{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/717 - 2023/2396<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                   T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/717<br>KARAR NO\t: 2023/2396<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2018/...  Esas, 2021/...  Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1- ...  Sigorta Anonim Şirketi <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\tAv. <br>\tAv.  <br>DAVALILAR\t: 2- ... <br>\t3- ... <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.12.2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14.12.2023<br><br>...  1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/10/2021 tarih ve 2018/...  Esas, 2021/...  Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2017 tarihinde davacı müvekkili idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile davalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta teminat lemitini aşmamak suretiyle başvuru / temerrüt tarihinden ya da son tahsilde dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH : Davacı vekili 16.08.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 72.478,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza nedeniyle ceza yargılamasının Adana 21. Asliye Ceza mahkemesinin 2017/...  esas sayılı dosyasında devam etmekte olup, tarafların kusur oranlarının kati raporla henüz kesin olarak belirlenmediğini, kusur yönüyle bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davalı müvekkili ile davacı yanın dava konusu olayla ilgili maddi ve manevi tazminat alacakları konusunda sulh ibranamesi imzaladıklarını, müvekkilinin davacı tarafa elden nakit olarak maddi, manevi ve sair tüm giderler için 2.500,00 TL ödeme yapmış ve davacı tarafın 02/05/2017 tarihli ibranameyi imzalayarak verdiklerini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili şirkette ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin 13/07/2018 tarihinde 115.067,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme nedeni ile müvekkili şirket nezdinde başkaca bir sorumluluk kalmadığından başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkilu şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davayı kabul manasında olmamak üzere davacının gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, TRH-2010 mortalite tablosu esas alınarak davacının geliri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının kaza sırasında kaskı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüyle; 69.064,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den 25/07/2017 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'ten kaza tarihi olan 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; soruşturma ve kovuşturma dosyasında kaza mahallinde keşif yapıldığını ve bilirkişi raporu aldırıldığını, raporda davalı sürücü ... 'in asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sonrasında davalının alınan ifadesinin incelenmesi halinde müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde kusurlu bir davranışının olmadığının anlaşılacağını, müvekkili kaza nedeniyle hastanede yattığı esnada ve iyi niyetle bağdaşmayacak şekilde ve iradesi yanıltılarak alındı makbuzu olarak imzalattırılan ibranamenin içeriğinin açıkça hukuka aykırı nitelikte olduğunu, müvekkilinin öbür boyu kalıcı sakatlığı kaldığını ve bu nedenle ibranamenin kabulü ile davacının manevi tazminat talebinin reddedilmesine itiraz ettiklerini ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusur raporuna ilişkin itirazları değerlendirilmeden dosyanın karara çıkartılmış olduğunu, kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, başvuru sahibinin uğradığı maluliyetin oranının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dosyaya sunulan raporun tarih itibariyle yönetmeliğe uygun olmadığını, başvuruyu kabul anlamına gelmemek üzere, tazminat hesaplaması yapılması halinde, asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasının gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yapılan itirazlar dikkate alınmadan tanzim edilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiklerini, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf taleplerine iştirak ediyor ve müvekkilleri yönünden de dikkate alınmasını talep ettiklerini, dosyaya sundukları ibranamenin dikkate alınmadığını, davacı tarafın maluliyet oranının tam olarak tespit edilmemiş olduğunu kusur raporları ve hesap raporlarının hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesinin gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirililmesinde; <br>Somut olayda, davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile 20.04.2017 günü saat 18.20 sıralarında ...  Bulvarını takiben ...  Okullarının bulunduğu kavşak istikametine seyir halindeyken sağ tarafındaki ...  eczanesi önüne park yapmak için yanaştığı esnada otomobilin sağ ön kapı,ayna ve far kısımlarına arkasından aynı istikamete seyretmekte oları davacı sürücü ...  idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısmı ile çarpışmaları neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Bu kazada motosiklet sürücüsü sağ ayak diz ve bilek kısmında kırıklar oluşaçak şekilde yaralanmıştır. <br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu karayollarında trafiğin akışının izah edildiği 46/b-c maddelerinde: karayollarında trafik sağdan akar. Araç sürücülerin, şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritte araç varsa bunların güvenle geçişlerini beklemek, trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmeleri yasaktır. Otomobil sürücüsü davalı ..., sinyalini verdikten sonra iç ve dış aynalardan aracının arkasından akan trafiği kontrol ederek yol müsaitse sağa manevra yapması gerekirdi. Davalı ..., kurallara uymayarak sağa manevrayı yanlış yaptığından 46/b ve c maddelerini ihlal etmiştir. Bu nedenle kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ... 'ın ise kusuru olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde hükme esas alınan 13.07.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 20.04.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %22 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilinmesinde;<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 29.07.201 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “...TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihada göre yerinde görülmüştür.<br>Öte yandan davalı sigorta şirketi tarafından 13.07.2018 tarihinde yapılan 115.067,00 TL ödeme, ödeme tarihi itibariyle asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile hesaplanan tazminat miktarı olan 128.140,00 TL zararın tamamını karşılamadığı, davacının bu hususta 2918 sayılı KTK 111. md.si kapsamında bir ibraname de vermediği dikkate alındığında, davalının tüm istinaf sebepleri haksız bulunmuştur. <br><br>Davalı vekilinin geçici işgörmezlikten sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirililmesinde;<br>Diğer yandan, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen güvence hesabına ait olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin faizin başlangıcına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirililmesinde;<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru  ispatlanmadığı hallerde  davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacını davalı sigorta şirketine başvurusundan 8 iş günü sonra temerrüte düştüğünün kabulü ile yazılı şekilde faiz başlangıç tarihe hükmedilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminat talebine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirililmesinde;<br>6098 sayılı TBK mad.56.maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>Davacının 02/05/2017 tarihli ibraneme başlıklı yazısında 20/04/2017 tarihinde ... plaka sayılı motosiklet ile davalı sürücü ... 'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobilin karışmış olduğu trafik kazasında doğan/doğacak olan maddi ve manevi tazminat hak ve alacaklarına karşılık sürücü davalı ...'den 2.500,00 TL ödeme aldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar ödemenin ne kadarının manevi tazminat ne kadarının maddi tazminat için yapıldığı belirtilmemiş ise; yarı yarıya yapıldığı kabul edilmiş 1/2'si 1.250,00 TL ödemenin manevi, 1.250,00 TL ödemenin maddi tazminat için yapıldığı kanaatine varılmıştır.<br>Buna göre manevi tazminatın bölünmezliği ve tekliği ilkesi gereğince manevi zarar karşılığı istenecek manevi tazminat bölünerek istenemez. Bu nedenle davacı vekili tarafından davalılar ... ve ...'ten 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş ise de; 02/05/2017 tarihli ibraname ile 1.250,00 TL manevi tazminat almakla davalıları manevi zararları yönünden de ibra ettikleri anlaşıldığından bu durumda aynı olay (kaza) nedeniyle yeniden manevi tazminat isteyemeyeceği anlaşıldığından davacıların manevi tazminat talebinin her iki davalı yönünden de reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 4.717,76 TL istinaf karar harcının davalılar tarafından yatırılan toplamda 2.360,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.357,76‬ TL harcın davalılardan alınarak (Davalı ... Sigorta A.Ş.'den 1.178,88‬ TL ve davalılar ... ile ...'ten 1.178,88‬ TL olmak üzere) Hazineye gelir kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekin bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14.12.2023<br><br>     <br>      Başkan                Üye                  Üye                   Katip <br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99518fa03c6be78c","SID":"e4c9b296ae685eb5"}}