{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/480 - 2023/1979<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>            23. H U K U K    D A İ R E S İ   \t      \t\t         <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2020/480 <br>KARAR NO\t: 2023/1979<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  28.11.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2019/79 E., 2019/1025 K.<br>DAVACI \t\t\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br>\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 22.08.2017- 22.08.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 54941 7117 poliçe numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi tanzim edilerek her türlü nedenden kaynaklanan maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarının teminat altına alındığını, 22/04/2018 tarihinde müvekkili sigortalı şirketi mülkiyetinde bulunan ... marka, ... model mini yükleyicinin makine asfalt kesim ataşmanı ile çalışma halindeyken hasar gördüğünü, meydana gelen rizikonun ardından davalı sigortacıya başvuru yapıldığını ve davalı tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucu hasar bedelinin 121.370,98 TL tutarında olduğunun bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin müvekkili şirketin dava konusu talebini sürücü ve operatör belgesi klozuna dayanak göstererek reddettiğini, aynı doğrultuda kanunen öngörülen arabuluculuk sürecinde de mutabakata varılamadığını, iş makinesi operatörünün iş makinesi kullanma sertifikasının bulunduğunu, aracın karayolunda işletilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 26.10.2029 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 110.398,58 TL arttırarak, 111.398,58 TL hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini  talep  etmiştir.  <br>Davalı vekili; davacının müvekkili şirket nezdinde 549417117 numaralı 22.08.2017-22.08.2018 vade tarihli, 2011 model, ... plakalı, ... ... iş makinesi için 150.000,00 TL teminat limitli Makine Kırılması Sigorta Poliçesinin bulunduğunu, operatör ...’in bekoloader tipi operatörlük belgesine sahip olduğu ancak hasarlı olan loader sınıfında bir iş makinesinin kullanımı için yeterli belgeye sahip olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple de hasarın teminat dışı olduğunu, ehliyet ile hasar arasında illiyet bağı bulunmasa dahi poliçe özel şartı gereği hasarın teminat dışı olduğunu,  hasarın zorlama neticesinde ağır kusur ile meydana geldiğinden bahisle dahi teminat dışı olup davanın reddinin gerektiğini, somut olayda eksik sigorta bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde ifade ettiği onarım bedelinin fahiş olduğunu, poliçede muafiyet bulunduğunu, bu doğrultuda eksik sigorta neticesinde belirlenen hasar bedelinden muafiyet tutarının tenzil edilmesi gerektiğini, genel şartlarda da muafiyet bulunduğunu, işbu muafiyet oranının da tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk Derece Mahkemesince, \"Dava, sigorta sözleşmesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce aldırılan 11/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yana ait ve davalıya sigortalı iş makinasında meydana gelen hasarın olay tarihi olan 22/04/2018 tarihi itibariyle hasar miktarının 111.398,58 TL olduğu, eksik sigortanın söz konusu olmadığı, muafiyet tenzilinin poliçe gereği 2.000,00 EURO karşılığı 9.972,40 TL olmakla hasardan tenzil edildiği, olayın karayolunda ve dava konusu iş makinasını sevk ve idare eden operatörün gerekli iş makinası kullanma sertifikasına sahip olduğundan dolayı hasarın teminat kapsamında olacağı tespit edilmiştir.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucu, davacının davalı sigorta şirketine makina kırılması sigorta poliçesi yaptırdığı, makinanın bedelini piyasa rayicine göre belirleyen  usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre dava konusu aracı sevk ve iade eden sürücünün yeterli sürücü belgesine haiz olduğu, eksik sigorta şartlarının oluşmadığı, muafiyet tenzili de uygulanması suretiyle davalının talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile 111.398,58-TL'nin 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: operatörün sürücü belgesinin teminat altına alınan makinenin kullanılması için yeterli olmadığını, hasarın zorlama neticesinde meydana gelmiş olması sebebiyle dahi teminat dışı kabul edilmesi gerektiğini, ehliyet ile hasar arasında illiyet bağı bulunmasa dahi, poliçe özel şartı gereğince hasarın teminat dışı olduğunu, eksik sigorta bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde ifade ettiği onarım bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişilerin Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarını esas almaksızın eksik sigortaya ilişkin tespitlerde bulunduğunu, bu tespitlere itiraz ettiklerini, poliçede muafiyet olduğunu, eksik sigorta neticesinde belirlenen hasar bedelinden muafiyet tutarının tenzil edilmesi gerektiğini, genel şartlarda muafiyet bulunduğunu, muafiyet oranının da tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini, başvuru sahibinin hasarı 22.04.2018 tarihinde ihbar ettiğini, TTK'nın 1427. maddesi gereğince ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrüdün oluşacağını bildirerek,                           yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\tI-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tII-Dava, mülkiyeti davacı şirkete ait iş makinesinde oluşan hasar bedelinin, taraflar arasındaki Makine Kırılması Sigorta Poliçesine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.<br>\tMahkemece, 111.398,58 TL tazminatın 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.<br>                  \t\t\t\t\t\t\t\t\t6102 sayılı TTK'nın 1427/2. bendindeki \"Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeşgün sonra muaccel olur...\" düzenlemesi gereğince, temerrüt sigortacıya başvurudan itibaren en erken 45 gün sonra gerçekleşecektir. Davalı vekili, müvekkili şirkete başvurunun 22.04.2018 tarihi olduğunu bildirmiş olup, bu tarihten itibaren başlayacak 45 günlük sürenin 06.06.2018 tarihinde sona ereceği gözetildiğinde, temerrüt tarihinin 07.06.2018 olması gerekir. Yanılgılı ve hatalı bir şekilde  09.05.2018 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.          <br>\t\tBu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını faiz başlangıcı yönünden düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine,  \t<br>\t2-Yukarıda (II) nolu  bentte açıklanan nedenlerle, HMK 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2019 tarih, 2019/79 E., 2019/1025 K. sayılı kararını DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, <br>              Buna göre;<br>\ta)Davanın kabulü ile 111.398,58 TL'nin 07.06.2018  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.609,63 TL'den peşin olarak yatırılan 44,40 TL ile 1.885,33 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 5.679,90 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>\tc)Davacı tarafından yapılan 67,50 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,- TL bilirkişi ücreti, 88,80 TL yargılama harcı ve 1.885,33 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.041,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\td)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3). maddesi gereğince hesaplanan 17.900,-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\te)Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 660,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>f)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, \"<br>\t3-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>\t13.12.2023  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14.12.2023\t\t<br><br>          \tBaşkan                    Üye                Üye              Katip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e051e7bbe4a610ec","SID":"6ceb6fac9c4d76f5"}}