{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1593 - 2023/1033<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/1593 <br>KARAR NO\t: 2023/1033<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/597 Esas 2020/675 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/12/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 27.04.2015 tarihinde davalılardan ...’a ait, ... Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine 15.11.2017 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gider, 1000 TL tedavi, refakatçi, ilaç, ambulans, ulaşım, yeme içme gideri olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.09.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerinin davalı ... Sigorta AŞ tarafından ödendiğinden davalı ... Sigorta AŞ yönünden davadan feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden maddi tazminat talebinin konusuz kaldığını, manevi tazminat yönünden talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davadan önce eksik belge ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, kabul anlamına gelmemek üzere ... plakalı aracın 20.11.2014 - 20.11.2015 tarihleri arasında davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğundan kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davacının yolcu olduğu araçta altı kişi bulunduğunu, davalı sürücünün kusurlu olmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>\tMahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı işgücü kaybı tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 27.04.2015 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, sürücü ... yönetimindeki aracın kavşak geçişinde sağından gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aksine hareketle seyrine devam ettiği ve ...'ın kullandığı araca çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesinin incelenmesinde  21.11.2014 - 21.11.2015 tarihleri arasında teminat sağladığı, teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu, AÜTF Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.03.2019 tarihli raporda davacının kaza nedeni ile 2 ay geçici işgöremez halde kaldığı ve % 25 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığının belirtildiği, Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/731 Esas - 2016/289 Karar sayılı dosyasında dava konusu kaza ile ilgili yapılan yargılama sonunda davalı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliği kuralına uymadığından asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, araç sürücülerinin kusur oranının belirlenmesi için alınan 15.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...'ın geçiş önceliği kuralına uymayarak asli  % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu bulunduğu araç sürücüsünün tali  % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup rapor dosya kapsamındaki delillere uygun olduğundan hükme esas alındığı, davacının davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davalı sürücünün asli kusurlu eylemiyle 2 ay geçici ve % 25 oranında sürekli iş gücü kaybına neden olacak şekilde yaralandığı davacının işgücü kaybı zararının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının kaza ve poliçe düzenleme tarihinde geçerli genel şart hükümleri dikkate alınarak, davacının geçici ve iş gücü kaybı zararının 40.538,54 TL, bakıcı gideri zararının 1.802,25 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından davacının belirlenen zararı davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğundan maddi tazminat istemi yönünden davadan feragat edildiği, TBK’nın 56. maddesi uyarınca davacının meydana gelen kaza sonrasında yaralandığı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu da gözetilerek 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan tahsiline karar vermek gerektiği belirtilerek maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın vekille takip edilmesine karşın dosyada davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve istiap haddinin aşılmasının dikkate alınmaması sebebiyle kararın yasaya aykırı olduğunu, davalılar kendisini davada vekil ile temsil ettirmesi sebebi ile yerel mahkeme tarafından davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince davalıların her biri için maddi ve manevi tazminat yönünden iki ayrı vekalet ücreti olmak üzere toplamda 4 ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davalı sigorta ile davacı maddi tazminat yönünden anlaşmış ise de diğer davalılara sulhe ilişkin söyleyecekleri ve talepleri sorulmadan hüküm tesisine gidildiğini, sigorta şirketi  dışındaki davalıların beyanı alınmaksızın hüküm tesisine gidilmiş olması nedeniyle maddi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, istiap haddinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesindeki tanımlar kısmında taşıma sınırı (kapasite) olarak açıklandığını, buradaki tanıma göre taşıma sınırının, bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısı olarak ifade edildiğini, mahkemece araçtaki yolcu sayısı dikkate alınmadan sadece geçiş üstünlüğünün ihlali  üzerinden değerlendirme yapıldığını, istiap haddinin aşılması hukuka aykırı bir durum olmasına rağmen saptanmadığını, olaydaki etkisine değinilmediğini, ceza mahkemesinin 05.11.2015 tarihli duruşmasında sanık vekilinin araçta kaç yolcu bulunduğunun müştekiler vekiline sorulması üzerine, müşteki vekili araçta toplam altı kişi bulunduğunu asillerin de bulunduğu duruşmada beyan ettiğini,Yargıtay 17.HD. 2016/9946 E. 2017/6065 K. sayılı kararında istiap haddinin aşılmasına değinildiğini, bu bilgilere göre istiap haddinin aşıldığının anlaşıldığını, yerel mahkemece istiap haddinin aşılmasının görmezden gelinerek değerlendirmeye alınmayarak eksik inceleme yapıldığını, araçtaki yolcu sayısının olması gerektiğinden fazla olmasının sadece kaza sebebi olabilecek bir durummuş gibi değerlendirilip, yaralanmaya sebep olabileceği ve yaralanmanın derecesini de arttıracağının göz ardı edildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalılar ... ve ... vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı, bakıcı  gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralanan yolcu davacı için, karşı aracı sigorta eden sigorta şirketinden, sürücü ve işletenden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri; işleten ve sürücüden manevi tazminat talep etmiş olup; mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin zararının yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olması nedeniyle davacının maddi tazminat istemi yönünden davadan feragat ettiği anlaşıldığından maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili vekalet ücreti ve istiap haddine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\tDosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin 27.04.2015 tarih saati 09.00 olan kaza tespit tutanağı, Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 Tarih  2015/731 Esas 2016/289 Karar sayılı ceza dosyasında alınan 05.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve yapılan değerlendirme ile Mahkemece alınan 15.08.2019 kök ve 20.12.2019 ek  kusur raporların aynı yönde olduğu ve kazanın, 27.04.2015 tarihinde, saat 09.00 sıralarında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla 751 sokağı takiben kavşağa geldiğinde sağından 737 cadde istikametinden gelen ...’ın sevk ve  idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kontrolsüz 4 yönlü kavşakta sağında gelen araçlara geçiş önceliğini vermediğinden 2918 sayılı K.T.K. nun 57/1-c  maddesi gereğince asli kusurlu (%75), dava dışı sürücü ...’ın olay mahalli kavşağa geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, trafiği gerektiği biçimde dikkatlice kontrol etmediği, her ne kadar geçiş önceliği kendisine ait olsa da kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması, kavşağa mevcut hızı ile giriş yaparak kavşak içinde araçla çarpması ile dikkatsiz, tedbirsiz, tehlike arz edecek davranışı ile kural hatası yaparak oluşumuna neden olduğu olayda, 2918 sayılı K.T.K.nun 52/a - b maddesi gereğince tali kusurlu (%25 ) olduğu, davacı yolcunun kusursuz olup bulunduğu araçta sürücü dahil iki çocuk üç büyük toplam 6 kişi olup kazanın oluşumunda istiap haddinin neden olmadığı belirlenmiş olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeniyle yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında ve davacının maluliyeti ve yaralanmasınını niteliğine göre  araçta istiap haddinden fazla yolcu taşınması ile davacının zararın artması arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafca ispat edilmemiş olması nedeniyle davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   <br>\tSomut olayda, davacının dava konusu kaza nedeniyle dalağının alındığı, Ankara  Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.03.2019 tarihli raporda davacının kaza nedeni ile 2 ay geçici işgöremez halde kaldığı, 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu % 25 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığı belirlenmiş; 06.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile de davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararının 43.629,23 TL, tedavi giderinin 1.947 TL olduğu belirtilmiştir, davacı vekili 11.09.2020 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında davacının maddi tazminata ilişkin zararının davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini bu nedenle sigorta şirketi yönünden feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden de dava konusuz kaldığından davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmemesini, manevi tazminat yönünden davaya devam ettiğini açıklamıştır. Davanın açıldığı sırada davacının haklı olduğu, maddi tazminata ilişkin feragat beyanının  davalı işleten ve sürücüye de sirayet edeceği kabul edilerek feragatin hakkın özünden vazgeçmeye yönelik olmayıp yargılama sırasında yapılan  ödeme nedeniyle davacı alacağına kavuştuğu için feragat etmiş olduğu gözetildiğinde esasen dava konusuz kaldığından davalılar kendilerine karşı dava açılmasına sebebiyet verdikleri için feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden  davalılar lehine  ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiş  olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tMahkemece kısmen kabul kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden reddedilen kısım için kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmemesi, manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30 TL karar ilam harcından peşin alınan 888 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.161,30  TL harcın davalılar ... ve ...’dan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken peşin harcın mahsup edilmeden 2.049,30 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ...’den tahsili doğru olmadığından davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat yönünden vekalet ücreti ve harca ilişkin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşen yönler korunarak  yendein esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre; <br>\t1-Maddi tazminat davasının feragat nedeni ile REDDİNE,<br>\t2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 54,40  TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 23,00 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t4-Maddi tazminat yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,<br>\t5-Maddi tazminat yönünden dava, dava konusu ödeme yapılmakla sona ermiş olduğundan vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t6-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 888 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.161,30 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t\t7- Davalılar ... ve ... yargılama aşamasında vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT’nin 10. maddesi gereğince  belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...’a  ödenmesine,<br>\t8-Davacı tarafından yatırılan 888,03 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı ve   4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 924,03 TL'nin davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>\t9-Davacının 287,50 TL posta-davetiye gideri ve 1.050,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 1.337,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 802,50 TL’sinin  davalılar ... ve ...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE GİDERLERİ YÖNÜNDEN: <br>\t1-Davalılar ... ve ... tarafından peşin olarak yatırılan  734,30 TL istinaf karar harcının talep halinde adı geçen davalılara  iadesine, <br>\t2-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan toplam 57,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak, adı geçen davalılara verilmesine, <br>\t3-Kullanılmayan istinaf gider avansının talep halinde yatıran davalılara iadesine,<br>\t4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, harç ikmali ve iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4788bd3db717afb5","SID":"be7d41e2c24ad0e7"}}