{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1416 Esas<br>KARAR NO: 2023/1342<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2023<br>NUMARASI: 2018/707 Esas, 2023/446 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili ile davalı arasında 15.06.2015 tanzim tarihli ve iki yıl süreli \"... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi\" ile 15.06.2015 tanzim tarihli \"Otel Web Sistesi Tasarım Sözleşmesi\" akdedildiğini, müvekkili şirketin, ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin 1. maddesinde sayılan üzerine düşen edim ve hizmetlerini kendi serverinda hazır ettiği halde davalı şirketin kendi edimlerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığı için bu sözleşmenin 7. maddesi gereğince, her iki sözleşmeyi de haklı olarak tek taraflı feshettiğini, aynı sözleşmenin 10. maddesi gereğince 7.080.00 € cezai şart bedelinin ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (eski ... Esas) ile başlatılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, sözleşmelerin imza edildiği dönemde  ... isimli otelin işletmecisi olduğunu, anılan dönemde davacı ile müvekkili şirket arasında Web Tasarım Sözleşmesi ve Online Rezervasyon Sözleşmesinin imzalandığını,  davacı şirketin sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerinden hiçbirini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin, Web Tasarım Sözleşmesine göre davacıdan alacaklı bile olduğunu, Online Rezervasyon Sözleşmesinin ise hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, müvekkili şirketin 30.09.2015 tarihinde boşaltttığı otelin 10.10.2015 tarihinde dava dışı 3. kişiye devredilmesi sebebiyle sözleşmenin 7. maddesine göre müvekkili şirketten talepte bulunulamayacağını, ayrıca bu sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğine haiz olması sebebiyle de batıl olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporlarına göre davacının, sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiği, davalının ise edimlerini yerine getirmediği, bu durumda davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde haklı nedenle fesih halinde senelik 3.000,00 Euro ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7. maddesinde ise sözleme süresinin 2 yıl olarak kararlaştırıldığı, buna göre davacı, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinden davalının yıllık 3.000,00 Euro olmak üzere 2 yıl için toplam 6.000,00 Euro cezai şartı ve %18 oranında KDV'sini ödemekle yükümlü olduğu, söz konusu tutar bu tutarların davalının ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağından  cezai şart tutarından indirim yapılmasına gerek görülmediği ayrıca davacının, ihtarname göndermek suretiyle davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürdüğü gerekçelerine istinaden davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile itirazının iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili süre tutum dilekçesinde; kararın haksız, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, gerekçeli kararın taraflarına tebliğinden sonra gerekçelerini sunacaklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Gerekçeli karar, yasal süresinden sonra davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup davalı vekili istinaf dilekçesinde, hukuka aykırı olduğundan bahisle ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı cezai şart bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemenin 07/06/2023 tarihli celsesinde verilen karar üzerine davalı vekilinin aynı tarihli dilekçesi ile süre tutum dilekçesi sunduğu, akabinde gerekçeli karar davalı vekiline 06/10/2023 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmiş olup istinaf süresi, yasa gereği bu süreye 5 gün ilavesi ile 11/10/2023 tarihinde başlamasına rağmen davalı vekilinin, istinaf başvurusunu 02/11/2023 tarihinde yaptığı, buna göre ise istinaf başvurusunun yasal süresinde olmadığı anlaşılmıştır.HMK'nun 342/2-e bendi uyarınca istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilir. Bununla birlikte aynı maddenin 3 fıkrasında, \"İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır\" düzenlemesine; HMK'nun 355. maddesinde ise, \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.\" düzenlemesine yer verilmiş olup HMK'nun 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, HMK’nun 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesidir. İstinaf yoluyla incelenen mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık denetimi yönünden; işin esasına dair inceleme yapılmış olacağından, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereği, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/6010 Esas 2018/10990 Karar sayılı kararı). Somut olayda, davalı vekilinin, istinaf yoluna başvuruya ilişkin sunduğu süre tutum dilekçesinde istinaf sebepleri açıklanmadığı gibi gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunulan istinaf sebeplerinin bildirildiği istinaf başvuru dilekçesinin ise yasal süresinde olmadığı, bu durumda kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme uyarınca ilk derece mahkemesinin kararında kamu düzenine aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararın usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/707 Esas, 2023/446 Karar sayılı ve 07/06/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 420,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 150,150 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6f7cd19c461b90a","SID":"2c67326a960e2ccb"}}