{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2021/1695  Esas 2023/1550  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1695<br>KARAR NO\t\t: 2023/1550<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  10/06/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2019/638 Esas -2021/371 Karar <br> DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/11/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki istirdat ve tazminat istemlerine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... hesabına 01.06.2018 tarihinde F00439 referans numarası ile davalı bankanın müfettişi ...'ın talimatıyla 107.942,00- TL yatırıldığını, bankanın usulsüz işlemler neticesinde müvekkili hesabından çıkmış olan paraların iade edildiğini şifahi olarak taraflarına  iletildiğini, bu iade işleminin akabinde müvekkili hesabından bilgisi dahilinde olmayan bir takım şüpheli hesap hareketlerinin fark edildiğini, söz konusu usulsüz işlemlerin banka personeli ... tarafından yapıldığının müvekkiline şifahi olarak iletildiğini, fakat bankanın işbu işlemlerin üzerini örtmeye çalışarak müvekkili hesabından bilgisi ve izni dışında para çıkışı olup olmadığı hususunu yanıtsız bıraktığını, aynı zamanda pos cihazlarından gelen paraların erken transferi sebebi ile oluşan haksız komisyon kesintilerinin de bulunduğunu, müvekkilinin işbu işlemlerden ötürü yoksun kaldığı bir karının da mevcut olduğunu, TBK hükümleri uyarınca müvekkilinin yoksun kaldığı kar hesabının da yapılarak iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hesabından 22.02.2018 tarihinde 51.000 TL, 30.03.2018 tarihinde 55.000,-TL’Iik bedelin ... tarafına, 09.03.2018 tarihinde 10.000.-TL'lik bedelin ... hesabına, 24.04.2018 tarihinde 10.000.- TL'lik bedelin ... hesabına, 02.05.2018 tarihinde 2.900,00'lik bedelin ... hesabına gönderildiğini, müvekkili şirketin yukarıda isimleri belirtilen taraflarla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu kişilere gönderilen paranın şube çalışanı ... tarafından dolandırıcılık mahsulü olarak gönderildiğini, banka tarafından düzenlenen müfettiş raporunda da bu hususun belirtildiğini, müvekkilinin herhangi bir bilgi veya talebi olmadan yapılan para transferleri için müvekkilce herhangi bir makbuz imzalanmadığını, bankanın ve müşteri temsilcisinin usulsüz işlem yapıldığına dair kabul beyanı bulunduğunu, müvekkilinin hesabından bilgisi ve izni haricinde çıkmış olan bedellerin ve yoksun kaldığı karın tespit edilmesine, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30.01.2020 tarihli dilekçesinde HMK'nın 107. Maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açılan bu dava kapsamında talep olunan 1.000 TL'nin 500 TL'sinin müvekkilinin hesabından bilgisi ve izni dışında çıkan bedelin iadesi, 500 TL'nin de yoksun kalınan kâra ilişkin olduğunu açıklamıştır. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı definde bulunduklarını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şube kayıtlarının kontrol edildiğini,  davacı tarafın davasında kötüniyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü,  henüz davacı tarafın herhangi bir talep yahut şikayeti olmadan ... A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığınca konunun incelendiğini ve 01.06.2018 tarihli inceleme raporu düzenlendiğini, düzenlenen rapor neticesinde davacının zararı olan 107.942,00 TL’nin 01.06.2018 tarihinde hesabına iade edildiğini ve davacı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin iddia ettiği zararın giderildiğini, davacının beyanlarında iddia ettiği zararın 129.900,00 TL olduğunu, bu tutarın 21.958,00 TL kısmının banka çalışanı ... tarafından 26.02.2018 tarihinde firma hesaplarına iade edildiğini, bakiye kalan 107.942,00 TL’nın ise teftiş kurulu incelemesi neticesinde; 01.06.2018 tarihinde müşteri hesabma iade edildiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü işbu tutarların müvekkili tarafından zaten iade edilmiş olup davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili banka tarafından usulsüz işlemler tespit edilene dek, davacının herhangi bir talep yahut itirazı bulunmadığını, davacının hesabına 107.942,00 TL iade edilmesiyle, davacı tarafın somut hiçbir delil/ gerekçe sunmaksızın müvekkili banka aleyhine dava ikame ettiğini, davacının iddia ettiğinin aksine imzasız işlemlerin tamamının davacının talimatı-bilgisi doğrultusunda davacını ticari olarak iş yaptığı kişilere veya ortaklarına yapıldığını, aynı zamanda davacı firmanın muhasebecisi ... ve yetkilisi ...’a Banka tarafından gerekli bilgilendirmelerin e-posta ve SMS yoluyla yapıldığını, banka olarak her türlü bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacının “yoksun kalınan kar” talebinin anlaşılamadığını, davacı taraftan yapılan herhangi bir haksız komisyon kesintisi bulunmadığını, davacı tarafın zararının karşılanmış olmasına rağmen zarar üretme çabası içinde olduğunu, savunarak davacı tarafından haksız açılan davanın usulden reddine, taraflarınca ileri sürülen sebeplerle haksız davanın esastan reddine, karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporlarına ve toplanan tüm delillere göre; haksız olarak çekilen paranın ve yoksun kalınan karın tazmini istemiyle açılan davada, davacı davalı banka personeli ...'in usulsuz işlemleri nedeniyle zarara uğradığını belirterek zararın tahsilini talep ettiği,  davalı banka personeli ile davacı arasında güven ilişkisine dayalı imzasız para yatırma çekme işlemleri yapılmış olup, davalı bankaca yapılan inceleme sonucu davalının hesabında usulsüz olarak para çekme işlemleri ile çekildiği tespit edilen 129.900,00 TL'nşn davacı hesabına iade edildiği,  alınan tüm bilirkişi raporlarında davacıya 116,26 TL eksik ödeme yapıldığının belirlendiği, taraflar arasında güven ilişkisine dayalı imzasız ve sözlü talimatla şirket ve  üçüncü kişiler lehine  çok sayıda para çekme işlemi yapılmış olduğundan imzasız 43 dekontdaki paranın davacı tarafından çekilmiş olduğunun kabulü gerektiği, davacının bakiye zarar istemine ilişkin yapılan incelemede davacının bakiye alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafından para çekme işlemleri defter kaydına bağlanmadığı için çekilen paraların izini sürmenin de mümkün olmadığı, ayrıca davacı basiretli bir tacir olarak hesaplarını her vakit kontrol ve denetlemekle yükümlü olduğu, bu kapsamda davacının zararını somutlaştırma yönünde bir delili olmamakla birlikte, hesabından usulsüz çekildiği iddia edilen paranın miktarı hakkında da somut bir delilinin bulunmadığı, davacıdan yapılan komisyon kesintilerine ilşikin bir zararın da tespit ve ispat edilemediği,  davacının tespit edilen zararı 116,26 TL eksik ödeme ve  ödemelerin davacının tacir olması nedeniyle  çekilen paranın çekilme tarihi ile yatırılma tarihi arasındaki avans faiz olan 2.256,05 TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabülü ile, 1.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dilekçesinde belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik inceleme sonucu karar verildiğini, talep edilen ve açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sürecinde birden fazla kez bilirkişi raporu alınmasına rağmen bütün raporlar göz önünde bulundurulduğunda her raporun farklı görüşleri olduğu, çelişkiler bulunduğu ve bu çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiği,  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden defalarca imza incelemesi talep edildiği halde bu taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, müvekkiline ait banka hesabından izni ve bilgisi olmadan para çıkış işlemleri yapılmış olmasına hatta bu durumun karşı tarafça da kabul edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesinde bu hususların tamamı göz ardı edilerek imza incelemesine gerek görülmeksizin karar verildiğini, müvekkilimizin T.C ... A.Ş Toptancı Hali Şubesinde bulunan banka hesabında, banka çalışanı ... tarafından müvekkilin izni ve bilgisi dışında usulsüz işlemler yapıldığını, bu işlemlerin herhangi bir imza, talimat ve dekont olmadan gerçekleşmesinin ise usulüne uygun olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı banka çalışanı ...'in ''kendi el yazısı ile müvekkile ait imzayı attığına'' dair beyanının bulunduğunu, ... aleyhine müvekkili tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/133653 Soruşturma No'lu dosyada dolandırıcılık ve re'sen tespit edilecek diğer suçlardan şikayette bulunulmuş olup ilgili soruşturmanın devam ettiğini,   imzalar üzerinde kriminal inceleme yapılmasının ve bu hususların yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu usulsüz işlemler hakkında yargılama esnasında alınan 23.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda \"davacının bilgisi dışında bankada hesapların açılmasının ve kullanılmasının da bilgisayar üzerinde mümkün bulunduğu ve imzasız dekontlar konusunda davacının tereddütlerinin giderilemediği\" tespitinde bulunulduğu,  23.01.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda da açıkça belirtildiği üzere,  \"D.1-İmzasız dekontlarda dekontları tanzim eden banka görevlileri ve bunlara onay veren banka birim şeflerinin, müşteri temsilcilerinin de (özellikle davacı zararına davacı hesabından başka hesaplara transferler yapmış olan bankanın eski personeli ... için) Temmuz 2015-Haziran 2018 dönemlerine ilişkin şahsi banka hesaplarındaki para hareketlerinin de incelenmesi sağlıklı sonuca ulaşmak ve tereddütlerin giderilmesi adına faydalı olacağı, D.2- 60115545 no.lu hesabına konu ek hesaplar olan 5001, 5003, 5005, 5008 no.lu TL hesapları ile 5011 no.lu USD hesaplarına ilişkin 01.01.2018-09.02.2018 döneme ait ekstrelerinin, 5010 no.lu EURO hesabına ilişkin 01.01.2018-09.02.2018 döneme ait ekstrelerinin, D.3- Raporumuzun III.C.4 bölümünde ayrıntıları dönemler itibarı ile verilen davacı kayıtlarındaki hesaplar dışında, davacı adına bilgisi dışında açılmış başkaca banka hesapları mevcut ise bu hesaplara ilişkin ekstrelerin de dosyaya kazandırılması gerektiği,\" kanaatine varıldığını, bu durumda müvekkili ...'ın imzasının taklit edildiği dekontların kriminal incelemesi hakkında karar vermediğini  gereken incelemelerin eksik yapılması hasebiyle müvekkil ...'ın uğradığı zararın tam olarak tespit edilemediğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının grup şirketlerinin tamamında sözlü talimat ile bankacılık işlemleri yürütüldüğünü, davacı şirket yetkililerinin müvekkili şirket çalışanlarından bunu talep ettiğinin daha önceki raporlar ile de ortaya konulduğunu, dolayısıyla ortada usulsüz bir işlemin ya da davacının zararının bulunmadığını, müvekkili bankanın müfettişlerinin daveti sonucunda davacının bilgisine başvurulduğunu, davacının başvurusundan önce tüm işlemler incelenerek davacının zararının giderildiğini, müvekkili banka tarafından davacıya iade edilen tutardan önce davacının talebinin bulunmaması nedeniyle faiz alacağı talep etmesinin haksız olduğunu, davacının davasının kötü niyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, müvekkili banka müfettişleri tarafından davacı firma yetkililerine süreç boyunca hangi işlemler için talimat verip hangi işlemlerin talimatsız yapıldığının tek tek sorulduğunu, davacı tarafından somut ve net bir durumun ortaya konulmadığını, imzasız para çekme işlemleri ile genellikle firmanın diğer ek numaralı hesaplarına, ortaklarına ya da grup firmalarına para aktarımı yapıldığını, dolayısıyla karşılıklı para çekme-yatırma şeklinde işlemlerin gerçekleştirildiğini, davacının karşılıklı olmasına rağmen sadece imza bulunmaması nedeniyle bu işlemlere de itiraz ettiklerini, imzasız para çekme işlemleri içerisinde karşılığı bulunmayan işlemlerin nedenleri müvekkil banka müfettişliğince irdelendiğinde; ... Şubesi’nin iş ve işleyişinin bu tarz işlemlere sebebiyet verebileceğinin anlaşıldığını, şöyle ki; ... şube portföyünün önemli bir kısmını oluşturan toptancı hali müşterilerinin işlemlerini şubeye gelmeden telefon ve yazışma aracılığıyla yapabildiği, her ne kadar belirtildiği gibi işlemler yapılması şube iş ve işleyişe uymasa da işlemlerin bu şekilde yürütüldüğü anlaşılmış olup konu ile ilgili olarak ... Şube Yöneticisi ile müfettişler tarafından yapılan şifahi görüşmede söz konusu hususun teyit edildiği, aynı zamanda ... firmasının da bahsedilen şekilde işlem yapabildiğinin banka eski çalışanı ...’in telefon ve SMS kayıtları ile sabit bulunduğunu, fişte imzası bulunmayan tüm para çekme işlemlerinin ... Şubesi’nde para yatırma öncesi çekme şeklinde ya da müşterinin bilgisi dahilinde şubeye gelmeden telefon talimatları ile gerçekleştirilmesi  nedenleriyle usule uygun olduğunu, aynı zamanda davacı firmanın muhasebecisi ... ve yetkilisi ...’a müvekkili banka tarafından gerekli bilgilendirmelerin e-posta ve SMS yoluyla yapıldığını, ayrıca yapılan tüm bildirimlere rağmen işlemlerin müvekkil banka tarafından tespit edilene kadar davacının herhangi bir itirazlarının olmaması, şube içinde para transferleri ve çekme işlemlerine dair uygulamanın bu şekilde olduğunu bilmelerine rağmen imzasız ve telefon talimatı ile yapılan işlemlere de itiraz etmeleri, ancak bu işlemlerin talimatsız  olduğuna dair net bir kanıt ortaya koymamaları, firmanın Kasım 2013 yılından itibaren ...’in portföyünde bulunmasına rağmen 2010 yılından itibaren gerçekleştirilen işlemlere de itiraz etmesi sebebiyle iyiniyetli olmadığını,  ayrıca, belirtilen usulsüz işlemlerin davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalı boş talimatlar verilerek yapıldığı da göz önünde bulundurulduğunda davacı şirketin TTK.md.20/2 maddesinde geçen basiretli iş adamı tanımına uyacak şekilde davranmadığını, davacını zararı olduğunu ispat ettiği tek bir işlemin bulunmadığını, davacının hiçbir zararının bulunmadığı hususunun da bilirkişi raporları ile sübut bulduğunu, davacının hiçbir zarar ispatı bulunmamasına rağmen Mahkemece alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; \"Ticari Temerrüt Faizine göre hesaplama yapıldığında 2.139,79 TL faiz ve 116,26 TL eksik ödenen miktar toplanarak 2.256,05 TL zarar tespit edildiği, T.C. ... A.Ş.nin vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranına göre hesaplama yapıldığında 869,28 TL faiz ve 116,26 TL eksik ödenen miktar toplanarak 985,54 TL zarar\" tespit edildiğini,   mahkemece ise terditli hesaplamadan yüksek olan tutarın esas alınmasının hatalı olduğunu,  zira, davacı tarafça herhangi bir başvuru ya da müvekkil bankayı temerrüde düşüren bir ihtar bulunmamasına rağmen; ticari temerrüt faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şayet işlemler nedeniyle bakiye tutarlar üzerinden faiz işleneceği varsayılır ise kesinlikle bankanın uygulayacağı faizin uygulanması gerektiğini, davacının bakiyesinin bankadaki vadesiz mevduat hesabında bulunduğunu, bankanın uhdesindeki miktara bankanın sorumlu olmadığı harici bir faiz işlemesinin mümkün olmadığını, iadesine karar verilen tutara avans faizi işletilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davacının davalı bankadaki hesabından davalı bankanın çalışanının usulsüz işlemleri sonucu yapılan haksız kesintilerin iadesi ile uğranılan yoksun kalınan zararın tazmini istemlerine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.   <br>\tDavalı bankanın Teftiş Kurulunca ... Şubesi'nde yürütülen inceleme sonucu düzenlenen 01.06.2018 tarihli raporda; davacı firma yetkilisi ...'ın Banka eski personeli ...'e daha önce vermiş olduğu imzalı boş talimatları, ...'in talimatların içeriğini kendi el yazısıyla oluşturarak, davacının bilgisi dışında firmanın 60115545 — 5021 nolu hesabından başka müşteri hesaplarına aktardığı, bu işlemler ile 22.02.2018 tarihinde 51.000 TL, 30.03.2018 tarihinde 55.000,-TL’Iik bedelin ... tarafına, 09.03.2018 tarihinde 10.000.-TL'lik bedelin ... hesabına, 24.04.2018 tarihinde 11.000.- TL'lik bedelin ... hesabına, 02.05.2018 tarihinde 2.900,00 bedelin ... hesabına aktarılan toplam tutarının 129.900,00 TL olduğu ve Banka Teftiş Kurulu'nca ... Şubesi'nde yürütülen inceleme esnasında, ... firma yetkilisi ... ve ...'ın usulsüz işlemlerden bilgi sahibi oldukları, işbu işlemler dışında da usulsüz işlemler olabileceği düşüncesiyle 2010 yılından itibaren tüm hesap dökümleri ile bazı işlemlere ait fişleri ... Şubesi'nden temin ettikleri, bazı işlemleri hatırlamadıkları ve imzası bulunmayan tüm işlemlerin taraflarınca yapıldığını kabul etmediklerini beyan ettikleri, Banka Müfettişliğince firmanın Kasım 2013 tarihinden itibaren eski ... ...'in portföyünde olması gerekçesiyle 2010-2013 yılları arasında gerçekleştirilen işlemlerin usulsüz olma ihtimalinin değerlendirilmediği, para çekme işlemlerinin 2016-2018 yılları arası baz alınarak incelendiği, yapılan incelemeler neticesinde; bazı para çekme işlemlerine ilişkin fiş dokümanlarında imza bulunmadığından işlemlerin detayları incelendiğinde, imzasız para çekme işlemleri ile genellikle firmanın diğer ek numaralı hesaplarına, ortaklarına ya da grup fırmalarına para aktarımı  yapıldığı, dolayısıyla karşılıklı para çekme-yatırma şeklinde  işlemlerin gerçekleştirildiği, imzasız para çekme işlemleri içerisinde karşılığı bulunamayan işlemlerin nedenleri irdelendiğinde; ... şube portföyünün önemli bir kısmını oluşturan toptancı hali müşterilerinin işlemlerini şubeye gelmeden telefon ve yazışma aracılığıyla yapabildiği, ... firmasının da bahsedilen şekilde işlem yaptığının ...'in telefon ve SMS kayıtları tle tespit edildiği, Aynı zamanda firmanın muhasebecisi ... ve yetkilisi ...'a Banka tarafından gerekli bilgilendirmelerin e-posta ve SMS yoluyla yapıldığı, yapılan tüm bildirimlere rağmen işlemler bankaca tespit edilene kadar fırmanın herhangi bir itirazının olmadığı, Banka Müfettişliğince toplam 129.900,00 TL usulsüz işlem gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, ... ... ...'in tarafından 26.02.2018 tarihinde 21.958,00 TL'nın firma hesaplarına iade edilmesi sebebiyle geriye kalan 107.942,00 TL'nin ödenmesine karar verilerek, 01.06.2018 tarihinde davacının 60115545- 5019 nolu hesabına yatırıldığı, tespit edilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince yargılama sırasında bilirkişi kök ve ek raporları alınmış olup bu raporlarda özetle; <br>\tİlk derece mahkemesince alınan  bankacılık işlemleri konusunda uzman emekli bankacı müfettiş ... tarafından davacı şirketin 12 adet vadesiz TL ve döviz hesaplarının bulunduğu ... Şubesi'nde yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı firma yetkilisi ...’ın banka eski personeli ...’e daha önce vermiş olduğu imzalı boş talimatları, ...’in talimatların içeriğinin kendi el yazısıyla oluşturarak, davacının bilgisi dışında firmanın 60115545 - 5021 nolu hesabından başka müşteri hesaplarına aktardığı, söz konusu 5 adet işlemin toplam tutarının 129.900,00 TL olduğu, Banka Müfettişiliğince firmanın Kasım 2013 tarihinden itibaren eski ... ...’in portföyünde olması gerekçesiyle 2010-2013 yıllan arasında gerçekleştirilen işlemlerin usulsüz olma ihtimalinin değerlendirilmediği, para çekme işlemlerinin 2016-2018 yılları arası baz alınarak incelendiği, banka Müfettişiliğince toplam 129.900,00 TL usulsüz işlem gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, ... ... ...’in tarafından 26.02.2018 tarihinde 21.958,00 TL’nın firma hesaplanna iade edilmesi sebebiyle geriye kalan 107.942,00 TL’nin ödenmesine karar verilerek, 01.06.2018 tarihinde davacının 60115545 - 5019 nolu hesabına yatırıldığı, İnceleme/ Değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere; davacının 5 adet usulsüz işlemden kaynaklanan toplam zarar tutarının 130.016,26 TL olduğu, davacının hesabına iade edilen toplam tutarın 129.900,00 TL olduğu, davalı bankanın firma hesabına 2 adet havale ve 1 adet EFT işlem masraf toplam tutan 116,26 TL kadar eksik iade ettiği, 178 adet toplam tutar 1.656.644,27 TL, 9 adet toplam tutan 85.469,68 USD ve 4 adet toplam tutan 119.577,61 EUR. olan işlem dekont/ talimatlannın dava dosyasında bulunmadığı, yerinde inceleme sırasında işlem dekont/ talimatlannın kapanan ... Şubesi’ndeki hesaplara ait dekontlar olduğu ve banka arşivinden talep edildiği, dekont/ talimat sayısının fazla olması nedeniyle işbu rapor tarihi itibariyle henüz arşivden kendilerine ulaşmadığı, talep ettikleri belgelerin davalı bankadan temin edilmesi sonrasında denetime elverişli rapor hazırlanabileceği bildirilmiştir.<br>\tDavalı vekilinin itirazları ve kök raporda belirtilen dekont ve fişlerin ibrazı üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının davalı banka nezdinde bulunan 60115545 no.lu mevduat hesaplarından bilgisi dahilinde olmadan yapıldığını iddia ettiği 178 adet toplam tutarı 1.656.644,27 TL, 9 adet toplam tutan 85.469,68 USD ve 4 adet toplam tutan 119.577,61 EUR. olan işlemlerin dekont/ talimatlarının ve hesap ekstrelerinin incelenmesi neticesinde, detaylan “inceleme /değerlendirmeler” bölümünde açıklandığı üzere; 5 adet toplam tutan 119.251,36 TL olan işlemin hesap ekstrelerinde bulunmadığından, bu işlemlerin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, 98 adet toplam tutan 1.010.355,00 TL, 5 adet toplam tutan 37.760,00 USD ve 2 adet toplam tutan 15.700,00 EUR işlem dekontunda davacı müşteri imzasının mevcut olduğu, 34 adet toplam tutarı 290.855,00 TL, 3 adet toplam tutarı 46.709,68 USD ve 1 adet 102.194,61 EUR işlemin firmanın bankada bulunan diğer ek no.lu hesabına/ firma ortaklarının şahsi hesabına/ grup firmalarının hesaplarına aktarılan veya nakit çekilen nakit vatan seklinde karşılıklı işlemler olduğu, firma ve ortaklan haricindeki 3.kişi hesaplarına para çıkısı olmadığı, 41 adet toplam tutan 236.182,91 TL, 1 adet 1.000,00 USD ve 1 adet 1.683,00 EUR “PARA ÇEKME” işlem dekontunda davacı firmanın imzasının bulunmadığı, 25.02.2020 tarihli kök raporda tespit edildiği üzere; davacının 5 adet usulsüz işlemden kaynaklanan toplam zarar tutannın 130.016,26 TL olduğu, davacının hesabına iade edilen toplam tutarın 129.900,00 TL olduğu, davalı bankanın davacı firma hesabına 2 adet havale ve 1 adet EFT işlem masraf toplam tutarı 116.26 TL kadar eksik iade ettiği tespit edilmiştir.<br>\tTaraf vekillerinin itirazları üzerine Mahkemece aynı bilirkişiden alınan  09/11/2020 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda; davacı firmanın pos hesaplarına yönelik yapılan incelemede pos cihazlarına gelen paraların erken transferi sebebi ile davalı banka tarafından tahsil edilen herhangi bir komisyon bedelinin tespit edilmediği,  davacının davalı banka nezdinde bulunan 60115545 no.lu mevduat hesaplarından bilgisi dahilinde olmadan yapıldığını iddia ettiği işlemlerin dekont/ talimatlarının ve hesap ekstrelerinin incelenmesi neticesinde, detayları 25.02.2020 tarihli kök rapor ve 22.06.2020 tarihli ek raporunda açıklandığı üzere; davacı firma yetkilisi ...’ın Davalı bankanın eski personeli ...’e daha önce vermiş olduğu imzalı boş talimatları, ...’in talimatların içeriğini kendi el yazısıyla oluşturarak, davacının bilgisi dışında firmanın 60115545 - 5021 nolu vadesiz mevduat hesabından başka müşteri hesaplarına aktardığı, söz konusu 5 adet işlemin toplam tutarının 129.900,00 TL olduğu, banka Müfettişliğince toplam 129.900,00 TL usulsüz işlem gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, ... ... ...’in tarafından 26.02.2018 tarihinde 21.958,00 TL’nın firma hesaplarma iade edilmesi sebebiyle geriye kalan 107,942,00 TL’nin ödenmesine karar verilerek. 01.06.2018 tarihinde davacının 60115545 - 5019 nolu vadesiz mevduat hesabına yatırıldığı, davacının bilgisi dahilinde olmadığını iddia ettiği işlemlerden, 5 adetinin davalı banka Teftiş Kurulu Başkanlığınca tespit edilen işlemler olduğu ve firmanın 60115545 - 5019 nolu hesabına 26.02.2018 tarihinde davalı bankanın personeli ... tarafından yatırılan 21.958,00 TL, 01.06.2018 tarihinde davalı banka tarafından yatırılan 107.942,00 TL olmak üzere toplam 129.900.00 TL olarak iade edildiği. 116.26 TL 2 adet havale ve 1 adet EFT masraf toplamının davacı hesabına eksik yatırıldığı, davacının zararının oluştuğu tarihlerden hesabına iade edildiği ve eksik iade edilen tutarın dava tarihine kadar yapılan alternatifli hesaplama sonucunda: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2.maddesine göre Ticari İşlerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranına göre; Davacının toplam zararının eksik iade edilen 116,26 TL ile hesaplanan faiz tutarı 2.139,79 TL toplamı olan 2.256,05 TL olduğu, Davalı T.C. ...’nın vadeli TL mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranlarına göre; Davacının toplam zararının eksik iade edilen 116,26 TL ile hesaplanan net faiz tutan 869,28 TL toplamı olan 985,54 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>\tTaraf vekillerinin itirazları üzerine ilk derece mahkemesince bankacılık işlemleri konusunda uzman ... ile mali müşavir ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının imzasını taşımayan 43 adet dekonta ilişkin yapılan incelemede; 13 ve 22 numaralı dekontların mükerrer olduğu, yukarıdaki tabloda verilen parayı çekenin imzasını taşımayan dekontlara ait kayıtlar incelendiğinde, bankadan (TL) para çekme işlemine konu kayıtların 2015, 2016 ve 2017 yıllarında kasa hesabı ile ortaklara borç hesaplarına alırmış olduğu, ancak dekontların üzerinde verilen açıklamalar dikkate alındığında çekilen paraların büyük çoğunluğunun dekontlarda verilen açıklamayı karşılar mahiyette ödemelere sarf edilmediği, açıklamaları karşılamadığı, örneğin 13.12.2017 tarihinde ... ödenmek üzere çekilen açıklamasını ihtiva eden F00263 no.lu dekonta ilişkin 6.000,00 TL'nin, davacı kayıtlarında önceden beri ticari ilişkisinin mevcut olduğu ve yüksek tutarlarda banka üzerinden davacının ödeme yapmış olduğu ... Unvanı ile yer alan firmaya böyle bir ödemenin yapılmamış olduğu, davacının .../... şubelerindeki 60115545 monolu hesaplarının 09.02.2018 tarihinde ... Şubesine devredilmesi ile şube yöneticisi tarafından davacının 5021 ek no.lu hesabındaki usulsüz işlemlerin fark edildiği, başlatılan müfettiş incelemesi üzerine davacının tespit edilen zararına ilişkin olarak rapora bağlanan davacı zararına esas tespiti yapılan tutarın 129.900,00 TL olduğu, bu tutarın davacıya iadesi için, zarara sebebiyet veren davalı bankanın eski personeli ... tarafından davacının 5019 no.lu hesabına 26.02.2018 tarihinde 21.958,00 TL ödendiği, geriye kalan (129.900,00-21.958,00=) 107,942,00 TL’nin de 01.06.2018 tarihinde davacının 5019 no.lu hesabına ödendiği, yapılan usulsüz işlemler nedeni ile 3 adet dekont ile davacı hesabından kesilen toplam komisyon bedelinin 116,26 TL olduğu, bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği, usulsüz işlemler nedeni ile davacıya ödenmesi gereken yasal faizin; müfettiş tespitlerine konu usulsüz işlemler ve bu işlemlere konu ödenen komisyonlar nedeni ile davalının yasal faiz alacağına ilişkin hesabın hukuki değerlendirme gerektirdiği, alternatifli olarak sunulması gerektiği, bunlardan hangisinin davacıya ödeneceği konusundaki takdirin Mahkemede olduğu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2.maddesine göre Ticari İşlerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranına göre; davacının davalıdan 08.11.2019 dava tarihi itibarı ile hesaplanan ticari faiz alacağına dair hesaplanan tutarın 2.139,79 TL olduğu, mahkemenini usulsüz işlemden kaynaklanan davacı alacağının ticari faiz hesabına göre ödenmesine karar vermesi halinde, davalının davacıya 116,26 TL kesilen komisyon tutarı, 2.139,79 TL ticari faiz olmak üzere (116,26+2.139,79=) 2.256,05 TL ödemesi gerektiği, davalı T.C. ...’nın vadeli TL mevduat hesaplarına göre yapılan hesaplamada;  T.C. ...'nın vadeli TL mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranına göre, davacı zararının oluştuğu tarihlerden hesabına iade edildiği ve eksik iade edilen tutarın dava tarihine kadar hesaplanan faiz tutannın 869,28 TL olduğu, mahkemenin, usulsüz işlemden kaynaklanan davacı alacağının vadeli TL mevduat faiz hesabına göre ödenmesine karar vermesi halinde, davalının davacıya 116,26 TL kesilen komisyon tutarı, 869,28 TL faiz olmak üzere (116,26+869,28=) 985,54 TL ödemesi gerektiği, dosyaya sunulan 43 adet dekont nedeni ile davacı ile dava dışı ... ... Ltd.ŞtL'nin resmi defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede ayrıntıları raporumuzun III.C ve III.D bölümlerinde verilmiş olup, dekontlara ilişkin davalı kayıtları ve dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin kayıtlarının incelenmesinin yeterli olmadığı, müfettiş incelemesinin 2018 yılma hasredilmiş olduğu da değerlendirildiğinde sağlıklı rapor düzenlenebilmesi için, takdiri ve değerlendirmesi mahkemede olmak üzere;  imzasız dekontlarda dekontları tanzim eden banka görevlileri ve bunlara onay veren banka birim şeflerinin, müşteri temsilcilerinin de (özellikle davacı zararına davacı hesabından başka hesaplara transferler yapmış olan bankanın eski personeli ... için) Temmuz 2015-Haziran 2018 dönemlerine ilişkin şahsi banka hesaplarındaki para hareketlerinin de incelenmesinin sağlıklı sonuca ulaşmak ve tereddütlerin giderilmesi adına faydalı olacağı, 60115545 no.lu hesabına konu ek hesaplar olan 5001, 5003, 5005, 5008 no.lu TL hesapları ile 5011 no.lu USD hesaplarına ilişkin 01.01.2018-09.02.2018 döneme ait ekstrelerinin, 5010 no.lu EURO hesabına ilişkin 01.01.2018-09,02.2018 döneme ait ekstrelerinin, verilen davacı kayıtlarındaki hesaplar dışında, davacı adına bilgisi dışında açılmış başkaca banka hesaplan mevcut ise bu hesaplara ilişkin ekstrelerin de dosyaya kazandırılması gerektiği tespit edilmiştir.<br>\tTaraf vekillerinin bilirkişi heyeti kök raporuna itirazları ve kök raporda belirtilen eksik belgelerin tamamlanması üzerine düzenlenen 02/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalının dava dosyası ile ilgisi olmayan çalışanlarına ilişkin banka hesap bilgilerinin kişisel verileri koruma mevzuatına aykırılığı gerekçesi ile sunulmadığı, Kök raporda verildiği üzere davacı imzasını taşımayan ve davacı defter kayıtlarına da alınmamış bulunan TL ve dövizli banka hesaplarına ilişkin olarak dosyaya sunulan 01.01.2018-09.02.2018 dönemine ait banka ekstrelerinde; Para çekme işlemlerine ilişkin tutarların davacı kayıtlarına alınmamış olması nedeni ile davalıdan istenen banka ekstrelerinde söz konusu ödemelerin mevcut olduğu, davacı adına kök raporda verildiği üzere, 43 adet davacı imzası taşımayan belgenin 39 adedinin davacı kayıtlarında mevcut olduğu, davalı banka tarafından kök raporda hesap numaraları ile verilen davacı banka hesapları dışında davacı adına kayıtlı başkaca banka hesabının bulunmadığının bildirilmiş olduğu, davacının sunulan banka hesap ekstrelerinde mahiyeti yukarıda verilen davacı defterlerine alınmayan tutarların başkaca bir hesaba aktarıldığına dair bir kayıt bulunmadığı, davacının banka hesap ekstrelerini almak sureti ile ya da banka hesap cüzdanlarının yazdırılmak sureti ile defter tlarının takibinin kendisinin sorumluluğunda olduğu, davalı banka çalışanlarına konu şahsi hesapların istenmesine dair hususun kişisel verilerin korunmasına muhalif durum teşkil etmesi değerlendirildiğinde davacının kök raporda belirtilen zarar ve alacakları dışında davalıdan başkaca alacağının bulunmadığı, kök raporda yapılan tespitler ve dosyaya sunulan yeni belgelere dair yapılan incelemeler neticesinde; davacı zararına ve davacıya ödenmesi gereken faiz bedellerine ilişkin görüşlerimizi değiştirecek başkaca bir bilgi, belgenin söz konusu olmadığı, bu anlamda kök raporumuzda yapılan tespit ve kanaatlerini toparladıklarında davacı hesabından komisyon bedeli olarak kesilen 116,26 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken yasal faizin; müfettiş tespitlerine konu işlemler ve bu işlemlere konu ödenen komisyonlar nedeni ile davalının yasal faiz alacağına ilişkin hesabın hukuki değerlendirme gerektirdiği, alternatifli olarak hesaplanan yasal faizin hangisinin davacıya ödeneceği konusundaki takdirin mahkemede olduğu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2.maddesine göre Ticari İşlerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranına göre, davacının davalıdan 08.11.2019 dava tarihi itiban ile hesaplanan ticari faiz alacağına dair hesaplanan tutarın 2.139,79 TL olduğu, Sayın Mahkemenin, usulsüz işlemden kaynaklanan davacı alacağının ticari faiz hesabına göre ödenmesine karar vermesi halinde, davalının davacıya 116,26 TL kesilen komisyon tutan, 2.139,79 TL ticari faiz olmak üzere (116,26+2.139,79=) 2.256,05 TL ödemesi gerektiği, davalı T.C. ...'nm vadeli TL mevduat hesaplanna uyguladığı faiz oranlarına göre yapılan hesaplamada; T.C. ...'nın vadeli TL mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranına göre, davacının zararının oluştuğu tarihlerden hesabına iade edildiği ve eksik iade edilen tutarın dava tarihine kadar hesaplanan faiz tutarının 869,28 TL olduğu, mahkemenin, usulsüz işlemden kaynaklanan davacı alacağının vadeli TL mevduat faiz hesabına göre ödenmesine karar vermesi halinde, davalının davacıya 116,26 TL kesilen komisyon tutarı, 869,28 TL faiz olmak üzere (116,26+869,28=) 985,54 TL ödemesi gerektiği tespit edilmiştir. <br>\tSomut olayda davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesabından davalı bankanın eski çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlemler sonucu 3. Kişilerin hesaplarına müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında aktarılan paraların ve yoksun kalınan karın tespiti ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı banka vekili ise davacının henüz başvurusu bulunmadan önce müvekkili bankanın eski çalışanı tarafından davacının hesabından 3. kişilerin hesaplarına aktarılan ve dava dilekçesinde belirtilen tüm paraların davacı hesabına iade edildiğini, davacının başka bir zararının bulunmadığını savunmuştur. <br>\tUyuşmazlık, davacının davalı banka nezdindeki hesabından davalı banka çalışanı tarafından usulsüz işlemlerle  haksız kesinti yapılıp iade edilmeyen parasının ve bu sebeple yoksun kalınan karının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında alınan birbirini teyit eden bilirkişi raporlarına göre davacıya yapılan kesintiler sebebiyle 116,26 TL eksik ödeme ve davacının tacir olduğu gözetilerek parnın çekilme tarihi ile yatırılma tarihi arasındaki avans faizi alacağı 2.256,05 TL belirlenmiştir. Alınan bu raporlar Dairemizce objektif, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu durumda davacı vekilinin davalı bankadaki hesaplarından yapılan haksız kesinti sebebiyle daha fazla alacağının bulunduğu kanıtlanamadığından davacı vekilinin, davacıya davalı bankaca tespit edilen miktarda eksik ödemede bulunulduğu ve bu ödeme miktarının hesaplanan avans faizi alacağı ile davacıya ödenmesi gerektiği belirlendiğinden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki ilk derece mahkemesince bilirkişi raporlarıyla belirlenen davacı hesaplarından 116,26 TL haksız kesilen komisyon tutarına kesinti tarihinden itibaren işletilen 883,74 TL faiz alacağı toplamı 1000 TL'ye dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hükmedilmek suretiyle TBK'nın 121/son maddesinde düzenlenen kamu düzeninden olan faize faiz işletilmesi yasağı ihlal edilmiş olmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık incelemesi sebebiyle HMK'nın 355. Maddesi gereği kabulüne karar verilmiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık incelemesi sonunda HMK'nın 355. Maddesi gereği ayrı ayrı kabulü ile  ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak davanın kabulü ile 116,26 TL eksik ödemenin 883,74 TL işlemiş avans faizi alacağı ile birlikte davalıdan, 116,26 TL'ye dava tarihi olan 08.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-İstinafa başvuran taraf vekillerinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık incelemesi sonunda HMK'nın 355. Maddesi gereği kabulüne,  <br>\t2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10/06/2021 tarihli ve 2019/638 Esas-2021/371 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği KALDIRILMASINA, <br>\tB) 1- Davanın kabulü ile 116,26 TL eksik ödeme ile  883,74 TL işlemiş avans faizi olmak üzere  ( toplam 1.000,00 TL'nin ) 116,26 TL asıl alacak kısmını  dava tarihi olan 08.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği  alınması gereken 269,85 TL harçtan başlangıçta alınan 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 225,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan 118,30 TL posta ve tebligat gideri, 3.550,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 88,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam  3.757,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t4-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 1.000,00 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-HMK'nın 333. Maddesi gereği taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>\t2-İstinafa başvurusunda haksız çıkan davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>\tC) 1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30 TL ile davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde kendilerine iadesine, <br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 50,00TL dosya gönderme ücreti ve 5,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam  217,60 TL istinaf giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>\t3-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına, \t <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023<br><br><br>Başkan -           Üye -             Üye                 Zabıt Katibi - <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6519a66f5b64ab6","SID":"c6afd754c91b7693"}}