{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No:  <br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>HAKİM\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>DAVACI \t: ...  <br>DAVALI \t: ...  <br>DAVA\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>DAVA TARİHİ\t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;  davalı banka, dava dışı HBK2 Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilmiş olan 15.05.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine göre ..., HBK2 şirketine kredi kullandırması karşılığında teminat istemiş ve müvekkil şirket bu sözleşme için kendi mülkiyetinde olan Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, ... Parsel sayılı taşınmazın 9 numaralı bağımsız bölümünde 08.09.2015 tarihinde banka lehine ipotek tesis ettiğini, dava dışı HBK2 Şirketi, anılan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca aldığı kredi borcunun tamamını ödemiş ve borcu kapattığını, daha sonra dava dışı HBK2 Şirketi ile davalı ... arasında 20.03.2017 tarihinde bir Genel Kredi Sözleşmesi daha imzalandığını,  müvekkili şirketin bu kredi kullandırma sözleşmesine herhangi bir kefalet veya rehin hakkı tesis etmediğini, davalı banka, 20.03.2017 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç için başlatmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte müvekkil şirketi borçlu olarak gösterdiğini, oysaki müvekkili şirketin yalnızca 15.05.2015 tarihli kredi sözleşmesine teminat gösterdiğini,  20.03.2017 tarihli kredi sözleşmesine ise herhangi bir teminat göstermediğini, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen şikayet davası, satış yapıldıktan sonra, 13.07.2021 tarihinde 2019/81 Esas ve 2021/829 Karar sayılı kararıyla sonuçlandığını, buna göre mahkemenin, müvekkil i şirketin aleyhine yapılan icra takibinin iptaline karar verdiğini,  müvekkili bakımından iptal edilen icra takibi içerisinde, cebr-i icra yoluyla satılan taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine ve tapu sicilinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; icra takibi sürecinde taşınmazın ihalesini engellemek için her türlü hukuki davayı açan davacının  bu davalardan netice alamayınca işbu tedbir kararının verildiği, tapu iptali ve tescil davası yoluna başvurduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ve ekine koyduğu karar, açmış olduğu icra takibinin iptali konulu davaya dair olup davanın kısmen kabul edildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, istinaf incelemesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılması nedeniyle temyiz yoluna başvurulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, bu davada, davacının takibin ve satışın durdurulması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, kredi borcuna istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, kredi olarak verilen paranın bankaya güven duyan müşterilere ait oldukları ve hala kredinin geri dönüşünün sağlanamaması nedeniyle telafisi güç zarara uğrayacağının aşikar olduğunu, 4 yıldır adli süreçler nedeniyle alacağına kavuşamadığını, tam alacağını tahsil etme aşamasındayken verilen bu tedbir kararı menfaat dengesini müvekkili aleyhine boztuğunu, zaten alacağını tahsil edememiş müvekkilinin bir de bu tedbir nedeniyle uğrayacağı zararlar kim tarafından karşılanacağını, oysa diğer taraf  açısından tehdit oluşturacak bir hususun olmadığını,  davacının bir zararı olması halinde her türlü zararını müvekkilinden tazmin edebileceğini, zaten alacağını dahi alamayan müvekkilinin uğrayacağı zararlar nasıl giderileceğini, mahkemece bu hususların göz ardı edilerek hiçbir teminat alınmaksızın tedbir kararı verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte ve taraflar arasındaki menfaat dengesini bozduğunu, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin kabul edilmemesi halinde tedbir kararının infazı için davacı taraftan teminat alınmasına bu sürede ihtiyati tedbir kararının infazının ertelenmesine, davanın reddine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Yargılama devam ederken celse arasında  davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 23/11/2023 tarihli dilekçesiyle; tarafların anlaşması nedeniyle davadan feragat ettiklerini,  yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan ettiğinin anlaşıldığı, vekâletnamesinin incelenmesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu görülmüştür.<br> Davalı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 24/11/2023 tarihli dilekçesiyle; yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. <br>Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın da masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 179,90-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 99,20TL harcın davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi gözetilerek davalı  lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde  davacı tarafa iadesine,<br>Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/11/2023<br><br><br>Katip  <br> ¸E-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim  <br>  ¸E-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"080aa23e5cdfbe54","SID":"7f22ac5ae7abe7cd"}}