{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/343 Esas<br>KARAR NO: 2023/1826<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2021<br>NUMARASI: 2021/270E, 2021/235K.<br>DAVANIN KONUSU: Tescilsiz Endüstriyel Tasarıma Tecavüz, Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye de ilk kez kamuya sunulmuş olan kadın elbise tasarımının  ilk kez 28 ekim 2019 tarihinden itibaren davacıya ait @... adlı instagram sayfası üzerinden kamuya ve satışa sunulduğunu, davacı tasarımının tescil edilmemiş olsa da mevzuatımıza göre  gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve gerekse Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümlerine göre korunduğunu, davacının söz konusu tescilsiz tasarımının taklitlerinin davalının  iş yerinde \"...\" markasıyla üretim ve satışının yapıldığını,  yine aynı davalıya ait @... adlı Instagram sayfasında satışını gerçekleştirmekte olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/73 D.İŞ sayılı dosyası ile davalının iş yerinde ve yine davalıya ait @... adlı instagram satış sayfası üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, dosyadan alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğini, delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında \"Tespit isteyen firmanın tescilsiz modeli ile karşı taraf ... firmasının mağazasında bulunan modeller karşılaştırıldığında, iş bu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından birebir aynı olduğunu,  karşı taraf  tarafından, tespit isteyen firmanın kendi ortalama algıdaki tüketici kitlesince iltibasa ve aldatmaya yol açacak şekilde tescilsiz tasarım görsellerinin taklit yolu ile üretilmesi ile piyasaya sunulduğu kanaatine varılmıştır. \" denilerek tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğini, davacının tasarımına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olduğunu, maddi zarar hesabına ilişkin belgelerini ibraz edeceklerini, hazır giyim sektöründe seri üretim yapıldığını, üretim için sipariş adedi ve beden dağılımı dikkate alınarak kumaş maliyetini en aza indirmek için kesim işleminin tek tek yapılmadığını, Pastal planına göre serim uzunluğu ve serim kat sayısı belirlendikten sonra elle veya serim makinesi ile serim yapılacağını, serim işlemi tamamlandıktan sonra kesimin  gerçekleşeceğini, her pastalda serine kumaş 36-38-40-42-44 beden olmak üzere 5 ayrı bedende kesildiğini, minimum bir hesaplamayla sadece bir bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 5 beden X 1 renk = 500 adet ürün kesimi yapıldığını, birden fazla kumaş ile birden fazla pastal kesim yapıldığında ise ürün adedi 500 ün katları şeklinde arttığını, ortalama olarak bir tasarımdan 2500 -3000 adet kesim üretim yapıldığını, Ürün başına karlılığın davacının ürün başına üretim maliyeti (ile satış fiyatı arasındaki fark ürün başına mahrum kalınan karını gösterdiğini, ürün başına kar ile 3000 üretim adedinin çarpılması halinde de mahrum kalınan kar bulunacağını, davacıya ait tasarım kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretildiğini ve seçkin mağazalarda satışa sunulduğunu, davalı tarafından üretilen taklit ürünlerin ucuz malzemeden özensizce dikilmiş  ve pazarda satıldığını, bu nedenle davacının ürünlerinin itibarına zarar verildiğini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde  arttırmak üzere şimdilik 100- TL itibar tazminatının delil tespitinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, manevi tazminatın da koşulları gerçekleştiğini, davacının cirosunun düşmesi, siparişlerinin iptal edilmesi gibi ticari sıkıntılar yüzünden manevi ıstıraba maruz kalındığını, ve manevi zarara da uğradığını, bu nedenlerle SMK ve TTK haksız rekabet hükümleri gözönüne alınarak; Taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesini, davalıların tasarım hakkına tecavüzün Tespitini, Durdurulmasını, Önlenmesini, Belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde talebi artırmak üzere  şimdilik 1.000 -TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 04.03.2020  tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde talebi artırmak üzere şimdilik 100- TL İtibar Tazminatının delil tespitinin yapıldığı 04.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, 20.000- TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 04.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait tasarımlarının ne ayniyet derecesinde benzer ne de taklit ürün olarak değerlendirilebilecek bir yapıya sahip olduğunu, ilk kez kamuya sunma olgusunun gerçekleşmediğini,  davacının Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri kapsamında tescilsiz koruma şartlarına haiz tasarımının davalı tarafından taklit edilmek suretiyle piyasaya sunulduğundan bahisle tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması önlenmesi ve ortadan kaldırılması talebi ile işbu davayı açmış ise de, davaya konu ürüne ait tasarımın kamuya ilk kez davacı tarafça sunulmadığının açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla yukarıda izahı yapıldığı üzere ilgili kanunun 55/4, 57 ve 56/4-b hükümleri dikkate alındığında davaya konu tasarım yönünden tescilsiz korunma şartlarının davacı lehine oluşmadığı, ispat yükü altındaki davacının ürünlerinin önceki tarihlerde piyasaya sunulduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamayacağını, kamuya sunulmuş olan harcı alem nitelikteki ürün ve tasarıma ilişkin davalı  yapılan üretim ve pazarlamanın TTK 54 vd maddeleri uyarınca haksız rekabet olarak kabulünü gerektirir bir durumun bulunmadığı gayet açık olup, davacının tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminata yönelik açmış olduğu davanın haksız ve mesnedsiz olduğunu izah edilen nedenlerden dolayı davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Tescilsiz tasarım hakkına tecavüz iddiası yönünden ilk değerlendirilmesi gereken husus söz konusu tasarımın korunmadan yararlanıp yararlanmayacağıdır. SMK'nun 55/4.md'sine göre tescilsiz tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde korunur. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan bu tasarım ayırdedici olmalı ve kamuya arzından itibaren 3 yıllık süre geçmemiş olmalıdır. Korumadan yararlanma şartı olan yenilik vasfı res'en araştırılması gereken tarafların da her zaman delil sunabileceği bir husustur. Somut olayda her ne kadar ilk raporda davacının dayanak tasarımının yenilik unsurunun bulunduğu yönünde tespit yapılmışsa da, davalı yanca sunulan https://...com isimli web sitesinde yer alan tunik görselinin Nisan 2019 tarihinde siteye yüklenmiş olduğu, söz konusu tasarım ile davacı tasarımının genel ve detay görünüşü itibarı ile benzer olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde aynı olarak algılanacakları, davacının tasarımını ilk kez kamuya 28/10/2019 tarihinde sunmuş olması nazara alındığında, davacı tasarımının yenilik unsurunu haiz olmadığı ve tescilsiz tasarım korumasından yararlanamayacağı anlaşılmış, bu nedenle davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle;  - Tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddinin yerinde olmadığını, tasarımın ilk kez müvekkili tarafından 28 Ekim 2019'da  @... adlı müvekkilinin instagram hesabından kamuya ve satışa sunulduğunu, Tescilsiz tasarımların da SMK 55/4, FSEK ve TTK gereğince korunduğunu, Bakırköy 1.FSHHM 2020/73 D.İş sayılı dosyada  yapılan delil tespiti ile tasarım hakkına tecavüzün tespit edildiğini,  Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tecavüzün varlığının tespit edildiğini, Bilirkişi raporunda hükümsüzlüğe yönelik inceleme yapılmasının yerinde olmadığını, davalının böyle bir davası olmadığını, SMK 78/5 maddesinde; \"tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye karşı açılır\" şeklinde düzenlendiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili tasarımı ile davalının sunduğu internet sitelerinden alınan görsellerdeki tasarımlar arasında farklılıklar olduğunu, yenilik kırıcı kabul edilemeyeceğini,  Kim tarafından nasıl ve ne şekilde oluşturulduğu belli olmayan internet sitesi görselinin delil olarak esas alınmayacağını,  Haksız rekabete dayalı değerlendirme yapılmamasının yerinde olmadığını, Maddi tazminata ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini maddi tazminatın öncelikle SMK 151.2.a maddesine dayandığını, davalı kayıtlarının tespit edilememesi ihtimali olup TBK 50 md göre değerlendirme yapılabileceğini, Müvekkilinin  tasarımının aynısının üretim ve satışı yapıldığı için tasarım hakkına tecavüz oluştuğu gibi haksız rekabete de sebebiyet verildiğini, bu nedenle itibar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili ürünün birinci sınıf işçilik ile sunulduğunu, davalı ürününün ucuz malzemeden özensizce dikildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME Bilirkişiler 17/05/2021 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; davacı tarafından https://www.instagram.com/... internet adresinde @... kullanıcı adlı instagram sosyal medya hesaplarında dava konusunu oluşturan ( tescilsiz tasarım) kadın tulumunun ilk kez 28 Eylül 2019 tarihinde kamuya sunulduğu ifade edilse de; yapılan incelemede sözkonusu hesapta davaya konu kadın tulumunun ilk olarak en erken 28 Ekim 2019 tarihinde hesaba yüklendiği ve kamuya sunulduğu, dava konusunu oluşturan (tescilsiz tasarıma konu) kadın tulumunun davacıdan daha önce kamuya sunulmuş benzer sayılabilecek nitelikte örneğine rastlanmadığı, bu nedenle tescilsiz “tunik tulum” tasarımın yenilik kriterine sahip olduğu ve tescilsiz koruma koşullarının var olduğu, davalı taraf adresinde tespit edilen ürünlerin, Davacı tarafa ait “tunik tulum” tasarımı ile genel izlenimde karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.  Bilirkişiler 10/10/2021 tarihli ek raporlarında; \"dosyaya  davalı  tarafından  sunulan  https://...com web  sitesinde  yer  alan  dosyaya konu olan “tunik tulum”  görselinin “Nisan 2019” tarihinde internete yüklendiği, davalı tarafından ek inceleme talebiyle sunulan en eski tarihli delil niteliğindeki Nisan 2019 yayın tarihli giysi ile Davacı tescilsiz tasarımının birebir benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde aynı algılandıkları, delil  Nisan  2019  tarihli  tunik  giysisinin  tescilsiz  tasarımla  birebir  benzer  olduğu  tespit edildiğinden, davacı tescilsiz tasarımının yenilik özelliğine sahip olmadığı, bu nedenle  davalının eyleminin davacının hak sahibi olduğu tasarımdan doğan haklara tecavüz  teşkil  etmediği  tespiti  yapılmış  olduğundan  herhangi  bir  tazminat  hesaplaması yapılmasına gerek olmadığı\" hususlarını bildirmişlerdir.<br>GEREKÇE: Davacı, internet sayfasında 28 Ekim 2019'da satışa sunulan \"kadın elbise tasarımının\" tescilsiz tasarım olarak korunduğunu, davalının satışını yaptığı ürünün müvekkilinin tescilsiz tasarımından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini, tasarıma tecavüz oluşmadığı kanaatine varılması halinde ise haksız rekabet oluştuğunu ileri sürerek tescilsiz tasarıma tecavüzün tespiti, meni, refi,  SMK 151.2.a maddesi gereğince maddi tazminat ile itibar tazminatı ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, öncelikle tescilsiz tasarımın korunma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi yerinde olup Dairemizce yeterli görülen ek bilirkişi raporunda tescilsiz tasarımın davacı tarafça kamuya sunulmadan önce www...com ibareli web sitesinde Nisan 2019'da kamuya sunulduğu ve her iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde aynı algılandıkları tespit edilmiş olmakla davacının tescilsiz tasarımdan kaynaklanan taleplerinin reddi yerinde olduğu gibi tescilsiz tasarım SMK ile korunduğundan ayrıca TTK'daki haksız rekabete ilişkin hükümlere dayanılamayacağı, ürün sunumu itibarı ile de haksız rekabet koşulları oluştuğundan söz edilemeyeceği dikkate alındığında mahkemenin davanın reddi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e328a154acf3693","SID":"bbbac22f24d2482b"}}