunda açıkça belirlenmektedir.Davacı vekili bilirkişi raporunun yetersiz incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmüş ise de; gerek gümrük gerekse taşımaya katılan araçların ısı ölçer cihaz kayıtları ayrı ayrı incelendiği, soğuk zincirin kırıldığı tarih açıkça  tesbit olunabildiğinden bu yöndeki  istinaf nedenine itibar edilmemiştir. Davalı taşıyıcının özel taşıma için gerekli önlemleri aldığı ,araç içinde soğuk zincirin kırılmadığı, davalı taşıyıcıların TTK nın 878/1-g bendinde özel olarak düzenlenen gümrük işlemleri nedeniyle gümrük antreposunda meydana gelen soğuk zincirin kırılması olayında taşımacının riziko alanında bulunmayan bir alanda  önlem almasının mümkün olmadığı,hasarın taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği haller kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu halin TTK nda açıkça sorumluluktan özel olarak kurtulma sebebi olarak  düzenlendiği gözetildiğinde, CMR 17.2 gereği  taşımacının yazılı olduğu üzere  taşıyıcı benzer durumda azami özeni gösteren taşıyıcının da aynı sonuca maruz kalacağını ve sigortacı tarafından iddia edilen hususların hasarı engellemeye  yönelik olmadığını ispat ettiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalıların sorumluluğu bulunmadığından bahisle her iki davalı yönünden pasif husumet yokluğundan  davanın reddine karar verilmesi  doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalıların  gümrük antreposunda meydana gelen soğuk zincirin kırılması nedeniyle sorumluluktan kurtulma nedenini kanıtladığı, yapılan yurt içi taşımada kusur bulunmuş olsa dahi sonuca ve zarara etkili olmadığı, zaten teslim sırasında araç fabrikaya geldiğinde bozulmanın meydana geldiğinin alınan numunelerle tesbit edildiği, davacı vekilinin istinaf nedeni davalı taşıyıcılara husumet yöneltilmesinde bir hata bulunmadığı nedeniyle yerinde görülmüş ise de davalı taşıyıcıların zarardan sorumlu olmadıklarını kanıtladıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, gerekçede yapılan hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yeniden karar verilerek yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiş, hükmün ferileri istinaf edenin sıfatına bağlı olarak aynen tekrar edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/586 Esas - 2019/368 Karar sayılı ve 15.04.2019 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi  gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan  599,95-TL  peşin  harçtan mahsubu ile fazla olan 330,1‬0-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,  Davalılar vekili için takdir olunan 5.814,20-TL nispi  vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,  Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin  üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"779519ead5ecfab5","SID":"5a427ea618f21f26"}}