{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1886 Esas<br>KARAR NO: 2023/1414<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/09/2019<br>NUMARASI: 2017/387 E. - 2019/810 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılara İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ... Bank A.Ş muhataplı, ... hesap, ... çek numaralı, 28/02/2017 keşide tarihli, 50.000 TL bedelli çekten dolayı ve başkaca bir borcunun olmadığının tespitini, ayrıca mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar davaya konu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili aleyhinde Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/41 E. Sayılı dosyası ile de aynı konuda menfi tespit dava açmış olup iş bu dava mükerrer açılmış dava durumunda olduğunu ve davanın derdestliği hususunun dava şartlarından ve resen mahkeme tarafındanda dikkate alınması gerektiğini beyan ile, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı ve davacının beyanlarından davacının takibe konu çeki, keşide ederek lehtar ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verdiği, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de çeki ciro ederek, davalı ...'ya verdiği görülmüş, davacı, davalı ... Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşme hükümlerine aykırı mal teslimi yapmadığından çekin karşılıksız olduğunu beyan etmiş, davacının dava konusu çekin keşidecisi, davalı ... Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.ve diğer davalıların davaya konu çekte ciro eden durumunda olmaları, davalıların dava konusu çeki iktisapta iyi niyetli olmadıkları yönünde davacı tarafından dosyaya sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı, davacının çeki keşide edip, davalı lehtara verdiğini kabul etmesi, çek arkasındaki ciro silsilesinde uyumsuzluğun bulunmaması nedeniyle davacının davasının ispatlayamamış olduğundan\" Davacının davasının reddine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin Kütahya'da banyo malzemeleri sektöründe iş yapmakta güvenilen bir firma olduğunu, 2 numaralı davalı ......Şti'nin müvekkil şirketle sözleşme imzaladıklarını, işbu dava konusu çekle birlikte ... firmasına toplam 510.000,00 TL tutarında çek karşılıında ... tarafından müvekkile \"...\" firmasında üretilen batarya ve yedek parçalardan 2016 fiyat listesinden %65 iskonto ile malzeme verileceği konusunda anlaştıklarını, sözleşmede söz konusu çeklerin ciro edilemeyeceği ibaresinin bulunduğunu, sözleşmeye rağmen davalı ... tarafından sözleşme konusu çekler karşılığında söz konusu malların verilmediğini, bu konuya ilişkin Tavşanlı ... Noterliği'nin 18.01.2017 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmenin feshi ile çeklerin iadesi talep edilmesine rağmen ... tarafından çeklerin iade edilmediğini, bunun üzerine davalı ...'ya Tavşanlı 2. AHM'nin 2017/41 E sayılı dosyası ile malları alamadıkları ve sözleşmenin ortadan kalkması sonucu borçlu olmadıklarının tespiti konulu dava açıldığını, bu dosya üzerinden çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı alındığını, davalı ... tarafından bu çeklerin bir kısmının davalı ... sahibi olan ...nın akrabalarına kötü niyetli olarak ciro edildiğini, müvekkilin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, İİK 72 maddesi gereği borçlu olduğu iddia edilen kimse menfi tespit davası ikame edebileceğini, davalı ... in açıkça kötü niyetli olmasına rağmen mahkemece davalarının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabule göre ise yakın akrabalık ilişkisi ile tanık beyanlarına göre satım ilişkisinin tarafı olması ve şirketin faaliyetinin fiilen sona ermesi nazara alındığında senedi devralan davalı ...'in iyi niyetli 3. Kişi kabul edilmesinin doğru değil, dendiğini, mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ... Bank Tavşanlı Şubesine ait 28.02.2017 tarihli ... çek numaralı 50.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davalılardan ...  Ltd Şti yönünden aynı çekten dolayı Tavşanlı 2. AHM'nin 2017/41 E. sayılı dosyasında derdest dava bulunduğundan bu davalı yönünden dosyanın tefriki ile dosyanın mahkemenin .... numarasına kaydı yapılarak derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... Ltd Şti, ...  Ltd Şti aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu çek incelendiğinde keşidecinin ... Ltd Şti, lehtarın ...  Ltd Şti, cirantanın ..., ...olduğu, keşide tarihinin 28.02.2017 tarihi olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, Tavşanlı 2. ASHM'nin 2017/41 E. sayılı dosyasında ödemeden men kararı verildiğinden ödeme yapılamadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından müvekkili ile dava dışı ... arasında sözleşme tanzim edildiği, sözleşmeye istinaden çeklerin teslim edildiği, dava konusu çekin de bu çeklerin içinde olduğu ve çeklerin ciro edilemeyeceğine dair ibarenin yer aldığını, sözleşmeye rağmen çekler karşılığı söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, bu konuda ihtarname çekildiğini, davalı ...'ya karşı Tavşanlı 2. ASHM'nin 2017/41 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, tedbir kararı alındığını, sözleşmede yer alan ibareye rağmen davalı ...  tarafından kötü niyetli olarak çeklerin cirolandığını, bu çeklerin bir kısmının ... sahibinin abisine devredildiğini, icra takibine konu edildiğini, buna ilişkin ATM'de menfi tespit davası açıldığını, ...'nın ... firmasının sahibi ...nın kardeşi olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı ...  Ltd Şti tarafından 07.05.2017 tarihli sözleşme ve ekinde sunulan tahsilat makbuzundaki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Tavşanlı 2.  ASHM'nin 2017/41 E. 2020/319 K. sayılı kararı ile; \"Asıl ve birleşen davanın reddine,  asıl dava yönünden İİK 72/4. Maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si olan 102.000-TL tazminatın davacıdan alınarak ... Ltd. Şti.'ye verilmesine, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/778 E. Sayılı dosyası yönünden İİK 72/4. Maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si olan 12.000-TL tazminatın davacıdan alınarak ... Ltd. Şti. Ve ... 'e verilmesine, birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/379 E. Sayılı dosyası yönünden dava konusu alacağın %20'si olan 10.000-TL tazminatın davacıdan alınarak ... Ltd. Şti. ve ... ya verilmesine,\" karar verildiği, kararın istinaf edilmesi neticesinde Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/1992 E. 2023/1339 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulduğu, kararın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmüştür. (Tavşanlı 2. ASHM'nin kararında davacı tarafından dayanılan sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.) Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda davacı şirket tarafından dava konusu çekin ... Paz. Ltd. Şti ile aralarındaki sözleşmeye istinaden verildiğini, sözleşmede çeklerin ciro edilemez kaydı bulunduğunu, yapılan cironun kötü niyetli olduğunu, ... Ltd Şti yetkilisinin kötü niyetli olarak çeki akrabasına ciro ettiğini, sözleşmeye istinaden teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava ettiği, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının Tavşanlı 2. ASHM'nin kararında tespit edildiği, bu kararın istinaf aşamasında kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu ve temyiz edildiği, kararın kesinleşmediği anlaşıldığından öncelikle Tavşanlı 2. ASHM'deki kararda dava konusu çekin de içinde bulunduğu anlaşıldığından sonucunun beklenilmesine, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğinden mahkemece bu dosyanın sonucu beklenmeden hüküm kurulması hukuken yerinde değildir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/41 E. 2020/319 K. sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2019 tarih, 2017/387 E. 2019/810 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbdb244413a325eb","SID":"7bcefe375153460e"}}