{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2354 <br>KARAR NO: 2023/1980<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2023 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2023/655 E. <br>DAVANIN KONUSU: Halka açılma kararının iptali ve kâr payı alacağı <br>Taraflar arasındaki genel kurul kararı ile halka açıklığın iptali ve kâr payı alacağı davasının  ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankanın,  30.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kuruluna katılarak, muhalefet şerhi tüm maddeler için koyduğunu, davalının yönetim kurulu, 2022 yılı döneminde, kurumu yönetirken, \"dürüstlük\" kavramını ve basiretli tacir gibi davranma ilkesini ihlal ederek yönettiğinin faaliyet raporlarından anlaşıldığını, davalının halka açık olması nedeniyle tabi olduğu 6362 sayılı SPK'nın 21.maddesinin '' (1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle, kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya mal varlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır. (2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da mal varlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da mal varlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır.\" hükmü gereği, banka yönetimi yönetim erkini elinde bulundurduğu 2022 faaliyet döneminde, bankanın 2022 faaliyet döneminin rapor edildiği 418 sayfalık faaliyet raporunun analizinde, SPK'nın, 21.maddesinin 1. ve 2. fıkrasına aykırı yönetsel faaliyetlerde bulunduğunu söz konusu rapordan analiz edildiğini, bu nedenlerle, banka yönetiminin yönetim erkini elinde bulundurduğu 2022 döneminde, uygulamış olduğu yönetim politikalarının  öncelikle bankanın %25 kâr ortağı olan (Kurumlar Vergisi ve kurumlar vergisine bağlı diğer vergiler oranında) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen ve kamu finansman aracı olarak kabul edilen \"Kurumlar Vergisi\" yönünden, devletin yüce menfeatlerine zarar verdiğini, sermaye şirketlerine sermaye koyan pay sahiplerinin, ortak olmalarının asli amacı olan, şirkettin kârından pay alma ve gelir elde etme hakkını kullanmasına ve şirket ortaklarının zarar görmesine neden olduğunu, bankanın halka açık kısmından ... pay piyasasından müvekkilinin almış olduğu banka hisseleri nedeniyle, paydaş olarak müvekkilinin de zarar görmesi söz konusu olduğu için dava hakkı doğduğunu,  bankanın halka açık şirket olması nedeniyle, düzenlemiş olduğu finansal tabloları ve bağımsız denetim raporunu kullanarak yatırım kararı veren, banka ile ticari faaliyette bulunan tüm paydaşlar ile, bankanın faaliyetine devam ettiği sürede hukuki olarak yerine getirmek zorunda bulunduğu bağlı olduğu birlik, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile diğer tüm finansal tablo kullanıcılarını, bankanın finansal durum tablosunu kullanarak bankaya likidite ve kredi sağlayan ulusal ve uluslararası kredi kullandıran tüm kuruluşları yanıltığını,  bu nedenlerle bankanın 2022 yılı genel kurulununda onaylanan finansal Tablolar, bağımsız denetim raporu ve gündem maddelerinin iptal edilmesi gerektiğini, 2022 yılı faaliyet döneminde, faaliyet raporunda bilgisi verilen ... AŞ'ye ait,  ...tarafından sahip olunan ve ... AŞ’nin sermayesinin %51’ine karşılık gelen toplam 22.950.000 TL nominal bedelli 22.950.000 TL hissenin 981.000.000 TL bedel ile satın alınmasına karar verilen ve 21.10.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile ....'dan devir alınan hisselerin, örtülü sermaye transferine konu olduğunu, bu sebeple devir işleminin de iptal edilmesi gerektiğini, davalı bankanın, halka açık bir şirket olduğunu ve davacının bankanın hissedarı olduğunu, banka yönetiminin serbest karşılık adı altında 400.000.000,00 TL  gider yazarak  2022 yılı karlılığını azalttığını,  bu işlemin, rapordan anlaşıldığı üzere, kanuni gerekliliklerin dışında, yönetimin keyfi bir uygulaması olduğunu, Kurumlar Vergisi yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığını %23 kurumlar vergisi oranıyla, 1.242.000.000,00 TL zarara uğrattığını,  yazılan tutar, bankanın öz kaynak toplamının 44.265.529.000,00 TL olarak mali tablolarda yer almasına neden olduğunu, şirket ortaklarının hisse başına düşen pay değerini azaltarak, şirket ortağı olarak müvekkili ve müvekkili nezdinde tüm ortaklarla, özellikle küçük yatırımcıyı zarara uğrattığını, iştirak hissesinin değerinin 42.74 TL/adet olduğunu, iştiraka sahip olan bankanın kendi birim hisse fiyatının ... verilerinde son 1 (bir) yıllık verileri baz alındığında iştirak olarak satın aldığı ... AŞ'nin hisse değerinden daha düşük olduğunu, davalının yıldır kâr dağıtımı yapmadığını, ancak bankanın, 22.950.000.000,00 TL nominal değerindeki 22.950.000 adet hisseyi, 981.000.000,00 TL ödeme yaparak, ortalama 42,74 TL'den ... AŞ'nin hisselerini satın alabildiğini, bankanın şirket hisselerini devir alırken, aslında örtülü sermeye  transferi yaptığını, açıklanan nedenlerle bankanın 30.03.2023 tarihinde 2022 mali dönemine ilişkin  yapılan olağan  genel kurul toplantısının iptali gerektiğini ileri sürerek, geçmiş dönem kâr yedeklerinde biriken kâr ile temettü avansından  19.330,00 TL tüm kârın  yasal faiziyle birlikte  tarafına ödenmesine, bankanın kayyım gözetiminde  gözetiminde faaliyetine devam ederek 30.03.2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların bütün olarak iptal edilmesine, örtülü sermaye devri niteliğindeki bu devir işleminin iptal edilmesine,  bağımsız denetim raporunun iptal edilmesine, Banka bu haliyle, halka açık olmanın nimetlerinden faydalanıp, küçük yatırımcıyı da yok sayarak, borsa da işlem gördüğünden  bankanın halka açıklığının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca,  mevcut yönetimin halen  iş başında olması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği  10/10/2023 tarihli ara kararında; \"Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin 30/03/2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurula katıldığını, Genel Kurulda gündem maddeleri ile ilgili görüşlerini bildirdiğini ve birbiri ile çelişmeyen muhalefet şerhini tüm maddeler için koyduğunu, davalı banka yönetim kurulunun, 2022 faaliyet döneminde yönetme yetkisini kullanırken, iyiniyet karinesine uygun yönetmediği faaliyet raporlarından anlaşılacağını, bankanın hakla açık kısmından ... pay piyasasından müvekkilinin almış olduğu banka hisseleri nedeniyle, paydaş olarak müvekkilinin de zarar görmesinin söz konusu olduğu için dava hakkının doğduğunu, banka yönetiminin serbest karşılık adı altında 5.400.000.000 TL gider yazarak 2022 yılı kârlılığını azalttığını, kanuni gerekliliklerin dışında yönetimin keyfi bir uygulama yaptığını, Kurumlar Vergisi yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı %23 Kurumlar Vergisi oranıyla 1.242.000.000 TL zarara uğrattığını, genel kurul toplantısındaki koyulan şerhleri gereğince davalı bankanın 30/03/2023 tarihinde 2022 mali dönemine ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısının iptal edilmesi gerektiğini belirterek halka açık anonim şirketler kâr payı avansı kanununda belirtilen şartlarda ödenebileceği hüküm altına alındığını, banka yönetiminin kötü niyetli davranışına karşı, bankanın Ocak-Eylül 2023 dönem kârı bazı alınarak müvekkilinin hissesi oranında kâr payı avansı ödenmesini, buna ilişkin ara karar oluşturulmasını ve mevcut yönetim kurulunun halen işbaşında olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydanTaraflar arasındaki genel kurul kararı ile halka açıklığın iptali ve tazminat davasının  ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankanın, 30.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kuruluna katılarak, muhalefet şerhi tüm maddeler için koyduğunu, davalının yönetim kurulu, 2022 yılı döneminde, kurumu yönetirken, \"dürüstlük\" kavramını ve basiretli tacir gibi davranma ilkesini ihlal ederek yönettiğinin faaliyet raporlarından anlaşıldığını, davalının halka açık olması nedeniyle tabi olduğu 6362 sayılı SPK'nın 21.maddesinin '' (1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle, kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya mal varlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır. (2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da mal varlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da mal varlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır.\" hükmü gereği, banka yönetimi yönetim erkini elinde bulundurduğu 2022 faaliyet döneminde, bankanın 2022 faaliyet döneminin rapor edildiği 418 sayfalık faaliyet raporunun analizinde, SPK'nın, 21.maddesinin 1. ve 2. fıkrasına aykırı yönetsel faaliyetlerde bulunduğunu söz konusu rapordan analiz edildiğini, bu nedenlerle, banka yönetiminin yönetim erkini elinde bulundurduğu 2022 döneminde, uygulamış olduğu yönetim politikalarının  öncelikle bankanın %25 kâr ortağı olan (Kurumlar Vergisi ve kurumlar vergisine bağlı diğer vergiler oranında) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen ve kamu finansman aracı olarak kabul edilen \"Kurumlar Vergisi\" yönünden, devletin yüce menfeatlerine zarar verdiğini, sermaye şirketlerine sermaye koyan pay sahiplerinin, ortak olmalarının asli amacı olan, şirkettin kârından pay alma ve gelir elde etme hakkını kullanmasına ve şirket ortaklarının zarar görmesine neden olduğunu, bankanın halka açık kısmından ... pay piyasasından müvekkilinin almış olduğu banka hisseleri nedeniyle, paydaş olarak müvekkilinin de zarar görmesi söz konusu olduğu için dava hakkı doğduğunu,  bankanın halka açık şirket olması nedeniyle, düzenlemiş olduğu finansal tabloları ve bağımsız denetim raporunu kullanarak yatırım kararı veren, banka ile ticari faaliyette bulunan tüm paydaşlar ile, bankanın faaliyetine devam ettiği sürede hukuki olarak yerine getirmek zorunda bulunduğu bağlı olduğu birlik, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile diğer tüm finansal tablo kullanıcılarını, bankanın finansal durum tablosunu kullanarak bankaya likidite ve kredi sağlayan ulusal ve uluslararası kredi kullandıran tüm kuruluşları yanıltığını,  bu nedenlerle bankanın 2022 yılı genel kurulununda onaylanan finansal Tablolar, bağımsız denetim raporu ve gündem maddelerinin iptal edilmesi gerektiğini, 2022 yılı faaliyet döneminde, faaliyet raporunda bilgisi verilen ...'ye ait,  ... tarafından sahip olunan ve ... AŞ’nin sermayesinin %51’ine karşılık gelen toplam 22.950.000 TL nominal bedelli 22.950.000 TL hissenin 981.000.000 TL bedel ile satın alınmasına karar verilen ve 21.10.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile ....'dan devir alınan hisselerin, örtülü sermaye transferine konu olduğunu, bu sebeple devir işleminin de iptal edilmesi gerektiğini, davalı bankanın, halka açık bir şirket olduğunu ve davacının bankanın hissedarı olduğunu, banka yönetiminin serbest karşılık adı altında 400.000.000,00 TL  gider yazarak  2022 yılı karlılığını azalttığını,  bu işlemin, rapordan anlaşıldığı üzere, kanuni gerekliliklerin dışında, yönetimin keyfi bir uygulaması olduğunu, Kurumlar Vergisi yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığını %23 kurumlar vergisi oranıyla, 1.242.000.000,00 TL zarara uğrattığını,  yazılan tutar, bankanın öz kaynak toplamının 44.265.529.000,00 TL olarak mali tablolarda yer almasına neden olduğunu, şirket ortaklarının hisse başına düşen pay değerini azaltarak, şirket ortağı olarak müvekkili ve müvekkili nezdinde tüm ortaklarla, özellikle küçük yatırımcıyı zarara uğrattığını, iştirak hissesinin değerinin 42.74 TL/adet olduğunu, iştiraka sahip olan bankanın kendi birim hisse fiyatının ... verilerinde son 1 (bir) yıllık verileri baz alındığında iştirak olarak satın aldığı ... AŞ'nin hisse değerinden daha düşük olduğunu, davalının yıldır kâr dağıtımı yapmadığını, ancak bankanın, 22.950.000.000,00 TL nominal değerindeki 22.950.000 adet hisseyi, 981.000.000,00 TL ödeme yaparak, ortalama 42,74 TL'den ... AŞ'nin hisselerini satın alabildiğini, bankanın şirket hisselerini devir alırken, aslında örtülü sermeye  transferi yaptığını, açıklanan nedenlerle bankanın 30.03.2023 tarihinde 2022 mali dönemine ilişkin  yapılan olağan  genel kurul toplantısının iptali gerektiğini ileri sürerek, geçmiş dönem kâr yedeklerinde biriken kâr ile temettü avansından  19.330,00 TL tüm kârın  yasal faiziyle birlikte  tarafına ödenmesine, bankanın kayyım gözetiminde  faaliyetine devam ederek 30.03.2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların bütün olarak iptal edilmesine, örtülü sermaye devri niteliğindeki bu devir işleminin iptal edilmesine,  bağımsız denetim raporunun iptal edilmesine, Banka bu haliyle, halka açık olmanın nimetlerinden faydalanıp, küçük yatırımcıyı da yok sayarak, borsada işlem gördüğünden  bankanın halka açıklığının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca,  mevcut yönetimin halen  iş başında olması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği  10/10/2023 tarihli ara kararında; \"Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin 30/03/2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurula katıldığını, Genel Kurulda gündem maddeleri ile ilgili görüşlerini bildirdiğini ve birbiri ile çelişmeyen muhalefet şerhini tüm maddeler için koyduğunu, davalı banka yönetim kurulunun, 2022 faaliyet döneminde yönetme yetkisini kullanırken, iyiniyet karinesine uygun yönetmediği faaliyet raporlarından anlaşılacağını, bankanın hakla açık kısmından ... pay piyasasından müvekkilinin almış olduğu banka hisseleri nedeniyle, paydaş olarak müvekkilinin de zarar görmesinin söz konusu olduğu için dava hakkının doğduğunu, banka yönetiminin serbest karşılık adı altında 5.400.000.000 TL gider yazarak 2022 yılı kârlılığını azalttığını, kanuni gerekliliklerin dışında yönetimin keyfi bir uygulama yaptığını, Kurumlar Vergisi yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı %23 Kurumlar Vergisi oranıyla 1.242.000.000 TL zarara uğrattığını, genel kurul toplantısındaki koyulan şerhleri gereğince davalı bankanın 30/03/2023 tarihinde 2022 mali dönemine ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısının iptal edilmesi gerektiğini belirterek halka açık anonim şirketler kâr payı avansı kanununda belirtilen şartlarda ödenebileceği hüküm altına alındığını, banka yönetiminin kötü niyetli davranışına karşı, bankanın Ocak-Eylül 2023 dönem kârı bazı alınarak müvekkilinin hissesi oranında kâr payı avansı ödenmesini, buna ilişkin ara karar oluşturulmasını ve mevcut yönetim kurulunun halen işbaşında olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.  İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.  Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı 30/03/2023 tarihinde yapılan 2022 Mali dönemine ait olağan genel kurul kararlarının iptali talepli açtığı davada;  bankanın Ocak-Eylül 2023 dönem kârı bazı alınarak hissesi oranında kâr payı avansı ödenmesini, buna ilişkin ara karar oluşturulmasını ve mevcut yönetim kurulunun halen işbaşında olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; davacının hangi konuda ihtiyati tedbir talep ettiği anlaşılmamış ise de, açılan davanın niteliği, mevcut delil durumu, davanın henüz tensip aşamasında olması ve yaklaşık ispat durumunun bulunmaması nedeniyle davacının ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin ve kar payı avansı ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.ir.\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı,  ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili,  istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin 2023/655 Esas numaralı istinaf konusu 10.10.2023 tarihinde vermiş olduğu ara kararın  hukuka aykırı olduğunu, talep ettikleri ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken tüm şartları taşıdığını, banka yönetiminin yönetim erkini elinde bulundurduğu 2022 döneminde, uygulamış olduğu yönetim politikalarının  öncelikle kurumlar vergisi yönünden, devletin menfeatlerine zarar verdiğini, davalının halka açık anonim şirket olması nedeniyle, sermaye şirketlerine sermaye koyan pay sahiplerinin, ortak olmalarının asli amacı olan, şirketin kârından pay alma ve gelir elde etme hakkını kullanmasına ve şirket ortaklarının zarar görmesine neden olduğunu,  bankanın halka açık kısmından ... pay piyasasından müvekkilinin almış olduğu banka hisseleri nedeniyle, paydaş olarak müvekkilinin de zarar görmesi söz konusu olduğunu,bankanın halka açık şirket olması nedeniyle, bankanın düzenlemiş olduğu finansal tabloları ve bağımsız denetim raporunu kullanarak yatırım kararı veren, banka ile ticari faaliyette bulunan tüm paydaşlar ile, bankanın faaliyetine devam ettiği sürede hukuki olarak yerine getirmek zorunda bulunduğu bağlı olduğu birlik, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile diğer tüm finansal tablo kullanıcılarını, bankanın finansal durum tablosunu kullanarak bankaya likidite ve kredi sağlayan ulusal ve uluslararası kredi kullandıran tüm kuruluşları yanılttığını, davalı bankanın yönetim politikalarının halen bu şekilde devam etmesinin ülke ekonomisine ve küçük yatırımcılara zarar verdiğinin açıkça ortada olduğunu, bankanın yönetim politikaları bu şekilde devam ederse küçük yatırımcıların hisse değerlerinin karşılığını alamayacağından ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, TTK'nın 407/1\"Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar.\" hükmü gereği, davacının 30.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurula katılarak, gündem maddelerine şerh düşerek, rey hakkını kullandığını, ancak şirket sermayesinin %99.82'sine sahip hakim ortağın  genel kurulda istediği yönetim kurulu üyesini seçerek,  yönetim kuruluna istediği teklifi verdirerek, istediği kararı aldırdığını,  bankanın, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin de bu minvalde seçilerek, hakim ortağın iradesi doğrultusunda hareket ettiğini, bu durum, müvekkil ive müvekkili gibi küçük yatırımcının hak mahrumiyetine neden olduğunu, bu nedenle, ihtiyati tedbir talebinin verilmesinin elzem  olduğunu, her ne kadar ihtiyati tedbir taleplerinin 10.10.2023 tarihinde verilen kararda \"uyuşmazlığı çözecek şekilde olması, yaklaşık ispatın oluşmaması, çıkar dengesi\" gibi sebeplerle reddedilmiş olsa da ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmiş olması varsayımında bu durumun uyuşmazlığın çözümü anlamına gelmeyeceğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafın web sayfası üzerinden yapılacak olan incelemede taleplerin yaklaşık olarak ispat edildiğinin anlaşılacağını, ayrıca milyonlardan oluşan küçük yatırımcılar ile hakim ortak yönetiminde bulunan banka için çıkar dengesi düşünüldüğünde milyonları oluşturan küçük yatırımcıların menfaatinin daha önde geleceğini,  mevcut yönetim kurulunun halen işbaşında olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kurul kararının  ve devir işleminin iptali ile kâr payı ödenmesi taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacının tedbir talebinin reddine  karar verilmiş; bu ara karara karşı, yasal süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde; geçmiş dönem kâr yedeklerinde biriken kâr ile temettü avansından  19.330,00 TL tüm kârın  yasal faiziyle birlikte  tarafına ödenmesine, bankanın kayyım gözetiminde  gözetiminde faaliyetine devam ederek 30.03.2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların bütün olarak iptal edilmesine, örtülü sermaye devri niteliğindeki bu devir işleminin iptal edilmesine, bağımsız denetim raporunun iptal edilmesine,  davalının  halka açık olmanın nimetlerinden faydalanıp, küçük yatırımcıyı da yok sayarak borsa da işlem gördüğünden  bankanın halka açıklığının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca,  mevcut yönetimin halen  iş başında olması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 391/1.maddesi ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir.HMK'nın  390/3.maddesi ise  \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü içermektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, tedbir talep eden taraf,  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ancak  somut olayda, dava konusu yönünden ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanamadığı  anlaşıldığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında sunulacak deliller ışığında yaklaşık ispatın gerçekleşmesi hâlinde, yargılamanın her aşamasında  yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesi ve mahkemece yeniden yapılacak değerlendirme sonucu verilen karara karşı kanun yolunun açık olması karşısında, mahkemenin bu aşamada tedbirin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve  391/3. maddeleri  uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 10.10.2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.12.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2dccb43d52ce68c","SID":"0b938ff4d9f1af39"}}