{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/47 - 2023/1177<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/47 <br>KARAR NO\t: 2023/1177<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/10/2020<br>NUMARASI\t: 2016/...  ESAS-2020/...  KARAR<br>DAVACI\t: ...  ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  ÇEVRE TEM. HİZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ...   <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 04/12/2023<br>YAZIM TARİHİ                    : 04/12/2023<br><br>...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2016/...  Esas, 2020/...  Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİANIN ÖZETİ                                                                                                                  : <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin alacağının sağlanması maksadıyla ...  4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/...  Esas sayılı icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibinin yapıldığını, borçlu süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek borçlunun itirazının iptali ile idare alacağının takip tarihinden itibaren reeskont faizi, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın alacak yönünden zamanaşımı ve defi itirazının bulunduğunu, müvekkil şirketin ...  Taşımacılık ...  İş ortaklığı ile davacı arasında 365 günlük \"...  İl Müdürlüğünün Merkeze bağlı birimleri, misafirevi ile ... , ...  ve ...  ilçelerine bağlı hizmet binalarının, olanlarının, tahsilat şubelerinin, yeşil anlarının 47 personel ile temizlik bahçe bakım ve ilaçlama hizmet alımı işi\" için 785.388,41.TL bedelli 23/02/2012 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme süresinin bitiminden sonra aynı ihaleye bağlı olarak aynı iş için 47 günlük hizmet için 157.077,68.TL bedelle 08/03/2013 tarihinde ilave sözleşme yapıldığını, sözleşmelere uygun olarak hizmet yükümlüğü yerine getirildiğini, sözleşmenin uygulanması ile ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilafın olmadığını, davacı şirket tarafından yükümlülüğün sözleşmeye uygun olarak yerine getirildiğine dair 20/01/2016 tarih 2011/... -... -1-1 sayılı iş bitirme belgesinin düzenlendiğini, ayrıca teminat mektuplarının iade edildiğini, davacı şirket tarafından davalı şirket ile diğer iş ortağı olan ...  aleyhine iş bu icra dosyasının yanında ...  4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/...  esas, 2015/...  esas, 2015/...  esas olmak üzere toplam 4 adet icra takibinin yapıldığını, iş ortaklığı aleyhine dört adet dosyanın toplamı 659.867,22.TL olduğunu, ana sözleşme bedelinin 785.388,41.TL ilave sözleşmenin ise 157.077,68.TL olup toplam sözleşme bedelinin 942.466,09.TL olduğunu, icra takiplerinde talep edilen miktar sözleşme bedelinin toplam %70'ine tekamül ettiğini, hangi gerekçe ile bu alacağın talep edildiği hususunda taraflarına herhangi bir belge ibraz edilmediğini, eğer işçilere ödenilen tazminatların rücuna yönelik alacak ise bu konuda davanın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                                  : <br>...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2016/...  Esas, 2020/...  Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, ...  4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/...  esas sayılı takibe itirazın kısmen iptali ile 18.721,93.TL asıl alacak üzerinden takibin takipteki şartlarla devamına, hükmolunan alacağın %20 oranına karşılık gelen 3.744,38.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                              :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkeme ilamının davanın kısmen reddine dair kısmının yasa, usul ve dosya kapsamına aykırı olması nedeniyle istinaf talep ettiklerini, dosyaya sunmuş oldukları 05/11/2019, 06/08/2019 ve 03/03/2020 tarihli bilirkişi ve bilirkişi ek raporlarına itirazlarını yinelediklerini, mahkemece 03/03/2020 tarihli ek bilirkişi raporuna yönelik itirazlar değerlendirilmeden hüküm olmasının hatalı olduğunu, ancak bilirkişi ihbar tazminatının tamamından son işveren sorumludur derken bunun dava dışı işçilerin farklı alt işverenlerde çalışmış olması nedeniyle dava dışı işçiye yapılan ödemenin 4857 sayılı iş kanunu çerçevesinde alt işverenler içerisindeki paylaştırılmasından kaynaklanmış olduğu ödenen tutarın alt işverenler nezdinde kendi aralarındaki düşecek pay ile ilgili hesaplamalarda bu şekilde yapıldığını, alt işverenler arasında yapılan hesaplamalardan sonra alt işveren ile asıl işveren davacı arasındaki rücu yönünden sorumluluk hesaplaması ise asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşmelere göre belirlendiğini, bilirkişinin ihbar tazminatından son işveren sorumludur şeklindeki bilirkişinin kendi yaptığı tespite karşın sonradan ihbar tazminatını da diğer işçilik alacak kalemlerine ilave ederek yarı yarıya sorumluluk ile ikiye bölerek hesaplama yapılmış olmasına itirazlarını yinelediklerini, alt işveren ile asıl işveren davacı arasındaki rücu yönünden sorumluluk hesaplaması ise asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşmelere göre belirlenmesi gerektiği ve de dava dosyasına sunulan hizmet alım sözleşemesinde ve eki olan himzet işleri genel şartnamesi,teknik ve idari şartnamelerde rücuya esas açık bir hükmün olmadığına dair aleyhe olan tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın kısmen reddine dair kısmın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                               :<br>...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/...  Esas, 2020/...  Karar sayılı dosyası.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE                  :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)\" talebine ilişkindir.<br>Davacı vekilince açılan itirazın iptali davasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf sebebi bakımından çözümlenmesi gereken sorun, ihale yoluyla alınan hizmet alım sözleşmelerinde, sözleşmede yüklenicinin çalıştırdığı işçi ücretlerinden kimin hangi oranda sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı takdirde, davacı asıl işverenin dava dışı işçiye yapılmış bulunan demenin tamamının yüklenici konumunda olan davalı alt işverenden istenip istenemeyeceğine ilişkindir.<br> ...  İcra 4. Müdürlüğü'ne ait 2015/...  Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ...  Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğu ve borçlunun ...  ...  Yapı İnşaat Limited Şirketi (yeni unvanı ...  Çevre Temizlik Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi) ve ... r olduğu, takibin 173.175,06 TL asıl alacak ve 14.657,12 son ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 187.832,18 TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi ...  tarafından düzenlenen 25.07.2019 havale tarihli rapor ile; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede işçinin sosyal haklarından dolayı hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hükmün olmadığı, bundan dolayı davalıya rücu edilecek tutarın yarı yarıya sorumluluk kapsamında hesaplanan tutar olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 18.721,93 TL asıl alacağının olacağı ve bu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerekeceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.<br>Mahkemece, davacı vekilinin kök rapora itirazlarının hizmet işleri genel şartnamesi ve teknik şartname ile idari şartname değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesi üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 25.10.2019 tarihli ek raporda; ilgili genel şartnamenin 38.maddesinde ve teknik şartnamenin 11.2 maddesinde 4857 sayılı yasadan kaynaklanan işçilik haklarından hangi tarafın sorumlu olacağı hakkında belirleyici bir hükmün olmadığının görüldüğü belirtilerek belirsizlik taşıyan sözleşmelerde tarafların sorumluluklarının yarı yarıya paylaştırılması gerektiğinden bahisle davacının davalı şirketten 18.721,93 TL asıl alacağının olacağı ve bu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerekeceği kanaati bildirilmiştir.<br>Mahkemece, davacı vekilinin ek rapora itirazları değerlendirilmek suretiyle yeniden ek düzenlenilmesinin istenilmesi üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 24.02.2020 tarihli 2.ek raporda önceki kök ve ek rapordaki asıl işverenler arasındaki hesaplamadan sonra alt işverenler ile asıl işveren davacı arasındaki rücu ilişkisi yönünden sorumluluk hesaplamasının taraflar arasındaki sözleşmelere göre belirlendiği ve yapılan hesaplamada herhangi bir yanlışlık bulunmadığı  belirtilerek davacının davalı alt işveren şirketten rücuen alacağının şirketten  yarı yarıya (% 50 oranında) sorumluluğa göre 18.721,93 TL ve tam (%100 oranında) sorumluluğa göre 37.443,86 TL olacağı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerekeceği kanaati bildirilmiştir.  <br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı ilamı bu mahiyettedir)<br>Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. <br>Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici  sorumlu olacaktır.<br>İhbar tazminatından son işveren sorumludur.  Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.<br>İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. <br>Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü  bulunmamaktadır. (Yargıtay 15.HD'sinin 2021/1308-351 EK ve  Yargıtay 23.HD'sinin 2019/1244-2020/2303 EK sayılı kararı bu mahiyettedir.)<br> Davalının sorumlu olduğu miktarın dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olduğu ve ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemde  sorumlu olduğu  miktarın  37.443,86 TL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağına dair bir hüküm olmadığı anlaşılarak, davacının  davalının sorumlu olduğu bu bedeli talep edebileceği anlaşılarak, davanın yukarıda açıklandığı şekilde kısmen kabulü yerine anılan şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 37.443,86 TL üzerinden takibin devamına, davalının itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla, davalının 37.443,86 TL üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t                    :<br>1-Davacı vekilinin ...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2016/...  Esas, 2020/...  Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca ...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2016/...  Esas, 2020/...  Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>4-DAVANIN KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİNE,<br>a)Davalı tarafça ...  İcra 4. Müdürlüğü'nün 2015/...  Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin  37.443,86 asıl alacak üzerinden takibin takipteki şartlarla DEVAMINA,<br>b)Hüküm altına alınan 37.443,86 TL alacağın %20'si oranına karşılık gelen 7.488,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c) Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br><br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.557,79.TL nispi karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılan 3.207,71.TL harçtan mahsubu ile bakiye 649,91.TL harcın kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>6-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından peşin yatırılan ve mahsubuna karar verilen 2.557,79.TL karar harcı ile 29,20.TL başvurma harcının toplam olan 2.586,99.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>7-Davacı tarafından harcaması yapılan 105,70.TL tebligat gideri, 24,60.TL müzekkere gideri, 500,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 630,30.TL yargılama giderinin davada kabul/red oranına göre 125,64.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>8-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>9-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 24.062,13.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 54,40.TL istinaf  karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 148,60.TL istinaf başvuru harcı, 16,50.TL tebligat gideri ve 66,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 231,60.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 04/12/2023 tarihinde karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>  ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>  ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br> ¸e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bd53c99ef02ae06","SID":"9b59e11f39ea3f9e"}}