{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1664 <br>KARAR NO\t: 2023/1573<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/177 E.  -  2021/109 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/03/2021 tarih ve 2020/177 Esas - 2021/109 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin \"...\" ibareli markasını 1998 yılından beri Gaziantep ilinde kullandığını, 2006/20847 ve 2010/84510 sayılı \"...\" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde önceki tarihli tescilli markalar ve tescilsiz kullanımdan kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin 2019/60438 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı gerçek kişinin, adına tescilli \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen yerinde görülerek bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin 2006/20847 başvuru numarası ile 20 ve 24.sınıflarda kullanmakta olduğu “... ve şekil” ibareli markasının tescil tarihini yenilemeyi kaçırdığını, 2006 yılında yapılan başvuru dahil müvekkilinin bu markanın gerçek sahibi olduğunu, 2010/85410 başvuru numarası ile de söz konusu markayı 24. ve 26. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu durumun YİDK tarafından markanın hükümden düştüğü ve bu nedenle davalının markası ile karıştırılma ihtimalinin olmadığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini, tescil öncesinde de müvekkilinin uzun yıllardır “... ve şekil” ibaresini kullandığını, tescil hükümden düşmüş olsa dahi uzun süreli hak sahipliğinden kaynaklı olarak müvekkilinin tescil talebinin haklı olduğunu, davalının markasının önüne baskın biçimde “...” ibaresini ekleyerek markayı kullandığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-3571 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun, başvurusu yapılan tüm hizmetlerde kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin \"...+ ŞEKİL” markasının tescilli olduğu 35.sınıfta öncelikli ve inhisari hak sahibi olduğunu, dava konusu markaların ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu ve tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, her iki markada da yan unsur olan “dünya görseli” bulunmasının da markalar arasındaki iltibas tehlikesini artırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 2019/60384 sayılı “...+şekil” ibareli davacı marka başvurusu ile 2018/40515 sayılı “... ...+şekil” ibareli davalı markası arasında başvuru kapsamından çıkarılan tüm hizmetler  bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının önceki tarihli 2010/85410 sayılı markası nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.         <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markasını, 1998 yılından beri Gaziantep ilinde kullandığını, bu hususun dahi tek başına müvekkilinin başvuru üzerinde hak sahibi olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını ihdas eden ve ilk kullanan kişi olup, söz konusu ibare üzerinde mutlak hak sahibi bulunduğunu, müvekkilinin 2006/20847 ve 2010/84510 sayılı markalarının olduğunu, hem bu markalar hem de tescilsiz kullanımları nedeniyle müvekkilinin başvuru üzerinde müktesep hakka sahip bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...+şekil\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2018/40515 sayılı \"... ...+şekil\" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu, her ne kadar \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği çok yüksek değil ise de asgari bir korumayı da haiz bulunduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, tescilsiz marka kullanımının, tescilli bir başka markanın varlığına rağmen tescilsiz kullanıma konu ibareyi tescil hakkı vermeyeceği, yalnızca tescilsiz marka sahibine koşulları varsa SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında davacının önceki tarihli 2010/84510 sayılı markasının kapsamında, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin yer almadığı, 2006/20847 sayılı markanın ise hükümden düştüğü ve koruma süresi ile dava konusu başvuru arasında iki yıldan fazla süre bulunduğu, bu nedenlerle davacının başvuru üzerinde müktesep hakkının da olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eeffb9e14638d25","SID":"f566b078d3123ad6"}}