{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1575 - 2023/1640<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1575 \t                           (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS  <br>KARAR NO\t: 2023/1640\t\t                HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2021<br>ESAS NO\t\t: 2020/116 E 2021/665 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/12/2023<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün  2020/650 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili sonraki dilekçesinde, davacı vekilinin 30.06.2020 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere müvekkili tarafından 04.03.2020 tarihinde söz konusu alım satım ilişkisinden doğan borcunu ödemek üzere 64.732,00 TL tutarlı çek verildiğini, 19.09.2019 tarihinde davacı tarafından müvekkiline fiyat teklifi sunulduğunu, bu teklifte ödeme tarihinin sözleşme ile belirlenmek üzere muğlak olmakla beraber tarafların ortak rızası ile ödeme kısmının yanına  \"Teslimde 90 günlük çek\" ibaresi yazılarak imzalandığını, bu ibarenin karşı tarafça inkarı ve aksi kanaatte olunması halinde dahi ödeme tarihinin sözleşme ile belirlendiğini, müvekkilin borcunu ifa etmekle yükümlü olduğu tarihin teslim tarihi olduğunu, ancak davacının  üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiremediğini ve kestiği faturada yer alan ürünleri müvekkile eksik gönderdiğini, ürünlerin eksik çıkması sonucunda müvekkili tarafından, davacı ile anlaşılarak 21.01.2020 tarihli iade faturası kesildiğini, 2019 ve 2020 yıllarına ait muavin defteri sayfaları incelendiğinde kesilen iade faturası ve sonrasında çek cirosu ile gerçekleştirilen ödeme neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığını ve hatta davacı firmadan 499,04 TL alacaklı olduğunu, dava konusu icra takibinin henüz muaccel olmayan, icra takibine konu yapılamayacak müeccel bir alacak için başlatıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 19/09/2019 tarihli teklif formu ile davalının davacıdan ürünler satın almak için tarafların anlaştıkları, teklif formunda el yazası ile teslimde 90 günlük çek verileceğinin belirtildiği, davacı tarafça 18/11/2019 tarih 070789 sıra nolu 54.506,56 TL miktarlı, 05/12/2019 tarih 070792 sıra nolu 18.331,30 TL miktarlı faturalarla davalıya ürün teslimi yapıldığı, ürünlerin bir kısmının iade edildiği ve takibende davalı tarafçada 21/01/2020 tarihli 3.604,90 TL' lik iade faturası kesildiği, davalı tarafça davacıya borç karşılığı 04/03/2021 tarihli 64.732,00 TL çek verildiği, verilen çekin davacının son ürün teslim tarihinden itibaren 90 gün içerisinde olduğu, teklif formu uyarınca alacağın icra takip tarihi olan 20/01/2020 tarihi itibariyle muaccel olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ  <br>İstinaf eden-davacı vekili tarafından;<br>Davalı yanca süresi içerisinde cevap dilekçesi verilmediğini, süresinden sonra dosya kapsamına sunulan beyan ve delillerin dikkate alınmasının doğru olmadığını, davalı yanın dosya kapsamına sunduğu fiyat teklifi başlıklı belgede yer alan “teslimde 90 günlük çek” ibaresinin belgeye sonradan anlaşmaya aykırı olacak şekilde eklendiğini, taraflar arasında peşin satışın kararlaştırıldığını, davanın kabulü ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, kabule göre de lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilen davalı yanın tüm çağrılara rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, bu husus dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağı ile sabit olup davalı yanın görüşmelere mazeretsiz katılmaması ve kanunun açık hükmüne rağmen davalı yan lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile birlikte  davacı aleyhine hükmedilen yargılama gideri,  vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tAnkara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2020/650 E. sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takip konusunun 0707792 ve 0707789 numaralı faturalardan kaynaklı faizle birlikte 64.335,91 TL alacağın tahsilini içerdiği, davalı yanın takibe süresi içerisinde itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının yine süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı yanın itiraz dilekçesi ekinde davalı tarafça dosyaya aslıda sonradan ibraz edilen 19/09/2019 tarihli teklif formunun ibraz edildiği ve itirazında muacceliyete yer verildiği, anılan belgenin fotokopisinin tetkikinde ödemenin sözleşme ile belirleneceğinin matbu olarak yazıldığı, takibende el yazası ile teslimde 90 günlük çek verileceğinin yazılı olduğu, teklif formunda tarafların kaşe ve imzalarının bulunduğu  ekindeki iade faturasının 21/01/2020 tarihli olup 3.604,90 TL’e ilişkin olduğu  görülmüştür.<br>\tİtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, itirazın iptali davasında davalı yanca icra takibine itirazı ile bağdaşır şekilde yeni itirazlarda bulunabileceği gibi somut olayda olduğu gibi süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmayarak davanın inkarı hallerinde davalı yanın icra takibine itirazında ileri sürdüğü itirazlarının Mahkemece, incelenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık fiyat teklifi başlıklı belgedeki ödeme nedeniyle takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekilinin 27/11/2020 tarihli beyanında davacı müvekkili tarafından davalıya verilen 19.09.2019 tarihli fiyat teklifine, her ne kadar \"ödeme sözleşme ile belirlenecektir\" şeklinde muğlak bir ifade yazılmış ise de teklifin onayının ardından, taraflarca, ödemenin malzemelerin teslimi anında nakit olarak yapılacağı kararlaştırıldığı ifade edilerek müvekkilinde bulunan teklif formunun bir örneği dosya kapsamına sunulmuş olup, davacı yanca dosya kapsamına sunulan teklif formunda el yazısı ile teslimde 90 günlük çek verileceğinin yazılı olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBirlikte ifa kuralı gereğince satım sözleşmesinin vadeli yapıldığı hususunun davalı yanca ispat edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafından davacı ve davalı yanın kaşe ve imzasının da bulunduğu fiyat teklifi başlıklı belge aslı dosya kapsamına sunulmuş olup, davacı tarafından aynı belgenin fotokopisinin sunulduğu, belge aslına sonradan ekleme yapıldığı iddia edilmiştir. Davacı tarafından davalı elinde bulunan belge aslına sonradan ekleme yapıldığı hususu, dosya kapsamı ile usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gibi dava dilekçesinde davacı yanın yemin deliline dayanmadığı anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi  gerekmiştir.<br>\tDavacı vekilinin yargılama gidelerine yönelik istinaf itirazlarına gelince, <br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A maddesinin 11. fıkrası, \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.\" hükmünü içermektedir. <br>Yukarıda verilen açık kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere geçerli bir mazeret göstermeden dava şartı arabuluculuk ilk toplantısına katılmayan taraf yargılama giderinin tamamından sorumludur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.<br>Somut uyuşmazlıkta, arabulucu tarafından davalının arabuluculuk görüşmelerine davet edildiği, davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmadığı, davalının ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin görüşme yapılamadan sona erdiği anlaşılmaktadır. <br>Bu nedenle davalının tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.<br>Buna göre, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.b.2. maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;<br>2-Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 15/09/2021 tarih ve 2020/116 esas, 2021/665 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davacının davasının reddine,<br>b)Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,<br>c)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30TL red harcının dava açılışında alınan 777,02TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 717,72TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>ç)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin ilk toplantıya katılmayan davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydedilmesine,<br>d)Davacı tarafından yapılan (93,00TL tebligat müzekkere masrafı, 1.450,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere) 1.543,00TL yargılama giderleri ile 54,40TL başvurma harcı, 7,80TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>e)Davalı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirmiş ise de, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A maddesinin 11.Fıkrası gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>f)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333.maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yapılan 53,20TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/12/2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>e-imzalıdır <br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bdaca7642cf297b","SID":"04b80f33bf31947a"}}