{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1875 <br>KARAR NO: 2023/1247<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2020<br>NUMARASI: 2018/1089 2020/298<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:  20/11/2023<br>Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ile müvekkili arasında 2017-2018 Türkiye Futbol Federasyonu Spor Toto Süper Lig maçlarının yayınlandığı paketin iş yerlerine / ticari satışına ilişkin Rize ve Artvin illerini kapsayan tek satıcılık sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin müvekkiline verilmediğini, imza öncesi davalı tarafından gönderilen emsal sözleşmenin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, sezonun bitmesi sebebiyle yürürlüğü uzatılmayan sözleşmenin taraflar arasında sona erdiğini, davanın konusunun müvekkilinin Rize-Artvin bölgesinde tek satıcı olarak yetkili olduğu dönemde bireysel aboneliğin satılamayacağı iş yeri ve diğer alanlarda ticari abonelik satılmasından doğan menfaat kaybı olduğunu,  davalının haksız rekabeti ihlal etmesi sonucu müvekkilinin satamadığı ticari aboneliklerden elde edeceği menfaatten mahrum kaldığını beyanla, müvekkilinin 2017-2018 Türkiye Futbol Federasyonu Spor Toto Süper Liginde Rize-Artvin bölgesinde ... ticari abonelik satışında tek satıcı olduğunun tespitini, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, davalının ihlalinden kaynaklanan şimdilik 1.000-TL maddi tazminat ve 1.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilmiş olan sözleşme bayi sözlemesi niteliğine haiz olduğunu, bu sözleşme \" tek satıcılık sözlemesi\" niteliğinde olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu bölgeye doğrudan satış yapmadığını, müvekkili şirketin 2017-2018 sezonunda Rize ve Artvin bölgesinde ticari satış yapmak üzere yetkilendirdiği başka bir bayisinin bulunmadığını, hiçbir şekilde davacı tarafın 36 farklı iş yerine satış yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacı taraf ile imzaladığı sözleşmeler kapsamında bu sözde korsan satışları önleme yükümlülüğünün dahi bulunmadığını, somut olay bakımından manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edilmesinin açıkça kötü niyetli bir tavır olduğunu, mademki müvekkili şirketin sözleşme ilişkisi süresince yükümlülüklerine aykırı davranmış ve davacıyı zarara uğratmış ise neden davacı tarafından sözleşme haklı nedenlerle süresinden önce feshedilmediğini beyan ederek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...taraflar arasında 01/10/2013 tarihli ... Teknik Servis ve Satıcılık Sözleşmesi akdedildiği, davacının bu sözleşme ile Rize ve Artvin bölgesinde davalının tek satıcılık yetkisinin bulunduğunu, davalının  buna rağmen bu bölgede başka bayiiler aracılığı ile ticari abonelik satışı yaparak haksız rekabete sebep olduğunu iddia ettiği, aslı celbedilerek incelenen sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığı, sözleşmenin 4.2.6 maddesinin; \"... iş bu sözleşme hükümleri uyarınca bayi satış yapacağı idari bölge/bölgeler belirleme hakkına sahiptir. Şu kadar ki belirlenen bu idari bölgelerde ..., bayi'ye tek satıcılık gibi bir hak tanımadığı gibi aynı idari bölge içerisinde ... paket ve/veya yayın içerik paketi satışı için birden fazla gerçek veya hükmi şahıs ile sözleşme akdedebilecek ve ... paket ve/veya yayın içerik paketi satışı için yetkilendirebilecektir\" düzenlemesini içerdiği, sözleşmeye göre davalının, davacının bayilik yaptığı bölge içerisinde başka bayiler aracılığı ile satış yapma yetkisinin bulunduğu, bu durumun sözleşmeye uygun olduğu ve haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmakla davanın reddine ...\" karar verilmiştir. Mahkemece istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karar ile  12/03/2020 tarihli ve 2018/1089 Esas, 2020/298 Karar sayılı  kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle davacının HMK.nun 346. maddelerine göre istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkeme tarafından \"miktar itibariyle kesin olmak üzere\" karar verilmişse de davanın belirsiz alacak davası olması dolayısıyla dava değerinin belirlenmesinin imkansız olduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkemece kesin olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen ve uyuşmazlığa konu olan sözleşmenin akdedildiği süreçte davalı tarafça müvekkile \"tek satıcılık yetkisi verildiği\" belirtilerek sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmenin bir suretinin müvekkiline verilmediğini, mahkemece bu hususların göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından huzurdaki uyuşmazlıkta davalı tarafından sunulan sözleşmenin \"tek satıcılık sözleşmesi olmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dosyada mübrez görgü tespit tutanaklarında 2017-2018 futbol sezonunda Rize-Artvin bölgesine ... tarafından veya ... bayileri tarafından ticari abonelik satışı yapıldığını, davalı tarafça art niyetli olarak müvekkilinin yanıltıldığını bunun yanı sıra müvekkilinin potansiyel karını engellediğini, davalı şirketin sözleşme uyarınca yaşanan ihlaller sebebiyle ve TMK m.2 kapsamında müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından yapılamayan bu satışlar kapsamında uğranılan maddi ve manevi zararın davalıdan tazmin edilmesine karar verilmesini gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, istinaf başvurularının reddine ilişkin İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkili lehine bozulmasına karar verilmesini  talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karara karşı sunmuş olduğu  istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar yerel mahkeme tarafından \"miktar itibariyle kesin olmak üzere\" karar verilmişse de, davanın belirsiz alacak davası olması dolayısıyla dava değerinin belirlenmesi imkansız olduğu göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkemece kesin olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak istinaf incelemesi yapılarak davanın kabul edilmesine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari yetkili satıcılık sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  Mahkemece kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda kararın kesin olduğuna ilişkin düzeltme yapılmış ve bu kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine  kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu kez istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava açılışında maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava değeri 2.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak göstermiş olduğu dava değeri, kesinlik sınırının tespitinde nazara alınamaz. Belirsiz alacak davasında kararın kesin olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle Mahkemenin davacı vekilinin  istinaf dilekçesinin reddine dair istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin kararının kaldırılması gerekmiştir.Davacı, davalı ile arasındaki sözleşmenin il bazında münhasırlığa haiz olup, ... ticari abonelik satışı için yetki verildiğini, mezkur sözleşmenin \"tek satıcılık\" yetkisini doğrudan barındırmasa da davalı şirket tarafından 2017-2018 sezonunda Rize-Artvin bölgesine doğrudan satış olmadığının ve Rize ve Artvin bölgesinde ticari satış yapmak üzere yetkilendirdiği başka bir bayisinin bulunmadığının ifade edildiğini ancak  sözleşme uyarınca yaşanan ihlaller sebebiyle davacı tarafından yapılamayan satışlar nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek davalıdan zararlarının  tazmin edilmesini  talep etmiş, davalı ise  söz konusu bölgeye doğrudan satış yapılmadığını, 2017-2018 sezonunda Rize ve Artvin bölgesinde ticari satış yapmak üzere yetkilendirdiği başka bir bayisinin bulunmadığını, davacı tarafın 36 farklı iş yerine satış yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, davacı taraf ile imzalanan sözleşmeler kapsamında sözde korsan satışları önleme yükümlülüğünün dahi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktasındadır. Davalı tarafça, düzenleme tarihi ve davalının imzası bulunmayan ticari yetkili satıcılık sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiş, taraflar dosyaya sunulan sözleşme maddelerine karşı çıkmamışlardır. Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı ile tek satıcı arasında hukuki ilişkileri düzenleyen, yapımcının ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belli bir coğrafi bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da söz konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğü üstlendiği bir sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut uyuşmazlıkta ispat yükü üzerinde olan davacı, davalı ile arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğunu, davalının tek satıcılık ilişkisine aykırı davranışı nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını ve ticari itibarının zedelendiğini dosya kapsamındaki deliller ile ispat edememiştir. Bu durumda  taraflar arasındaki ticari yetkili satıcılık  sözleşmesi,  tek satıcılık sözleşmesi olmadığı gibi  davacıya tekel hakkı veren bir sözleşme de olmamasına göre mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi  isabetli olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek kararının kaldırılmasına, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesinin nihai kararına karşı yapmış olduğu  istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine  dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek karara ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair ek kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesinin nihai kararına karşı yapmış olduğu  istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"deff9f1f5355d1af","SID":"d64f6b44964be097"}}