{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/399 Esas<br>KARAR NO: 2023/1964<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/06/2021<br>NUMARASI: 2019/93E, 2021/288K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yıllardır yurt dışında ve yurtiçinde turizm faaliyetleri yapan bir firma olduğunu, \"... \" markasının TPMK nezdinde müvekkili adına ... numaralı başvuru kapsamındaki 39. sınıfta hizmetler bakımından tescil ile korunmakta olduğunu, davalı yanın \"...\" ve \"...\" markalarını 39. sınıfta kendi adına  ... numaralı ile tescil ettirdiğini, anılan markaların 6769 Sayılı SMK'nun 6. maddesi kapsamında müvekkili adına tescilli \"...\" markası ile iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının söz konusu markaları 1 yıla aşkın süredir kullanmadığını, davalının anılan marka tescillerinin kötüniyetli olduğunu, davalı yanın ... numaralı \"...\" ve ... numaralı “ ...”  markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait markaların TPMK nezdinde benzerlik araştırması yapılarak tescile bağlandığını, davacı markası ile müvekkilinin markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı şirkete ait markanın \"...\" iken, müvekkilinin markalarının “... \" ve “ ...\" olduğunu, ingilizce bir kelime olan “...” ibaresinin Türkçe karşılığının “ havayolu/havayolları\" olup davacı şirket markası ile herhangi bir ilgisi bağlantısı olmadığını, bu bakımdan müvekkilinin markalarının özgün ve bağımsız olduğunu, markaları arasında iltibas söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin hava, kara ve deniz yoluyla taşımacılık yapan bir şirket olduğunu, davacı şirketin, müvekkili şirketin iştigal alanı dışında kötü niyetli tescil yaptığı iddiasının havayolu taşımacılığı ile iştigal eden müvekkili şirketin gerçek durumu karşısında mesnetsiz kaldığını, 6769 Sayılı SMK nın 9.maddesi uyarınca, marka kullanım süresinin 5 sene olduğunu ve bu sürelerin daha dolmadığını, davacı şirketin “...\" ibaresinin yalnızca kendisi tarafından kullanıldığının ve kullanılabileceği iddialarının mesnetsiz olduğunu aynı marka sınıfında \"...” ibareli birçok marka bulunduğunu  davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"....DAVANIN KABULÜNE 1-TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli ve ... numaralı \"...\" ibareli markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; davada yapılan itirazlarla ilgili olarak neredeyse hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Müvekkili şirketin markaları usulüne uygun olarak tescil edilmiş markalar olduğunu, müvekkili şirkete ait markalar tescil edilmeden önce Türk Patent ve Marka kurumu tarafından gereken araştırma ve incelemeler yapıldığını, benzerlik taşımaması için uzman benzerlik araştırması yapılmış ve herhangi bir benzerlik, iltibas veya hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle müvekkil şirket adına tescil edildiğini,  markalar arasında herhangi bir benzeşme veya bağlantı bulunduğu izlenimi oluşması söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait markaların davacı şirkete ait markadan farklı olduğunu, davacı şirkete ait marka ''...'' iken müvekkili şirkete ait markaların ''...'' ve ''...'' markaları olduğunu, İngilizce bir kelime olan ''...'' ibaresinin Türkçe karşılığının ''havayolu/havayolları'' olduğunu,  davacı şirketin markası ile herhangi bir ilgisi, bağlantısı olmadığını, ''...'' markasının yazılışının dahi farklı olduğunu,  markanın tescil edilmiş olduğu NICE sınıflarından hareketle iltibas ihtimalinin oluştuğu yönündeki değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, 39. Mal ve Hizmet sınıfının konusundaki hizmetlerin marka/işletmeler için günümüz dünyasında olmazsa olmaz bir unsur olduğunu,  TPE kayıtlarına göre yapılan istatiksel değerlendirme incelendiğinde 39. Mal ve hizmet sınıfı geçmiş yıllara göre artarak gelen ve 2018 yılında ise hem yerli hem de yabancı Marka başvurularında açık ara en çok tescil başvurusu yapılan sınıf olduğunu,  2021 yılı istatistik dağılımında en fazla tescil olunan sınıflardan biri olduğunu, Davacı şirketin markasının 39. Sınıfta; yalnızca turizm alanında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirketin ise kargo ve lojistik alanlarında ticari faaliyet göstermekte olduğunu, davacı şirketin kitlesi ve kullanıcıları spesifik olarak turizm sektörü olup, müvekkili şirketin markasının hitap ettiği kesim tamamen farklı olduğunu, görsel, işitsel ve anlamsal olarak tamamen farklı markalar olduğunu,  yazım şekli, rengi, harfler (K ve q harf farklılığı) ve diğer unsurlar açısından markaların görsel olarak benzer olmadığı, işitsel olarak müvekkil şirketin markasının sesçil anlamda baskın ve esas unsurları bakımından karıştırılmayı önleyecek derecede farklılık taşıdığı, anlamsal olarak ise müvekkil şirketin markasının yaratılmış ve özgün bir marka olduğu ve markaların anlamsal olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı nı,  ''...'' markasının Libya' da kurulmuş 20 yılı aşkın süredir hizmet veren bir şirketin markas olup müvekkili şirketin de dahil olduğu grup şirketlerinden birisinin de bu Libya şirketinin Türkiye' deki yetkili acentesi olduğunu, müvekkili şirketin çakışan emtia sınıfının 39. Sınıf olduğu ve davacı şirketin söz konusu sınıf bakımından bu sınıfları teşkil eden işlerde çalışmamaları, bu alanlarda hiçbir tanınırlıkların bulunmaması ve kelime olarak tescil edilmiş marka ile kelime+şekil olarak tescil edilmiş marka arasında ayırt edici unsurun şekil olması, kelime olanlarda ise son harfin önem arz etmesi hususlarının göz alınması gerektiğini, SMK md. 6/1 md koşullarının oluşmadığını mahkemenin SMK. nın 25. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kötü niyetli tescil yaptığı değerlendirmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME TPMK kayıtlarına göre  ... numaralı \"...+şekil\" markası 27.03.2014 koruma 27.01.2015 tescil tarihi ile 39 sınıfta davacı adına tecillidir.Hükümsüzlüğe konu markalar incelendiğinde;  ... numaralı \"... \" markasının 17.01.2018 koruma 18.06.2018 tescil tarihi ile 39 sınıfta davalı adına kayıtlı olduğu ve  ... numaralı \"...\" markalarının 17.01.2018 koruma 26.06.2018 tescil tarihi ile 39 sınıfta davalı adına kayıtlı tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler marka vekili ... ile  taşımacılık sektörü bilirkişisi Dr Öğr üyesi ... kök raporunda özetle: Davalı tarafından, davacı markasından sonraki tarihte tescili gerçekleştirilen ... ve ... numaralı ve ... ve ... ibareli kelime markalarının 39. sınıfta yer alan “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.\" hizmet grupları bakımından ortalama tüketici nezdinde, davacının ... numaralı “...” ibareli markası ile görsel ve kavramsal olarak benzer algılanarak iltibas ihtimaline yol açabileceği ve 6769 Sayılı SMK' nun 6/1-b ve 25. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının 6769 Sayılı SMK’ nın 6/9 maddesine dayandırılan kötüniyetli tescilin hükümsüzlüğü talebinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığı bildirilmişler ek raporda önceki görüşlerini korumuşlardır.<br>GEREKÇE Dava konusu, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ... +ŞEKİL ibareli markası ile davalının ... ibareli markaları 39.sınıfta tescilli olup alt sınıflarının da aynı olduğu, davacının markasının tescil tarihinin daha önce olduğu, davalının markalarındaki ... ibaresinin 39. sınıf yönünden tanımlayıcı ibare olduğu, davacının markasındaki ise ... ibaresinin tanımlayıcı ibare olduğu, davacı markasının esas unsuru olan ... ibaresi ile davalının markalarının esas unsuru olan ... ve ... ibarelerinin fonetik ve kavramsal olarak aynı olup davalının markasında davacı markasından farklılaşacak bir unsur barındırmadığı, markanın düz yazı ile tescilli olduğu dikkate alınarak markanın tescilli olduğu tüketici grubu yönünden benzer algılanabileceği de raporda yerinde olarak tespit edilmiş olmakla davalının markalar arasında benzerlik olmadığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili kötüniyetli tescilin kabul edilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; mahkemenin gerekçesinde kötüniyetin sabit olmadığına açıkça yer verildiği dikkate alındığında neticeten davalının istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 68,50-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"827e4e6962b840dd","SID":"4ed7d0c7cb34e77f"}}