{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1783 - 2023/1653<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1783 <br>KARAR NO\t: 2023/1653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                              K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2017<br>NUMARASI\t\t: 2017/148 E.  -  2017/460 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2017 Tarih ve 2017/148 Esas - 2017/460 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2007/32835; ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2013/60855; ... ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetleri içeren 2013/29479; ... ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetleri içeren 2013/29468; ... X ibareli 29 ve 30. sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetleri içeren 2013/29392; ... ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2000/4524 (Müddet) sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 25.01.2016 tarihinde \"...+şekil\" ibareli, 29 ve 30.sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/6068 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-1603 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötüniyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin ... esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek, 29 ve 30.sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetler için YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin farklı olduğunu, bu nedenle ortalama tüketicileri iltibasa düşürmesinin mümkün olmadığını saunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ..., \"...\" kelimesinin davacı markalarını çağrıştırmadığını, haksız rekabet yada kötüniyet söz konusu olmadığını, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının markalarının \"...\" esas unsurlu oldukları, davalının 2016/6068 sayılı başvurusunun kapsamında bulunan 29 ve 30.sınıf ürünler ile 35.sınıf hizmetlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, davacı markaları ile davalının \"...+şekil\" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında ... ibaresinin yalnız bırakılmadığı, \"...+şekil\" ibaresinin bütün olarak bulunduğu, \"...\" ibaresi ile özgün biçimde yazılmış \"P\" harfi ve \"...\" ibaresinin ayrılmaz biçimde birleştirildiği, yeni, önceki anlamlarından arınmış tamamen farklı bir görsel, sescil ve anlamsal etki bırakan yeni bir sözcük oluşturulduğu, davacı itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının zayıf/tanımlayıcı marka olarak kabul edilebilmesinin yerleşik yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde mümkün olmadığını, müvekkili adına tescilli “...” markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit kılındığını, bir an için aksi düşünüldüğü takdirde sicile tescili gerçekleştirilen her markanın marka siciline sağlanan asgari korumaya sahip olduğunu, dava konusu başvurunun kulakta ve zihinde bıraktığı etkinin de \"...\" ve \"...\" olarak ayrıldığını, markada yer alan \"...\" kelimesinin İngilizce bir kelime olup internet sözlüğü \"www.....com\" sitesinin sayfasından alınan görselden de görüldüğü üzere Türkçede “tabak” anlamlarına geldiğini, davalı tarafa ait markanın eşya listesinde çoğunlukla gıda ürünleri olduğu düşünüldüğünde, bu kelimenin nitelik ve özellik belirttiğini, ürünün sunuluşuna atıfta bulunduğu gözetilerek somut ayırt ediciliğinin bulunmadığını, müvekkili markası ile davalı markasının aynı nice sınıflarında tescilli olmasının, aynı veya benzer ürünler bakımından üretiliyor olması nedeniyle hedef kitlesinin aynı olduğunu, satışının, pazarlamasının, kullanımının aynı veya benzer olacağı ve dahi aynı market raflarında yan yana satılacağı düşünüldüğünde ürünlerin iltibas yaratmayacağının düşünülemeyeceğini, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuki ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu  “...+şekil” ibareli başvuru ile  davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak “...” biçiminde algılandığı, başvuruda yer alan \"...\" kelimesinin öne çıkarılmadığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında da belirtildiği üzere \"...\" ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, buna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55‬-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7540d428de6d6e75","SID":"1d3ec272337c0ccf"}}