{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/1610 - 2023/1663<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1610 <br>KARAR NO\t: 2023/1663<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/163 Esas 2022/250 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/12/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 14.01.2020 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ankara istikametinden Kırıkkale istikametine doğru seyir halinde iken, yaya konumda olan ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkillerinin desteği ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı  araç sürücüsü ...'un kusurlu bulunduğunu, müteveffanın kazadan önce annesi  ..., babası ... ile zihinsel engelli kardeşi ...'a destek olduğunu, müteveffanın da engelli olması nedeniyle evlenme yada çocuk sahibi olma  imkanının bulunmadığını, uğranılan maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak zararın tam olarak giderilemediğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ...'ın ölümü sebebiyle annesi ...  için 100,00 TL, babası ... için 100,00 TL, kardeşi ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep   etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin  17.07.2020 tarih 2019/40 E, 2020/40 K no'lu kararının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate  alınmaması gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle açılan hasar dosyasında hazırlanan aktüeryal raporlara istinaden 15.04.2020 tarihinde ...'a 18.935,00 TL, ...'a 14.882,00 TL olmak üzere toplam 33.817,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, kabul manasında olmamak üzere öncelikle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edileceğini, kardeşin kardeşe destekliği Yargıtay içtihadı gereğince kabul edilmediğinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacıların  desteği durumundaki ...'ın 14/01/2020 günü meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği,  mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile Elmadağ CBS tarafından aldırılan Adli Tıp Kurumundaki tespitlere de uygun olarak davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı dava dışı ... sevk ve idaresindeki araç sürücüsünün yüzde 25 oranında, , davacılar murisi yaya ...'n ise yüzde 75 oranında kusurlu olduğu, dava tarihinden önce sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası müteveffanın annesi ...'a 18.935,00-TL, babası ...'a 14.882,00-TL ödemede bulunulduğu, davacılarla sigorta şirketi arasında 23/03/2020 tarihli ibraname düzenlense de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceğinden ve davacıların dava açarak iradelerinin bu yönde olduğu kabul edilerek yapılan ödemelerin tespit edilecek tazminattan düşüleceği, diğer yandan  davacı ...'ın dosyada mevcut hastane raporuna göre zihinsel rahatsızlığı bulunduğu ve engellilik oranının yüzde 90 olduğu, kendisine babası ...'ın vasi atandığı, somut olayda müteveffanın çok yüksek engellilik oranına sahip zihinsel özürlü kardeşine destek olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu kabul edilerek (benzer şekilde bkz. Yargıtay 17. HD. 'nin 2015/13074  esas ve  2018/7185 karar sayılı ilamı) buna göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, desteğin kaza tarihinde çalıştığı işyerinden edinilen kazanç bilgileri incelendiğinde müteveffanın ölüm tarihinde asgari ücretin 1.1 katı kadar kazancı bulunduğunun tespit edildiği, bu suretle müteveffanın destek süresi ve aile üyelerine ayrılacak gelir payı, bir kısım davacılara yapılan kısmi ödeme tutarı, kazaya karışan tarafların kusur durumu, TRH-2010 yaşam cetveli ile istikrar bulmuş Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olarak aktüer bilirkişiden alınan rapora itibar edildiğinde destek ...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'ın 26.835,22-TL, babası ...'ın 15.003,00-TL, kardeşi davacı ...'ın 94.395,28-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunduğu, davacılar tarafından davalıya yapılan başvuru belgelerine göre davacılar anne ve baba yönünden davalının 09/03/2020 tarihi, davacı kardeşi yönünden dava tarihinden sonra başvuruda bulunulduğundan dava tarihi itibarıyla davalının temerrüde düşmüş kabul edileceği,  diğer yandan kaza yapan sigortalı aracın özel araç olması  nedeniyle her bir davacı yönünden kabul edilen tutarlara yasal faiz uygulanacağının anlaşıldığı gerekçesiyle; \"DAVANIN KABULÜ ile; 1-...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'a 26.835,22-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, babası ...'a 15.003,00-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, kardeşi davacı ...'a 94.395,28-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (davalının sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile adları geçen davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar\tvekili istinaf dilekçesinde,   müteveffa %55 oranında zihinsel engelli olup zeka gerektirmeyen işlerde çalışabilen bir bireyin evlilik gibi sorumlulukları ağır olan bir müesseseyi kaldırabilmesi mümkün olmadığından bilirkişi raporunda evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimali dikkate alınarak hesaplama yapılmasının  hatalı olduğunu,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken müteveffanın evlenme ve çocuklarının olması ihtimalleri dikkate alınmış ise de  bu hususa itiraz etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, müteveffa engelli olup yalnızca zeka gerektirmeyen işlerde çalışmasının  mümkün olduğunu,  bu durumun  dosyada mevcut Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nin 21.05.2010 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile de sabit olduğunu,  bu durumdaki bir bireyin evlilik gibi sorumlulukları ağır olan bir müesseseyi kaldırabilmesinin  hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  zira müteveffanın kaza tarihinde 33 yaşına gelmiş olmasına rağmen evlenememiş olmasının  da iddianın  haklı olduğunu ispat ettiğini, gerekçeli kararda davacılardan ... lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini,  dava açılmadan evvel davacı ... için diğer davacılarla birlikte 23.06.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 03.07.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde arabuluculuk sürecinin  tamamladığını, arabuluculuk son tutanağının  da dosya içerisinde mevcut olduğunu, davalı sigorta şirketi davacı ... yönünden arabuluculuk sürecine ilişkin başvuru tarihinden itibaren temerrüte düşürüldüğünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,  nitekim; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.9.2021 tarih 2021/18933 E. 2021/4438 K. Sayılı ilamına göre; \"Davalı ... şirketi, davacı çocuk ... 'ün yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı olup, 2918 Sayılı KTK'nun 99/1. maddesiyle ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur. Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 Sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.\" denildiğini, davacı ... yönünden arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacılar vekili müteveffanın zihinsel engelli olması sebebiyle evlenme ihtimali bulunmadığını, bilirkişi raporunun bu nedenle hatalı olduğunu belirtmişlerdir.<br>\tDaha çok tıp biliminin uğraş alanına giren akıl hastalığının tanımı Türk Medeni Kanunu'nda yapılmamıştır. Ancak TMK'nın 133. maddesi \"akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler\" hükmünü içermektedir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, akıl hastalığı kural olarak kesin evlenme engellerinden biridir. Ancak bu engel her türlü akıl hastalığını kapsamamaktadır. Gerçekten, mevcut akıl hastalığının evlenme bağlamında herhangi bir sakınca doğurmayacağı resmî sağlık kurulu raporuyla belgelendiği taktirde, bu hastalığa yakalanmış olan bir kişinin evlenmesine engel olunamayacaktır. Görüleceği üzere; burada sözü edilen akıl hastalığı ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırmayan akıl hastalığıdır. ( Tuğçe Tekben, “Evliliğin Mutlak Butlanına İlişkin Bir Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, YÜHFD, C.XVI, 2019/2, s.163-213.)  Çünkü akıl hastalığı ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırıyorsa, TMK'nın 125. maddesinde belirtildiği üzere bu kişi zaten evlenme ehliyetine sahip değildir (DURAL Mustafa/ÖĞÜZ Tufan/GÜMÜŞ M. ..., Türk Özel Hukuku, C: III, Aile Hukuku, İstanbul 2019.)<br>\tSomut olayda ise, müteveffanın “hafif derece mental retarde “ “olduğu belirtilmekte olup, ayırt etme gücüne sahip bulunmadığı konusunda bir belirleme bulunmadığı, kaldı ki zihinsel engelin  destek olmaya engel teşkil etmediği kabul edildiğine göre evlenme engeli de teşkil etmeyeceği  kanaatine varılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\tFaiz başlangıcı konusunda ise, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/09/2021 tarih ve  2021/18933 Esas,  2021/4438 Karar sayılı ilamında, “2918 sayılı KTK'nun  99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir.Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu  (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur. Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. “ denilmekte olup, faiz başlangıcının ... yönünden arabuluculuğa başvurma tarihi olan 23/06/2020 olarak belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tDavacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2022 gün ve 2021/163 Esas-2022/250 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\tBuna göre HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden;<br>\tDAVANIN KABULÜ ile;<br>\t1-...'ın vefatı sebebiyle; annesi davacı ...'a 26.835,22-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, babası ...'a 15.003,00-TL maddi tazminatın 09/03/2020 tarihinden, kardeşi davacı ...'a 94.395,28-TL maddi tazminatın 23/06/2020  tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (davalının sigorta poliçesindeki teminat limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile adları geçen davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE,<br>\t2-Alınması gereken 9.306,11-TL harçtan peşin 59,30 TL  ve  ıslahla alınan 465,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.781,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>\t3-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince  16.892,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,<br>\t4-Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30-TL başvuru harcı, 59,30-TL peşin harç 465,00 TL ıslah harcı, 8,50-TL vekalet harcı,  olmak üzere toplam  592,10 TL ile, 1.750,00-TL bilirkişi ücreti, 136,70-TL posta masrafları  olmak üzere toplam 1.886,70 -TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,<br>\t5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen  tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacılara iadesine, <br>\t2-İstinaf eden davacılar tarafından yapılan 138,6-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t3-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>\t4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6eb41c5d9ca1bcf","SID":"d14ed0c82d0e0874"}}