{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 28/10/2020<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 16/11/2023<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı taraf ile davacı arasında davalıya ait ..... Köyü adlı otele ait tekstillerin yıkanması amacıyla 09.04.2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 09.04.2018-09.04.2019 tarihini kapsayacak şekilde akdedildiğini, bu sözleşme çerçevesinde taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafın sözleşmedeki edimlerini ifa etmemesi nedeniyle taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, aynı zamanda takip tarihinden sonra 14.12.2018 tarihinde davacı şirkete 162.223,11 TL bedelin banka üzerinden haricen ödendiğini, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamede 227.641,00 TL'nin 2 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini aksi takdirde cari hesap borcuna ayrıca sözleşme kapsamında aylık %2 gecikme cezası işletileceğinin ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın 2 günlük sürede ihlali gidermediğini ve temerrüte düştüğünü, davalı tarafın bu ihtarnameye cevap olarak gönderdiği ihtarnamede kur farkından kaynaklı faturanın taraflarınca kabul edilmediğini, cari hesapta mutabık kalınmadığı için ödeme yapılmadığını beyan ettiklerini, ancak ihtilafsız olan 162.223,11 TL gecikmiş cari hesap borcunun dahi ödenmediği, ihlalin giderilmediği için 09.04.2018 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve 10.000 Euro cezai şart bedeli için de yasal işlem başlatılacağının bildirildiğini, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de ise 16.11.2018 tarihinde değişikliğe gidildiğini, 16.11.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan ... nolu tebliğin 8/8 maddesinde \"Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür\" hükmünün düzenlendiğini, davacı şirketin iş bu eser sözleşmesine konu ürün ve enerji maliyetinin tamamının döviz cinsinden maliyet içerdiğini, personel gideri dışında sözleşmeye konu hizmetin gerektirdiği doğal gaz, kimyasal temizleme ürünleri, endüstriyel temizlik malzemeleri ile makinelerin servis ve bakım ücreti dahil tüm maliyet kalemlerinin davacı şirket tarafından tedarikçilere dövize endeksli ya da doğrudan döviz üzerinden ödendiğini, bu nedenlerle sözleşmedeki dövize endeksli fiyatlandırmanın TL'ye çevrilmesi gerektiğine dair davalı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, yapılan değişiklik uyarınca bu konuda yasal bir zorunluluğun da bulunmadığını, ayrıca davalı tarafın faturaya esas aldığı fiyat farkı hesabının ise tamamen tek taraflı ve hatalı hesaplandığını beyan ederek davalının takibe itirazın iptali ile icra takibinin aynen devamına, haksız itiraza konu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında döviz cinsinden belirlenen sözleşme bedelinin Türk Parasını Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereği sözleşme bedelinin TÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplandığını, yapılan bu hesaplama gereği ödenecek bedelin KDV dahil 59.013,40 TL fazla olduğunun anlaşıldığını, yasal düzenleme gereği yapılan bu hesaplamaya ilişkin olarak taraflar arasındaki cari hesaptaki bu fazlalık için 59.013,40 TL bedelli 02.11.2018 tarihli iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini ancak davacı tarafın faturayı kabul etmediğini, sonrasında faturanın noter aracılığıyla davacı yana tebliğ edildiğini, faturanın karşı tarafa tebliğinden sonra kalan cari hesap bakiyesinin davacıya ödendiğini, davalı tarafın bir temerrüdünün söz konusu olmadığını, zira yasal düzenlemeye aykırı davranan ve tebliğ gereği yapılan yeni hesaplama ile ortaya çıkan cari borcu kabul etmeyen tarafın davacı olduğunu, davalı yanın ödemeyi icra tebligatının kendisine tebliğinden önce yaptığını, bu nedenle vekalet masrafı gibi icra dosyasının ferilerinden de sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini ve lehlerine alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalının itirazının haksız olduğu, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, diğer yandan kur farkı alacağının cari hesap ile belirli ve bilinebilir olması cezai şartın ise sözleşmede açıkça düzenlenmiş ve miktar ve şartlarının belirlenebilir olduğu göz önüne alındığında icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin tashih talebi üzerine;  icra takibine konu bakiye asıl alacağın 126.382,89 TL olduğu bu bedel üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, takip miktarı ile dava değerinin aynı olmadığı, hükmün icrasında tereddüt oluştuğu, davacının HMK'nın 305/1 maddesi uyarınca davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı bedelinin miktar olarak açıklanmasını talep ettiği ve davacı vekilinin  talebi  yerinde görüldüğünden kararın hüküm fıkrasının 1. maddesinin \"Davanın KABULÜ ile; Antalya 3. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine takip tutarının (126.382,89)' nin %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,<br>\" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturaların TL olarak kesildiğini ancak fatura bedellerinin fatura günündeki döviz kurundan TL'ye çevrilmek suretiyle düzenlendiğini, faturaların, fatura günündeki döviz kurundan TL'ye çevrilerek ödenmesine rağmen sırf fatura günü ile ödeme günü arasında vade farkı işletilmemesini gerek bilirkişinin gerekse mahkemenin gerekçe göstererek davanın tarafları arasındaki cari hesabın döviz cinsinden takip edilmemesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki cari hesabın ve kesilen faturaların bedelinin tamamen döviz cinsinden olduğunu, dolayısıyla da döviz cinsinden belirlenen sözleşme bedelinin \"Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ\" gereği TÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplanması gerektiğini, TÜFE aylık değişim oranları dikkate alınarak TL'ye çevrilmiş 59.013,40 TL bedelli iade faturasının davacıya gönderildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin döviz cinsinden kararlaştırıldığı ve fatura günlerinde Euro üzerinden yapılacak ödemenin günlük döviz kurundan yapıldığı tartışmasız iken mahkemece bunların görmezden gelinerek davanın kabulüne karar vermesinin, ayrıca 69.965,00 TL cezai şarta hükmetmesinin yasal düzenleme ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin ise tamamen garabet olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, mahkemenin, taraflar arasındaki cari hesabın döviz cinsinden kararlaştırılmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmeden davanın kabulüne karar verildiğini,  müvekkili şirketin 162.223,11 TL ödemeyi icra tebligatının kendisine tebliğinden önce yaptığını ve bu nedenle vekalet ücreti, masraf gibi icra dosyasının ferilerinden sorumlu tutulamayacağını, icra dosyasına yapmış olduğu itirazında haklı olduğunu, icra inkar tazminatına mahkum edilemeyeceğini, sözleşmenin eser sözleşmesi olmadığını, dışarıdan hizmet alımı şeklinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 13/12/2018 tarihli takip talebinde taraflarınca, 227.641,00 TL cari hesap alacağı ile 60.965,00 TL cezai şart alacağı (10.000,00 Euro, 12/12/2018 tarihli Merkez Bankası efektif satış kuruna göre) bedeli olmak üzere toplamda 288.606,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, 227.641,00 TL cari hesap alacağına aylık %2 akdi faiz, 60.965,00 TL cezai şart alacağına ise avans faizi uygulanmasının istendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ödeme kuralına aykırılık halinde aylık %2 temerrüt faizi uygulanacağına dair 7-E maddesi hükmünün bu yönde olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin her iki alacak kalemine de yasal faiz talep etmelerine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararın bu kısmının düzeltilmesini, \"davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi talep ettiği\" kısımının hükümden çıkarılarak, \"davacı tarafın takip tarihinden itibaren cari hesap alacağına aylık %2, cezai şart alacağına ise yıllık %19,50 oranınından az olmamak üzere avans faizi talep ettiği\" kısmının eklenmesini belirterek kararın bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir. <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında, eser sözleşmesinin bir türü olan 09.04.2018 tarihli endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7-A maddesi uyarınca sözleşme bedelinin Euro cinsinden belirlendiği, 7-B maddesinde ise; fiyatların TL cinsinden belirlenmesi için, fatura kesim tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurunun uygulanacağı hususunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı taraf her ne kadar Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ hükümleri gereği sözleşme bedelinin TÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplanması gerektiğini, cari hesaptaki fazlalık için 59.013,40 TL bedelli 02.11.2018 tarihli iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini savunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte 06.10.2018 tarih ve 30557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ...nolu tebliğin bulunmadığı gibi, 16.11.2018 tarih ve 30597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan .... nolu tebliğin 8. maddesi uyarınca döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedeli ile bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olduğu kararlaştırıldığından davalı tarafın bu yöndeki savunmasına ve istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.<br>Dosyaya aldırılan 08.08.2019 tarihli kök ve 30.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporlarında;  sözleşmedeki birim Euro bedelinin fatura kesildiği tarihteki TL değeri esas alınarak faturaların düzenlendiği ve cari hesaba kur farkı uygulanmamış olduğu hususu açıklanmış olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 7-B maddesi uyarınca da bu uygulamanın doğru olduğu tespit edildiğinden denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. <br>Yine, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 6-C maddesi uyarınca davalı tarafa ihtarname çekip, eksik ifayı talep etmesine rağmen davalının sözleşme ve ihtarname gereği kendisine verilen 2 günlük süre içerisinde ödemeyi gerçekleştirmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve sözleşmenin 6-D maddesi uyarınca 10.000 Euro cezai şarta hak kazandığı anlaşılmaktadır.<br>Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 13.12.2018 tarihli takip talebinin 227.641,00 TL asıl alacak ve 60.965,00 TL sözleşmeden kaynaklı 10.000 Euro cezai şart alacağı olmak üzere 288.606,00 TL üzerinden başlatıldığı, 227.641,00 TL asıl alacak için aylık %2 akdi faiz; 60.965,00 TL için 3095 sayılı Yasa uyarınca T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık %19.50 avans faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubuyla tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. <br>Takibe konu alacağın 162.223,11 TL'lik kısmının takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 14.12.2018 tarihinde ödendiği tarafların kabulündedir. Davacı vekili de, dava dilekçesinde harca esas değeri 126.382,89 TL olarak gösterip; bu miktar üzerinden peşin nispi harcı yatırarak eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Takipte istenen 227.641,00 TL asıl alacaktan, takipten sonra 14.12.2018 tarihinde ödenen 162.223,11 TL düşüldükten sonra davacının dava tarihinde 65.417,89 TL asıl alacak ile 60.965,00 TL cezai şart alacağı toplamı 126.382,89 TL alacağının olduğu, bu cari hesap alacağının 65.417,89 TL'sinin likit ve belirlenebilir olduğu ancak cezai şart alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından yalnızca 65.417,89 TL asıl alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 7-E maddesi uyarınca da; iş bedelinin gecikilen kısmı için aylık %2 gecikme faizi uygulanacağı hususu kararlaştırılmış olduğundan takip talebinde asıl alacak için istenen aylık %2 akdi faiz talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 99. maddesinde ise; \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.<br>\" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda da; davacı vekili takip talebinde 60.965,00 TL cezai şart alacağı talep etmiş olup, davacının seçimlik hakkını Türk Lirası ile ödenme biçiminde kullandığı kuşkusuz olduğundan bu tutara 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi istenebilecekken; takip talebinde yazılı şekilde artan oranlarda faiz istemi ise yerinde olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurmak suretiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere  Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2020 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KABULÜYLE; davalının Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın  65.417,89 TL asıl alacak ile 60.965,00 TL cezai şart alacağı toplamı 126.382,89 TL üzerinden İPTALİYLE, 65.417,89 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2 oranında akdi faiz; 60.965,00 TL cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren  3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca %19.50 ve değişen oranlarda avans faizi  uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,<br>a-65.417,89 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 13.083,57 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.633,21 TL harçtan peşin olarak yatırılan 715,28 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.917,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,  <br>c-Antalya 1. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 14/01/2021 tarih ve .... Esas - .... Karar sayılı, .... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresi'nin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>d-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 715,28 TL peşin harç olmak üzere toplam 759,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>e-Davacı  tarafından yapılan davetiye gideri  94,50 TL, bilirkişi masrafı 600,00 TL olmak üzere toplam 694,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>f-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>g-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 20.221,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>b-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 2.159,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>c-Tarafların istinaf incelemesi için yaptığı yargılama giderlerinin kendi üstlerinde bırakılmasına,<br>d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.   <br><br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb3e2f5c02548809","SID":"2e3e7094ff6d9551"}}