{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2037 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1568<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/03/2020<br>NUMARASI\t: 2019/655 E. - 2020/195 K.<br>DAVANIN KONUSU Menfi Tespit (Alım Satım)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin plastik mutfak ev gereçleri imal ettiğini, müvekkilinin 08/10/2018 tarihinde senet üzerinde alacaklı görünen davalı ...'dan 5 ton ham maddeyi sözlü olarak sipariş ettiğini, bu siparişe karşılık olarak da üzerinde 60.000,00 TL rakamı bulunan ödeme günü ve alacaklının isminin yazılmadığı senedi teminat olarak senette alacaklı görünen ...'a verdiğini, senedin arkasında açık olarak \"iş bu senet mal mukabile teminat olarak alınmıştır\" ibaresinin yazılı olduğunu, davalı ...'ın müvekkile sipariş ettiği malları teslim etmediğini, akabinde senedi de iade etmediğini, davalının senedi kötü niyetli olarak Küçükçekmece ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin iş bu takibe konu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının, senedin mal karşılığı teminat senedi olmasından dolayı bedelsiz olduğu tespiti ile haciz  tehdidi ile ödenen 32.500,00TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile bonoda diğer borçlu olan ..., birlikte müvekkili ...  iş yerine gelerek 60.000,00TL'lik mal satın almak istediklerini, davacının gösterdiği adrese bono tanziminden 1-2 saat sonra 08/10/2018 tarihinde 3.125 kg külçe zamkı teslim ettiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla davacıyı bir çok kez aradığını, davacının müvekkilinin aramalarını engellediğini, müvekkili ...'ın senedi ciro yoluyla diğer müvekkili ...'a devrettiğini, senedin mal karşılığı teminat senedi olduğu iddiasının da sevk irsaliyesi ve irsaliyedeki teslim alınma imzasıyla çürüdüğünü, davalı yana 50.000 TL'lik mal teslim edildiğini, bu nedenle 50.000 TL yönünden takibe geçildiğini,  belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; ''...Dosya içerisinde bulunan K,çekmece ... icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında  alacaklı ... tarafından borçlu ...'in ... mah ... Blk Başakşehir adresine yapılan hacizde \"Borçtan haberdar olduğunu  bugün  yapabileceğim ödemeyi yapıp geri kalanın biri hafta içinde kapatacağım  dediği yapılan haciz üzerine 10.000 Tl y icra dairesini  ibana atacağım  geri kalanı da  2.8.2019 tarihinde toplam olarak emanet kasa hesabına  yatıracağım  dediği,borcun inkarına gitmediği,itirazı kayıt olmadan söz konusu miktarların yatırıldığı  bu nedenle yatırılan meblağlar kadar borcun sonlandırıldığı,icrai haciz baskısından söz edilemeyeceği,Bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise davacı ve davalı kayıtlarında herhangi bir senet kaydının bulunmadığı,senedin hangi ticari ilişki için veya teminatı için  verildiği yönünde kıymetli evrak tevdi bordrosunun sunulmadığı,senedin  üzerinde\"iş bu senet mal mukabilinde teminat olarak alınmıştır ibaresi bulunuyor ise de senet metninde NAKTEN ibaresinin olduğu,teminat yönünden ise  ayrı bir teminat protokolünün dosyaya sunulmadığı,bu nedenle de hangi  mala teminat olduğu ,hangi ilişkinin teminat olduğu yönlerinin muğlak kaldığı,ödemelerin icra dosyasına yapıldığı ,itirazı kayıtla ödeme yapıldığı yönünde bir bilgiye de rastlanılmadığı,Senet altındaki imzanın inkar edilmediği,senedin malen değil de nakden kaydını içerdiği,alt protokol ile senedin neye teminat olarak verildiği yönünde bir  yazılı ispatın da sunulamadığı,bu nedenle de (mücerret kıymetli  evrak senedin  tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin-temele borç ilişkisi-senetten anlaşılmasına imkan bulunmayan kıymetli evrak )senedin mücerretliğinin bozulmadığı ,yapılan icra takibinde  davacı tarafın haciz tutanağında borç ikrarında bulunduğu ,itirazı kayıt da ileri sürmediği ,menfi tespit davasında ise ödediğinin istirdadını da talep etmiş ise de  ,borcun muteber olmadığı yönündeki iddiaların yazılı usullerle sübuta ermediği anlaşıldığından...'' şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Senet üzerinde “mal” karşılığı teminat  verildiği açıkça yazıldığı gibi davalı yanın da cevap dilekçesinde, bu senedin mal karşılığı verildiğini ikrar ettiğini, o halde dava konusu senet metninde her ne kadar nakden ibaresi yazılı olsa dahi senedin teminat senedi olduğu konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı yanın bu senet karşılığı malı  ... isimli kişiye teslim ettiğini iddia ettiği, davalı yanın senedin teminat senedi olduğunu ancak teminat içeriği malın teslim edildiğini ikrar ettiğini, bu durumda  malı teslim etme iddiasının davalı yanca ispat edilmesi gerektiği ve ispat külfetinin yer değiştirdiğini, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, Malın teslim edildiğini davalının ispat etmesi gerektiğini ancak davalının müvekkiline malı teslim ettiğini ispat edemediğini, davalının malı teslim ettiğini iddia ettiği  ... isimli şahsın müvekkili çalışanı olmadığının dosya içeriği ile sabit olduğunu, davalı yanın, senedin teminat senedi olduğunu ancak farklı bir ticari ilişki için verildiğini iddia ettiğini ancak farklı bir ticari ilişki iddiasını da ispat edemediğini,Mahkemece, bir diğer gerekçe olarak da, müvekkilinin ihtiraz-i kayıt olmaksızın ödeme yaptığını belirtmiş ise de, müvekkilinin dosyanın tamamını ödemediğini, davalı tarafın haczi esnasında haciz baskısı altında, işyerindeki makinenin ve aracının haczini engellemek kastı ile mecburen ödeme yaptığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit ve icra baskısı altında haksız ödeme iddiasından kaynaklanan istirdat davasıdır.Dava ve konusu senet incelendiğinde, lehdarı ..., keşidecisi ..., aval veren dava dışı ... olan, 08.10.2018 düzenleme, 10.12.2018 vade tarihli, 60.000 TL bedelli, senet arkasında sırasıyla lehdar ve davalı ciroları bulunup, ayrıca ''iş bu senet mal mukabili teminat olarak teslim edilmiştir.'' ibaresi yer alan senet olduğu görülmektedir.Davacı; senedin mal siparişi üzerine teminat olarak davalıya verildiğini iddia etmiş, davalı; senet karşılığında 50.000 TL tutarında malı davacıya teslim ettiklerini, bu nedenle 50.000 TL bedelli olarak icra takibine geçtiklerini savunmuş, Mahkemece davacının ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanca istinaf edilmiştir.Davacı, dava konusu senedin, mal siparişinin teminatı olarak verildiğini iddia etmiş olup, davalı ise, 50.000 TL tutarında mal teslim edildiğini savunduğuna göre, her iki tarafın da senedin veriliş nedenini talil etmiş olduğu dikkate alındığında, ispat yükünün davacıda olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında mal teslimi hususunda ihtilaf bulunduğundan, davacının, senedin düzenlenmesine kaynaklık eden sözleşme nedeniyle teslimi gereken malların teslim edilmediğini ispatlaması gerektiği, ancak mevcut delil durumu itibariyle belirtilen hususu ispata yarar dosyaya yansıyan bir bilgi, belge ve delil bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı borçlu iş yerinde 30/07/2019 tarihinde haciz uygulandığı, borçlunun haciz sırasında \"Dosya borcundan 10.000 TL'sını İcra Müdürlüğü  ibanına atacağım, geri kalanını 02/08/2019 tarihinde toplam olarak emanet kasa hesabına atacağım\" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.  Davacı borçlu tarafından 10.000 TL'nın ödendiği, 02/08/2019 tarihinde 15.000 TL, 06/08/2019 tarihinde 7.500 TL ödediği,  senedin bedelsiz olduğunun ispatlanamadığı gibi, haciz sırasında borcun ödeneceğine yönelik beyanda bulunduğu da göz önüne alınarak, davanın reddi gerektiği anlaşılmış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de; davacının, sendin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, re'sen yapılan inceleme sonucunda kararın gerekçe yönünden kaldırılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmıştır.Re'sen gözetilen sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,2- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih, 2019/655 E., 2020/195 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince gerekçe yönünden KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın REDDİNE,<br>4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 555,02 TL'den mahsubu ile fazla alınan 285,17 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5/b- İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023<br><br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e48d8d03c4264a0b","SID":"124d537aa8d4e94c"}}