{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3699 <br>KARAR NO: 2023/739<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2023<br>NUMARASI: 2023/136 Esas, 2023/511 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:  24/11/2023<br>KARAR Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeni ile reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; <br>HMK. m. 354 KAPSAMINDA İNCELEME (ESASA İLİŞKİN) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ... (...) ile davalı ... arasında 08/08/2020 tarihinde yazılı Emlak Komisyonculuk Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusu müvekkilinin, davalı ile 3. kişi ... arasında, ...'e ait Kağıthane ... Mah. ... ada ... parselde kain arsa ile ilgili Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi yapılmasına aracılık ettiğini, müvekkilinin Emlak Komisyonculuk Sözleşmesine uygun olarak davalı ile 3. kişi  ...'i bir araya getirdiğini ve davalı ile 3. kişi ... arasında Beyoğlu ... Noterliğinin 11/01/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve  Arsa Payı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, ancak müvekkili ile davalı arasında 08/08/2020 tarihinde yazılı Emlak Komisyonculuk Sözleşmesine rağmen, davalının müvekkilinin hak ettiği 60.000-TL tutarındaki Emlak Komisyonunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya karşı  İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı Dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi sonrasında, müvekkilinin sözleşme karşılığı hak ettiği alacağını alabilmek için,  taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna müracaat edildiğini ancak arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, dava şartı arabuluculuk görüşmelerine ilişkin, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun  ... Büro, ... Arabuluculuk dosya numaralı, 16/01/2023 tarihli anlaşamama son tutanağının sunulduğunu belirterek, davalı ...'ın İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra dosyasına yapmış olduğu borca itiraz ve sair itirazlarının iptaline karar verilerek, icra takibiyle talep ettiğimiz alacaklarının davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, alacağın doğduğu tarih itibariyle ve icra takibinden itibaren  ticari avans faizi uygulanmasını, davalının %40'dan aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini, avukatlık ücreti, dava harç  ve masraflarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, aleyhlerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı İcra dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin yasal itiraz süresi içerisinde davacıya borcu olmadığından haklı itirazı ile itiraz ettiğini ve icra dosyası müvekkilinin itirazı üzerine durdurulduğunu, davacı ilgili icra dosyasında iddia ettiği alacağına ise müvekkili ile imzalamış olduğu 08/08/2020 tarihli ve kat karşılığı komisyon ( simsarlık ) sözleşmesini dayanak yaptığını, ancak; müvekkilinden davacı yana icra takibine dayanak yapmış olduğu 08/08/2020 tarihli ve kat karşılığı komisyon sözleşmesi ile ilgili hiç bir borcu bulunmadığını ve dolayısıyla müvekkili icra takibine itiraz etmekte haklı olduğunu, davacı tarafın ise müvekkilinden kendisine borcu olmadığını bildiği halde icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu ve iş bu davayı da iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak asılsız iddialar ile ikame etmekte olduğunu bu nedenle haksız ve kötü niyetli olduğunu ve davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının usule, yasaya, hukuka, yargıtay yerleşik kararlarına, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı itirazın iptali davasının reddini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasına müvekkilinin yapmış olduğu haklı itirazın geçerliliğinin tespitine ve icra takibinin iptalini ve davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı icra dosyasının toplam alacağının %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL  NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine...\" karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/136 E. -2023/511 K. sayılı dosyasından verilen 20.06.2023 tarihli görevsizlik nedeni ile usulden red kararı sonrası yerel mahkemece görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiş olup; görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair yerel mahkeme tespiti usule, yasaya hukuka ve Yargıtay yerleşik kararlarına aykırı olup; İş bu dosyaya bakmakla görevli mahkeme Yerleşik Yargıtay kararları gereği İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olup; yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/136 E.- 2023/511 K. Sayılı dosyasından verilen 20.06.2023 tarihli kararının 2 nolu hükmünde yer alan görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair hükmünün kaldırılmasına ve görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerektiğini, ve yerel mahkemenin görevsizlik nedeni ile usulden red kararına karşı istinaf başvurularının olmadığını bildirmekle birlikte sonuç itibariyle İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/136 E- 2023/511 K. Sayılı dosyasından verilen 20.06.2023 tarihli, kararının 2 nolu hükmünde görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair usule, yasaya, hukuka ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı hükmünün yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve somut uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Değerlendirme: Dava, emlâk komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen, davacı yanca,  İstanbul ...İcra Müd. ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibe, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir. 6502 sayılı TKHK'nın yürürlüğü ile Kanun'un kapsamı genişletilmiş, mülga 4077 sayılı TKHK döneminde \"her türlü tüketici işlemi\" olarak sınırları belirlenen Kanun kapsamı, yürürlükteki 6520 sayılı TKHK'nın 2. maddesi ile \"her türlü tüketici işlemi ve tüketiciye yönelik uygulamalar\" olarak belirlenmiştir. Keza, Kanun'un \"Tanımlar\" başlıklı 3/1 maddesi ile, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, k)Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l)Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ... ifade eder.\" şeklindeki düzenlemesiyle de, \"sağlayıcı\" ve \"tüketici\" işlemi tanımlarını daha kapsamlı bir çerçeveye oturtmuş,  uygulama alanını ve sınırlarını başka türlü yoruma yer vermeyecek açıklıkta genişletmiştir. Somut olayda, dava dilekçe içeriğinden ve özellikle aktedilen sözleşme içeriğinden davalının dava konusu sözleşmede tüketici sıfatıyla hareket etmediği müteahhit sıfatıyla sözleşmeyi imzaldığı açık olmakla taraflar arasındaki işlemin aynı Yasa'nın 6502 sayılı yasanın 3/1-L maddesi gereğince tüketici işlemi olmadığı anlaşılmıştır.Görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesidir.Bu itibarla tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve  İlk Derece  Mahkemesi'nin  objektif, mantıksal ve bilimsel veriler ile  dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine,  davanın vasıf- mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ayrıca istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından  uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak  Dairemiz'ce de benimsenen usule  ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere  dayandırılarak verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin  isabetli olduğu  değerlendirilerek; ileri istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, HMK m. 352 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 24/11/2023  günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"552570d6a4abddc6","SID":"2c6edf3e7b2e44f0"}}