{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/528 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/925<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2023<br><br>İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/250 Esas - 2022/461 Karar ve 18/05/2022 tarihli gönderme kararıyla mahkememize gönderilen ve mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilen  dosyamızın görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından  davalı aleyhine ... 11 Asliye Ticaret Mahkemesi ... ve bu dosyada birleştirilen ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesi ...  esas sayılı  dosyasından imzanın kendilerine ait olmadığına  dair menfi tespit davası açıldığı,  bu davanın İstanbul  BAM 'a  gönderildiği  kesin olarak reddedildiğini,  iş bu  dava ile dava konusu dosya ve bu dosyada birleştirilen dosyadaki senet ve çek borçlarından münhasır delil olarak bildirilen  davalının ticari defter ve kayıtları ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini  yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetki itirazları bulunduğunu, müvekkili şirketin adresinin ''...'' olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının, huzurdaki davaya konu ettiği çek ve senetler ile ilgili daha önce menfi tespit davası açtığını ve bu konuda karar verilip kesinleştiğini, davacının ... 11.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasının 16.11.2020 tarihinde ... Karar sayılı ilamı ile karar verildiği ve reddedildiğini, davacının kararı istinaf ettiği ve İstanbul BAM 44.HD 2021/400 Esas - 2022/490 Karar sayılı ilamı ile kesin olarak reddettiğini, davanın konusu aynı ( çek ve senet ile ilgili açılmış menfi tespit) davanın taraflarının da aynı olduğunu, farklı bir delil ileri sürülerek yeni bir dava açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının takip konusu kambiyo evrakları ile ilgili ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas -...Karar sayılı dosyası ile imzaya yönelik yaptığı itirazın da reddedildiği ve karar kesinleştiğini, davacının kötü niyetli iddia ve savunmalarına devam ettiğini, açtığı ve reddedilen davanın 8 yıl sürdüğünü, davalı müvekkil şirket, ... Ltd. Şti.'den alacaklı olduğu, faturanın bu şirkete kesildiği ve ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davacının davaya konu ettiği senedin bu şirket lehine düzenlendiği ve ciro yolu ile müvekkili şirkete geçtiğini, dava konusu çekin de aynı şekilde bu şirketin borcu için verilmiş, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında bu şekilde yer aldığını, davacının borcu ödememek için kötü niyetli olarak her yola başvurduğunu ve evraklardaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ispat edemediği, kambiyo evrakındaki imza borçluya ait çıktığından göre borçlunın sorumlu olduğunu ve borcu ödemesi gerektiğini, davacının eylemleri aynı zamanda suç teşkil ettiği için ... 27. Asliye Ceza mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı dosyası ile yargılandığı ve mahkum olduğunu, dava konusu alacak ve evrakların deftere kayıt tarihi üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, ticari defter ve kayıtlarının 10 yıl süre ile saklama yükümlülüğü olduğunu, mahkemece gerek görülmesi halinde şirket merkezinde mevcut kayıtlar üzerinde inceleme yapılabileceğini, açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; <br>... 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı, ... 27.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı ilamı, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı celp edilmiş incelenmiştir. <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Hemen belirtmek gerekir ki, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dava dosyası ile bu dosya ile birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. sayılı dava dosyasında asıl ve birleşen davacının ..., asıl ve birleşen davalının ... Ltd. Şti. olduğu, belirtilen dosyalardan asıl davada 10/03/2012 vade tarihli ve 27.000,00 TL bono için, birleşen davada ise 20/05/2012 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli çek için kambiyo evrakı olan bono ve çekteki düzenleyen / keşideci imzasının davacıya ait olmaması sebebiyle imza inkarına dayalı menfi tespit davasının açıldığı, Mahkemesince asıl ve birleşen davalar yönünden toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda imzaların davacıya ait olması sebebiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verildiği, işbu kararın davacı tarafından istinaf edildiği, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 24/03/2022 tarihli ve 2021/400 E. 2022/490 K. sayılı kararı (kesin nitelikteki kararı) ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.  <br>Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK 303/1). Eldeki davada, taraflar ve dava konusu aynı olsa da; dava sebepleri farklıdır. Nitekim, davacı ... 10/03/2012 vade tarihli ve 27.000,00 TL bedelli bono ile 20/05/2012 keşide tarihli ve 20.000,00 TL çek için davalı ... Ltd. Şti. 'ye aleyhinde menfi tespit tespit isteminde bu sefer, dava konusu bono ve çekin davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmaması sebebiyle borçlu olmadığı vakıasına dayanmaktadır. Yukarıda belirtilen dava ile eldeki davada, dava sebepleri farklı olduğundan kesin hükmün yasal koşulları bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalının kesin hüküm dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Öte yandan; davalı vekili cevap dilekçesi ile birlikte her ne kadar yetki ilk itirazında bulunmuş ise de; 2004 sayılı İİK 72/8. maddesi hükmü uyarınca menfi tespit davalarının takibi yapan icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceği, somut olayda kambiyo senetleri yönünden icra takibinin ... 1. İcra Müdürlüğünde yapılması, ... ilçesinin ticari davalar bakımından İstanbul Mahkemelerinin yargı çevresinde / mülhakatında bulunması karşısında işbu dava bakımından mahkememizin ayrıca yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. <br>Davacı, kambiyo evrakı olan bono ve çekin davalı defterlerinde kayıtlı olmaması sebebiyle borçlu olmadığını ileri sürmektedir. <br>Davalı, kambiyo evrakı olan bonoyu ciro yoluyla iktisap ettiğini çeki ise davacının kendisine keşide ettiğini, davacının borcunu ödememek niyetinde olduğunu, önce imza inkarında bulunduğunu ancak bu davanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini ve reddedildiğini, bono ve çekteki imzaların davacıya ait olması ve kambiyo evrakının ticari defterlere kaydedilmesi zorunlu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>Uyuşmazlığın temeli, dava konusu edilen bono ve çekin davalının ticari defter ve belgelerine kaydının zorunlu olup olmadığı, bono ve çek davalı defterlerinde kayıtlı değilse bu durumun davacının borcunu sona erdirip erdirmediği noktasında toplanmaktadır. <br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, kambiyo evrakı olan bono ve çek temeldeki ilişkiden bağımsız olarak düzenlenen sebepten soyut kıymetli evraklardır. Kambiyo evrakını elinde bulunduran alacaklının, bonoyu ya da çeki hangi nedenle iktisap ettiğini açıklamak mecburiyeti yoktur. Dolayısıyla, birbirini takip eden düzgün ciro silsilesine göre meşru ve yetkili hamil olduğunu ispat eden alacaklının, bono yahut çek bedelinin düzenleyen / keşideciden talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Kaldı ki, kambiyo evrakı olan bono ve çekin ticari defterlere kaydedilmesi zorunlu değildir (YARGITAY 19. HD. 2018/235 E. 2019/5254 K.) Bono ve çek kıymetli evrak olup, bunlara bağlı hak ve alacak, senette mündemiç olduğundan ticari defterlere kaydedilmesi gerekmez. Başka bir anlatımla, bono ve çek bedelinin tahsili için ticari defterlere kaydedilmesi gerekmemektedir. Ayrıca ve önemle vurgulanmalıdır ki, hem bono ve hem de çek için davacının imza inkarına dayalı menfi tespit davası istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş ve reddedilmiş olup, imzaların davacıya ait olması sebebiyle davacının bono ve çek bedelinden sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur. <br>Bu açıklamaların yanı sıra, sırf eksik tahkikat yapılmaması ve davacının tüm delillerinin toplanması adına mahkememizce davalının ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmasına yönelik ara karar oluşturulmuş, davalı tarafın defterlerini ibraz edememesi sebebiyle bu inceleme gerçekleştirilememiştir. Ticari defterlerin incelenememesi, bono ve çekten kaynaklanan borcunu sona erdiren bir sebep değildir ve kambiyo evrakının hükümsüz kalmasına yol açmaz. Esasen, az yukarıda açıklandığı üzere bu durum / davalının ticari defterlerinin incelenememesi sonuca da etkili değildir.  <br>Davacının münhasır delil olarak davalının ticari defter ve belgelerine dayanması eldeki dava bakımından ispat hukuku kapsamında davacı lehine bir sonuç yaratmaz. Şöyle ki, kambiyo evrakı olan bono ve çekin ticari defterlere kaydı zorunlu değildir. Bu nedenle, davalının defterlerini ibraz etmemesi ya da ibraz ettiği halde bono ve çekin ticari defterlerde kayıtlı olmaması, davacının borcunu sona erdiren bir durum değildir. Tekrar vurgulamak gerekir ki, bono ve çek kıymetli evrak olup, senede bağlı hak ve alacak, senette mündemiçtir. Bono ve çek bedelinin tahsili için, elinde bulunduran kimsenin bunu ayrıca bir yere bildirmesi, bir yere kaydetmesi yahut ticari deftere kaydetmesi gerekmez. Bono ya da çek bedelinden kaynaklanan alacağın geçerliliği için, alacaklı kişinin / hamilin bunları defterine kaydetmesi gerektiği yönünde ne TTK ' da ne başkaca Kanunlarda herhangi bir yasal düzenleme / şart / koşul da bulunmamaktadır. <br>Dava konusu bono ve çekteki imza kesinleşen mahkeme ilamı ile davacıya ait olduğuna / davacının eli ürünü olduğuna göre, imzası uyarınca davacı bu borçtan sorumlu olup, davalı tarafa bono ve çek bedelini ödemesi zorunludur. <br>Yapılan açıklamalar karşısında; kambiyo evrakı olan bono ve çekin ticari defterlere kaydının zorunlu olmadığı, davalının ticari defterlerine kayıtlı olsun ya da olmasın bono ve çek bedelini davacıdan tahsil, talep ve dava hakkı bulunduğu, zira bono ve çek kıymetli evrak olup, bunlara bağlı hak ve alacak, senette mündemiç olduğundan ticari defterlere kaydedilmesi gerekmediği, öte yandan dava konusu bono ve çeklerdeki imzanın davacıya ait olduğu kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olup, davacının bono ve çek bedelinden imzası uyarınca davalıya karşı sorumlu ve borçlu olduğundan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 802,65 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 532,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya veya vekiline İADESİNE,<br>3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,     <br>5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/12/2023 <br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"912616cb538b9a96","SID":"8104d133d3f323d1"}}