{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2141 Esas<br>KARAR NO: 2023/1577<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/02/2020<br>NUMARASI: 2017/415 E. - 2020/38 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmaya ait TPE nezdinde ... tescil numarası ile endüstriyel tasarımını tescil ettirdiğini ve halen koruma altında olduğunu, davalı tarafın müvekkili adına tescilli tasarımı izinsiz kendi markası altında kullandığını, üretimini ve ticaretini yaptığının öğrenilmesi üzerine Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/27 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, tespit edilen ürünler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde tasarımların genel kullanıcı izlenim algısında iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduklarının tespit edildiğini, 08.03.2017 tarihli tedbir kararı ile birlikte müvekkilinin tasarımına yönelik ürün satışının ve üretiminin engellenmesine, el konulmasına ve yediemine teslimine karar verildiğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kararın uygulandığını, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/35 D.İş sayılı dosyası ile ...- ... isimli işyerinde tespit işlemi yapıldığını, tespit işlemi esnasında işyeri sahibinin şu anda tespite konu tasarımla ilgili üretimlerinin olmadığını, bu üründen 10.000 adet kadar .... (...) firmasına üretim yaptıklarını, daha sonra ürünün tasarımlı olduğunu öğrendikten sonra üretime son verdikleri şeklinde beyanda bulunduğunu, https://www...com/... isimli internet adresinde müvekkil tasarımının taklidi olan davalıya ait ürünlerin satışının gerçekleştiği görüldüğünü, davalı taraf her ne kadar tedbir kararı verilmiş ise de ürünleri halen satmaya devam ettiğini, davalı tarafın işbu eylemlerinin müvekkili şirket adına TPMK nezdinde ... sayılı tasarım tescil belgesi ile koruma altında olan böylelikle 6769 sayılı Kanun ve TTK'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca da korunan özgün tasarım hakkına 6769 sayılı kanunun 81. Maddesi ve TTK'nın 55 vd. Maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, bu suretle tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, imhasına, davalı tarafın müvekkili şirketinin tescilli tasarım hakkına karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesinde belirtilen \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir\"'e göre hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yandan 5.000 TL maddi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile 30.000 TL manevi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, masrafların karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ve davalı müvekkili firmanın mal alışverişinde bulunan firmalar olduğunu, müvekkili firmanın davacı firmadan aldığı tasarım ürünü olan kaseleri sattığını, dava konusu olan kaseleri davacı firmanın davalı müvekkili firmaya bizzat kendilerinin sattığı ürünler olduğunu, ekte sunulan faturalardan müvekkili firmanın davacı firmadan 24.11.2015 tarihinde ... seri ... fatura sıra no ile bu tasarıma konu kaselerden 3600 adet ve 24.12.2015 tarihinde ... seri ... fatura sıra no ile yine aynı tasarıma konu kaselerden 5760 adet olmak üzere toplam 9360 adet aldığını, müvekkili firmanın almış olduğu bu kaselerden 2015 yılında 288 adet ve 2016 yılında da 2111 adet olmak üzere toplam 2399 adedini sattığını, bu kaselerden 2017 yılında hiç satış yapamamış olup elinde kalan toplam tasarımlı kase miktarının 6961 adet olduğunu, müvekkili firmanın ... isimli şahısla veya sahibi olduğu şirketle tasarıma konu bu kaseler için hiçbir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkili firma ile bu şahıs arasında dava konusu ürünlerle ilgili hiçbir alışverişte bulunmadığını, bu iddiaların ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin tedbir kararı verildikten sonra davacı firmadan almış olduğu ve fakat satamadığı ürünleri dahi satmayı durdurduğunu, davacı yanın sunduğu bastonlu sitesinde halen sergilenmekte olduğu iddiasının ise gerçek olmamakla sitede stoklarda mevcut olmadığı bilgisi düşünüldüğünü, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/27 D.İş dosyasında verilen raporda \"şirket yetkililerinin beyanlarından inceleme konusu kaselerin Çin'den ithal olarak getirildiği anlaşılmıştır\" dendiğini, bu beyana katılmadıklarını, şirket yetkililerinin böyle bir kalıbın varlığından dahi haberi olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir eylemde bulunmadığını, müvekkili firmanın davacı firmanın çizdiği sınırlar içinde kaldığını, davacı firmanın ürünlerini onların rızası ile alarak satışını yaptıklarını, ürünlerin ne zaman alındığı ve ne kadar satış yaptıkları defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı firmadan ürünlerin alınıp satışa sunulduğu fatura ve defter incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddi ile davacının kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekalet ücretlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; \"davanın kısmen kabulüne,Davalının davacıya ait ...(1) tescil numaraları endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünlere el konularak masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle imhasına, davalının üretim yaptığı tespit edilemediğinden üretimde kullanılan cihaz ve makinelere el konularak imha talebinin reddine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, işbu sebeple, kararın bu yönüyle eksik olduğunu,  Mahkemenin 2017/27 sayılı değişik iş dosyasında, davalı iş yerinde bulunan ürünlerin, davalının müvekkilinden aldığı ürünler olmadığını, davalının ayrıca fason üretim yaptığını ve bu malları satışa arz ettiğinin ticari defterlerinden de tespit edildiğini, bu tespitler neticesinde yerel mahkeme tarafından müvekkilinin tasarımından doğan haklarına tecavüz edildiği ve davalının haksız rekabet içerisinde olduğuna karar verildiğini, ancak 30.000,00 TL 'lik manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiğini, davalının kusurunun tespit edilenden çok daha ağır olduğunu, zira, Bakırköy 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/35 Değişik İş sayılı dosyasında da kendilerince tespite gidildiğini ve tespit esnasında dava dışı ... müvekkiline ait taklit ürünleri ürettiğini bu üretimin de davalı ... talebi üzerine yaptığını açıkça ikrar ettiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, bütünüyle kabulü gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın belirtilen yönlerden kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu kâselerin tamamının, davacıdan satın alınan ve faturalı tasarım ürünlerinden oluştuğunu, müvekkilinin davacının kâselerine benzer bir ürün ürettiğine ilişkin bugüne kadar tek bir delil sunulamadığını ve tespit yapılamadığını,  Müvekkili firmanın, davacı ... firmasından 24.11.2015 tarihinde ... Seri ... fatura sıra no ile bu tasarıma konu kâselerden 3600 adet ve 24.12.2015 tarihinde ... Seri ... fatura sıra no ile yine aynı tasarıma konu kâselerden 5760 adet olmak üzere toplam 9360 adet satın aldığını, Davacı ve davalı firma komşu firmalar olup işyerleri de aynı yerde olduklarını, dolayısıyla ... gibi aynı bölgede komşu olup firmaların birbirlerinden habersiz tescilli ürünlerini satmasının söz konusu olamayacağını, davacı firmanın tamamen kötü niyetli olarak hareket ettiğini,  Davacı tarafın tek delilinin, Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/35 D.İş sayılı dosyası ile ...  San.  ... isimli kişiye ait iş yerinde tespit işlemi yaptırıldığımı ve tespit işlemi sırasında işyeri sahibinin söylediği sözlerden ibaret olduğunu, davacı taraf ile ... isimli şahsın beraber hareket ettiğini ve planlı şekilde tespit ve ifade işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkili firmanın, ... isimli şahısla veya sahibi olduğu şirketle tasarıma konu bu kâseler için hiçbir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkili firma ile bu şahıs arasında dava konusu ürünlerle ilgili hiçbir alışverişte bulunulmadığını, aksinin ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu tasarım ürünleri olan kâseler ile ilgili hiçbir şekilde sipariş verilmediğini, bir ticari ilişki gerçekleştirilmediğini,Davacıdan alınan kaselerin satılmış olduğunun da bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, ürünlerden ne kadar alındığı ve ne kadar satıldığının sabit olduğunu, Fason üretildiğine dair en ufak bir kanıt ortada yokken, faturalı olarak davacıdan temin edilen ürünlerden çıkarılan gelir farkının  kendilerine yansıtılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, İncelen ticari defter kayıtlarıyla da iki şirketin kayıtlarının son 3 yılının aynı olduğu, bu yönde bir ihtilaf olmadığının sabit olduğu, yapılan incelemede iddia edildiği gibi başka ürün kaydına da rastlanılmadığı, müvekkili şirketin, davacı şirketten faturalanmış olarak almış olduğu kâseleri/ürünleri sattığının ortaya çıktığını beyan ederek, hükmün kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalının, davacıya ait endüstriyel tasarımı izinsiz olarak kullanarak, ürün üretiminde ve ticaretinde kullandığı iddiasıyla, endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'ine yöneliktir. Davacı; aynı Mahkemenin ait 2017/27 Değişik İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunmuş, mahallinde davalı taraf uhdesinde davacıya ait tasarımla ayırt edilemeyecek derecede benzer tasarıma sahip ürünlerden çok miktarda bulunduğu ve fotoğraflandığı anlaşılmış, davalının; tespit edilen ürünlerin davacı ile önceye dayanan ticari ilişkileri sırasında satın alınmış olan orijinal ürünler olduğu, dolayısıyla bir tecavüzün söz konusu olmadığı savunmasında bulunduğu görülmüş, bu savunmaya ilişkin olarak 24.11.2015 tarihli ... Seri ... fatura sıra no ile 24.12.2015 tarihli ... Seri ... fatura sıra nolu faturalara dayanıldığı görülmüş, taraflar arasında toplam 9360 adet çerezlik ürünün satışının gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. 2017/27 değişik iş sayılı tespit dosyasında, 27.02.2017 tarihinde davalı işyerinde geçekleştirilen tespitler neticesinde dosyaya sunulan raporda; davacı tasarımı ile davalı ürünlerinin benzer olduğu, ürünlerin davalı işyerinde teşhir ve satış amaçlı olarak bulundurulduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde varılan tespitlere göre, tarafların defterlerinin lehlerine delil teşkil ettiği, taraflar arasındaki cari hesabın son 3 yıla dayalı kayıtlarının davalı taraf kayıtlarıyla uyumlu olduğu,  davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde, davacı tarafa ait ... (1) numaralı endüstriyel tasarıma benzer bir ürüne ait bir kayda rastlanılmadığı ve bu nedenle denetime elverişli bir kazanç kaybı hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, internet üzerinden yapılan satışlara ilişkin olarak ise;  dava dilekçesinde bahse konu edilen ürün görsellerinin yer aldığı https://www....com/... adlı web sayfasının yalnızca https://www....com/... adlı ana sayfasının gösteriminin arşivlendiği, dava konusu tasarımın yer aldığı linkin 2. sayfasının arşivlenmediği, arşivlenen ana sayfanın ise yalnızca 10.10.2016 ve 21.11.2016 tarihlerinde arşiv kayıtlarına rastlanıldığı, ayrıca https://www.....com isimli internet sitesinin geçmiş arşiv kayıtlarına yönelik yapılan ve sitenin genelini kapsayan incelemelerde ve dosyaya sunulu internet görselinde \"...\" olarak geçen ve \" ...\" markası ile yer alan ürüne ilişkin google arama motorunda yapılan sorgu sonucunda söz konusu ürüne ilişkin herhangi bir görselin yer almadığının tespit edildiği tespitlerinde bulunulmuş ise de; talimat yoluyla aldırılan 19.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre,  davacının 2015 yılında davalıya toplam 9.360 adet ürün sattığı, 2016 yılı kayıtlarına göre 2016 yılında bu ürünlerden davalının elinde 199 adet kaldığı, bununda 2016 yılı içinde sınıflanarak 2017 yılında çerezliğe ait bu stok kodunda hiç ürün kalmadığı, bu itibarla değişik iş dosyasındaki 27.02.2017 tespit tarihinde davalı işyerinde olduğu ve davacı tasarımı ile benzer olduğu anlaşılan pek çok ürünün  davacıya ait orijinal ürünler olamayacağı, böylelikle davalının davacıya ait tasarıma konu ürünleri satışa sunmak suretiyle davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzde bulunduğunun kabulü gerektiği, ihlalin nitelik ve derecesine, kusurun ağırlığına ve somut olayın özelliklerine göre takdir edilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, açıklanan nedenlerle aksi yöndeki davacı ve davalı istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Ancak, isabetli olarak tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiş olmasına rağmen, davacı vekili lehine her iki dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş ise de,  belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesine göre esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun aynı kanunun 353/1-b/2. maddesine göre kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile  Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/02/2020 tarih, 2017/415 E., 2020/38 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Davalının davacıya ait ...(1) tescil numaraları endüstriyel tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünlere el konularak masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle imhasına, davalının üretim yaptığı tespit edilemediğinden üretimde kullanılan cihaz ve makinelere el konularak imha talebinin reddine, 4-5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,5-Hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,6- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  683,10 TL karar harcından peşin alınan  597,72 TL'nin mahsubu  ile 85,38 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 597,72 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 4.250,00 TL bilirkişi ücreti, 509,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.393,42‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.537,12 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinine göre maddi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine göre manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan  tahsiliyle davalıya verilmesine, 6/f- Tecavüz ve haksız rekabet yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  683,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,10 TL'nin  davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,7/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 6,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 154,90 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8685a68eda4c744","SID":"e17604218952fc2e"}}