{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/414 Esas<br>KARAR NO: 2023/1914<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2021<br>NUMARASI: 2019/126 Esas -  2021/178 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin www...com adresinin sahibi olduğunu ve söz konusu site üzerinden online olarak satış yapıldığını, sitenin davacının 19.01.2016 tarihli başvurusu ile ... ismiyle marka olarak ... numarası ile 30.11.2016 tarihinde tescil ettirilmesiyle kurulduğunu ve online olarak çikolata ve hediye sektöründe 2016 yılından beri faaliyet gösterdiğini, 22.01.2019 tarihinde ...com markasını diğer davacı olan ...‘a devredildiğini, davalı şirketin  aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu ve ...com adlı markanın  davalı tarafından kullanıldığını, markanın kullanımına ilişkin hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen www...com alan adlı web sitesine ilişkin olarak ticari ilişki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar sözcük olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanıldığını belirterek; davacının tescilli markası olan ...com ile bu ibarenin davalı tarafından Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesi nedeniyle www...com sitesine erişiminin engellenmesine yönelik tedbir kararının verilmesini ve dava kesinleşinceye kadar devamını, davacının tescilli markası olan ...com ibareli markanın davalının sorumlu bulunan www....com alan adlı internet sitesi için anahtar sözcük olarak kullanılması ve bu ibare ile yapılan aramalarda ilk sırada çıkması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun’un 29.Maddesi uyarınca davacıların marka tescilinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149.madde uyarınca durdurulmasını, TTK 54. ve devamı maddelerince davalının eylemleri nedeniyle haksız rekabetin varlığının tespitine saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...  adına tescilli markanın, 31.10.2016 tescil tarihli ve ... tescil numaralı “...”+ şekil markası olduğunu, “...” veya “....com” olmadığı, vekil edenin www......com alan adlı internet sitesinin hiçbir yerinde de hiçbir şekilde dava konusu  ... tescil numaralı “....com” + şekil markası kullanılmadığını, bilirkişi raporunda kullanıldığı  tespit edilen \"...\" markasının kullanımının hukuka uygun olduğunu, davacı markasının 20. sınıfta, müvekkilinin kullanımının 35. sınıfta olduğunu, 12.07.2010 tescil tarih  ve ... tescil numaralı “...” markasının dava dışı ...LTD. ŞTİ.’ye ait olduğunu, marka sahibi ... TİCARET LTD. ŞTİ. tarafından da “...” markasının kullanımı için 08.08.2018 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi ile vekil edenine münhasıran lisans verildiğini belirtmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarih ve 2019/126 Esas - 2021/178 Karar sayılı kararıyla; \"... davacılardan ... Ltd.Şti'nin TPMK nezdinde ... numaralı ... ibareli markanın önceki sahibi olduğu, markayı 22/01/2019 tarihinde diğer davacı ...  devrettiği, mahkememizce tazminat taleplerine yönelik davanın tefrik edildiği, Mahkememizce tedbir talebine ilişkin aldırılan 27/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı markasının 20.sınıf kapsamında tescilli olduğu, davalı marka kullanımının ise 35. sınıf kapsamında olduğu bu nedenle tecavüz olmadığı yönünde görüş bildirildiği, Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 26/04/2021 tarihli raporunda; taraf markalarının farklı sınıflarda tescilli olmaları ve davalının davaya konu \"...\" ibaresi kullanımının marka lisans sözleşmesine dayandığı belirtilerek tecavüz koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre öncelikle davalı tarafından davacılardan ... Ltd.Şti.nin aktif husumet yokluğunda bu davacı yönünden usulden reddi talep edilmiş ise de dava dilekçesi içeriği incelendiğinde; taraflar arasında İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/510 sayılı esas dosyasında tedbir kararı verildiği, davacıların iddiasına göre bu tedbir kararının haksız ve  kazanç elde etmeye yönelik olduğu, davaya dayanak taleplerinin bu dosya ile de  ilişkilendirilmesi ve  davacılar arasındaki  marka devrinden önceki dönemide  kapsaması nedeni ile  birlikte davacı oldukları, bu nedenle, davacı ... Ltd.Şti. nin davada taraf sıfatı olmadığı yönündeki davalı talebinin mahkememizce usul ve yasaya uygun olmadığı; Esas yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı şirketin 14 Ağustos 2018 tarihli Lisans Sözleşmesi ile dava dışı ... Limited Şirketine ait 2019/48299 numaralı ve 31,35 ve 43. sınıflarda tescilli  ... ibareli markayı devraldığı, kullanımın da işbu lisans sözleşmesine göre yapıldığı, bu yönü ile davalı marka kullanımının usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki taraf kullanımları değerlendirildiğinde davacılara ait ... numaralı markanın 20. sınıfta tescilli olduğu, davalı kullanımlarının ise, 35. sınıfta (müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri) olduğu, davacının tescilli olduğu 20. sınıftaki emtialara yönelik bir satışının da olmadığının tüm dosya kapsamından bilirkişilerce incelenen internet sayfalarından anlaşıldığı, bu şekilde davalının davacılara ait markaya yönelik tecavüzde bulunulmadığı gibi sınıfların ve ticari faaliyetlerinde farklı olduğu gözetildiğinden haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, yine davalı kullanımının lisans sözleşmesine dayalı hukuka uygun bir kullanım olması nedeni ile davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; \"Davaya konu haksız tecavüzün başladığı dönemde  müvekkil şirketin sahibi olduğu www...com sitesi üzerinden  satış yapıldığını, bu sitenin davacı  şirketin-19.01.2016  tarihli başvurusu ile ... ismiyle marka olarak ... numara ile 30.11.2016  tarihinde tescil ettirilmesi (nicelik sınıfı 20)-14.12.2015 tarihli başvurusu ile  ...  ismiyle marka olarak ... numara ile 26.10.2016  tarihinde tescil ettirilmesi (nicelik sınıfı 30)  suretiyle kurulduğunu,  Müvekkilin hem tescilli markası hem de satış yapılan web sitesinin adı olan \"...\" ibaresi  davalı tarafından  www...com alan adlı web sitesine ilişkin olarak ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yöntemi için  anahtar sözcük olarak  kullanıldığını, böylelikle  arama motorları üzerinde yapılacak aramalarda müvekkilin tanınmışlığından faydalanarak hukuka aykırı  menfaat temin etmeye çalıştığını, Aldırılan 27.08.2019 tarihli ve 26.04.2021 tarihli bilirkişi raporlarında \"...\" ibaresinin davalı tarafından kullanıldığının açıkça belgelendiğini, Müvekkile ait \"...\" ibareli markanın bulunduğu 30.sınıfta, sayılan ürünlerin bulunduğunu, davacı müvekkilin ... ibareli markasının nicelik sınıfı 30 olup davalının bu hususu bilebilecek durumda olduğunu, her iki taraf da online olarak gıda sektöründe satış yapmakla birlikte tarafların aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, Davalının, müvekkillerin tescilli markasını tali unsur olarak değil bizzat aynı isimle hakim unsur olarak kullanmasının marka hakkımıza tecavüzün göstergesi olduğunu, bunun yanında müvekkillerin hem markalarının hem de satış yapılan web sitesinin adı olan ... ibaresinin   davalı tarafından Google Adwords reklam yöntemi için  anahtar sözcük olarak  kullanılması da müvekkillerin  markasına açık bir tecavüz  ve bu suretle de haksız rekabet oluşturduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun “Dürüst Davranma” başlıklı 2. maddesinde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmüne yer verildiğini, davaya konu davalının eylemlerin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı ve haksız rekabetin meydana geldiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>DELİLLER: *Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 27/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; \"www...com sitesinde; ... sitesinden yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcı bilgileri incelendiğinde sitenin ..., ... firması tarafından Private (Tescil sahibinin isminin gizlenmesi) olarak tescil edildiği,  Sitenin 04.12.2002 tarihinde oluşturulduğu ve 04.12.2026 tarihinde yayınının sona ereceği bilgisinin yer aldığı, Sitede ... ibaresinin kullanıldığına, www...com sitesinde; ... sitesinden yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcı bilgileri incelendiğinde sitenin ...,... firması tarafından ...  adına tescil edildiği, Sitenin 16.02.2005 tarihinde oluşturulduğu ve 16.02.2020 tarihinde yayınının sona ereceği bilgisinin yer aldığına, Davacının davaya mesnet gösterdiği ... dosya numaralı (Şekil + ....com) ibareli markanın 20. Sınıf kapsamında olduğuna, Davalının marka kullanımının 35. Sınıfın alt kapsamında kalan (Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). Emtialarını kapsadığına, Davacı markasının ve davalı markasının farklı sınıfları kapsaması sebebi ile, davalı marka kullanımının, davacı markasına tecavüz etmediğine ve farklı emtiaları kapsaması sebebi ile iltibas yaratmayacağına\" dair görüş ve kanaatte bulundukları görülmüştür. *Bilirkişiler ... ve .. tarafından düzenlenen 26/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;  \"Davalının “...” ibaresini dava dışı 3. Kişiye ait ... başvuru nolu markaya ilişkin marka lisans sözleşmesi ile kullanmakta olduğundan SMK mad.7/3d bağlamında “...” ibaresinin kullanımına yönelik hakkı olduğu, Davaya konu markaların esaslı unsur olan “...” ibaresi bakımından aynı olmakla birlikte kullanıldıkları mal ve hizmetler bakımından tümüyle farklı oldukları değerlendirildiklerinde markada kullanılan diğer yan unsurlar ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali tümüyle ortadan kaldırdığı, Davalının “...” ibaresi kullanımının dava dışı 3.kişiye ait ... başvuru nolu markaya ilişkin marka lisans sözleşmesine dayandığı, ayrıca kullanılan ibareler arasındaki farklılıklar ile davacının markasının tescilli olduğu emtialar açısından dürüstlük kuralına aykırı bir uygulaması olmadığı\" yönünde görüş ve kanaatte bulundukları görülmüştür.<br>GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece tazminat istemli davanın tefrikine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, \"... davacılara ait markaya yönelik tecavüzde bulunulmadığı gibi sınıfların ve ticari faaliyetlerinde farklı olduğu gözetildiğinden haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, yine davalı kullanımının lisans sözleşmesine dayalı hukuka uygun bir kullanım olması nedeni ile davanın reddine.\" karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı ...  Ltd.Şti'nin ... numaralı \"...\" ibareli markanın önceki sahibi olduğu. markayı 22/01/2019 tarihinde diğer davacı ... devrettiği, davacıların işbu davada davalının markayı izinsiz olarak haksız ve hukuka haykırı olarak kullandığından bahisle marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması isteminde bulunduğu; davalının ise, öncelikle husumet itirazında bulunarak, markayı lisans devri ile kullandığını ve hukuka aykırı bir kullanımın bulunmadığını savunduğu görülmüştür. Mahkemece aldırılan 27/08/2019  ve  26/04/2021  tarihli her iki bilirkişi kurulu raporunda; davalının “...” ibaresini dava dışı 3. Kişiye ait ... başvuru nolu markaya ilişkin marka lisans sözleşmesi ile kullanmakta olduğundan SMK mad.7/3d bağlamında “...” ibaresinin kullanımına yönelik hakkı olduğu, davaya konu markaların esaslı unsur olan “...” ibaresi bakımından aynı olmakla birlikte kullanıldıkları mal ve hizmetler bakımından tümüyle farklı oldukları değerlendirildiklerinde markada kullanılan diğer yan unsurlar ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali tümüyle ortadan kaldırdığı ve buna göre  davalının davacılara ait markaya yönelik tecavüzde bulunulmadığı gibi sınıfların ve ticari faaliyetlerinde farklı olduğu gözetildiğinden haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, yine davalı kullanımının lisans sözleşmesine dayalı hukuka uygun bir kullanım olması nedeni ile mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; Davacıların \"Davalının www...com alan adlı web sitesine ilişkin olarak ticari ilişki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar sözcük olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanıldığı\" yönünde iddiaları olduğundan; davalı tarafın google adwards ve google adsene gibi araçlar kullanarak reklam verip vermediğinin doğru bilgisinin ancak Google veya diğer reklam araçlarından alınacak bilgi veya davalı tarafın dosyaya bu bilgileri sunması ile mümkün olabileceğinden, mahkemece davalı taraftan reklam verilen anahtar kelimelere ilişkin şifre vb. kayıtların ibrazının istenerek ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarih ve 2019/126 Esas - 2021/178 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 55,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 276,20 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56c709c180dceb32","SID":"0a789c989efa2697"}}