{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1609 <br>KARAR NO\t: 2023/1556<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/21 E.  -  2021/119 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/03/2021 tarih ve 2020/21 E. - 2021/119 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin Uzman Diyetisyen ... tarafından 26/01/2005 tarihinde kurulduğunu, “...” ibaresinin 2006 yılından beri müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin 2005 yılından bu yana “...” ve türevi ibareleri kullanarak faaliyette bulunduğunu, bu ibareyle kitap yayımladığını, köşe yazısı yazdığını, televizyon programı yaptığını, akıllı telefon uygulaması sunduğunu,12-13 Mayıs 2018 tarihlerinde ... sponsorluğunda “...” ... düzenlendiğini, “...” ibaresinin kullanılması ile yüksek ayırt ediciliğe ulaştığını, müvekkilinin markalarını mesnet göstererek davalı şahısların 2018/113722 başvuru numaralı ve \"...\" marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın “...” ibaresini aynen ve esaslı unsur olarak içerdiğini, SMK'nın 6/1, 6/3 ve 6/5. maddeleri ile bunların yanında müvekkilinin www...com ve www...com.tr alan adlarının sahibi olduğunu, bu doğrultuda SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2019-M-9985 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/113722 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... ... vekili, davacı tarafa ait markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, düşük dereceli ayırt ediciliğe sahip markalar arasında yapılacak benzerlik incelemesinin hemen hemen aynılık seviyesinde benzerlik aranması kapsamında yapılmasının gerektiğini, müvekkiline ait markanın baskın unsurunun “şekil + ...” ibaresi olduğunu, markaların bütünsel olarak benzer olmadığını, davacı tarafın “...” markalarının tanınmış marka korumasından yararlanabilmesi için gerekli şartları sağlamadığını, kötüniyet iddialarının da yerinde olmadığını, özgün olmayan bir ibare olan “...” ibaresinden kaynaklı olarak fikri mülkiyet haklarından bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tDiğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu başvuru kapsamındaki hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, davaya konu marka başvurusunun esaslı unsurun bir bütün olarak marka kompozisyonu, davacı markalarının esas unsurunun ise \"...\" ibaresi olduğu, davacı tarafça sunulan delillere göre “...” ibaresinin internet alan adı, sertifika programları, festivallar, kitap isimleri, TV programları, işbirliği kapsamında davacının yetkilisi ... (...) tarafından kullanıldığı, bu kullanımların davaya konu markanın başvurusu sınıflarından olan 41. sınıftaki hizmetler bakımından kullanım yolu ile \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğini güçlendirdiği, dava konusu markada bulunan \"...\" ibaresi, bu ibarenin altında bulunan \"... ...\" kavramı ile birlikte düşünüldüğünde, \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin kısaltılmışı, \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin kısaltılmışı olarak birleştirildiği, bu nedenle ilgili tüketici kitlesi nezdinde \"..., ...\" gibi kavramlara çağrışım oluşturduğu, davacıya ait markaların da \"...\" kavramsal anlamı ile markasal etkisinin bulunduğu, bu hale göre daha önce davacıya ait \"...\" markalarını gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin daha sonra davaya konu  \"... ...\" markasını aynı, aynı tür, benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde bu markayı kavramsal olarak bir bütün halinde \"... ...\" şeklinde algılayacağı, karşılaştırılan markaların kavramsal olarak aynı/benzer anlama gelmeleri ve davacı markalarının bilinilirliğinin kullanım yolu ile arttırılması nedeniyle, ilgili tüketici kesiminin bu markayı davacı markalarının serisi niteliğinde yeni bir marka olarak algılayacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının eskiye dayalı kullanımlarının bulunması gerekçeleri ile dava konusu 41. sınıftaki hizmetler bakımından SMK'nın 6/3. maddesi koşullarının oluştuğu, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri nedeniyle, davalının haksız bir kazanç sağlaması ihtimali bulunduğu, bu suretle olumlu imaj transferinin gerçekleşme riski bulunduğu nazara alınarak SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, somut olayda yapılan değerlendirmede; davacıya ait www...com ve www...com.tr alan adlı internet sitelerinin halihazırda aktif olmadığı, anılan internet sitesi kapsamında herhangi bir kullanım tespit edilemediğinden SMK'nın 6/6. maddesi koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, kötüniyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2019-M-9985 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/113722 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu tür ibareler için ufak bazı değişikliklerin yeterli olacağını, taraf markalarının karıştırılmasının olası olmadığını, başvuruda ayırt edici değişiklikler yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... ... vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, \"...\" markasının zayıf bir ibare olduğunu, başvuruda \"...\" ibaresinin 24 punto, \"...\" ibaresinin ise 12 punto olarak yazıldığını, tüketicilerin ilk başta \"...\" ibaresini göreceğini, markaların bütünsel olarak kıyaslanması gerektiğini, markaların karıştırılması ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun \"...\" ibareli olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurlarının da \"...\" ibaresini içerdiği, tarafların markalarının ortak unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, ortak bu ibarenin bir sıfat tamlaması olarak günlük dilde de kullanılan bir ibare olmasına rağmen dosyada da belirlendiği üzere davacı tarafça yaygın bir şekilde kullanıldığı, ayırt edici nitelik kazandığı, davacının ayırtedicilik kazandırdığı tescilli markasının birebir olarak davalı şirketlerin başvurusunun içerisinde esas unsur olarak yer aldığı, dava konusu markada yer alan diğer ibarelerin ise başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından uzaklaşmayı sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.11.2022 tarih ve 2021/3620 E.- 2022/7974 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleşmesi nedeniyle markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davalılar ... vekili ile ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar ... ile ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/12/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/12/2023<br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5422b9473be76bee","SID":"f7e500c8b0917db0"}}