{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1469 Esas<br>KARAR NO: 2023/1382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/10/2019<br>NUMARASI: 2016/114 Esas, 2019/1064 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile; müvekkili yüklenici şirket ile davalı ... Marketler Ticaret AŞ arasında temizlik ve depo hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme bulunduğunu, hizmet alımı kapsamında çalışan dava dışı işçinin taraflar aleyhine kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, genel tatil alacağı ve yıllık izin alacaklarının tahsili için İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2012/301 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinde onandığını, işçinin ilama dayalı alacağın tahsili için taraflar aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, takipte 41.543,68 TL ödediklerini, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalı işsahibinin müvekkili şirket personelinin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek 41.543,68 TL'nin 05/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; taraflar arasında düzenlenen 16/08/2011 tarihli temizlik hizmet alımına dair sözleşme kapsamında, davacı şirketin müvekkiline temizlik hizmeti verdiğini, sözleşmenin 3.1.10 ve 3.1.17 maddeleri uyarınca, sözleşmenin ifası için istihdam edilecek personelin tüm hak ve yükümlülüklerinden münferiden davacı yüklenicinin sorumlu olduğunu, ayrıca davacının 16/08/2011 tarihinden önce ... Tic. AŞ'ye hizmet verdiğini, bu nedenle davacının ödediği işçilik alacağını müvekkili şirketten rücuen tahsil edebileceği kabul edilse bile, müvekkilinin işçilik alacağının 16/08/2011 tarihi sonrasından sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı yüklenici şirketin 16/08/2011 tarihli sözleşme kapsamında davalıya temizlik hizmeti verdiği, sözleşmenin 3.1.10 ve 3.1.17 maddeleri gereği  yüklenicinin sözleşmenin ifası için çalıştırdığı personelin işçilik alacaklarından münferiden sorumlu olduğu, bu nedenle davacı yüklenicinin ödediği işçilik alacağını davalı işsahibinden talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davalıya temizlik ve depolama hizmeti verdiğini ve hizmet bedelini tahsil ettikten sonra personeline ödeme yaptığını, iş mahkemesi kararı ile, işçinin yıllık izinlerinde veya genel tatillerde çalışmaya devam ettiği ve işçiye fazla mesai yaptırıldığının ortaya çıktığını, davalının bu hizmetler kapsamında müvekkiline ödeme yapmadığını, bu nedenle ödemediği bu hizmet bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini, işçinin işine de davalının talebi ile son verildiğini ve işçinin kıdem tazminatı alacağının doğduğunu, bu nedenle davalı işverenin kıdem tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede iş hukukundan kaynaklı tazminatlarda sorumluluğa iliştin bir düzenleme bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, davacı yüklenici tarafından dava dışı işçisine ödenen işçilik alacaklarının davalı işsahibinden rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; taraflar arasında 16/08/2011 tarihli temizlik hizmet alımına dair sözleşme bulunduğu, hizmet alımı kapsamında çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatili ücreti alacaklarının tahsili için taraflar aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2012/301 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, iş mahkemesince kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatili ücretine hükmedildiği, bunun üzerine işçinin ilama dayalı alacağın tahsili için taraflar aleyhine takip başlattığı ve davacı yüklenicinin takipte  41.543,68 TL  ödediği, ödenen bedelin davalı işsahibinden rücuen tahsili için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme gereği, davacı yüklenicinin hizmeti ifası sırasında çalıştırdığı personelinin işçilik alacaklarından münferiden davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacı yüklenicinin davalıya verdiği hizmetin ifası kapsamında çalıştırdığı işçinin işçilik alacaklarından, davalı işsahibinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2016/4603 E. 2019/394 K. Sayılı ilamı) Taraflar arasındaki Sözleşmenin 3.1.10 Maddesi: \"Yüklenici çalıştırdığı personellerin iş sözleşmesinden, İş Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu ve Genel Sağlık sigortası Kanunu, Vergi mevzuatı ile ilgili diğer mevzuat hükümlerinden doğan ücret, vergi, prim ile diğer yükümlülüklerini eksiz yerine getirecek, gelir vergisi ve sosyal sigorta prim kesintilerini de ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyecektir.\" hükmünü haizdir. Yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.1.17. maddesi: \"Yüklenicinin sözleşme uyarınca Şirketin işyerlerinde üstlendiği Hizmetin yerine getirilmesi sırasında, münhasıran belirtilen işyerinde çalıştırdığı işçilerin, çalıştırıldığı süre ile sınırlı olmak üzere iş sözleşmesi, İş Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık sigortası Kanundan yükümlülüklerinden münhasıran sorumludur. Ancak belirtilen yükümlülüklerin ilişkin olduğu hak ve taleplerden yada işçilerin iş kazasına uğramasından doğacak tazminatlardan dolayı Şirket  herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalırsa, sözü edilen ödeme veya tazminatı Yüklenici icra takibine gidilmeksizin 10 (on) gün içinde reeskont faiziyle ödemeyi yapan Şirkete ödemeyi kabul eder. Ayrıca Yüklenici bu ödemelerin Şirket nezdindeki istihkaklarından kesilmesini veya teminatlarından mahsup edilmesini peşinen kabul eder.\" hükmünü içermektedir, Bu durumda işsahibi ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre de, yüklenicinin çalıştırdığı işçilik alacaklarından davacı yüklenicinin sorumlu tutulduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/114  Esas, 2019/1064 Karar ve 15/10/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36edeee05833925c","SID":"999a588d99f5a3ae"}}