{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                T.C.<br>         SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2210 <br>KARAR NO\t: 2023/2136<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:29/06/2022<br>NUMARASI\t:2022/355 Esas - 2022/357 Karar<br><br>DAVACI\t:...  (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:...- ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:01/07/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:21/12/2023<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:27/12/2023<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket hakkında 04/06/2019 tarihinde bayilik anlaşması ek sözleşmesinden doğan alacağından dolayı Antalya 7. İcra Dairesi'nde icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine davalı tarafın 16/10/2019 tarihinde borcunu inkar ederek itiraz ettiğini, itiraz sonucu takibin durduğunu, müvekkil ... ile davalı şirket arasında 21/07/2018 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin sözleşmedeki bazı maddeler gereğince ürün vermeyi kabul ettiğini ancak ürünleri teslim etmediğini, davacının bu nedenle maddi zarara uğradığını, davalı şirketin müvekkiline sözleşmede vermeyi taahhüt  edip vermediği ürünlerden dolayı toplam 12.584,27 Euro borcu oluştuğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalının davacıya olan borcunu ödememek adına mal kaçırma yoluna gittiğini, davalı şirketin yetkili ismi ...'in davalı şirket hakkında icra takibinin başlatıldığı 04/09/2019 tarihinden ve Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/337 E. sayılı dosyanın 06/08/2019 açılış tarihinden hemen sonra 15/10/2019 tarihinde davalı şirketin Antalya Fener bölgesinde ... adresinde bulunan işletmesini kardeşi ...'e devrettiğini, yürütülen icra takibinden kötü niyetli bir şekilde mal kaçırma iradesi olduğunu belirterek Antalya 7. İcra Dairesi nezdindeki 2019/9256 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği, borca dayanak sunulan sözleşmenin feshedildiğini, geçersiz olduğunu, söz konusu sözleşmeye dayalı bir borcun doğmasının mümkün olmadığını, davacının sözleşme tarihinden itibaren bir süre sonra, kendisine ait bir kısım yükümlülükleri yerine getirmemeye, sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranmaya başladığını, bu kapsamda davacının Antalya 10. Noterliği'nin 31/05/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile uyarıldığını, benzer davranışların devamı halinde sözleşmesinin feshedileceğinin kendisine bildirildiğini ancak davacının davranışlarında herhangi bir değişiklik olmadığını, 19/07/2018 tarihli asıl sözleşme, 21/07/2018 tarihli olan ve işbu davaya dayanak olan ek sözleşmeyle beraber; davacının, aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firma olan German Podoloji Ayak Bakım Salonu adına reklamlar yapması, bunları sosyal medya hesaplarında alenen paylaşması, müşterileri rahatsız ederek taşkınlık çıkarması, sözleşmenin çeşitli hükümlerini ihlal etmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi dolayısıyla Antalya 22. Noterliği'nin 27/09/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkilinin davaya konu ürünlerin ithalatçısı ve distribütörü olmadığı için sözleşme dolayısıyla hiçbir borç altına girmediğini, davacının iddia ettiği borcun miktarının neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğunu, davalının mal kaçırmaya yönelik bir faaliyeti bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın  dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ve borçlu şirketin haksız ve mesnetsiz yere süreci uzatmak ve davacıya zorluk çıkartmak amacı ile ödeme emrine itiraz ettiğini, ilgili icra takibinin öncesinde durdurulduğunu, sonrasında ise ödeme emrinin iptal edildiğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ödeme emrinin iptalinden dolayı, itirazın iptali davasını usulden reddettiğini, oysa gerek aynı borç için durdurulmuş olsa dahi açık bir icra takibinin bulunması, gerekse de usul ekonomisi ilkesi gereği, aynı alacak için bir icra takibinin bulunması nedeni ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine haksız ve usule aykırı olarak davacı tarafça açılan davaya konu icra takibinin usule aykırı tebligatlar ile kesinleştirildiğini ve davalı hakkında haciz işlemleri uygulandığını, ardından hukuki yollara yapılan başvurular neticesinde başvuruya konu davaya dayanak icra takibi, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/660 E. ve 2020/3 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini ve istinaf incelemesi neticesinde onanarak kararın kesinleştiğini, bu doğrultuda istinaf başvurusuna konu davaya dayanak olan icra takibinin ortadan kalktığını ve dava şartı yokluğu oluştuğunu, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde yerel mahkeme kararında yer alan, esasa ya da usule ilişkin bir hata veyahut eksiklik olduğunu gösterir herhangi bir iddia bulunmadığının tespit edildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2022 tarih, 2022/355 Esas - 2022/357 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava  alacağın tahsili için yapılan takip yönünden itirazın iptali istemine ilişkin olup, genel haciz yoluyla icra takibinde alacaklı tarafça yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunularak takip başlatılır, varsa alacağı gösteren belgeler talebe eklenir, icra müdürü talebi kanuna uygun görürse İİK 60. maddede düzenlenen ihtarları içeren ödeme emrini borçluya gönderir. Bu şekilde usulüne uygun olarak yapılmış ilamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Burada usulüne uygun yapılmış takip ve bu takibe süresinde yapılmış itiraz HMK 114/2. maddesine göre dava şartı olup davanın konusu ise borçludan tahsili talep edilen alacaktır. İtirazın iptali davası devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin   Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin  2019/660 Esas  2020/3 Karar sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptal edildiği anlaşılmakla   dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan,(Yargıtay 11 HD nin  E:2020/2771  K: 2020/5682 sayılı ilamı) dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, takip borçlusuna karşı, itirazın tebliğinde başlayarak, 1 yıl içinde açılması gereken olağan bir alacak davası niteliğindedir. Mahkeme, söz konusu davada, yanların iddia ve savunmalarını genel ilkelere uyarınca inceler, davanın reddi ya da kabulü yönünde karar verir (Av. Nazmi İpekçi, İcra Ve İflas Kanunu Tatbikatı Şerhi 6. Baskı Sayfa 249).<br>Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/17216 Esas, 2003/21116 Karar, 28/10/2003 tarihli kararı ile ödeme emrinin iptali kararının bozulması halinde ödeme emri ve buna karşı yapılan itiraz geçerliliğini koruyacağından alacaklının altı aylık itirazın kaldırılması süresini geçirmemek gayesiyle merciiye başvurması doğrudur. Ancak ödeme emrinin iptaline dair Mercii kararının kesinleşmesi halinde takibin devamını sağlamak için yeniden ödeme emri çıkarılması gerekeceğinden ve önceki ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması istemi fuzuli olacağından Merciice bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>Somut olayda, Antalya 7. İcra Dairesi'ne yazılan yazıya cevap verildiği 2019/9256 E sayılı takip dosyasının incelemesinde, davacı tarafça davalı tarafa karşı 21.07.2019 tarihli ek sözleşmeden doğan alacaklar nedeni ile 3.999,00-Euro,  ve 8.550,00-Euro ve 44,27-Euro faiz olmak üzere toplam  12.584,27-Euro için ilamsız takip yapılmış olduğu, davalının  borca itiraz etmiş olduğu, İtirazın iptali davası devam ederken, dava ile ilgili itiraza uğramış ödeme emrinin Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/660 Esas 2020/3 Karar sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptal edildiği anlaşılmakla dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan,(Yargıtay 11 HD nin  E:2020/2771  K: 2020/5682 sayılı ilamı) dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yasaya ve usule uygun olup istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddi gerekmiştir.<br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Bununla birlikte, dosya kapsamında resen yapılan inceleme sonucu; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, 7036 sayılı Kanun'un 3. madde 14-16. fıkralarda; tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarının Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği, Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, yine bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin anlaşmaya varılamaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı düzenlendiği halde, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti ile ilgili bir karar verilmemesi hatalıdır, bu açıdan karar, resen düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, kamu düzenine ilişkin nedenlerle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2022 tarih, 2022/355 Esas ve 2022/357 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a)Davanın  dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,<br>b)Hüküm tarihinde alınması gerekli 80,70-TL harçtan peşin alınan 945,71-TL harcın mahsubu ile kalan 865,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davacıya iadesine,<br>c)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>ç)Davacı tarafından yapılan masraflarının davacının üzzerinde bırakılmasına,<br>d)HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>e)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 189,15-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>c)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>ç)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0c27dae5d6b0a4a","SID":"4a74665355b72fb5"}}