{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1212 Esas<br>KARAR NO: 2023/1350<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/12/2019<br>NUMARASI: 2016/940 Esas, 2019/1210 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasındaki güvenlik hizmeti   ilişkisi sebebiyle oluşan cari hesap bakiyesi 28.946,69 TL' nin tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının ödeme emrini tebliğ aldığı gün müvekkilinin hesabına 15.538,09 TL ödeme yaptığını,  icra dosyasınada dilekçe sunarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, cari hesap dökümlerinin incelenmesi ile davalının haksız olduğunun anlaşılacağını, bu sebeple İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenen sözleşmede uyuşmazlık konusunda Bakırköy İcra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın ve takibin yetkisiz mercilerde açıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirdiğini ancak davacıdan  bir hizmet almadığını, davacının iddiası olan faturanın tek başına alacağı kanıtlayamayacağını, davacının alacağını ispat etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, taraflar arasında güvenlik hizmeti verilmesine dair ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın  İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafın borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkemece aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında 11 günlük ağustos hizmet faturası olan 5.697,30 TL ve yansıtma faturası olarak kesilip bu sebeple itiraz edilen 7.711,30 TL toplamı olan 13.408,60 TL yönünden haksız olduğu kanaatine varılarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne, davalının icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın bu miktar üzerinden iptaline, takibin aynı şartlarla devamına karar verilmiştir. Davacı tarafça ıslah ile arttırılan (takipten sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeye ilişkin) 15.538,09 TL' lik talep yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar takipten sonra ödeme olmuş ise de borcun tamamına itiraz edildiği ve alacaklı davacının alacağını geç aldığı da gözetilerek takip toplamı olan 28.946,69 TL üzerinden %20 si olan 5.789,34 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve  kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirket tarafından borcun tamamına itiraz edildiği ve kısmi itiraz yapılmadığı göz önüne alındığında, takibin devam edebilmesi için, takip tarihi göz önüne alınarak mahkemece değerlendirme yapılması ve ödeme yapılan kısım da dahil olmak üzere itirazın tümden iptaline karar verilerek  yapılan ödemelerin infaz sırasında göz önüne alınması gerekmekte iken, 15.538,09 TL lik talep yönünden takip sonrası, davalı tarafından davacı hesaplarına 22.06.2016 tarihinde 15 536,09 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle bu miktar yönünden dava açılmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek faiz ve vekalet ücretinden mahrum bırakılmalarının hatalı olduğunu, reddine karar verilen 15.538,09 TL yönünden müvekkil şirket aleyhine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti 1.864,57 TL olduğu halde, 2.725 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının müvekkiline 5.697,30 TL tutarındaki faturayı  tebliğ ettiğinde itiraz  ve iade edildigini, davacının  henüz faturayı tebliğ etmeden müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, faturanın tebliğ edilmediğini bilen davacının, takipte faturaya değil cari hesaba dayandığını ancak davacı ile müvekkili arasında cari hesap sözleşmesi ve mutabakatı olmadığını bu nedenle 5.697,30 TL yönünden davada başkaca hususun araştırılmadan davanın reddi gerektiğini, takip tarihi itibarı ile muaccel olmayan bir tutarın talep edildiğini, davacı şirket personelinin uyuması nedeniyle hırsızlık olayı yaşandığını, davacı güvenlik personeli uyumasa hırsızlık yaşanmayacak ve müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin 7.711,30 TL'lik faturanın  oluşmayacağını, iş bu nedenle yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, faturanın düzenlenme tarihi ve tebliğ edilmemesi nedeni ile ayrıca hırsızlık olayı nedeniyle takip konusu alacağın likit olmadığı sabit olduğundan müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemiyeceğini, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemenin itirazın iptali davasına dahil edilmesini, yerel mahkemenin hukuki yarar yokluğu nedeniyle  reddettiğini, bu karar isabetli olmakla birlikte; hukuki yarar yokluğu kararıyla çelişkiye düşerek, takipten sonra ödeme olmuşsa da borcun tamamına itiraz edildiği ve alacaklının alacağını geç aldığı da gözetilerek takip toplamı 28.946,69-TL üzerinden % 20' si olan 5.789,34-TL davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine şeklinde verilen kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemenin davacı tarafça ıslahla arttırılan 15.538,09-TL.lik talep yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine şeklinde verilen kararın onanmasına, mahkemenin kararının kaldırılarak davanın tümden reddine,  davacının takip konusu alacağın % 20’ sından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı verilen güvenlik hizmet bedeli alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine  itirazın iptali davasıdır. Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan güvenlik hizmeti verilmesine dair ticari ilişki gereğince düzenlenen hizmete ilişkin davacının takip ve davada talep edilen miktar alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 28.946,69 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin  durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, bilirkişi raporunda \" taraflar, İŞVEREN olarak ... SAN. VE TİC. A.Ş. YÜKLENİCİ olarak ... A.Ş. arasında 01.02.2016 tarihlerinde Geçici Süreli Danışma Hizmetleri Sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşmeyi tarafların imzalandığı, davalı tarafın talebi üzerine Geçici Süreli Danışma Hizmetleri Sözleşmesinin 21.08.2016 tarihi itibariyle sona erdiği, davacı vekili tarafından, davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile 19.08.2016 tarihinde, 28.946,69 TL asıl alacak toplamı üzerinden takip başlatıldığı ve talebi kadar davacının alacaklı olduğu, takip sonrası, davalı tarafından davacı hesaplarına 22.08.2016 tarihinde 15.538,09 TL ödeme yapıldığı ve davacı alacağının, 22.08.2016 tarihi itibariyle 13.408,60 TL olduğu, takipte 19.08.2016 tarihinden itibaren asıl alacağa, yıllık %10,50 değişen oranlarda ticari avans faizi istenebileceği\" şeklinde raporunu sunmuştur. Davacı, takip sonrası, davalı tarafından davacı hesaplarına 22.06.2016 tarihinde 15.536,09 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle bu miktar yönünden dava açılmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine dair  verilen karar bölümünü istinaf etmiş isede davalı borçlunun itirazından önce bu miktarı ödediği ve davacının da istinaf dilekçesinde mahkemenin bu bölüme yönelik ret kararı vermesi ile bu bölüm yönünden faiz ve vekalet ücreti alacağında mahrum kalındığının ifade edilmesi suretiyle yapılan ödemenin ana alacağa istinaden yapıldığını benimsediği,  ödenen asıl alacağa ilişkin masraf ve vekalet ücreti yönünden takip borçlusu davalının itirazının olmadığı da gözetildiğinde davacının bu alacaklarının tahsili yönünden hesap ve işlem yapılmasını icra müdürlüğünden isteyebileceği gözetildiğinde, itiraz öncesi ödenen 15.536,09 TL yönünden dava açılmasında hukuki yarar olmadığı kabul edilerek davanın reddine dair verilen mahkeme kararının yerinde olduğu, yine AAÜT madde 13 gereğince 2019 yılı için alacak aslına geçmemek kaydı ile 2.725 TL maktu vekalet ücreti altında vekalet ücreti verilmesi mümkün bulunmadığından davacı aleyhine reddedilen bölüm yönünden 2.725 TL vekalet ücreti ödenmesine ilişkin verilen kararda yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, her ne kadar davalı sözleşmenin feshedildiği Ağustos ayına ilişkin 11 günlük hizmet bedelini içeren faturanın kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş ise de, davalının 11 günlük hizmetin verildiğine itiraz etmemesi ve verilen hizmete ilişkin alacak bedelinin tahsili talebinde bulunmak için öncelikle faturanın veya bir ihtarnamenin tebliği gerekmediğinden, davacının takibe geçme hakkının bulunduğu, ihtarname tebliğ edilmemesinin sadece takip öncesinde davacının faiz isteme hakkını etkileyeceği anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davalı, davacı hizmeti sırasında oluşan hırsızlık zararı 7.711,30 TL'lik yansıtma fatura bedelinden davacının sorumlu olduğunu bildirmiş ise de mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6 maddesine göre davacı personellerinin adli makamlarca kanıtlanmış kusur ve ihmalinden kaynaklanan  zarar ve ziyanlardan davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmış olması ve söz konusu hırsızlığa ilişkin yapılan soruşturmada halen faillerin aranmakta olduğu, adli makamlarca zararın  davacı personelinin kusur ve ihmalinden kaynaklandığına ilişkin verilmiş bir kararın söz konusu olmadığı, davalının bu yönde bir iddiası ve mahkemeye sunduğu kararın bulunmadığı anlaşılmakla bu aşamada davalının cari hesapta bu miktar alacağın düşürmesine yönelik hesap ve işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde; yukarıda açıklandığı üzere, itirazdan önce ödenen dava konusu yapılan 15.536,09 TL yönünden dava reddedilmiş olup, bu karar yerinde bulunmakla, salt takibin tamamına itiraz edildiği gerekçesiyle  davacı yararına icra inkar tazminatının konusu alacağın tamamı olan 28.946,69 TL üzerinden hesaplanıp karar altına alınması doğru olmayıp davada kabul edilen asıl alacak miktarı 13.408,60 TL üzerinden hesaplanan 2.681,72 TL icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmekle, ilk derece mahkeme kararının bu yön itibariyle isabetsiz olduğu davalı vekilinin istinaf talebinin bu yön itibariyle yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/940 Esas, 2019/1210 Karar ve 19/12/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2a-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,3-Davacı tarafça ıslah ile arttırılan 15.538,09 TL' lik talep yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE, 4-Dava dilekçesindeki talep edilen 13.408,60 TL' lik talep yönünden davanın kabulü ile İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline takibin bu alacak miktarı üzerinden aynı koşullar ile kaldığı yerden DEVAMINA,5-Asıl alacak olan 13.408,60 TL'nin %20' sine karşılık gelen  2.681,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 915,94 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 349,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 566,33 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, (563,33 TL tamamlama harcı davalı tarafından karşılandığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,) 8-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 162,50 TL, bilirkişi ücreti 750,00  TL olmak üzere toplam 912,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 46,32) 422,67 TL yargılama gideri ve peşin harç 84,26 TL, tamamlama harcı 265,35 TL olmak üzere toplam 772,28 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,  kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yatırılan gider avansından posta ve tebligat ücretlerinde kullanılan 84,50 TL' nin davanın red oranına göre (%53,68 ) 45,35 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan  13.408,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ÖDENMESİNE, 11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 15.538,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ÖDENMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 228,98‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 40,87 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,2-Davalı tarafından karşılanan 350,28‬ TL istinaf harçları ile 5,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 355,78‬ TL 'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0426182e57dfd8c0","SID":"60a52c2e00806868"}}