{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                    T.C.<br>               SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2088 <br>KARAR NO\t: 2023/1755<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .....  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ....\t(....)<br>ÜYE\t\t: ....\t(....)<br>KATİP\t\t: ....\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/235 Esas-2022/892 Karar<br>DAVACILAR\t\t: ....<br>VEKİLLERİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t: ....<br>VEKİLLERİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile özetle: müvekkili davacıların murisi ....'nun dava dışı ....'tan kullandığı konut kredisi ile tüketici kredisi esnasında bankanın zorunlu tutması üzerine davalıya hayat sigortası yaptırdığını, dava sigorat şirketince mütevvefa .... adına ... ve ...nolu olmak üzere 10.500,00 TL ve 106.500,00 TL vefat teminat bedeli olan hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, müteveffanın ani kardiak ölüm sonucu vefat ettiğini, muris mirasçıları olan davacıların teminat bedelinin kendilerine ödenmesi için sigorta şirketine başvurduklarını ancak sigorta şirketinin murisin hipertansiyon hastası olmasına rağmen poliçe tanziminden önce 03/02/2012 ve 07/12/2011 tarihli kredi hayat sigortası başvuru formunda söz konusu rahatsızlığın beyan edilmediğinden ve zararın teminat kapsamında olmadığından bahisle ödeme yapmadığını, davalı sigorta şirketinin cayma hakkının bulunmadığını, mütevvefanın ölüm nedeni ile davalı sigorta şirketince cayma hakkına gerekçe gösterilen hipertansiyon hastalığı arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, sigorta şirketinin cayma hakkını süresinde kullanmadığını, kredili hayat formunun murise gerektiği gibi doldurtulmadığını ve davalı sigorta şirketinin sigorta ettiren tarafından verilen bilgilerin doğruluğunu araştırmakla mükellef olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin teminat altına alınan kredi borcuna karşılık gelen kısmının bankaya krediyi aşan kısmının ise hak sahibi müvekkillere ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın dilekçesinde iddia ettiği vakıaların  hangi delillerle ispat  ettiklerini  açıklamadıklarını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacıların poliçede  lehtar olarak yer almadığından müvekkili şirketten ödeme talep edemeyeceklerini, davacılar murisinin 07/12/2011 ve 03/02/2012 tarihli ....Kredi Hayat Sigortası başvuru formundaki beyanları esas alınarak müvekkil şirket ile 106.050,00 teminat tutarı olan ve 07/12/2011 tanzim tarihli ....nolu kredili hayat sigorta poliçesi ve 03/02/2012b tarihinde 10.500,00 TL teminat tutarı olan .... nolu kredili hayat sigortası poliçesi akdedildiğini, murise ait tıbbi belgelerin ve ölüm belgesinin incelenmesinden sigortalının poliçelerin başlangıç tarihinden önce  hipertansiyon, Serebral enfarktüs, kalp yetmezliği ve başkaca hastalıklarına ilişkin tanı konulduğunu, poliçe tanzimi sırasında ise bu hususların beyan edilmediğini, sigorta ettirenin Hayat Sigortası Genel Şartları C.2.2. Maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını sözleşmeye göre rizikonun gerçekleşmiş olmasına rağen cayma haklarının olduğunu, müteveffanın  başvuru formunu imzaladığını, imzalanan bir belgenin o belgeyi imzalayan kişi tarafından okunduğu ve okuduklarının anlaşıldığının kabul edilmesi gerektiğini, belgenin gereği gibi doldurtulmadığından bahisle sorumluluktan kurtulunamayacağını, müteveffa tarafından poliçelerin tanzimi öncesinde ihbar görevinin ihlal edildiğinin sabit olduğunu belirterek, öncelikle davacıların aktif dava ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğu ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekilinin dilekçesinde özetle; her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de, hükmün gerekçe kısmında 'iki kredinin teminat tutarının yarısı kadar (115.051,00/2=57.525,50 TL) talepte bulunabileceği' gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve bu kısmın kaldırılarak 'iki kredinin teminat tutarının tamamından talepte bulunabileceği' gerekçesi ile talebe bağlı kalınarak hüküm tesisine karar verilmesi gerektiğini beyanla, verilen kararın kaldırılarak düzeltilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br>İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporları nazara alınarak usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, hayat sigortasından kaynaklanan vefat tazminatının tahsili istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut olayda, davacıların murisi ..... ile ..... Arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, kullandırılan krediye ilişkin olarak  davalı sigorta şirketi nezdinde  vefat teminatını içeren poliçe düzenlendiği, davacıların murisi ...'nun  05/06/2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.<br>Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacıların murisinin sözleşme öncesindeki hastalığını bildirmemesinin beyan yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olmasına, ATK tarafından hazırlanan rapora göre müteveffanın bildirmediği hastalık ile ölümü arasında irtibat olup olmadığının kesinlik arz edecek şekilde tespit edilememiş olmasına, murisinin beyan yükümlülüğünün ihlalin sigorta tazminatının veya bedelinin miktarına etki edeceğinin tespit edilmesi nedeniyle TTK 1439/2. Maddesine göre değerlendirme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,<br>2.Alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL'nin başvuru yapan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Alınması gerekli 2.049,3‬0 TL istinaf karar harcından peşin alınan 512,32 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.536,98‬ TL'nin başvuru yapan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına,<br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,<br>Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/11/2023<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imza <br>...<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza <br>.....<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza <br>.....<br>Katip<br>......<br>¸e-imza  <br><br><br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/11/2023<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94aa5e3b247cd139","SID":"9ccabe6d74393c59"}}