{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>GAZİANTEP<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\tGEREKÇELİ KARAR        <br><br><br><br>ESAS NO\t: ....<br>KARAR NO\t:....<br><br>HAKİM\t: ....<br>KATİP\t:....<br><br>DAVACI \t:....<br>VEKİLİ\t: ....<br>DAVALI \t: ....<br>VEKİLLERİ\t: ...<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>DAVA TARİHİ\t: 26/05/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 31/05/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 19/06/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan<br>(2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İstinaf öncesi Mahkememizin 2017/661 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama;<br>İDDA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine Gaziantep 13. Esas sayılı dosya ile yapmış olduğu ilamsız takipte 06/04/2017 tarihinde borçlu, alacaklı olan kuruma borcu bulunmadığını, borç muhteviyatı ile bir ilgisinin bulunmadığından bahisle borcun aslına ve ferilerine itiraz etmiş ve icra müdürlüğünde 06/04/2017 tarihinde takip durdurulmasına karar verildiği, borçlu ile kurum arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı bu sözleşme gereğince takip borçlusu davalı alacaklı kurumdan enerji satın alan şahıs durumunda olduğu, borçlu tarafından sadece 'böyle bir borçlanmam yoktur.' şeklinde bir iddia da bulunduğu ancak davalı müvekkil kurumun 100819541  müşteri no 1011429904  sözleşme nolu ticaret abonesi olduğu tüm bu nedenlerden dolayı itirazın iptalini ve borçlu davalı kötü niyetli olarak itiraz ettiği için takip miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap verilmediği anlaşılmıştır.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) istemine ilişkindir. <br>Dosya kapsamında yer alan kaçak tespit tutanağı ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının abone grubunun ticarethane olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Buna göre eldeki davada davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'nin görevi kapsamında kalmadığı açıktır. Bu noktada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya  bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.<br>Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemelri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz Mahkeme duruşma yapmadan yani taraflara tebligat yapıp anları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.<br>6102 sayılı TTK'nın 12/1 maddesine göre \"Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir derir.\"Aynı Yasa'nın 15. Maddesi hükmünce de; \"ister gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak tacirlere özgü 20 ve 53. Maddeler ile Türk Medeni Kanunu'nun 950. Maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da ugulanır.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun'unun 3/1-a maddesinde, \"Esnaf ve sanatkar: ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri\" olarak ifade edillmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nun 11/2 madde ve fıkrası \"Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.\" hükmüne haizdir.<br>21/07/2007 tarih 26589 sayılı R.G'nin 2007/12362 sayılı esnaf ve sanatkar il tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin bakanlar kurulu kararı:<br>\"a)Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmi Gazete'de yayımlanacak esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazanı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. Maddesinin birinci fıkrasının  (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamına aşmayanların esnaf ve sanatkar sayılmaları ile esnaf ve sanatkar siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri, <br>Ancak, esnaf ve sanakar siciline kayıtlı iken, daha soraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayrı safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkar sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayrı safi iş hasılatı esnaf ve sanatkar sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkar sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,<br>B)213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu kararın (a ) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayasıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri,\" şeklindedir.<br>Davalı tarafın; davalının aboneliğini ticari olarak nitelendirmesi davanın mahkemezice görülmesi için yeterli olmayıp, Davalının davacıya benzer dönemler ile ilgili açtığı menfi tespit davasının yargılamasının Gaziantep 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/55 e. 2018/295 K. Sayıl dosya  olduğu ve bu dosyada karar verildiği karar tarihimiz itibari ile kesinleşmediğinin anlaşıldığı mahkemizce  bu dosyanın  bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ise da bu karardan dönülmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Şahinbey Vergi Dairesinden gelen müzekkere  cevabında, 2014 tarihi itibari ile kaydının bulunduğu ancak 31.03.2019 tarihinde terk olduğu , gelen belgelere göre vergi mükellefi olduğu dönemde davalının işletme hesabına göre defter tutmakla yükümlü olduğu bildirilmiştir. Bu nedenlerle davalının  2014-2019 tarihleri arasında gerçek kişi olarak vergi kaydının bulunduğu ancak esnaf limitlerinin aşan bir bir kazancının bulunduğunun tespit edilemediği , işletme hesabına göre defter tuttuğu ,vergi dairesinden gelen yazı cevapları değerlendirildiğinde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 02.12.2014 tarih  esas no: 2014/19703 karar no: 2014/17559 ilamında özetle \".....İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının mobilya işi ile uğraşmakta olup esnaf olduğu ve işletme defteri tuttuğu bildirilmiş olduğundan, davalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşılmakla, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.\" şeklindeki  kararında birlikte  değerlendirilerek, <br>Davalının aboneliğinin davacı tarafça  ticarethane olarak sınıflandırılmış olmasının tek başına  yeterli olmadığı yukarıda belirtilen nedenlerle  mahkememizin görevli olmadığı eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmış olup, dosya Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir.<br>İstinaf öncesi Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/232 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama;<br>                   Dava, davalının Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2017/8240 esas sayılı doyasında yaptığı itirazın iptaline karar verilip verilmeyeceğine ilişkin itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır. <br>Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2017/8240 esas sayılı dosyası celp edilmiş, yapılan incelemede; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>Dosya kapsamı ve vergi kayıtları incelendiğinde icra takip tarihi ve borcun doğum tarihi itibariyle davalının ticari iş hacminin VUK'da belirtilen esnaf sınırının üstünde olduğu, her iki tarafın da tacir olduğu dolayısıyla davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu değerlendirildiğinden, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. <br>İstinaf incelemesinde;<br>HMK'nun 353. Maddesine göre evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda;<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda:<br>Her ne kadar dosyadaki vergi dairesinin yazısında davalının işletme defteri tuttuğu ve kazancının esnaflık sınırını aşmadığı belirtilmiş ise de, yine dosyadaki 29/12/2020 havale tarihli Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasının yazısından davalı .... .... .... .... sicil numaralı .... Akademi İş Güvenliği Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve .... sicil numaralı .... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılmakla gerçek kişi davalının tacir olduğu tartışmasız bulunduğundan davanın nispi ticari dava olması nedeniyle uyuşmazlığın TTK'nun 5. Maddesine göre Ticaret Mahkemesinde çözülmesi gerektiğinden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.<br>GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE  MAHKEMESİ  13. HUKUK DAİRESİNİN 31/05/2022 TARİH 2022/1247 ESAS VE 2022/946 KARAR SAYILI  ilamı sonrası  yapılan yargılamada;<br>Yeni duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiştir.<br>Dosya mahkememizin 2 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/. Esas sayılı dosyasında incelenmemiş olan S050279 numaralı fatura için davacının kurulu gücünün 9 kw altında olduğu hususu da dikkate alınarak davacının alacağının hesaplanması için dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş olup, bilirkişi tarafından hazırlanan 09/01/2023 tarihli raporda özetle;<br>27 kW kurulu güç dikkate alınarak faturalandırma yapılan abonenin mevcut kurulu gücü 07/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 3,148 kW olarak tespit edildiğini, bu durumda yukarıdaki kurul kararı dikkate alınarak reaktif tüketim bedelinin aboneden alınmaması gerektiğinden  fatura hesaplamasının yeniden yapılması istendiğini, 9 kW altında kurulu güce sahip abonenin s050279 seri nolu fatura bedeli dönem birim fiyatları dikkate alınarak aşağıda yeniden hesaplandığını, yapılan hesaplamanın:<br><br>Aktif Tüketim Bedeli:  \t\t466,300 kWh<br><br>\t\t\t\tBirim Fiyat\tTüketim\tTutar<br>Enerji Bedeli\t\t\t0,208501 x\t466,300 kWh =97,22 ₺<br>Dağıtım Bedeli\t\t\t0,113552 x\t466,300 kWh =52,95 ₺<br><br>Enerji Fonu (Enerji Bedelinin %1'i)\t\t0,01 x\t97,22 ₺  =\t0,97 ₺<br>TRT Fon Payı (Enerji Bedelinin %2'si)\t\t0,02 x\t97,22 ₺  =\t1,94 ₺<br>BTV ( Enerji Bedelinin %5'i)\t\t0,05 x\t97,22 ₺  =\t4,86 ₺<br>KDV hariç TOPLAM\t\t\t\t157,95 ₺<br>KDV\t\t\t\t0,18 x\t157,95 ₺  =\t28,43 ₺<br>TOPLAM\t\t\t157,95 ₺  +\t28,43 ₺  =\t186,38 ₺<br><br>Davalı abonenin S050279 seri nolu fatura için davalı kuruma ödemesi gereken asıl alacak miktarının 186,38 ₺ olması gerektiğini mahkememize bildirmiştir.<br>Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olan bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.<br>Somut olay bakımından yapılan değerlendirme;<br>Dava konusu edilen A323894, U139830 ve S050279 numaralı faturalardan A323894 ve U139830 numaralı faturalara ilişkin olarak Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/55 Esas ve 2018/295 Karar sayılı kararı ile davalı tarafından açılan menfi tespit davasında davalının A323894 seri numaralı fatura bakımından 2.366,65 TL ve U 139830 no.lu fatura bakımından 389,02 TL borçlu olduğuna karar verilmiştir. Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/3335 Esas ve 2021/1054 Karar sayılı ilamı kesinleşmiştir.<br>Mahkememize aynı faturalara ilişkin dava 26/05/2017 tarihinde açılmıştır. <br>Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/. Esas sayılı dosyası ise 06/02/2017 tarihinde açılmıştır.<br>Her iki davanın farklı aynı düzey ve sıfatta mahkemelerde görülmesi nedeniyle HMK 166 hükmü gereği birleşmesi mümkün olmadığından mahkememizce de davanın ticari dava olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Görevsizlik kararı sonrası dosyanın Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gittiği tarihte davaların birleşmesi Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin karar vermiş olması nedeniyle mümkün olmamıştır.<br>Aynı faturalara ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu görevsizlik kararına dair karara dair istinaf başvurusunu mahkememizin görevli olduğu yönündeki kararı esastan reddetmiştir.<br>Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin mahkememizin görevli olduğuna dair ilamı sonrası dosya yeni esas alarak mahkememize geldiğinde Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar kesinleşmiştir.<br>Davanın ilk açıldığı tarihte henüz ortada bir kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından davacının açmış olduğu davaya ilişkin kesin hüküm teşkil etmediği kanaati hasıl olmuştur.<br>Fakat aynı faturalara ilişkin verilen hüküm ise Bölge Adliye Mahkemesi denetimden geçerek kesinleştiğinden ilk derece mahkemesi olarak yeniden bu hususta denetleme yapılması imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde incelenmeyen fatura bakımından mahkememizce denetleme yapılmıştır.<br> S050279 seri nolu fatura için davalının 186,38 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden bu fatura bakımından bu miktar kadar itirazın iptali yönünde hüküm tesis edilirken diğer iki fatura bakımından ise kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belirlenen miktarlar esas alınarak hüküm verilmiştir. Buna göre davalının  A323894 seri numaralı fatura bakımından 2.366,65 TL ve U 139830 no.lu fatura bakımından 389,02 TL davalının yapmış olduğu itirazın iptali yönünde hüküm tesis edilmiştir.<br>Neticeten;<br>Tüm dosya kapsamı ve bahsedilen açıklamalar doğrultusunda davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile; davalının Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün   2017/840 sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazının mahkememizce alacak miktarı belirlenen S050279 seri no.lu fatura bakımından 186,38 TL, Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/55 Esas sayılı kesinleşmiş menfi tespit davasında belirlenen A323894 seri numaralı fatura bakımından 2.366,65 TL ve U 139830 no.lu fatura bakımından 389,02 TL olmak üzere toplam 2.942,05‬ TL bakımından İPTALİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,<br>2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,<br>3- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 2.942,05 TL üzerinden alınması gereken 200,97 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 301,26  TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan ‭‭100,29‬ TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 200,97 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5- Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam ‭1.216‬,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%16,68) ve ret (%‭83,32) oranlarına göre hesaplanan 202,80 TL yargılama gideri 31,40 TL başvurma harcının toplamı olan ‭‭234,2‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 2.942,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>8-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değer miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.31/05/2023<br><br><br><br>TASHİH ŞERHİ <br><br>Kısa kararda davacının davası bakımından 1 numaralı kararda sehven hüküm altına alınan  \"Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin\", olarak belirtilmiş olmasına rağmen dava dosyası tetkik edildiğinde \"Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin\" yazılması gerekirken \"Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin\" yazısının yazı hatası yapıldığı anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Hükmün tashihi başlıklı \"Madde 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.\" hükmü getirilmiştir.<br>Bu durumların 6100 sayılı HMK m.304/1 hükmünde düzenlenen açık yazı hatası niteliğinde olduğu, mahkememizce bu hataların resen düzeltilmesi gerektiğine kanaat getirildiği ve gerekçeli karar henüz tebliğ edilmediğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki gibi tashih kararı verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememizin 24/05/2023 tarihli kısa kararında;<br>\"Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile; davalının Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün   2017/840 sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazının mahkememizce alacak miktarı belirlenen S050279 seri no.lu fatura bakımından 186,38 TL, Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/55 Esas sayılı kesinleşmiş menfi tespit davasında belirlenen A323894 seri numaralı fatura bakımından 2.366,65 TL ve U 139830 no.lu fatura bakımından 389,02 TL olmak üzere toplam 2.942,05‬ TL bakımından İPTALİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,,\" şeklinde TASHİHİNE,<br>2-İş bu tashih şerhinin kararın EKİ SAYILMASINA,<br>Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değer miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcf0253744dadd75","SID":"d8bbe999cb93845b"}}