{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/564 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/832<br><br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 04/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 30/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... Şirketinin paylarının 15/12/2016 tarihindeki devrinin tescil ve ilanı için 01/02/2023 tarihinde... Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurduklarını, başvuru üzerine kurum tarafından ...  tahakkuk numaralı dosya oluşturulduğunu, başvurunun 26/04/2023 tarihinde iade edildiğini, davalı tarafa 01/02/2023 tarihindeki başvuruda müvekkilinin 14/12/2016 tarihli ve noter onaylı limited şirket pay devir sözleşmesi ve  15/12/2016 tarihli ortaklar genel kurulu onay kararı uyarınca şirketteki tüm paylarını ...' a devrettiğini, bu bakımdan pay devrinin gerçekleşmiş olduğunu zira genel kurul onayının kurucu tescilin ise açıklayıcı unsuru olduğunu, buna karşın yeni ortağın ve ilan için gerekli işlemleri yapmaması üzerine müvekkilinin TTK 598/2 uyarınca iş bu başvuruda bulunuduğunu belirttiklerini, davalının başvuruyu iade ettiğini, iadenin devir işleminin mersis sistemi üzerinden de giriş yapılarak tamamlanması gerektiğini bildirdiğini, pay devrinin mersis sistemi üzerinden taamlanmasına ilişkin gerekliliğin hukuki olmadığını, taraflarına sistemsel bir gerekliliğin dayatılarak başvurunun iade edildiğini, müvekkilinin pay devrini tamamladığı tarihte böyle bir sistemsel gerekliliğini dahi mevcut olmadığını, müvekkilinin 15/12/2016 tarihinde usul ve yasaya uygun şekilde ve mersis girişi şeklinde bir uygulamanın da mevcut değilken bir üçüncü kişiye pay devri gerçekleştirdiğini, bu nedenle müvekkilinin pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin yasadaki tüm şartaları taşıyan başvurusunun iade edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne ve davalıya başvuru kapsamında müvekkilinin ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited şirketinde bulunan tüm paylarını 15/12/2016 tarihinde ...' a devrinin davalı tarafından tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemedeki davada, müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 34 göre, HMK m. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan ve dava dışı şirketin veyahut da  hisse devri sözleşmesine taraf olan dava dışı kişinin yerine getirmediği yükümlülükler karşısında mahkemedeki davada, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemedeki davanın, dava konusu hisse devrinin muhatabı olan hisseyi devralan kişiye yöneltilmesi gerektiğinin belirtilmesini, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 21.09.2010 tarihli, E. ... K. ... sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere, davacı ile dava dışı diğer kişiler arasında görülmesi gereken yargılama neticesinde mahkemece karar verilmesi ve işbu kararın kesinleşmesi hâlinde tescil işlemi yapılabileceğini, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, mevzuat gereğince, tescil başvurusunun sicil kayıtlarında şirketin tek ortağı ve tek müdürü olan davacı tarafından yapılması gerektiğini, davacının mahkemedeki davayı açmakta menfaati bulunmadığını zira eksik yapıldığı için iade edilen tescil evrakına ilişkin işlemlerin şirket müdürü de olan davacının sorumluluğunda olduğunu ve onun tarafından yapılabilecek, eksikliği tamamlanabilecek işlemler olduğunu, bu bakımdan da söz konusu eksiklikleri yerine getirmeyip dava açmasında hiçbir hukuki yarar olmadığını, bununla birlikte  davacının mersis başvurusu/mersis girişini yapmamasına istinaden müvekkili müdürlük tarafından dava konusu tescil başvurusunun iadesi  de hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, bu iadenin mevzuata uygun olmadığına ilişkin davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu,  müvekkili ticaret sicili müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu. m. 32 ve ticaret sicili  yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,  müvekkili müdürlüğün mersis'ten giriş yapılması şeklindeki iade işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 13. maddesi gereğince, sicil işlemlerinin mersis üzerinden gerçekleştirilmesi karşısında davacı tarafça mersis girişinin/başvurusunun yapılmaması nedeniyle tescil talebinin iadesi işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu,  müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,  müvekkili müdürlüğün iade işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını ve bu nedenle de “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, mahkemedeki davada, müvekkili müdürlükçe verilmiş red kararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan ve müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyecek olması nedenleriyle öncelikle usûlden reddine, mahkeme aksi kanaate ise, esasa ilişkin savunma ve açıklamaları kapsamında, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememize,.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/05/2023 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile tevzi edilen dava yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılıp incelenmiştir.<br>Dava, davacı ...'ın ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin pay devrinin tescil ve ilanı istemlerine ilişkindir.<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesince şirket adresinin Esenler olduğu ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.<br>TTK'nın 34/1 maddesi gereğince, ilgililer tescil, değişiklik, veya silme işlemleri ile ilgili sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı tebliğden itibaren 8 gün içerisinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebilirler.<br>Mahkemelerin kesin yetkisine ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca dava şartı niteliğindedir.<br> Mahkememiz sicil müdürlüğünün kararına itiraz niteliğindeki bu davada yetkili olmadığından Mahkememizin yetkisizliğine,.... Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olduğundan, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ancak; Mahkememiz ile.... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında yetki uyuşmazlığı oluştuğu yetkili mahkemenin belirlenmesi bakımından dosyanın... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114. ve 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili MAHKEMENİN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna,  <br>3-6100 Sayılı HMK nun 20. maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkilin... 21.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, <br>4-6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece nazara alınmasına,<br>5-İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın MERCİ TAYİNİ İÇİN İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>6-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece nazara alınmasına,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2023<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır.  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır.  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır.  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır.  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d021c7eb397736e","SID":"7f5f1138384ff529"}}