{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t\t: 2023/296 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2023/833<br>DAVA\t\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 07/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya 03.01.2022 tarihinde akdedilmiş kredi sözleşmesine istinaden borç vermiş olup işbu borcun sözleşme gereği taahhüt edilen tarihte ödenmemiş olması sebebiyle ise davaya konu alacak davasının açıldığı, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının sözleşme konusu borcu yerleşik olduğu İzmir ilinde kullanmak üzere aldığını beyan ettiği ve sözleşme konusu garantileri de Türkiye sınırlarından belirlemiş olduğundan, Viyana Bölge Hukuk Mahkemesince kesinleşen hükmün Türkiye hudutlarında infazı adına kararın tenfizini talep etme zorunluluğu hasıl olduğu belirtilerek açıklanan nedenler muvacehesinde, Viyana Bölge Hukuk Mahkemesi’nin 20 Eylül 2022 tarihinde kesinleşen ve 9 Cg 72/22g sayılı kararının Türkiye Cumhuriyeti’nde hüküm doğurabilmesi için tanınmasına ve tenfizine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından işbu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu böylelikle dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. <br>DELİLLER: <br>Viyana Bölge Hukuk Mahkemesinin 20/09/2022 tarihinde kesinleşen ve 9 Cg 72/22g sayılı kararının kesinleşme şerhi ve onaylı tercümesi ile apostil şerhi dosyamız arasındadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; <br>Dosya kapsamındaki uyuşmazlığın dava dilekçesine konu edilen yabanca Mahkeme ilamınına yönelik tanıma ve tenfiz isteminde bulunulmasında hukuki yararın varlığı yönündeki tespit ile kararın tanıma ve tenfize konu olup olmayacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Bilindiği üzere MÖHUK. 54 vd. Maddeleri gereğince yabancı bir mahkeme kararının Türkiye  Cumhuriyeti Mahkemelerince tanınması ve tenfizi için öncelikle sözü edilen yabancı mahkeme ilamının alındığı ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bu konuda yapılmış bir anlaşma veya fiili uygulamaya yönelik karşılıklılık esasının olması, yabancı mahkeme ilamının kesinleşmiş aslının ibrazı, yabancı mahkemenin ilamının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş veya kamu düzenine aykırılık teşkil etmemesi koşullarının varlığı gereklidir.<br>Öncelikli olarak karşılıklılık esasının olmadığının tespitine yönelik inceleme sonucunda; Avusturya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ... tarihinde imzalanıp 23/09/1991 yılında resmi gazete yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşme’’nin olduğu ve sözleşmenin 1/1 maddesinde \"Akit devletlerden birinin mahkemelerince, çekişmeli veya çekişmesiz yargı usulüne göre verilmiş olan hukukî ve ticarî konulardaki mahkeme kararları, diğer Akit Devlette bu Sözleşme’de öngörülen şartlar altında tanınır ve tenfiz edilir. Sözleşme, zarar görenin hukukî taleplerine ilişkin olarak, bir ceza davası çerçevesinde verilmiş olan hukukî kararlar hakkında da uygulanır.’\" şeklindeki hüküm kapsamında uyuşmazlık yönünden karşılıklılık esasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. <br>Yukarıdaki yapılan tespit ve belirtilen yasal mevzuat kapsamında dosyanın yapılan incelemesinde sözü edilen Viyana Bölge Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmiş onaylı tercümesinin dosyaya sunulduğu, yabancı mahkeme ilamının Türk Yargısının münhasır yetkili olduğu konuda verilmediği ve kamu düzenine de aykırılık teşkil etmediği dosya içerisindeki tüm bilgi belgelerden anlaşılmış olmakla sözü edilen yabancı mahkeme ilamının tenfizinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirlenmekle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür.. <br>HÜKÜM: <br>Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1- Davanın KABULÜ ile; Viyana Bölge Hukuk Mahkemesinin 20/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 9 Cg 72/22g sayılı kararının tanıma ve tenfizine, <br>- İşbu kararın söz konusu kararın eki sayılmasına, <br>2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli karar ve ilam harcı evvelce alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3- Davacı tarafından yatırılan harçlar ve kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,<br>4- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023      <br>Katip ...<br>e-imzalı <br>Hakim ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cb3bc5f50864d87","SID":"99cfca4f92191206"}}