{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                  SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1367 <br>KARAR NO\t: 2023/2142<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:30/03/2022<br>NUMARASI\t:2022/114 Esas - 2022/215 Karar<br>DAVACI\t:GARANTİ FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. -  ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ\t:20/10/2014<br><br>KARAR TARİHİ\t:21/12/2023<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:21/12/2023<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında, 6361 sayılı Finansal kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde, Beşiktaş 3. Noterliği'nde düzenlenen 25.01.2013 tarih, ... yevmiye,... sözleşme numaralı Düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, \"'Kocaeli İli ... İlçesi ... Mahallesi,  ...  Mevkiinde Kain ... ve ... Bağımsız Bölüm ile ... nolu bağımsız bölüm numaralı mesken olmak üzere toplam 3 adet gayrimenkulun finansal kiralama yoluyla kiralandığını, davalı ile davacı arasında arasında akdedilen söz konusu finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan 01.1l.2013 tarihli  toplam 35.827,23-TL kira borcu ve 2.479,36-TL gecikme faizi borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü,  davalıya Beşiktaş 3. Noterliği’nden, 15.07.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, borçların 60 gün içinde ödenmesi ve ödenmediği taktirde sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, ihtarnamenin 18/07/2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, kanuni süre içinde ihtarnamede belirtilen borç ödenmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, İstanbul 6. Aslîye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/455 D.İş sayılı kararıyla tedbir verildiğini, İstanbul 11. İcra Dairesi'nin 2014/27545 E. sayılı dosyası ile uygulanmak üzere icraya verildiğini, finansal kiralama sözleşmesine konu, toplam 3 adet gayrimenkulun tamamının  aynen teslimine, sözleşme konusu yukarıda bilgileri yazılı taşınmaz için ilgili tapu sicil müdürlüğüne 6361 sayılı Kanun'un 22. maddesi hükmü gereğince tapu kütüğünün şerhler nanesine düşülen sözleşme şerhinin terkinine,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fiili imkansızlığın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte ekipmanların değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taşınmazın aynına ve üzerindeki haklara ilişkin dava olduğu, ilgili leasing şirketi ve davalı arasında 25/01/2013 tarihinde konusu gayrimenkul olan ve ödeme sonunda mülkiyetin kiracıya devredileceği ödeme sürecinde taşınmazın kullanımının kiracıya bırakıldığı bir sözleşme imzalandığı, davalının ödemelerini bir müddet düzenli olarak yaptığını, daha sonra ticari sıkıntı sebebiyle ödeme güçlüğüne düştüğünü, leasing şirketiyle yaptığı görüşme sonucu gayrimenkulü derhal boşaltırsa o ana kadar ödemelerin kendisine geri ödeneceği vaadiyle taşınmazı ocak 2014'te boşaltarak tescil ettiğini, leasing şirketi vadinde durmamış davalı şirkete ödememe nedeniyle ihtarname gönderdiğini, fakat sözleşmenin feshi nedeniyle herhangi bir belge düzenleyip göndermediğini, leasing sözleşmesi konusu gayrimenkul, leasinge konu taşınır eşya makine gibi zilyetlikle beraber mülkiyeti kiracıya geçen kullanınca değeri düşen bir mal olmadığını, konumu itibariyle merkezi bir yerde olduğunu, finansal kiralama sözleşmesi klasik kira sözleşmesinden farklı olduğunu, kira bedeli sadece kiracının malı kullanma yararlanma karşılığı kiralayana ödediği bedel olmadığını, sözleşme konusu taşınmazın nalım, satım, sigorta, vergi masraflarının da davalı tarafından karşılandığını, davalının mülkiyeti kazanamadığına göre bu bedellerin geri ödenmesi gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mülkiyeti edinme için yaptığı ödemeler, alım, satım, sigorta vergi için ödediği masrafların yapıldığın günden itibaren işleyen faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜ ile;<br>-Taraflar arasında akdedilen Beşiktaş 3. Noterliğinde 25/01/2013 tarihli, ... yevmiye numaralı, ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesinin feshine,<br>-Sözleşmeye konu olan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Kat, Bağımsız Bölüm No; ..., ... Kat, Bağımsız bölüm No:..., ... Kat Bağımsız Bölüm No:... sayılı bağımsız bölümler yargılama devam ederken tedbiren davacı şirkete teslim edildiğinden aynen teslim konusunda karar verilmesine yer olmadığına,<br>-Karar kesinleştiğinde teminatın davacıya iadesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunulan cevap dilekçesi süresinde olduğu halde yerel mahkemece süresinde olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığını, bu sebeple de yargılama sırasında ileri sürülen hiçbir itiraz ve belgenin değerlendirmeye alınmadığını, hüküm tesisi edilirken yok sayıldığını, finansal kiralama sözleşmesine ilişkin taşınmazların davacının iş konusu ile ilgili kullanılmadığını, sözleşme konusu taşınmazların üretime tahsis edilmediğini, dükkan ve evin boş olarak kaldığını, finansal kiralama sözleşmesine konu yapılamayacağını, eş muvafakati alınması gerektiğini, ortada geçerli bir finansal kiralama sözleşmesi olmadığını, sözleşme aşamasında yapılan ekspertizde taşınmazların değerinin 1 milyon’a yakın olduğu, taşınmazların satış değerinin daha düşük olduğu, finansal kiralama sözleşmesinin konusunun makine ya da araç olmadığı dar olarak Finansal Kiralama Kanunu hükümlerinin değil Borçlar Kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiği, banka eksperinin son tespit ettiği bedelin tamamının ödendiğini, taşınmazların teslim edildiğini davacının mülkiyetini kazanamadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca baro levhasına kayıtlı avukatların e-tebligat adresi almasının zorunlu olduğunu, davalı vekili e-tebligat yapılmış olması gerektiğini, davalı vekilinin e-tebligat adresinin olmamasının, davalı vekiline tebligat yapılamaması dolayısıyla davacının mağdur edilemeyeceğini, dosyadan davalı vekiline normal yolla tebligat yapılmışsa geçerli olduğunu, bu sebeplerle davalının istinaf talebinin süresinde olmadığını, yerel mahkemenin 30.03.2022 tarihli gerekçeli kararı davalı vekiline tebliğ yapılmış olmasına rağmen süresinde istinaf yoluna başvurulmadığını, ayrıca davalı vekilinin yasal süresinde bilerek nispi istinaf harcını da yatırmadığını, davalı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, 1 yıldır kararın kesinleşmesini sürüncemede bıraktığını, davalı vekilinin istinaf dilekçesindeki beyanları gerçeği yansıtmadığı gibi hiçbir hukuki değeri de bulunmadığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu 19. maddesinde sözleşmeye taşınır ve taşınmaz malların konu olabileceğini, bilgisayar yazılımlarının çoğaltılmış nüshaları hariç olmak üzere patent gibi fikri sınai haklar bu sözleşmeye konu olamayacağını, bütünleyici parça ve eklenti niteliklerine bakılmaksızın asli niteliğini koruyan her malın tek başına finansal kiralama sözleşmesine konu olabileceği belirtildiğini, dava konusu taşınmazların finansal kiralama sözleşmesine konu olabileceğini, yine 6361 sayılı Yasa'nın 34. maddesinde TBK’nın Kısmi Ödemeli Satışlar ve Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları’na ilişkin hükümlerin uygulanmayacağının hüküm altına alındığını, dolayısıyla davalı vekilinin Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığını, 6361 sayılı Yasa özel kanun olup sözleşmenin feshi ayrıca düzenlenmiş dolayısıyla genel kanun olan Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih, 2022/114 Esas - 2022/215 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle aynen teslim/alacak ve karşı dava tazminat istemlerine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince verilen,asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair  2018/529 Esas,2021/80 Karar sayılı karar Dairemizin 2021/1313, 2022/265 E/K sayılı ilamı ile,\"...asıl davanın dava dilekçesinin davalıya 10.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık yasal süre sonundan itibaren geçerli olmak üzere cevap süresinin mahkemece 25.04.2017 tarihli kararla 2 hafta daha uzatılmış olduğu, bu suretle cevap süresinin (ve karşı dava açma süresinin) son gününün 08.05.2017 olduğu, ancak karşı dava dilekçesinin davalı tarafça mahkemeye teslim tarihinin 09.05.2017 olduğu, UYAP kayıtlarında da daha önceki tarihli bir karşı dava dilekçesi bulunmadığı görülmekle, HMK'nın yukarıda belirtilen 133/2.maddesi hükmü gereğince mahkemece karşı davanın ayrılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmemiş olması,<br>Ayrıca; davalı-karşı davacı vekili davaya cevap dilekçesinde;sözleşme konusu taşınmazın alım, satım, sigorta, vergi masrafları da müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkili mülkiyeti kazanamadığına göre bu bedellerin geri ödenmesi gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mülkiyeti edinme için yaptığı ödemeler, alım, satım, sigorta vergi için ödediği masrafların ,yapıldığı günden itibaren işleyen faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep  etmiş olup, dilekçede talep miktarı yönünden  değer  belirtilmediği halde,<br> HMK'nun yukarıda anılan hükümlerine göre, dava konusunun değeri davacıya açıklattırılmak suretiyle belirlenip, harcın tamamlanması gerekirken, bu eksiklikler tamamlanmaksızın ve gerekçede red nedeni açıklanmaksızın  karşı davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....\" şeklindeki gerekçeyle kaldırılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince davanın 30/03/2022 tarihli celsesinde, davalı vekili tarafından mahkemeye verilen cevap dilekçesi ve ekinde görülen karşı davanın HMK 133/2 maddesi gereğince tefrikin, ayrı bir esasa kaydedilerek o esas üzerinden davanın yürütülmesine karar verilmiş ve karşı davanın mahkememizin 2022/191 esas sırasına kaydedildiği görülmüştür. <br>Kaldırma sonrasında yapılan yargılama sonunda; \"...Asıl dava yönünden dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; taraflar arasında Beşiktaş 3. Noterliğinde düzenlenen 25/01/2013 tarihli ... yevmiye nolu ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, sözleşme hükümlerine göre ... ili ... ilçesi .. Mah. ... Mevkiinde bulunan ... ada ... nolu parsel zemin kat ... numaralı bağımsız bölüm dükkan faslındaki taşınmaz, ... ili ... İlçesi ... mah. ... Mevkii ... ada ... parsel zemin kat ... nolu bağımsız bölüm dükkan vasfındaki taşımaz, ... ili ... İlçesi ... Mah. ... Mevkii ... ada ... parselde kayıtlı bulunan zemin kat ... nolu bağımsız bölüm mesken vasfındaki taşınmazların tamamının ... tarafından teslim alındığı, finansal kiralama sözleşmesi gereği Garanti Leasing tarafından ödeme planı düzenlendiği, dosya içerisindeki belgelerde kiralayan ...'in 15/07/2014 tarihi itibariyle kira borcunu ödemede temerrüde düştüğü, Garanti Finansal Kiralama AŞ'nin Beşiktaş 3. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 15/07/2014 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa kira bedellerini ödemesi konusunda ihtarat gönderildiği ve bu ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebellüğ edildiği, yargılama devam ederken davacı tarafın talebi üzerine tedbiren 25/09/2019 tarihli ara karar ile sözleşmeye konu olan taşınmazlar 420.000,00-TL teminat karşılığında tapu kaydındaki finansal kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Finansal kiralama sözleşmesine konu olan taşınmazlara ait tapu kayıtları celp edildiğinde dava konusu taşınmazlardan ... ada ... parselde bulunan ... kat ... nolu bağımsız bölümün,  ... kat ... nolu bağımsız bölümün 01/06/2020 tarihinde ... adlı kişiye satılmış olduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi gereği davalı ... edimlerini ifa etmediğinden ve kira bedelini ödemeyerek temerrüde düşmüş olduğu ve davacı tarafın davalıya ihtarname çekerek 60 gün içinde kira bedelinin ödenmesi konusunda ihtaratta bulunup bu ihtaratın davalı tarafça tebellüğ etmesi karşısında tebellüğden itibaren 60 gün içerisinde kira borcunun süresin de ödenmediği ve davaya konu olan malın iade koşullarının oluştuğu ve sözleşmenin feshi gerektiği anlaşılmakla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshine, sözleşmeye konu olan taşınmazların dava devam ederken tedbiren davacı şirkete teslim edildiğinden aynen teslim konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\" şeklindeki gerekçeyle davanın kabulü ile taraflar arasında akdedilen Beşiktaş 3. Noterliği'nde 25/01/2013 tarihli, ... yevmiye numaralı, ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesinin feshine, sözleşmeye konu olan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Kat, Bağımsız Bölüm No; ..., ....Kat, Bağımsız bölüm No:..., ... Kat Bağımsız Bölüm No:... sayılı bağımsız bölümler yargılama devam ederken tedbiren davacı şirkete teslim edildiğinden aynen teslim konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde teminatın davacıya iadesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (FKFFŞK) hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. Finansal Kiralama Sözleşmesinin tanımı Yasanın 3. ve 18. maddelerinde yapılmıştır. <br>Yasanın 3/ç maddesinde; \"Finansal Kiralama: Bir finansal kiralama sözleşmesine dayalı olmak koşuluyla, bu kanun veya ilgili mevzuatı uyarınca yetkilendirilen kiralayan tarafından finansman sağlamaya yönelik olarak bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi; kiracıya kira süresi sonunda malın rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması; kiralama süresinin malın ekonomik ömrünün yüzde sekseninden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya finansal kiralama sözleşmesine göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının malın rayiç bedelinin yüzde doksanından daha büyük bir değeri oluşturması hallerinden herhangi birini sağlayan kiralama işlemini, ifade eder\"  <br>Buna göre bir işlemin finansal kiralama işlemi sayılabilmesi için, işlemin bir finansal kiralama sözleşmesine dayalı olması, işlemin bu Kanun veya ilgili mevzuat uyarınca yetkilendirilen kiralayan tarafından finansman sağlamaya yönelik yapılması işlemin, bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi; kiracıya kira süresi sonunda malın rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması; kiralama süresinin malın ekonomik ömrünün yüzde sekseninden daha büyük bir bölümünü kapsaması ya da finansal kiralama sözleşmesine göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının malın rayiç bedelinin yüzde doksanından daha büyük bir değeri oluşturması hallerinden herhangi birini sağlayan bir işlem olması gerekmektedir.<br><br>FKFFŞK'nın 18. maddesinde; \"Finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören özleşmedir\" hükümleri düzenlenmiş, 19. maddesinde ise sözleşme Sözleşmeye taşınır veya taşınmaz malların konu olabileceği, bilgisayar yazılımlarının çoğaltılmış nüshaları hariç olmak üzere patent gibi fikri ve sınai hakların bu sözleşmeye konu olmayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda belirtilen madde hükümleri uyarınca finansal kiralama ilişkisinde kiracı, malın zilyetliğini ve ekonomik mülkiyetini elinde bulundurmakla birlikte, malın hukuken maliki sözleşme süresi içerisinde halen kiralayan finansal kiralama şirketidir. <br> FKFFŞK'nın 31/1. maddesinde; \"Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temürrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi halinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhattap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir.\" hükmü bulunmakta olup, benzer düzenleme taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin 6. maddesinde de bulunmaktadır.<br> Bu bağlamda,somut olayda, davacı finansal kiralama şirketi, temerrüt nedeniyle 6361 sayılı yasanın 31. maddesine uygun olarak davalıya Beşiktaş 3. Noterliği'nin 15/07/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edildiği, davalının finansal kira sözleşmelerinden doğan borç taksitlerini ödemeyerek temerrüde düştüğü, davacı tarafından verilen sürede davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu, sözleşmenin zorunlu yasal unsurları taşıdığı, sözleşmeye konu taşınmazların 2'sinin bağımsız dükkan vasfında olduğu, 14 ay kira ödemesi yapıldıktan sonra dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğu şeklindeki savunmanın iyi niyet ilkesi ile bağdaşmayacağı, davalının sözleşme nedeniyle alacaklılık iddialarının ise, işbu davadan tefriken kaydolunan yerel mahkemenin 2022/191 esas sayılı dosyasında görülen davanın konusunu oluşturacağı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, mahkemece taşınmazların dava tarihi itibariyle değerleri bilirkişiye hesaplatılarak nispi harcın davacı tarafça tamamlandığı (Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6559 Esas,  2021/5060 Karar sayılı kararı) anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 53.759,97‬-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 13.440,00-TL'nin mahsubu ile kalan 40.319,97-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>   * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a094e03dff1ab552","SID":"4c33a47e46bcd046"}}