{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1776 - 2023/1648<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1776 <br>KARAR NO\t: 2023/1648<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                             K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/61 E.  -  2021/322 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Karar İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 Tarih ve 2021/61 Esas - 2021/322 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin  2011/32521 sayılı \"... şekil\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini  43. Sınıfa dahil \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" emtiası yönünden marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/112964 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin itiraza mesnet gösterilen \"... Şekil\" ibareli markanın \"...\" ibareli markası ile birlikte ürün ambalajlarında, mağazalarında, internet sitesinde, tanıtım materyallerinde, stantlarında yoğun şekilde kullanıldığını, yapılan yatırımlar ile tüketici nezdinde tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandığını, müvekkiline ait \"... + Şekil\" ibareli marka ile \"...\" ibareli itiraza konu marka arasında sınıfsal, görsel ve işitsel olarak benzerlik olduğunu, başvuru markasının seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini, başvuru sahibinin kötü niyeti olduğunu ileri sürerek,  Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-10749 sayılı kararının iptaline ve 2019/112964 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru sahibinin itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın kullanımının ispatlanmasını talep ettiğini, itiraz sahibinin 14.11.2019-14.11.2014 tarihleri arasında itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi şekilde kullandığını ispata yarayan delil sunması gerektiğini, itiraz sahibinin sunduğu delillerde tarih bilginin bulunmadığını, çeşitli görseller ile mağaza görselinin olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu, başvuru konusu markada “...” ibaresinin “...” ibaresi ile birlikte bir bütün olarak kullanıldığını, davacının markasının ise “... +şekil” den oluştuğunu, her iki markada da ortak olan “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğunu, markalardaki ortak olmayan unsurlar birbirlerine benzemediklerinden, markaların bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenim aynı veya yüksek düzeyde benzer olmadığını,tanınmışlık iddialarının mesnetsiz kaldığını, davacının kötüniyeti ispatlayamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, itiraza dayanak markanın tescil tarihinin 27.08.2013 olduğunu, başvuru markasının ise 14.11.2019 tarihi olduğunu bu sebeple SMK 19/2 maddesince 5 yıllık sürenin geçtiğini, başvuru markasını kullanılacağı hizmetlerin yiyecek ve içecek hizmetleri olduğunu, markalar arasındaki tek ortak unsurun “...” ibaresi olduğunu, Türkçe ve İngilizce’de yoğun şekilde kullanıldığını ve ev yapımı anlamına geldiğini, yiyecek ve içecek hizmetini satın alacak olan kişinin esaslı bir unsur olarak değil anonim ve hizmete konu ürünün ev yapımı olduğu yönünde SMK 5/1c maddesi anlamında tanımlayıcı bir sözcük, 5/1-d maddesi anlamında da yiyecek ve içecek sektöründe çoğunluğun kullandığı ve salt tüketicilerin alım tercihlerini kazanmak amaçlı istimal edilen vasıf bildiren bir sözcük olarak algılayıp anlayacağını, ... ibaresinin çok önceden beri dünyada kullanıldığını, ilk defa davacı tarafından kullanılması ve tanıtılıp ayırt edicilik kazandırılmış olmasının söz konusu olmadığını, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimalinin bulunmadığını ve ayniyet veya benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  dava konusu başvuru'nun  “... şekil\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" mal ve hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise  2011/32521 sayılı .\"... şekil\" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 29, 30 ve 43 sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\"  mal/hizmetlerinin davacıya ait gerekçe markaların kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür/benzer/ilişkili mal/hizmetler olduğu ancak markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle bütüncül olarak tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, öte yandan taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin  kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararının aksine davaya konu \"...\"  ibareli marka ile müvekkili şirkete ait itiraza mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğunu, bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya müsait olduğunu, taraf markaları arasında sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğunu, tescil ettirilmek istenen \"...\" ibaresinin, müvekkili firmanın markalarıyla karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceğini, müvekkili şirketin makro/macro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olup, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de reddi gerektiğini, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK karar iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...+ şekil\" ibareli markası arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira markalarda ortak olarak bulunan \"...\" ibaresinin, Türkçe'de \"evde yapılmış, ev yapımı\" anlamlarına geldiğinden markanın tescil başvurusunda bulunulduğu 43. sınıftaki \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" bakımından ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markasından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55‬-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023<br>\t<br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"140f02645e9a1f3b","SID":"199864069aa428aa"}}