{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/417 Esas<br>KARAR NO: 2023/1908<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2021/508 Esas -  2021/1112 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasındaki \"gayrimenkul franchise alt lisans sözleşmesi\" ve yine bila tarihli \"ek protokol\" kapsamında  davalının edimlerini ifadan kaçınması üzerine  sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, ancak sözleşme ve protokoller kapsamında alınan teminat senetlerinin müvekkiline iade edilmediğini ve  bedellerin tahsili yoluna gidildiğini,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipteki bono bedellerinin cebri icra baskısı nedeniyle çekince konularak ödendiğini, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/43 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan istirdat davası sonucunda bedelin iadesine karar verildiği, mahkeme kararında eldeki davaya da konu olan sözleşmenin hiç hayata geçirilmemesi sebebiyle senetlerin bedelsiz olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, İstanbul BAM 16 HD'nin 2018/1212 Esas 2020/2140 sayılı kararı ile de sözleşme ifa aşamasına geçmediğinden ödenen bedelin iadesinin istenebileceğini hükmedilerek kararın kesinleştiğini, bu karara rağmen bono bedelinin iadesi sağlanmadığından başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin teminat senedi iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... dosyada takibe konu senetlerin cebri icra yoluyla tahsil edilen tutar iadesi olarak belirtilmişse de istirdat talebinde 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddini savunmuştur.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/508 Esas - 2021/1112 Karar sayılı kararıyla; \"... taraflar arasındaki sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediği ve dolayısıyla bu sözleşme kapsamında verilen her türlü bedelin iadesinin gerektiği İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2020 tarihli kararı ile kesinleşmiştir. Burada istirdada konu senetlerin sözleşme kapsamında verildiği sabittir. Taraflar arasında sözleşme hiç uygulanmadığından temel ilişki ortadan kalktığından artık bononun illetten soyut olduğu iddiası dinlenmez. Senetlerin üzerinde teminata ilişkin herhangi bir ibare bulunmasa da yürürlüğe girmeyen ve ortadan kaldırılan sözleşme kapsamında düzenlenen bonolardan olması sebebiyle bedelsiz kalacağı açıktır. Davalı yan istirdat davalarındaki 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuşsa da borç olmayan paranın ödendiğine ilişkin olduğu İstinaf Mahkemesinin 10/12/2020 tarihli kararı ile tespit edilerek kesinleştiği anlaşıldığından burada 1 yıllık süre artık ödeme tarihinden itibaren değil mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemesi gerekir. Zira TMK'nın 1. maddesi gereğince özel hukuk yargısında kanunların sözünün yanı sıra özü itibariyle de değindiği bütün konularda uygulanacağı açık olup, davacının borçlu olmadığını 10/12/2020 tarihli karar ile öğrendiği sabittir. Dolayısıyla artık kanun hükmü katı bir şekilde uygulanarak salt ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık sürenin işletilmesi düşünülemez. Dolayısıyla buna ilişkin savunma yerinde olmadığından davanın kabulüne.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"İstirdat davalarında hak düşürücü süre ödemeden itibaren 1 yıl olup, davacının süresi içinde talepte bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Huzurda görülen dava itirazın iptali talepli bir dava olup, takip hukuku içinde ve takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı ele alınması gerektiğini, dolayısı ile davacı her ne kadar ilamsız bir icra takibi sonrasında itirazın iptali talebi ile dava ikame etmişse de takip talebinin 4 numaralı maddesinde borcun sebebini İstanbul ... İcra ... dosyada takibe konu senetlerin cebri icra yoluyla tahsil edilen tutar iadesi 24.337,70 TL olarak belirtildiğini,Ancak her ne kadar mahkeme davanın istirdat davası olduğunu kabul etse de zaman aşımı itirazımız yönünden hukuksuz bir karar verdiğini, franchise sözleşmesinde, franchise alan kendi nam ve hesabına hareket ettiğini, yani franchise alan davacının tacir olduğunu, Hak düşürücü süreler kanunlarda tahdidi olarak sayılmakta olup herkes için emredici olduğunu, işbu davada, davacı yan tacir sıfatına haiz bir kişi olduğundan basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, bu nedenle davacının borçlu olmadığını 10.12.2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ile öğrendiğine ilişkin kararın usule aykırı olduğunu,Davacının teminat senedi iddasının ispata muhtaç olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun iddia eden tarafın HMK'ya göre iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, bu hususun kesin delille ispatlanması gerektiğini, Kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu; mücerretlik ilkesi gereği, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, geçerli bir temel münasebetin bulunduğunu ispat yükünü ve bundan doğacak defilerin dermeyanı borçluya aittir,Yukarıda açıklanan sebepler ile istirdat talebini zamanınında yapmayarak, hak düşürücü süre yönünden kanunen talep hakkı bulunmayan davacı lehine, mahkemece verilmiş olan takibin devamına ilişkin hükmün usule aykırı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava,  İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından, \".. Davanın KABULÜ ile; -İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince iptali ile; takibin aynen devamına, -Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 icra inkar tazminatı 9.537,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" karar verilmiştir. Hüküm  davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ile davalı arasında  \"gayrimenkul franchise alt lisans sözleşmesi\" ve \"ek protokol\" bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediği ve dolayısıyla bu sözleşme kapsamında verilen her türlü bedelin iadesinin gerektiği hususunun İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/43 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2018/1212 Esas - 2020/2140 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği sabittir. Davacının anılan sözleşme kapsamında teminat bonoları verdiği ve sözleme hiç uygulanmadığından bonoların bedelsiz kalmasına rağmen davalı tarafından icra takibine konu edildiği ve ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kalındığı iddiası ile işbu davaya konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.  Yukarıda açıklandığı şekilde yürürlüğe girmeyen ve ortadan kaldırılan sözleşme kapsamında düzenlenen bonoların bedelsiz kaldığı, bu kapsamda davacıdan tahsil edilen bedellerin iadesinin istenebileceği, taraflar arasındaki ilişkinin ve bonoların bedelsizliği hususunun ayrı bir yargılamaya konu olması nedeniyle, davacının ödediği bedelin iadesini isteme süresi yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin ancak tespite yönelik davanın kesinleştiği 10/12/2020 tarihinde başlayacağı, davacının da bu tarihten itibaren yasal süre içinde işbu takip ve davayı açmış olması karşısında olayda hak düşürücü sürenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.257,41 TL harçtan, peşin alınan 814,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.443,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"102b90231461f30c","SID":"52d7b15ae618ebc7"}}