{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2277 <br>KARAR NO: 2023/1158<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2017/838 Esas -  2020/447 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat tarafından borcu nedeniyle verilen 20.000 TL tutarlı çekin  ödenemeyeceği bildirilince cirosunun iptal edilerek  iade edildiği, ancak çekin keşide tarihi 28.02.2016 iken 28.04.2016 olarak değiştirilerek , iptal yazan cironun üzerine yoğun bir imza atılarak ciro edildiği, müvekkili imzasının taklit olduğu, çeke icra takibi yapan davalı ... firmasının meşru hamil olmadığı, ciro silsilesine aykırı hareket ettiği, Davalı alacaklısının meşru hamil olmadığı gibi ... inşaat’e borcu olmadığını  bildirerek, davalılara borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeke ilişki icra takibi yapıldığını, davacı dahil borçlulara ödeme emrinin gönderildiğini, borçlular tarafından yasal süre içerisinde itiraz olmadığını, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin düzgün çek silsilesi ile hamil olduğunu, ... yapı firması tarafından borcuna karşılık çekin verildiğini, müvekkilinin ... firmasından önceki cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat şirketine usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına konu 28.04.2016 keşide tarihli 20.000 TL bedelli çekin davalı ... Ltd. Şti. tarafından icra takibine konulması üzerine davacı tarafından çekteki vade tarihinin değiştirilerek ve davacı şirket adına sahte imza atılarak çekin ciro edildiği iddiasıyla  davalılar  ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti.'ye davacı şirketin borçlu olmadığına dair açılan menfi tespit davasıdır. Dava  konusu ... Küçükbakkalköy İstanbul Şubesine ait 28/04/2016 keşide tarihli, ... seri nolu, 20.000 TL bedelli çekin keşidecisinin  davalı ... Ltd. Şti. , lehtarının davacı .. A.Ş. , ilk cirantasının ... Ltd. Şti, sonraki cirantaların sırasıyla davalı ...  Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında alınan hükme elverişli 27/02/2020 tarihli grafolog bilirkişi raporunda, dava  konusu ... Küçükbakkalköy İstanbul Şubesine ait 28/04/2016 keşide tarihli, ... seri nolu, 20.000 TL bedelli çekin arka yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilileri ..., ..., ... ve ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Grafolog bilirkişi raporuna göre çekteki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edilmesi nedeniyle Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 28/04/2016 keşide ve vade tarihli 20.000 TL çek bedelinden, 2.444,35 TL işlemiş faizden, 1.871,00 TL tazminattan ve 56,13 TL komisyondan davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine, bu davalı ile davacı arasında başka bir ciranta bulunması nedeniyle imzanın davacı şirket yetkililerine ait olduğunu bilemeyeceği gözetilerek bu davalı yönünden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamında alınan mali bilirkişi raporuna göre davaya konu çekin ... çek no ve 28.01.2016 çek tarihi açıklaması ile 27.11.2015 tarih ve ... yevmiye nolu kayıt ile 101.01.01 Portföydeki çekler hesabından çıkış olarak davalı ... şirketine borç olarak kayıtlandığı, iade çek çıkış bordrosunda ... nolu çekin ... inşaat şirketi yetkilisi ...’e teslim edildiği tespit edilmekle  davacının bu davalı ile olan ticari ilişkisinde dava konusu çekten dolayı borcunun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne 28/04/2016 keşide ve vade tarihli 20.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, bu davalı tarafından davacıya karşı icra takibi yapılmadığından davacının bu davalı yönünden kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çekin 29/11/2017 tarihli cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere müvekkili şirkete icra takibinde borçlu sıfatı ile bulunan ... İnş. Taah. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından verildiğini, cevap dilekçesinin ekinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin bu çeki ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne vermiş olduğu elektrik malzemelerine istinaden almış bulunduğunu, ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkiline cari hesaptan ve fatura kaynaklı borcunun sabit olduğunu, faturaların cari hesap dökümü ve tahsilat makbuzlarının dosya içerisinde mevcut olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafın çekin keşide tarihinin değiştirildiğini ve iptal yazan kısmın yoğun imza atılarak ciro edildiğini iddia ettiğini, bilirkişi incelemesinde de belirtildiği üzere söz konusu çeki keşide eden diğer davalı şirketin hamilinin ise davacı şirket olduğunu, müvekkili firmanın ise bu çeki diğer ciranta ... adlı şirketten aldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin keşideci ve hamil şirket arasındaki ticari ilişkiyi, çekin keşide tarihinin değiştirildiğini veya iptal yazan kısmın imzalanarak ciro edildiğini müvekkili firmanın bilme ihtimalinin bulunmadığını, davaya konu çekin üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının müvekkili şirketin bilme ihtimalinin bulunmadığını, davacı ile diğer davalı ... İnş. Elek. Tic. Ltd. Şti. ile arasındaki ticari durumun veyahutta çekin iade hususununda bilme ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin ortada kötü niyeti bulunmadığını, malını verip karşılığında çekin ödenmemesi sebebiyle mağdur olan taraf olduğunu, müvekkili şirketin davacının bu davayı açmasına isteyerek ya da kasten sebebiyet vermediğinin bariz olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafa yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yüklenemeyeceği yönünde olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilecek ise davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili ...  San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden muaf tutulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.  Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ciro imzalarının sahte olması nedeniyle davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının ve diğer cirantanın meşru hamil olmadığının kendilerinden iddia olunduğunu, davalı şirketin kayıtları ile birlikte imza incelemesinin yapıldığını, yapılan imza incelemesinde cironun davacı müvekkilini temsile yetkili kişilerce yapılmadığı ve yine ticari defter kayıtlarında davacının borçlu olmadığının da anlaşılmış bulunduğunu, her ne kadar davalı vekilinin istinaf dilekçesinde çekin keşide tarihinin değiştirildiğini ve imza taklidinin bilinmesine olanak bulunmadığını, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaları gerektiğin ifade etmekte ise de yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın müvekkiline ait olmadığının açık olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davalının konu ile ilgili istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; kambiyo senedine (Çek) dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı davalılardan ... Ltd.Şti. vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; Çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığı ve davalıya yükletilen yargılama giderlerinin doğru olup olmadığı noktasındadır. Davaya konu çek, davalı keşideci ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından, davacı lehtar olarak gösterilerek 28/02/2018 tarihide keşide edilmiş, bilahare çek üzerindeki tarih 28/04/2018 olarak  değiştirilerek paraflanmış olduğu, çekte ilk cirantanın lehtar davacı, sonraki cirantaların sırasıyla ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti.,  ... Elektronik A.Ş. olduğu bu haliyle  takasa ibraz edildiği, takastan sonra ... Ltd. Şti. tarafından bankaya yeniden ibraz edilerek çek yaprağı teminat bedelinin tahsil edildiği, çeke dayanarak ... Ltd. Şti. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile kendisinden önceki cirantalar ciranta ... Ltd. Şti., davacı lehtar  ... A.Ş ve keşideci ... Ltd. Şti. hattında takip başlattığı görülmektedir.  Davacı tarafça, dava konusu çekin alacağına karşılık keşideci ... Ltd. Şti.'den alındığı, bu şirketçe çekin ödenemeyeceğinin  bildirilmesi üzerine çek üzerindeki cirosunun çizilerek çekin keşideciye iade edildiği, daha sonra çek üzerine sahte kaşe ve imza atılarak kendileri adına önceki imza ve kaşe karartılarak yeniden ciro edildiği, çekten dolayı borçları olmadığı gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır.  Dosyanın incelenmesinde, imza incelemesi yönünden alınan bilirkişi raporunda takip ve dava konusu çek üzerindeki davacı şirkete atfen atılan lehtar ciranta imzasının davacı şirket temsilcilerinin eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.  Bu bakımdan davacı davasını ispatlamıştır. İmzanın sahteliği iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davalı ... Ltd. Şti'nin davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.  İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmakla 6100 sayılı HMK 326 maddesi gereği yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ve Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.576,69 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 394,17 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.182,52 TL harcın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f653a91af496aad6","SID":"6320969f898c70c3"}}