{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1745 <br>KARAR NO: 2023/1276<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/09/2020<br>NUMARASI: 2015/461 Esas, 2020/469 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali <br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, davacı müvekkilinin ... AŞ ve Ortakları Adi Ortaklığı ile yaptığı anlaşma gereğince Eyüp ilçesi, ... Köyü, ...Mevkii, ... parsel sınırları içinde bulunan ... Projesi'nin daire mutfak ve banyo tezgahlarında Amerika menşeili ... marka akrilik malzeme ve uygulamasının yapılması işini üstlendiğini, bu anlaşma kapsamında ... İnşaat AŞ ve Ortakları Adi Ortaklığı tarafından müvekkiline 308.897,56 TL'nin ödendiğini ancak bakiye 121.451,90 TL'nin ödenmediğini, adi ortaklığın borçlarından dolayı ortaklar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğunu, dolayısı ile ortaklığın borçlarından her ortağın tek başına da sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alacağından dolayı taraflarınca Bakırköy ...İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından adi ortaklardan davalı ... İnşaat AŞ hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin sözleşmesel “cezai şart kesintileri”ni yaparak davacı tarafın haketmiş olduğu gerçek hakediş bedelini kendisine ödediğini ayrıca işin eksik yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini  istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; işin süresinde tamamlandığını, kendilerine yazılı bir ihtar gönderilmediğini, işte eksik ve ayıplı imalat bulunmadığını, keyfi olarak ödemelerin geciktirilerek cezai şart kılıfına sokulduğunu belirtmiş,  davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde; davacı şirkete Bakırköy ... Notertiğinden 18.11.2014 tarihinde gönderilen ... yevmiye sayıyı bildirim ile işlerin süresinde ve layığı gibi bitirilemediğinin ihtar edildiğini, davacının eksik ve kusurlu olarak sözleşmeye aykırı  şekilde işini bitirememiş olması fatura kesilmesi ile bertaraf edilemeyeceğini, 20.02.2014 - tarihli sözleşmede işin bitiş tarihinin 30.04.2014 olarak belirlendiğini, sözleşmenin 20.maddesinde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %2 si kadar hakkedişten kesinti yapılacağının açıkça yazılı olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 30/04/2014 olarak belirlendiği, işin bu tarihte bitmediğinin taraf çalışanları arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarından ve davacı vekilince sunulan iş bitim yazısından açıkça anlaşıldığı, yine aynı mail yazışmalarından ve iş bitim yazısından dava konusu sözleşme ile ilgili işlerin Ağustos 2014 ayı itibariyle tamamlandığının anlaşıldığı, davacı vekilince dosyaya sunulan teslim tutanaklarını davalı şirket ve adi ortaklık adına yetkili kişiler imzalamışlar ise de tutanaklara bir tarih konulmadığı, davalı şirketçe, davacıya işin teslim edilmesi gereken tarihten çok sonra 18/11/2014 tarihinde işin bitirilmesi ve teslim ile ilgili uyarının gönderildiği, açıklanan maddi delillere göre; davacı alt yüklenicinin yüklendiği işi Ağustos 2014 sonu itibariyle eylemli olarak iş sahibi konumundaki adi ortaklığa teslim ettiği, aradan 4 ay geçtikten sonra ise işin kalan bedeli ile ilgili 15/01/2015 tarihli faturayı düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonunda söz konusu faturanın teslim alınıp davalı şirket ticari defter kayıtlarına işlendiğinin belirlendiği, dava dosyasında tesliminden sonra işte olduğu iddia edilen ayıpların davacı alt yükleniciye bildirildiğine ilişkin bir kanıt bulunmadığı,  yine teslim sonrası ortaya çıkan gizli ayıpların da belirlenip TBK m.477 ye uygun bir tespit ve ihtarın yapıldığının da davalı vekilince ileri sürülmediği, bu durumda dava konusu işlerin davalı iş sahibi adi ortaklığı oluşturan şirket tarafından kabul edildiği ve davacı alt yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulduğu sonucuna varıldığı, diğer yandan, dava konusu sözleşmenin 20. Maddesinde yer alan gecikme halinde uygulanacak günlük gecikme cezasının TB .m.179/2 de yazılı türde bir tür \"ifaya ekli cezai şart\" olarak nitelendirilse bile, işin teslimi sırasında davalı iş sahibi tarafından itirazi kayıt ileri sürülmeden işin kabul edildiği, bu itibarla davalı iş sahibinin bu tür cezai şart alacağını isteme hakkını yitirdiği, davacı alt yüklenici tarafından düzenlenen ve dava konusu alacağın dayanağını oluşturan 31/01/2015 tarihli 430.349,46 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerine kaydedildiği, 31/01/2015 tarihli 430.349,46 TL tutarındaki fatura bedelinden davalı tarafça yapılan ödemenin mahsubu sonucu bakiye 121.451,90 TL alacağın davalı taraftan talep edilebileceği, takip konusu alacak miktarında fazlalık ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının bu miktardaki likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 121.451,90 TL lik borca vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu asıl alacağa - davacının talebi aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı borçlunun hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, dosyada bulunan 6 adet bilirkişi raporunun hiçbirinde hiçbir şekilde açık ve net olarak müvekkiline bir kusur ve kötüniyet atfedilmediğini, fiili inşaat alanında yeterli inceleme yapılmadan sadece defterler üzerinden soyut bir yargılama yapıldığını, müvekkili şirket ve davacı arasındaki defterlerin incelenmesi amacı ile ticari ilişkinin tespitine yönelik dosyada bulunan 6 adet  bilirkişi raporunda netlik ve tespit birliği bulunmadığını, mahkemece çelişkinin giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi ... tarafından sunulan raporda \"davacının cari hesap bakiyesi olarak talep ettiği 121.451,90 TL asıl alacağından davalı iş verenin kestiği 27/02/2015 tarihli işçilik hata bedeli açıklamalı ve 7.847,59 TL bedelli faturanın mahsup edilmesi ile davacı alacağının 121.451,90 TL-7.847,59 TL=113.604,31 TL olabileceği şeklinde sonuca varıldığını, bilirkişi ... tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise 24.000,00 TL bedelli mutfak tezganının da teslime edilmediği tespitlerinin yapıldığını, buna rağmen davacı taleplerinin külliyen kabul edilmesinin hatalı olduğunu,alacak likit ve belirlenebilir olmadığı halde ve müvekkili kötüniyetli bulunmadığı halde aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Davacı şirket ile \"... İnşaat A.Ş. ve Ortakları Adi Ortaklığı\" ara- sında 20/02/2014 tarihinde ... Projesi daire, mutfak ve banyo tezgahlarında ...- ... marka malzeme kullanılarak imalat ve montaj yapımı konusunda birim fiyat esasına dayalı toplam 153.700 USD+KDV bedelli bir sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeden önce aynı taraflar arasında yangına dayanıklı çelik boyama işleri için 19/06/2013 tarihli, dava konusu sözleşmeden sonra ise 03/04/2014 tarihli balkon tavanları, merdiven kovaları boya işi  için sözleşme akdedilmiştir. Taraflar arasında her ne kadar üç ayrı değişik iş için üç ayrı sözleşme imzalanmış ise de uyuşmazlık \"... İnşaat A.Ş. ve Ortaklan Adi Ortaklığı\" arasında 20/02/ 2014 tarihinde ... Projesi daire, mutfak ve banyo tezgahlarında Amerikan menşeili ... marka malzeme kullanılarak imalat ve montaj yapımı sözleşmesinden doğmuştur.  Davacı taşeron tarafından davalı yüklenici hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağına istinaden 121.451,90 TL'nin tahsili için 13/03/2015 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır.  Davacı eldeki davada, 20/02/2014 tarihli sözleşme gereğince, \"... Projesi\"ndeki mutfak ve banyo tezgahlarında Amerikan menşeeli ... marka akrilik malzeme ve uygulaması yapılması işi karşılığında düzenlenen  31/01/2015 tarih ve 430.349,46 TL bedelli faturanın 308.897,56 TL'lik kısmının davalı şirket tarafından ödendiği halde ödenmeyen bakiye kısım olan 121.451,90 TL yönünden davalı hakkında yapılan icra takibine itiraz edilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürmüş, davalı ise davacının yüklendiği işleri eksik ve ayıplı  ifa ettiğini, bu nedenle tüm projenin geciktigini, uygulanan cezai sartın mahsubundan sonra bakiye iş bedelinin davacıya ödendiğini savunmuştur. 19/08/2020 tarihinde oluşturulan davalı adi ortaklıkta iki şirket bulunmakta olup, davacı tarafından adi ortaklığı oluşturan ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne dava yönlendirilmemiştir. Yanlar arasında sözleşmelerin içeriğine ve davacıya ödenen ve ödenmeyen iş bedeli miktarına yönelik bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; davalı yanın davacının hakedişinden yapıldığı belirtilen kesintilerde haklı olup olmadığının tespiti noktasında toplanmakta olup, davalının düzenlediği ancak davacıda kayıtlı olmayan bu faturalar; 02/02/2015 tarih ve 1.118,00 TL bedelli \"hakediş kesintisi\" açıklamalı, ...nolu, 02/02/2015 tarih ve 3.074,09 TL bedelli \" gecikme cezası- işçilik yevmiyesi\" açıklamalı, ... nolu, 02/02/2015 tarih ve  94.270, 57 TL bedelli \" gecikme cezası- işçilik yevmiyesi\" açıklamalı, ... nolu, 02/02/2015 tarih ve   28.910,96 TL bedelli \"  kur farkı\" açıklamalı,... nolu ve  27/02/2015 tarih ve 7.847,59 TL \"işçilik hata bedeli\" açıklamalı, ... nolu olmak üzere toplam 135.221,21 TL tutarlı 5 adet faturadır. Dosyada bulunan ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 12/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; \"...diğer 2 sözleşme konusu işlerin davacı tarafından bitirilip bitirilmediğine dair dosyada somut bir evrak bulunmadığından, davacının işleri geç teslimi iddiasının davalının ispatına muhtaç olduğu... davalının 02/02/2015 tarihli \"Kur Farkı\" açıklamalı 28.910,96 TL bedelli faturasının dayanağının bulunmadığından değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, yine 02/02/2015 tarihli \"Hakediş Kesintisi\"  ve \"Gecikme Cezası\" açıklamalı 3 faturanın davacının işi geciktirip geciktirmediğine dair yeterli evrak olmadığı, son olarak 27/02/2015 tarihli \"İşçilik Hata Bedeli\" açıklamalı 7.847,59 TL bedelli olmak üzere davalının düzenlediği toplam 135.221,21 TL bedelli 5 faturanın dayanak olabilecek delillerle davalının ispatına muhtaç olduğu...\" belirtilmiş, mimar ... tarafından düzenlenen 18/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; ...Firması, Banyo ve Mutfak tezgahları şantiye teslim tutanakları incelendiğinde, bu tutanaklarda teslim tarihi bilgisi olmamakla birlikte, tezgah listesi ve toplam adet miktarının; mutfak tezgahı : 146 adet, karşı mutfak tezgahı; 146 adet, E. banyo tezgahı; 146 adet, M. banyo tezgahı; 146 adet, G. banyo tezgahı; 146 adet, G.Wc tezgahı ; 146 adet olduğu, \"Şantiye teslim tutanağında, teslim edilmemiş görünen tezgahlar” ın ise;  mutfak; 1 adet, karşı mutfak;  1 adet, E. banyo; 14 adet, M. banyo ; 23 adet, G.banyo; 12 adet ve G.Wc; 3 adet ve ilaveten ; A 29 kapı nolu dairenin, 1 adet mutfak ve 1 adet karşı mutfak teslimatının, mutfak kurulumu yapıldıktan sonra ölçü alınacağı (yani şantiyenin o sırada ölçü almaya hazır olmadığı için monte edilmediği) kapı nosu belirtilmemiş bir dairenin mutfak tezgahının da  müşteri tarafından yaptırıldığı, kapı noları betirtilmemekle birlikte, 2 adet E. banyonun zımpara için geri iade alındığı ve A-22 ve A-23 kapı nolu dolu dairelerin, birer adet, toplamda 2 adet G.WC tezgahının iptal olduğu, açıklanan “Şantiye teslim tutanağında, teslim edilmemiş görünen tezgahlar” başlığı altında yer alan ürünlerin tamamının ve bu İistenin altında yer alan, iade edilmiş, zımpara için geri alınmış vb tezgahların tamamının teslim edilmediği varsayılırsa oranlama yapıldığında, teslim edilmeyen tezgahların tamamının tutarının; 24.000,00  TL civarında olduğu yönünde belirleme yapılmıştır. Dosya kapsamından işin geciktiğinin tarafların kabulünde olduğu tespit edilmiş ve davalı yanca  da sözleşmenin 20.maddesi uyarınca düzenlenen \"gecikme cezası\" içerikli fatura uyarınca davacının iş bedelinde kesinti yapılmış ise de; sözleşmede kararlaştırılan bu ceza Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin 2. fıkrasında  düzenlenen ifaya ekli ceza olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin edanın kabul edilmiş olması halinde istenmesi mümkün değildir. Somut olayda; sözleşmede cezai şartın talep edilebilmesi için teslimde ihtirazi kayıt konulmasına gerek olmadığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, davacı yüklenicinin teslimden önce cezai şart isteme hakkını saklı tuttuğuna dair davacı taşerona ulaştırdığı bir beyanı da bulunmamaktadır. O halde, mahkemece davalı tarafından işin ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığı gerekçesiyle gecikme cezası açıklamalı fatura bedelinin iş bedelinden mahsubu talebinin reddine karar verilmesi yasaya uygun olmuştur. Davalı istinaf dilekçesinde, mahkemenin ayıbın süresinde ihbar edilmediğine yönelik tespitine itiraz etmeyerek, sadece eksik iş yönünden mahallinde keşif yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.  Bu durumda, mahkemece yapılan yargılama sırasında ihtilaf konusu olan 5 adet kesinti faturalarındaki açıklamaların yeterli olmadığı gözetilerek öncelikle davalı yana fatura içeriklerinin açıklattırılması, 27/02/2015 tarihli \"işçilik hata bedeli\" açıklamalı faturadaki hatanın eksik ya da ayıplı işe istinaden düzenlenip düzenlenmediğinin ve fatura konusunun yukarıda açıklanan 18/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda tespiti yapılan imalatlara yönelik olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu bu kesintilerin haksız olduğunun kabulü doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; davalı yanca ihtilafa konu fatura içeriklerinin açıklanması  akabinde mahallinde konusunda uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak davalının eksik iş yapıldığına yönelik iddialarının araştırılması, eksik iş varsa tespit edilen bedelin fatura miktarları gözetilerek davacı alacağından mahsup edilmesi sonucu denetime elverişli karar vermekten ibarettir.  Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,  2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/09/2020 tarih, 2015/461 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d831f944e3523543","SID":"064febca17655d42"}}