{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1036 <br>KARAR NO: 2023/1347<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/11/2022<br>NUMARASI: 2018/399 Esas -  2022/828 Karar<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin maliki, müvekkili şirketin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davalı şirkete kiraya verildiği sırada da dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 10/04/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... isimli kişiye çarptığı, düzenlenen tutanakta, trafik cezası madde 36 (sürücü belgesiz olarak araç kullanmakla) göre işlem yapıldığını, bu kişi de kendisinin ehliyeti olmadığını ikrar ettiğini, asli tam kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, ...'ın bedeni hasarı olarak müvekkil sigorta şirketi tarafından, İstanbul 4. ATM 2016/1068 E sayılı kararı gereğince 35.740 TL hasar tazminatı ödendiğini, halefiyet ilkeleri gereğince bu tutarın, ödememesi üzerine aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve %20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ve mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ...plaka sayılı aracın, müvekkil şirketçe sözleşme ile “...San.Tic.Ltd.Şti'ne 36 ay süreyle kiraya verildiğini, kira sözleşmesi kapsamında 02.01.2013 tarihinde ... plaka sayılı aracın kiracılara 36 aylık kira süresi boyunca teslim edildiğini, bu kapsamda müvekkil şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkil şirkete söz konusu trafik kazası ile ilgili bir kusur izafe edilemeyeceğini, bu nedenle husumet yönünden davanınreddini, kiracı ....San.Tic.Ltd.Şirketine ve araç sürücüsü ...'na davanın ihbar edilmesine, % 20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine  karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, uzun süreli kiralama sözleşmesinin, müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, ilk derece mahkemesi kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik olup sigorta hukuku ve  uygulamaları alanında uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davada pasif husumet yönünden değerlendirme yapılırken, sigortalının davalı olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını  belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında zarar görene yapılan ödemenin sürücünün ehliyetsiz, ağır kusuru nedeniyle kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.  Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Dosyada bulunan 03/10/2012 başlangıç, 29/09/2013 bitiş tarihli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine göre sigortalı olarak davalının ismi yer almaktadır. Davaya konu trafik kazası 10/04/2013 tarihinde meydana gelmiştir.Davalı, davacının sigortalısı olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan ve ZMS sigortacısı tarafından açılacak rücu davaları da akide karşı açılacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"074a3a56239b2b06","SID":"7d7c545ab23a9dcd"}}