{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2051 <br>KARAR NO: 2023/1623<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/05/2019<br>NUMARASI: 2017/625 E. - 2019/173 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı borçlu arasında 07/05/2009 tarihli \"Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmenin mali şartlar başlıklı 5.maddesinde lisans alanın meslek birliklerine, 01/01/2008-31/12/2008 tarihi arası 12 aylık sözleşme bedeli olarak 26.756,40 TL + KDV'yi belirtilen şekilde ve tarihlerde ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından herhangi bir fesih bildiriminin yapılmadığını, ancak sözleşme konusu lisansın kullanımına da devam edildiğini, lisans sözleşmesi uyarınca 2014 yılı telif bedeline ilişkin olarak müvekkili tarafından düzenlenen 13/11/2014 tarih 183675 sayılı 6.599,75 TL + KDV tuarındaki faturanın davalıya tebliğ edildiğini, faturaya süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, ancak borcun ödenmediğini, müvekkili tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyası ile 2014 yılına ilişkin telif bedeli, işlemiş faiz ve KDV'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itiraz sonucu takibin durduğunu, davalının borçlu olduğu miktarı bildiğini ve söz konusu borcun likit olduğunu belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve delil bildirmediği anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan İTİRAZIN kısmen İPTALİNE, takibin 7.787,70 asıl alacak+1.640,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.428,55 TL üzerinden asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden (6.599,76 TL'lik kısmına yıllık %10, 1.187,96 TL'lik kısmına yıllık %9) işleyecek faiziyle birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca 9.428,55 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, karada   ödemenin  dava dışı msg'ye  yapıldığı belirtilmiş ise de, delillerin yetince incelenmediğini, Mesam  ile  müvekkili şirket arasında 'Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi'' imzalandığını,  dekontlar başka bir firmaya sunulmuş gibi gösterilmişse de  (MSG) nin  Mesam ile birlikte hareket ettiğini, Mesam ile MSG önceden tek bir firma olup müvekkil firma tarafından ödeme yapıldıktan sonra  ayrıldıklarını, delil olarak mahkeme dosyasına sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere herhangi bir bakiye borçları bulunmadığını,  ... Bankası Atışalanı Şubesindeki mevcut hesabına 17/12/2014 tarihinde yatırıldığını, davacı aleyhine takip meblağının %20si tutarında kötü niyet tazminatına, karar verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesi gereği , davalı şirketin icra inkar tazminatına ilişkin itirazının yerinde olmadığını, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontun  mahkemece incelendiğini, iş bu dekontta her ne kadar alacaklı kısmında MESAM yazmakta ise de ödeme yapılan IBAN numarasının  MSG'ye ait olduğunu, MSG'ye ödeme yaptığını, davalının dava dışı meslek birliğine ödeme yaptığı halde, müvekkiline  ödeme yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanını sürdürdüğünü, davalı şirket tarafından müvekkil meslek birliğine herhangi bir ödeme yapılmadığı, MESAM ve MSG'nin  yasa ile kurulmuş bakanlık denetimine tabi ayrı adresleri ayrı yönetim kurulları ve ayrı banka hesapları bulunan iki ayrı meslek birliği olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: Dava  Müzik Yayın İzin Sözleşmesi  kapsamında düzenlenen futaraya dayalı alacağın tahsili amacıyla yürütülen icra  takibe vaki itirazın  iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün  ... sayılı  takip sayılı dosyasında  alacaklı MESAM tarafından borçlu davalı ... Tic. A.Ş  aleyhine,  7.800,57 TL asıl alacak ve 1.927,84 TL işlemiş faiz ve KDV'si olmak üzere  toplam 9.728,41 TL tutarında alacağın tahsili için 07.12.2016 tarihinde  ilamsız  icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 13.11.2014 tarihli , (01/01/2014-31/12/2014 dönemi telif bedeline ilişkin)    fatura alacağı olduğu , borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu ,  davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle davalı vekilinin   icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğuna  ilişkin istinaf sebebinin incelenmesi sonucunda, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı takibin dayanağının  fatura alacağı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki kaydı davacı meslek birliği tacir olmadığından,HMK 17.maddesi uyarınca geçerli değil ise de,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Somut olayda davacı alacaklının kendi yerleşim yeri itibariyle  yetkili olan icra dairesinde takip yapması ve  eldeki davayı yetkili  İstanbul mahkemesinde açmış olması nedeniyle  yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 28/08/2018 tarihli  bilirkişi raporunda; \"Davacı tarafın ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasıfına haiz olduğu, davacı tarafın, davalı ile olan ticari ilişkisini takip ettiği cari (açık) hesabın 07/12/2016 (icra takip tarihi) tarihi itibariyle 7.871,98 TL'si borç bakiyesi verdiği, davacı tarafın kendi ticari defter-kayıtlarındaki hesaba göre dava tarihi itibariyle davalı taraftan cari (açık) hesap nezdinde 7.871,98 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin maddeleri kapsamında, davacı tarafından düzenlenen faturanın sözleşmeye uygun olduğu, davacı tarafından, icra takibinde talep edilen 286,99 TL'sinin faiz KDV'si için fatura düzenlenmediği, bu nedenle davacı tarafın, hesaplanan faiz tutarı için talep ettiği KDV tutarının yerinde olmadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen 1.640,85 TL'lik işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, bununla birlikte, davacı tarafın asıl alacağı için, icra takip tarihinden, dava tarihine kadar geçen süre içinde, 546,17 TL işlemiş faiz talep edebileceği, toplam hesaplanan işlemiş faiz tutarının 2.187,02 TL (1.640,85 TL + 546,17 TL = 2.187,02 TL) olarak hesap edildiği, \" belirtilmiştir. Taraflar arasında 07/05/2009 tarihli \"Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi\" imzalandığı, sözleşmeye istinaden düzenlenen faturaya bağlı alacağın tahsili  amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davacının lehine delil vasfı olan ticari defter ve kayıtlarına göre bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere,  davacının takip konusu fatura edilen alacağının ödenmediği, davalının yaptığı ödemenin (dava dışı ... hesabına yapılan) davacı hesabına bir ödeme olmadığı tespit edildiğinden itibar edilmesine olanak bulunmadığı, takip tarihi itibarı ile 7.787,70 TL asıl alacak ve 1.640,85 TL işlemiş faiz  olmak üzere toplam 9.428,55 TL alacaktan davalının sorumlu olduğu,  icra takibinde talep edilen 286,99 TL faiz KDV'si için fatura düzenlenmemesi nedeniyle talebin bu kısım yönünden haklı olmadığı anlaşıldığından mahkemece aynı gerekçeyle  davanın  kısmen kabulü ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu , davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı görülmüştür. Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih ve 2017/625 E., 2019/173 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 644,06-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 161,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 483,01-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66c7c03788cc45bb","SID":"56d58eff837b8cae"}}