{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t              T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/748<br>KARAR NO\t: 2023/2401<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...   (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...        (...)<br>KATİP\t: ...      (...)<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2016/...  Esas, 2021/...  Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ... - <br>VEKİLİ\t:Av. ... <br>DAVALI\t: ... İ Sigorta A.Ş.  - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 14.12.2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14.12.2023<br><br><br>...  2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2021 tarih ve 2016/...  Esas, 2021/...  Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/04/2007 tarihinde sürücü dava dışı ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı okul taşıtı  ile Disburg Caddesini takiben Abdulkadir Aksu Bulvarına seyir halinde iken müvekkili davacı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün çarpışmak suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada davacının yaralandığını, söz konusu kazadan dolayı kalıcı olarak beden gücü kaybına maruz kalan davacının, kazadan sonra Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde tedavi gördüğü, kazaya sebebiyet veren ... plakalı servis aracının davalı ...Ş. tarafından ...   numaralı poliçesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, bu nedenle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 23.06.2021 e-imza tarihli dilekçesi ile dava değerini 57.500,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 57.500,00 TL tazminatın 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davayı kabul ettiğini, davalının temerrüde düştüğü halde  faizin başlangıç tarihini temerrüt tarihi veya dava tarihi olarak belirlemeyip 05.12.2019 olarak belirlediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafın ödeme iradesi göz önüne alınsa dahi temerrüdün durması ile öncesi ve sonrasında faizin işlemeye devam etmesinin gerekmekte olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile faizin başlangıç tarihinin temerrüd tarihi olarak düzeltilmesini, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu beyan ederek talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.<br> Davacı vekilinin hükme esas alınan faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. <br> Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davalı ... şirketine başvurunun zorunlu olmadığı dikkate alındığında, davalı ... şirketinin dava tarihi olan 17.03.2016 tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.<br>Öte yandan yargılama sırasında 05.12.2019 tarihinde davalının davacıya, 47.000,00 TL asıl alacak, 17.400,00 TL işlemiş faiz, 1.855,00 TL yargılama gideri, 5.500,00 TL dava vekalet ücreti ve 6.000,00 TL icra vekalet ücreti gideri olmak üzere toplam 77.555,00 TL ödeme yaptığı, bu yönüyle davacının da bu ödemeyi kabul etmeyip iade etmesi karşısında, davalının davacıya bir ödeme yapması ve davacının da bu ödemeyi kabul etmeyip iade etmesi temerrüt tarihinin belirlenmesi yönünden bir önem arz etmediği gibi doğmuş faiz alacağından da vazgeçtiği anlamına gelmediği ve nihayetinde işlemiş bu faiz alacağından feragat ettiği sonucunu da doğurmamaktadır.<br>Belirtmek gerekirke, davalının 17.03.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, yine davacının  05.12.2019 tarihinde davacıya, 47.000,00 TL asıl alacak, ödeme yaptığı, davacının da bu ödemeyi haklı bir neden göstermeksizin, kabul etmeyip iade etmesi dikkate alındığında 47.000,00 TL asıl alacak yönünden artık davalının ödeme tarihi olan 05.12.2019 tarihi itibariyle temerrütü sona erdiği ancak ilk derece mahkemesince tüm asıl alacak yönünden 05.12.2019 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesine karar verildiği, iş bu kısma da davalının istinaf başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle istinaf edinin aleyhine sonuç doğurmayacak biçimde aşağıdaki biçimde karar verilmiştir.  <br>Tüm açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusu yukarıda yönüyle haklı bulunmuştur.<br>Nihayet, her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarının düşük olduğundan bahsetmiş ise de; uyuşmazlığın konusu sadece maddi tazminatı oluşturduğundan, bu husustaki istinaf başvurusu değerlendirilmemiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekin bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14.12.2023<br><br>     ...              ...\t\t\t\t    \t    ...               ...<br>      Başkan ...               Üye ...                 Üye ...                  Katip ...<br>                                            <br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"309fb0833f0fff8f","SID":"e6186d20ae6827fc"}}