{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/53 <br>KARAR NO: 2023/1495<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/09/2019<br>NUMARASI: 2015/104 E. - 2019/768 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinin ölen eşi ... diğer eşinden olan oğlu olduğunu, taraflar arasında muris ... dan intikal eden mirasın taksimi konusunda çeşitli sorunlar yaşandığını, karşılıklı çok sayıda davalar açıldığını, davalının açmış olduğu bir kısım davaları takipsiz bıraktıktan belli bir zaman sonra müvekkiline karşı Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerinden kaynaklanan icra takibi başlatıldığını, Büyükçekmece 2. İcra Mahkemesinin 2013/303 esas sayılı dosyasında imza inkarında bulunulduğu, bono altındaki imzaların kendisinden hile yoluyla alınmış olabileceğini beyan etmesi nedeniyle davanın inceleme yapılmadan reddedildiğini, davalı tarafa hiçbir borcu olmadığını, takibe konu bono altındaki imzaların müvekkile ait olup olmadığını bilmemekle birlikte, müvekkilinden hile yoluyla alınmış olabileceğini, müvekkilinin yakını olan ve Kıraç Posta Dağıtım Merkezinde çalışan ... isimli bir şahsın icra ödeme emrini tebliği hususunda Pendik Posta Dağıtım Merkezinden birilerinin özel olarak yapılan işlemi takip ettirdiğini, posta dağıtıcısı ...'ın sürekli aranması ve tebligatın müvekkiline değilde muhtara yapılması konusunda kendisine yapılan tekliflerden rahatsız olarak tebligatı şaibe altında kalmamak için şefine iade ettiğini, müvekkilinin ağabeyleri ile bahsi geçen görevli ... ile görüşmeye gittiklerini,  .... beyanlarının doğrulandığını, Pendik Posta Dağıtım Merkezinde isminin ... olduğu öğrenilen kişinin bu teklifi yaptığını öğrendiklerini, dağıtıcı  ... bu beyanlarını yazılı olarak tutanak altına aldığını, dağıtım merkezi şefi olan ...'inde bu durumdan haberdar olduğunu, bu olaylar neticesinde takipten 5-6 ay önce müvekkilinin şaibeli bir olay yaşadığını komşusu ile otururken postacı üniforması olan birinin kapıyı çaldığını, mektubu olduğunu ve imza karşılığında teslim edeceğini belirterek kendisinden iki imza aldığını, ancak daha sonra eksik imza olduğu iddiasıyla tekrar imza aldığını, müvekkilinin okuma yazması olmadığını ve üniformalı şahısa güvenerek imza attığını, bu kişinin müvekkilinin adresini bulmak amacıyla mahalle bakkalına adres sorduğunu, bakkalın sen nerenin postacısısın sorusu üzerine önce Avcılar daha sonra Büyükçekmece Kaymakamlığından geliyorum şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğunu, Pendik posta dağıtım merkezine gittiklerinde kendisine imzaları attıran ...'u yanındaki komşusu ve bakkalla teşhis ettiğini, bu olayların azmettiricisinin davalı olduğunu, müvekkiline 3 adet imza attırıldığını, ikisinin senede birinin ise Büyükçekemece 2. İcra Mahkemesinin 2013/303 esas sayılı dosyasına sunulan ikrar beyanı ve taahhütname başlıklı bir belgeye atıldığını, bütün bu olaylar nedeniyle bahsi geçen şahıslar hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/11823 sayılı soruşturma dosyasından suç duyurusunda bulunduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin davalı ve davalının azmettirmiş olduğu kişilerce hileyle ve aldatılarak bono imzalatılmak suretiyle borçlandırıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını ve borçlanmasını gerektirecek herhangi bir  sebep olmadığını belirterek, icra takibinin tedbiren durdurulasını, davalıya borçlu olmadığının tesipti ile Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ve bu dosyaya konu edilmiş bononun iptaline karar verilmesini ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı yanın dava dilekçesindeki beyanları ile kesinleşen Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2013/303 esas 2013/410 karar sayılı dosyasındaki beyanları ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/10564 Hz. Nolu şikayet sayılı dosyasındaki beyanları ile ve yaşanan gerçekler ile çelişmekte olduğunu, tarafların tacir olmamasından dolayı ticaret mahkemelerinin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen herşeyin bir kurgu, hayal ürünü olduğunu, davacının okuma yazma bilmediği iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu,  davacının okur yazar olduğunun Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/303 esas 2013/410 karar sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen kararla ispatlandığını, Davacı Av. ... vermiş olduğu Büyükçekmece ... Noterliğinin 28/04/2011 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesini vermiş vekaletname verdiğini ve verirken okur yazar olduğunu beyan ettiğini, davacının Büyükçekmece adresindeki dükkana ilişkin kira kontratı düzenlediğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/10564 hazırlık nolu şikayet dilekçesinde öğrenim durumunu ilkokul olarak beyan ettiğini, davacı yanın alenen resmi merciler önünde yalan beyanda bulunduğunu, davacı ile müvekkilinin muris ...'nın mirasının paylaşımı konusunda mutabakat yapıldığını, seneti bu borcun ödenmesi karşılığında verildiğini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı ile müvekkili 06/03/2013 tarihinde ikrar beyanı ve taahhütname başlıklı metni imzaladıklarını, müvekkilinin sözleşmenin imzalandığı gün davacının evinin yakınında olan ... akaryakıt aldığını, imzalanan mutabakat çerçevesinde müvekkilinin ilave bir ödeme süresi tanığını ancak davacının bu süre sonunda da senet bedelini ödememesi üzerine Büyükçekmece ... İcra  müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, aralarında yapılan anlaşma gereği Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/522 Esas, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/593 Esas, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/312 esas  sayılı dosyaları ile birleşen ecri misil alacaklarına ilişkin davalarının takipsiz bırakıldığını ve bu davalarda açılmamış sayılması kararı verildiğini, davacıya hile ile imzalatılmış bir senet bulunmadığını, postacı ...'un tehdit edilmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2013/51989 hazırlık nolu dosyası ile şikayette bulunduğunu, ...'un Pendik posta dağıtım merkezinde çalışmakta olduğunu, mesai başında iken Büyükçekmece de mektup teslim etmesinin mümkün olmadığını, yine iddia edildiği tarihte ...'un Pendik postanesinde görevli de olmadığını, müvekkili de tanımadığını, senedin usulsüz işlemler le postacı tarafından yapılmış olması halinde ise aynı yolla ödeme emrinin de tebliğ edilebileceğini, ismi geçen ...'un Kıraç posta dağıtım müdürlüğünden ... isimli kişiyi aramasına gerek kalmayacağını ödeme emrinin tebligat kanunu 21. Maddesine göre düzenlendiğini, mernis adresine tebliğ edilmesine dair herhangi bir şerhte bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunun tebligat zarfından dahi anlaşıldığını, davacının müvekkili ile yapmış olduğu yazılı mutabakat neticesinde verdiği senedin ödenmediği gibi asılsız iddialarla davanın ikame edildiğini, bu nedenle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve öncelikle davanın usulden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ve davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın REDDİNE,-Davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davacı müvekkil ... ile aynı ismi taşıyan Davalı ... arasında 16.11.2012 keşide tarihli, 27.02.2013 ödeme tarihli ve 280.000 TL bedelli senedin menfi tespitine ilişkin olarak davacı müvekkil tarafından dava açıldığını, davacının, hukuken okuma yazmayı bilmediğini, müvekkil ismini, soy ismini yazabildiğini, genel anlamda tek tip sözleşme metni olarak hazır bulunan kira sözleşmelerinin imzalanması, karakolda devlet kurumuna güvenerek ifadeler verilmesi, davaların açılması bir kişinin okur yazar olup, yazılanları idrak ettiği anlamına gelmeyeceğini, okur yazarlığı olmayan biri güvendiği insanın okumuş olduğu metni imzalayabilir ve bu sebeple sadece imza atılmış olması kişinin okur yazar olduğu sonucunu doğurmadığını, senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olduğuna ilişkin beyanlar bulunsa da hile ile atıldığını, davalı taraf, yasal miras payını müvekkilden tahsil edebilmek amacıyla açmış olduğu Büyükçekmece 3 Asliye Hukuk 2011/522 E. ve  Büyükçekmece 1 Asliye Hukuk 2011/593 E. sayılı davalarını,  eldeki davaya konu olan 280.000 TL bedelli senedin müvekkil tarafından kendisine verildiğini gerekçe gösterek takipsiz bıraktığını, söz konusu davalar,  müvekkilin açmış olduğu Büyükçekmece 3 Asliye Hukuk 2011/312 E. Sayılı tapu tescil davası ile birleştirilmiş ve müvekkil lehine davanın kabulüyle sonuçlandığını, söz konusu iki dava hakkında takipsiz bırakılmaları nedeniyle açılmamış sayılmalarına karar verildiğini, davalı taraf, açmış olduğu Büyükçekmece 3 Asliye Hukuk 2011/522 E. Sayılı davadaki dilekçesinde müvekkillin, 2007 yılından itibaren düğün salonu için 3.000 TL, yemek fabrikası için 5.000 TL, her bir daire için aylık 500 TL olmak üzere aylık 11.000 TL'ye denk gelen toplam kira bedelini aldığını iddia etmiş ve miras payına denk gelen tutarı müvekkilden talep ettiğini, taşınmazların böyle bir kira getirisi olmadığını, davalının iddia ettiği tutara göre hesaplama yapıldığı taktirde ise müvekkilin, murisin ölümünden sonra toplamda 506.000 TL kira geliri elde ettiği, bu tutardan davalının miras payına denk gelen miktarın ise 75.900 TL olduğu anlaşıldığını, Görüldüğü üzere davalının miras payına denk düşen tutar doğru olmayan hesapla bile  280.000 TL'ye denk gelmediğini, bununla birlikte davacı her ne kadar 280.000 TL tutarlı senedin müvekkil tarafından kendisine verildiğini iddia etse müvekkilin o tarihte okuma yazması oladığını,  müvekkilin, bu kadar yüksek tutarlı bir senede imza atamayacağı açık ve net bir şekilde görüldüğünü, davalının iddialarının çelişkili olması ve davalının, müvekkil ile sözleşmenin yapıldığını iddia etmesi ancak bu iddiasını kanıtlayacak herhangi bir belge ibraz etmemiş olması, ibraz ettiği taktirde ise senetteki tutarın davalının yasal miras payına denk düşmemesi davalının haksızlığını ortaya koyduğunu, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, maddi gerçeği araştırmadığını belirterek davanın reddine karar verdiğini, davacının okuma yazma bilmediğini, resmi kurumlara güvenerek hazırlanan belgeleri imzaladığını, bu belgeleri imzalamasıyla okuryazar olduğu sonucuna ulaşılamayacağını, senet üzerindeki imzanın ve yazının hile ile attırıldığını, alacağın 280.000.-TL olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiğini, davacı vekili dilekçesinde, davalının okuryazar olmadığını, güvendiği kişilerin söylemesi ile evrakları imzaladığını, yazı ve imzaların hile ile atıldığını söylediğini, davacı yan, Büyükçekmece .... Noterliğinin 28.04.2011 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesinde okuryazar olduğunu beyan etmiş, sonrasında Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesine dava açmadan önce, okuryazar olmadığı iddiasına dayanmak için Büyükçekmece ... Noterliğinin 15.04.2013 tarih ve ... yevmiyeli vekaletnamesinde okuryazar olmadığını beyan ederek aynı avukata (Av. ...) vekaletname verdiğini, davacı bu kez, işbu davada yine okuryazar olmadığını söylemesine rağmen, Büyükçekmece .... Noterliğinin 06.06.2013 tarih ve ... yevmiyeli vekaletnamesinde, yeniden okuryazar olduğunu beyan ettiğini, davacının, gördüğünü okuyabilen ve anlayabilen bir kişi olduğu ispatlandığını, davalının güvendiği kişiler vasıtasıyla evrakları imzaladığına dair beyanlar gerçeğe aykırı olup dava aşamasında da bu konuda hiçbir söylemde bulunulmadığını, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mah. 2015/312 Esas sayılı dosyasını bekletici mesele yaptığını, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mah. 2015/312 Esas sayılı dosyasından ve soruşturma aşamasında senet aslı üzerinde imza incelemesi yapılmış, senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu ispatlandığını, davacı, soruşturma aşamasında ben senet imzalamadım dedikten sonra senettekinin imzanın kendisine ait olduğunu gördükten sonra postacının geldiği kendisine evrak imzalattığını söyleyerek kandırıldığı iddiasında bulunduğunu, müvekkil, davacı ile yaptığı anlaşma neticesinde Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mah. 2011/522 Esas ve Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mah. 2011/593 Esas sayılı dosyalarından devam etmekte olan ve Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mah. 2011/312 Esas sayılı dosyası ile birleşen ecrimisil alacaklarına ilişkin olan davalarını takipsiz bırakmış ve davaların açılmamış sayılmasını sağladığını,  müvekkil gerek ceza yargılamasında gerekse de işbu davada aynı beyanları söylemiş tutarlı savunmalar yapmış delil ve belgeler sunduğunu, bu sebeplerle dava konusu alacak 280.000.-TL bedelli senede dayandığını,  bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı yönünden; Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın dosyada azledilen davacı vekiline tebliğ edildiği, kararın istinaf edilmediği belirtilerek kesinleştirildiği, bilahare 11.11.2020 tarihli ara karar ile \"Davacı vekili Av. ...'in 08/11/2017 tarihli dilekçesi ile azledilmesi nedeniyle davayı takip etmeyeceğine ilişkin talebinin kabulü ile sistemden kaydının silinmesine, 30/01/2020 tarihli mahkememizce hazırlanan \"kesinleşme şerhi\"nin iptaline ile gerekçeli karar evrakının davacı vekili Av. ...'a e-tebligat ile 16/02/2020 tarihinde yapılmış sayılmasına,\" şeklinde karar verildiği, tebligatın yapıldığı yetkili vekil tarafından yapılan istinaf talebinin süresi içinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Dava konusu menfi tespit talebine  konu ,  16.11.2012 keşide tarihli, 27.02.2013 ödeme tarihli ve 280.000 TL bedelli senedin keşidecisinin davacı lehtarının davalı olduğu, yasal unsurlara havi kambiyo senedi vasfında bono olduğu anlaşılmıştır. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile dava konusu bonoya dayalı olarak davalı tarafından davacı aleyhine  10.04.2013 tarihinde  kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, davacının imzaya ve borca  itiraz ederek takibin iptalini talep ettiği, Büyükçekmece 2. İcra Mahkemesinin 2013/303 esas ve 2013/410 karar sayılı  dosyasında yapılan yargılama sonunda, \"davacının imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği ancak okur yazar olmadığından senedin zorunlu unsuru olan imzayı içermediği şeklinde ileri sürülen iddia konusunda, mahkemece savcılık dosyası ve noterde düzenlenen önceki tarihli tüm belge ve tutanaklarda davacının ilkokul mezunu ve  okur yazar olduğunu beyan ederek belgeleri imzaladığı, en son aynı vekile verdiği  noterde düzenlenen   vekaletnamede okur yazar olmadığını beyan ettiği, davacının okur yazar olduğu ve aksine iddiaların ispatlamaya yönelik delil yaratılmaya çalışıldığı\" değerlendirmesinin yapılmış olduğu, borca itiraz yönünden ise senedin hile ile imzalatıldığına ilişkin iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle  davanın reddine karar verildiği ve hükmün Yargıtay 12. HD 'nin  2013/28156 - 2013/37919 sayılı 28.11.2013 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir. Davacı vekili bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadıklarını bilmediklerini, imza davacıya ait ise, davalı ile birlikte hareket eden  postacı tarafından  hile ile alınan imza sonucu düzenlenmiş olduğunu , böyle bir senedi imzalamadığını, okur yazar olmadığını beyanla menfi tespit talep etmiştir. Davalı ise, dava konusu bononun miras uyuşmazlıklarının  çözümü için varılan anlaşma sonucu düzenlendiğini,  davacının okur yazar olduğunu hile ile senedin alınmasının  söz konusu olmadığını savunmuştur. Dosyada mevcut 06.03.2013 tarihli \"İKRAR BEYANI VE TAAHHÜTNAME\" başlıklı belgenin davacının ortak miras bırakandan kalan binadaki daire ve dükkan kiralarından elde ettiği gelirlere ilişkin olduğu, dava konusu senedin verilmesine ilişkin bir beyan ve ikrar içermediği görülmektedir.  Yine 28.06.2013 tarihli \"BORÇ TASFİYE SÖZLEŞMESİ\" başlıklı belgenin miras kalan binadaki işyerinin kiracısı olan şirket ile davalı ve kardeşleri olan diğer mirasçılar vekili arasında düzenlendiği kira alacakları  nedeniyle taraflar arasındaki şikayet dava ve takiplerin konu edildiği, yeni dönem için kira anlaşması içerdiği, buna göre kira bedelinin bir kısmının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına mahsuben ödeneceği kaydı bulunduğu görülmektedir.Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/312 Esas-2017/356 Karar  sayılı dosyasında, davacının hile iddiaları ile ilgili olarak , davalı ve postacı  ... hakkında resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama sonunda  13/06/2017 tarihli karar ile  sanıkların delil yetersizliği sebebiyle  ayrı ayrı beraatlerine dair verilen kararın istinaf üzerine  İstanbul BAM 22. Ceza Dairesi'nin 2017/2123 esas - 2017/2282 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmekle 22.11,2017 tarihinde  kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu dosyada katılan olan davacı senetteki imzayı senet olduğunu bilmeden attığını, imzanın kendisine ait olduğunu  beyan ettiği,  suça konu adli emanetin ... sırasına kayıtlı senet üzerinde imza ve yazı incelemesi yapıldığı alınan  bilirkişi raporuna göre imzaların müşteki eli ürünü olduğu,yazıların ise müşteki ve şüphelilerin eli ürünü olmadığının belirtildiği görülmüştür. Dolayısıyla senetteki imzanın bilirkişi raporu ve davacının beyanı ile  ikrar edilmiş olmakla imzanın davacıya ait olduğu sabittir. Bu durumda  senedin hile ile imzalatıldığı mutlak hükümsüzlük def'inin  davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.Davalının murisin ilk eşinden oğlu, davacının ise murisin ikinci eşi olduğu, davalı ve  davalının aynı anneden  kardeşleri ile davacı  arasında miras paylaşımı konusunda ihtilaf olduğu, kardeşlerinin  (....) davalıya vekaletname verdikleri ,  taraflar arasında karşılıklı açılan davalar olduğu, senet tanzimi ile davalının açtığı davaları takipsiz bıraktığı , dava konusu senedin icra takibine konulmuş olması nedeniyle davalının kiracı şirkettten mirasçı olarak kendisi ve kardeşlerine ödenmesi gereken aylık kira bedelinin icra dosyasına ödenmesini talep ettiği görülmektedir. Davacının okur yazar olmaması istinaf sebebi yapılmış  ise de ,  ceza yargılamasında ve icra hukuk mahkemesinin kesinleşmiş kararında davacının okur yazar olduğu tespit edilmiş olup dosya kapsamı ile   davacının temel düzeyde de olsa okur yazar olduğu sabittir. Kaldı ki bir kimsenin okur yazar olmamasının fiil ehliyetini kaldıran bir durum olmadığı  davacının  aksi iddia ve ispat edilmediği üzere temyiz kudretine haiz bir kişi olduğu, okuma yazma bilmemenin doğrudan hile irade bozukluğu  iddiasının  ispatına yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Gerek ceza yargılaması gerekse eldeki dosyada dinlenen tanık beyanları ile imzanın hileli davranışlarla alındığı dolayısıyla senedin geçersiz olduğunu davacı tarafça yöntemince ispatlanmış değildir. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir.Bir kambiyo senedi düzenlendiği  zaman lehtar ile keşideci  arasında kural olarak temel ilişki dışında kambiyo hukukuna tabi bir kambiyo ilişkisi doğar. Dava konusu bonoda , davacının ödeme iddiasının olmadığı ve imzayı inkar etmediği, bononun karşılıksız  olarak düzenlendiğine, bono karşılığının nakden, yada malen  alınmadığına  dair davacının yazılı bir delil ibraz etmediği, iddianın HMK 200,201.maddeleri uyarınca tanıkla ispatına yasal olanak bulunmadığı, bu itibarla aynı gerekçeye dayalı mahkeme kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/09/2019 tarih ve 2015/104 E. 2019/768 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL  harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a922e3451fbdfc89","SID":"465996becb2caba1"}}