{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/789 Esas<br>KARAR NO: 2023/1923<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI: 2018/800 Esas -  2021/772 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25/07/2018 tarihinde ... Ltd. Şti.'den  otomobil kiraladığını, aracı 28/07/2018 tarihinde teslim ettiğini, kiralama firması tarafından teminat niteliğinde davaya konu bononun boş olarak müvekkiline imzalatıldığını, kiralama bedelinin firmaya ödendiğini, ancak bononun kendisine teslim edilmediğini, üçüncü kişi tarafından üzeri doldurularak icra takibine konu edildiğini, bedelsiz bononun ciro edilmeksizin icra takibine konu edildiğinden, teminat niteliğinde kiralama firması tarafından imzalatılan bonoya karşı bedelsizlik dahil tüm defilerin takip alacaklısına karşı da ileri sürülebileceğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı bulunduğundan bedelsiz senet mesnet gösterilerek başlatılan icra takibinin iptaline, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve harç masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve 2018/800 Esas - 2021/772 Karar sayılı kararıyla; \"...  dosya kapsamında toplanan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Dava ve takip konusu bononun kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarı içerdiği ve sebepten bağımsız (mücerret)  olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre senedin teminat senedi olduğu yahut açığa imza sonrasında senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu itirazlarının davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafça bahsi geçen iddiaların senetle yahut başkaca kesin delille ispat edilemediği,  davacının bu hususta yapmış olduğu suç duyurusu üzerine yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla davacı tarafça açılan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Davacı ile davalının yetkili olduğu şirket arasında araç kiralama sözleşmesine dayanan hukuki ilişki bulunduğunu, kiralama sözleşmesine binaen davacı  ödemenin yanı sıra aracın hasarlı veya kazalı olarak teslimi halinde teminat olması sebebiyle açığa imzalı senet düzenleyerek dava dışı şirkete teslim ettiğini, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu bononun taraflar arasındaki ticari veya borç alacak ilişkisinden kaynaklandığı yönünde herhangi bir tespit yapılamadığını,  Temel alacak ortadan kalkmış, geçerli olarak doğmamış veya hiç mevcut olmamış ise kambiyo senedinin bedelsiz kalacağını, dava konusu olayda taraflar arasında hiçbir suretle bir temel borç ilişkisi kurulmadığını, temel borç ilişkisinin dava dışı şirket ile müvekkil arasında olan araç kiralama sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin teminatı olarak müvekkilden imzalı boş bir bono alındığını, Söz konusu bononun davalı tarafça doldurularak lehtar kısmına da araç kiralama şirketinin yetkilisi davalının adının yazıldığını, müvekkilin davalı lehine bono düzenlemesini gerektirecek  herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, davalıyı tanımadığını,Kaldı ki, kiralık araç süresi içinde herhangi bir hasar, kaza, km aşımı vs. olmaksızın kiralama şirketine teslim edildiğini, dolayısıyla müvekkilden kiralama bedeli dışında tahsilat yapılmasını gerektiren bir durum da oluşmadığını, Dava konusu bononun müvekkil tarafından  boş olarak teslim edildiği ve üçüncü kişi tarafından doldurulduğu defalarca belirtilmesine rağmen bu hususa ilişkin dava konusu bononun üzerindeki el yazılarının müvekkile ait olup olmadığının da incelenmediğini, Bazı oto kiralama firmalarının müşterilerine araç kiralama sırasında boş senet imzalattıkları ve sonradan bu senetleri doldurarak icra takibine konu ettikleri hususunun bilinen bir konu olduğunu, Ülkemizde sıkça yaşanan bu durumun tek mağduru da maalesef müvekkil  olmadığını, bu bakımdan da konunun hassasiyeti nedeniyle belirttiğimiz hususların daha detaylıca incelenmesi gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir.  Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davaya konu 03.08.2018 tanzim - 07.08.2018 vade tarihli ve 14.000,00-TL bedelli bononun dava dışı ... Ltd. Şti.'ye  araç kiralama sırasında ve boş olarak teminat amacıyla verildiğini, araç kiralama bedelinin eksiksiz ödenmesine ve aracın iade edilmesine rağmen boş olarak verdiği bononun doldurularak takibe konduğunu, davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, davaya cevap vermemiştir. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davaya konu bononun teminat ve bedelsizlik iddiaları bakımından açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden de söz edilemeyecektir. Dava ve takip konusu bonoda keşidecinin davacı, lehtarının da davalı olduğu, dava dışı şirketin bonoda yer almadığı, bononun üzerinde  teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan araç kiralama sözleşmesinde de bu bonoya ilişkin bir ibarenin geçmediği, buna göre dava konusu bononun kayıtsız şartsız bir para borcunu içerdiğinin kabulüyle, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50a42ba147695490","SID":"3814ae30c8f480c7"}}