{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1853 <br>KARAR NO: 2023/1235<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2020<br>NUMARASI: 2018/582 2020/220<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/11/2023<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ...'in araç sahibi, davalı ...'ın kullanan olduğu taşımada davalılara teslim edilen araç lastiklerinin bir kısmını çaldırdığını, buna bağlı olarak doğan zarar nedeni ile yapılan takibe itiraz ettiklerini beyan ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış olup, 16.10.2018 günlü celsede  taşımanın yapılacağı aracın sürücüsü olduğunu, kamyona yükleme yapıldığını, 2.400 TL navlunun ödenmediği için hemen yola çıkılamadığını, araç sahibi davalı ...'in araması ile hırsızlığı öğrendiğini beyan etmiştir. Davalı ...  cevap dilekçesi sunmamış olup, 16.10.2018 günlü celsede taşımanın yapılacağı aracın sahibi olduğunu, kamyona yükleme yapıldığını, nakliye bedeli ödenmediği için hemen yola çıkılamadığını, ertesi sabah bir şahsın arayarak hırsızlık olduğunu söylediğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davalılar emtia yüklü tır aracını emniyetsiz ve güvensiz şekilde bırakıp aracın başından ayrılmışlardır. Bu neden ile davalıların, TTK'nın 882. maddesinde getirilen sınırlı sorumluluk ilkesinden faydalanamayacağı sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki akde dayanmaktadır. Davacı davalıları TBK 117. maddesi kapsamında temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğinden davalıların takipte yer alan işlemiş faiz  kalemine yaptıkları itirazın yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Alacağın miktarının yargılama ile belirlendiği, likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı ...\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı ... vekili istinaf dilEkçesinde özetle; taşıma sözleşmesi gereği yapılması gerekenler yapıldığını, gerekli önlemlerin alındığını, taşımaya konu malların sigorta ettirilmiş olup, yine taşımacılarla yapılması gerekli davranışların basiretli bir şekilde yapıldığını, istinaf incelemesinde reesen anlaşılacak nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları  hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 43.974 TL asıl alacak, 669,55 TL işlemiş faiz üzerinden 11.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalıların  itirazı üzerine takip durmuştur.  İstinaf konusu uyuşmazlık temelde, hırsızlık nedeniyle zayi olan emtia sebebiyle davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.(TTK 875,879) TTK'nın  876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında 14.11.2017 günü saat 18:00 sıralarında ... sokak üzerinde bulunan No:4 adresindeki depodan ... Otomotiv firmasına ait lastikleri Batman'a götürmek üzere davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'in maliki olduğu tıra yüklendiği , yükleme bittikten sonra tırın kilitlendiği ve orada bırakıldığı , davalı tarafından araç kontrol edildiğinde hırsızlık olayının meydana geldiği tespit edilmiştir. Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kimselerce, yükün güvenliği için emtia yüklü aracın, garaj giriş ve çıkışları bariyerli kapılar ile kontrol altında olan, giriş çıkış yapan araçlara ait kayıtları tutulan, güvenlik ve  kamera sistemi bulunan bir otoparkta bırakılması yerine korumasız bir şekilde yol kenarına park edilmesinin TTK'nın 886 .maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğinde bulunması nedeniyle davalı ...'ın TTK'nın 882.maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanması mümkün değildir. Davalı ...'ın, taşıyıcı olarak hırsızlık olayı neticesinde eşyanın ziyaından sorumlu olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafça  başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 750,96 TL harcın, alınması gerekli olan 3.003,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.252,9 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d713236423c885c","SID":"8bbe5e8c294b0c2e"}}