{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1701 - 2023/1615<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1701 <br>KARAR NO\t: 2023/1615<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/303 E.  -  2021/307 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/07/2021 tarih ve 2020/303 E. - 2021/307 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili adına yapılan ve davalı Kurum nezdinde 2019/92449 başvuru nosu ile işlem gören “ ... + şekil “ ibareli marka tescil başvurularının,  ... A.Ş. tarafından yapılan itiraz üzerine 6769 Sayılı Yasanın 6 ıncı maddesi dayanak yapılarak Markalar Dairesi Başkanlığının 01.04.2020 tarih ve 71248886-2019/91449 /E.2020-OE-156378  sayılı kararı ile reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazlarının da TPMK YİDK tarafından 20.8.2020 tarih ve  2020-M-7244 karar sayılı kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, redde gerekçe markaların herhangi birisi ile müvekkilinin tamamen özel tasarım olarak hazırlanmış olan markası arasında renk, içerik ya da görünüm olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markanın asli unsurunun, \"logo + ... ...\" ibareleri olduğunu,  itiraz edenin de tıpkı müvekkili gibi, markasının önüne ve arkasına, şekil ve ibareler eklemiş olduğunu, Türk Marka ve Patent Kurumu kayıtları incelendiğinde; “...” ibaresinin 43 nolu sınıfta herhangi bir kişinin adına tescilli olmadığını, 97/010934 nolu ... + şekil ibaresinin 43 nolu sınıfta “Yiyecek ve içecek hizmetleri ile konaklama hizmetleri vs.”  için 3. Şahıs adına tescilli olduğu, itiraz ... 3. Şahıs adına ise 2017/36775 nolu tescille “Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” sınıfı için tescilli olduğu, bunun da itiraz dışı olduğunun görüldüğünü,  itiraz edenin markalarında yer alan “...” ibaresine dayanarak itirazda bulunamayacağını, çünkü bu ibarenin münhasıran kendisi adına tescilli olmadığını, diğer ibarelerin ise (... vs.) müvekkilinin başvuru markasında yer almadığını, \"... ..., ...\" ibaresinin farklı bir logo ile müvekkili adına 2018/112277 başvuru nosu ile zaten tescilli bir marka olduğunu, müvekkilinin web sayfasının da www.....com.tr şeklinde olduğunu, metin altında yer alan “...” ibaresinin de farklılığı bariz hale getiren ek unsur durumunda olduğunu ileri sürerek, davalı Kurumun YİDK tarafından verilen ve 2019/92449 başvuru nolu marka tescil başvurusunun reddine ilişkin 20.8.2020 tarih 2020-M-7244 karar nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davacı vekili 10/01/2021 tarihli dilekçesi ile ... A.Ş.'yi davaya dahil etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır yapılan-yürütülen hizmet, yoğun reklam, tanıtımı, pazarlama faaliyetleri sonucunda, müvekkiline ait redde mesnet markalarının, otelcilik, turizm, geçici konaklama sektöründe-pazarında (43. Sınıf) ciddi bir tüketici kitlesi tarafından benimsenmiş, otelcilik-turizm, geçici konaklama pazarında önemli bir paya sahip olmuş ve tanınmış markalar haline gelmiş olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile davacının dava konusu markasının aynı/benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ve dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, ret kararına konu 43. Sınıfa dahil hizmetlerle aynı/aynı tür hizmetlerin, davalı müvekkili firmaya ait olan markaların tescili kapsamında olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili,  dava konusu 2019/92449 sayılı markanın kapsamından çıkarılan 43. Sınıf hizmetlerin, itiraz edenin itiraza konu ettiği markaların kapsamında da yer aldığını, YİDK’in benzer gördüğü markaların \"... ... ... e şekil\", \"... ... ... e şekil\", \"... ... e ... şekil\", \"... ... ... e şekil\" şeklinde olduğunu, başvuruda yer alan “...” ibaresinin başvurunun tek esas unsuru olduğunu, itiraza dayanak markalarda da baskın veya esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markaları oluşturan işaretlerin yüksek düzeyde benzer olduğunu, başvuruda daha küçük puntolarla yazılan diğer ibarelerin tanımlayıcı ibare olduklarından marka algılarına bir etkilerinin olmadığını, karşılaştırılan markaların genel izlenim itibari ile benzerlik arz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, işlem dosyasının tetkikinde; dava konusu 2019/92449 sayılı marka kapsamındaki; “43.sınıf:Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" hizmetleri ile itiraza mesnet  2006/63987, 2006/63989, 2006/63986, 2006/63985 sayılı markalar  kapsamında yer alan ve bilirkişi raporunda kırmızı ile renklendirilen hizmetlerin aynı, aynı tür, benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalarda \"...\" ibaresinin müşterek olarak bulunduğu, bu kelimenin gerek dava konusu marka başvurusunda, gerekse redde mesnet markalarda, esaslı unsur niteliğinin bulunduğunu, her ne kadar markalar arasında şekil ve bir takım kelime gruplarından kaynaklı farklılıklar bulunsa da, bu farklılıkların markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının 2018/112277  sayılı markasının tescil tarihinin üzerinden 5 yıllık bir sürenin geçmediği, davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı bir müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tescili istenen marka ile redde mesnet markanın benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilince tescil başvurusuna konu yapılan markanın yeterli ayırt edicilik vasfının bulunduğunu, redde mesnet marka ile müvekkiline ait tescili istenen markanın aynı sınıfta yer almadığını, tescili istenen markanın esas unsurunun \"...\" ibaresi olmadığı gibi, itiraz edenin “...” ibaresi üzerinde herhangi bir tescil veya rüçhan hakkı, müktesep hakkı olmadığını, “...” ibaresinin, münhasıran davalı adına tescilli olmadığını, müvekkilinin tescil ettirmek istediği marka örneğindeki asli unsurun, “... ...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin web sayfasının da  www.....com.tr şeklinde olduğunu, ayrıca markalarının logosunun da ayırt edicilik unsurunu pekiştiren bir özellik olduğunu, markalar arasında, esaslı unsur, şekil, mal/hizmet sınıfı yönünden hiçbir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava,  başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tEldeki davada davacı, 2019/92449 sayılı marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiş olup bu tür davalarda  Türk Patent ve Marka Kurumu ile başvuruya itiraz ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)<br>Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece Türk Patent ve Marka Kurumu gösterilmiştir. İlk derece mahkemesince, 18/12/2020 tarihli ara karar ile, davacı vekiline dava konusu başvuruya itiraz ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi için bir haftalık kesin süre verilmiş,  davacı vekilince  10/01/2021 tarihinde sunulduğu anlaşılan dilekçe ile dava konusu başvuruya itiraz ...  ... San. ve Tic. A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin  dahili davalı talebi kabul edilmiş ise de,  6100 Sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E., 2020/3723 K. sayılı ilamı).<br>\tBu itibarla mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz ... ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.<br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin  yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 16/07/2021 gün ve 2020/303 E. - 2021/307 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/12/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2023<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bacd3fc1f1978759","SID":"a44e3dad6343cd08"}}