{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1750 <br>KARAR NO: 2023/1830<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08.07.2020<br>NUMARASI: 2016/497 E. - 2020/318 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükme karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  dava dışı ... ait ...  Mah. ... Mevkiindeki ... ve ... Hidroelektrik Santrallerini (HES) makine hasarı ve kar kaybı risklerine karşı sigortaladığını, 07.01.2015 günü sigortalı tesisteki cebri borularda patlama ve bunun sonucunda oluşan heyelan, toprak kayması ve su baskını nedeniyle santralde büyük maddi hasar oluştuğunu, tesisin çalışamaz hale geldiğini ve buna bağlı olarak kâr kaybı oluştuğunu, yapılan incelemede patlamanın davalı ... İnş. A.Ş.’den alınan cebri borudaki spiral kaynak hataları sebebiyle olduğunun tespit edildiğini,  müvekkili  tarafından sigortalısına kar kaybı olarak 1.739.314,57-USD, maddi hasar bedeli olarak 863.433,90-USD olmak üzere toplam 2.602.748,47-USD ödendiğini, TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarına halef olduğunu, davalıya gönderilen ihbarnamelere rağmen ödeme yapılmadığını  ileri sürerek  müvekkilince sigortalısına ödenen toplam 2.602.748,47-USD tazminatın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi  ve diğer  fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  dava dışı ... ait ...  Mah. ... Mevkiindeki Kayaköprü 1 ve Kayaköprü 2 Hidroelektrik Santrallerini (HES) makine hasarı ve kar kaybı risklerine karşı sigortaladığını, 07.01.2015 günü sigortalı tesisteki cebri borularda patlama ve bunun sonucunda oluşan heyelan, toprak kayması ve su baskını nedeniyle santralde büyük maddi hasar oluştuğunu, tesisin çalışamaz hale geldiğini ve buna bağlı olarak kâr kaybı oluştuğunu, yapılan incelemede patlamanın .... A.Ş.’den alınan cebri borudaki spiral kaynak hataları sebebiyle olduğunun tespit edildiğini,  müvekkili  tarafından sigortalısına kar kaybı olarak 1.739.314,57-USD, maddi hasar bedeli olarak 863.433,90-USD olmak üzere toplam 2.602.748,47-USD ödendiğini, TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarına halef olduğunu, zararın tazmini için  ... A.Ş.' aleyhine İstanbul Anadolu 8. ATM 2016/497 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını,  ...A.Ş. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde dava konusu boruların .... A.Ş.tarafından üretildiği iddiasının ileri sürüldüğünü, diğer davalı ...  ise ... A.Ş.'nin üretim sorumluluğunu teminat altına aldığını, toplam 2.602.748,47 USD'nin tahsili amacıyla davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini,  davalıların haksız  itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek, takibe itirazın iptaline  ve takip meblağına dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ve tüm ferileri ile birlikte takibin devamına, davalıların %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacının sigortalısı olan dava dışı ... A.Ş arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu şirket için boru imalatının yapılmadığını, 24/03/2010 tarihli sözleşmede boru satışı yapılan şirketin ... ve ... San. Tic. A.Ş olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, 2010 yılında boru satışı yapılan dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkiline sözleşme konusu borular yönünden süresi içerisinde ve usulüne uygun  ayıp ihbarında bulunulmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, 24/03/2010 tarihli sözleşme ile müvekkilinin çelik boruların temini işini üstlendiğini, boruların ... San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak ... A.Ş.'ye satıldığını, bu boruların imalatçısının ... San. A.Ş olduğunu, davaya konu hasarın spiral kaynaklı cebri borunun imalatı nedeniyle oluşmuş olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından alınan raporun konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmadığını, barajın 2013 yılında devreye girdiği ve 2015 yılına kadar sorunsuz kullanıldığını, boru imalatından kaynaklı bir hata olması halinde bu kadar uzun süre barajın kullanılmasının mümkün olmayacağını, boruların TSE standartlarına göre üretiminin yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosyada davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, derdestlik itirazında bulunduğunu, müvekkili ile ... A.Ş. arasında ticari ilişki bulunmadığını, davada bahsi geçen firmalara imalat yapmadığını ve bu firmalara boru teslim edilmediğini, ... firmasının müvekkilinden talep ettiği şekil ve özellikte  boruların imal edildiğini, dava konusu barajda patlayan boruların müvekkili tarafından imal edilmediğini, patlayan borunun X80 kalite çelik kullanılarak imal edildiğini, ancak müvekkilinin ... firmasına bu kalitede boru satmadığını, ticari kayıtlarda müvekkilinin üretmiş olduğu borulara ilişkin illiyet bağı kurulamadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalısının bildirim  ve gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Kayaköprü Hes Projesinin çebri boru montajı teknik şartnamesine uygun yapılmadığını, yine cebri boru ile ilgili DSİ Teknik Şartnamesine uygun imalat yapılmadığını, spiral kaynaklı boru kullanılarak sözleşmenin esastan ihlal edildiğini, davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen poliçe düzenleme tarihinin dava konusu olayın oluş tarihinden sonra olduğunu bu nedenle  davacının dava açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Birleşen davada davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketleri arasında imzalanan rücu protokolü gereği davacının müvekkiline yazılı başvuru yapmadan icra takibi başlatma hakkı olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemelerin ... ödeme niteliğinde olabileceğinden halefiyete dayalı rücuya konu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu hasarla ilişkilendirilen boruların sigortalısı ... tarafından üretilmediğini, müvekkilinin sigortalısına ait olmayan borular için herhangi bir teminat sağlamadığını, bu nedenle gerçekleşen hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, hasarın gerçek nedeninin üretim kaynaklı değil uygun olmayan boru kullanımı ve uygun olmayan teknik uygulamalar olduğunu, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporlarının tek taraflı hazırlandığını, müvekkili yönünden faiz başlangıç tarihinin TTK 1427/2 maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede yer alan muafiyet şartı uyarınca davacı lehine karar verilmesi ihtimalinde müvekkili yönünden muafiyet indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarıyla davacının sigortalısı olan ... AŞ.nin yüklenicisi olduğu baraj inşaatında meydana gelen patlamanın davalı ... AŞ. tarafından temin edilen ve davalı ... AŞ.tarafından üretilen borulardan kaynaklı olmadığı, patlamaya sebebiyet veren boruların incelenmesi imkanı olmamakla birlikte davacının delil olarak dayandığı ... tarafından hazırlanmış rapor ile Prof.Dr. ... tarafından düzenlenen raporlarda patlamaya neden olan boruların X80 kalite çelik boru olduğunun ifade edildiği, davalı tarafların imal ve tedarik ettikleri borular arasında bu kalite çelikle üretilmiş boru bulunmadığı, ...AŞ.nin baraj inşaatında kullandığı boruların esasen ihbar olunan ...AŞ.tarafından temininin üstlenildiği, ...AŞ.nin boru temini için davalı ...AŞ. ile 24/03/2010 tarihli sözleşme yaptığı ancak bu sözleşmede X80 kalite çelik boru yer almadığı, dolayısıyla davalıların meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacakları anlaşılmakla dava ve birleşen davanın reddine, birleşen dava itirazın iptali davası olup takip ve davaya konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının haksız ve aynı zamanda kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden birleşen davada davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilerek... \" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı vekili ile davalı  ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından asıl davada ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsilinin talep edildiğini, üretim hatası nedeniyle dava konusu zarara yol açan boruların asıl davanın davalısı ... AŞ tarafından değil ... AŞ tarafından üretildiğinin asıl davadaki beyanlar ile ortaya çıkmış olması nedeniyle bu kez adı geçen şirket ve onun üretici sorumluluk sigortacısı ... Sigorta AŞ aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını ve mahkeme tarafından raporlar ve ek raporlar sonucunda ret kararı verildiğini, bilirkişi raporlarında verilen hükümde barajdaki boru patlamasının boruları kaynak tekniğine uygun olmayan bir şekilde imalatından başka bir deyişle gizli ayıplı olmasından kaynaklı olduğu, baraj inşaatı sırasında boruların çakma tabir edilen açılan boşluğa itilerek yerleşmesi tekniğinin borulardaki kaynak kusurlarını oluşturmayacağı, söz konusu tekniğin kullanılmış olmasının patlama ana sebebini teşkil etmeyeceği gerçeğinin isabetli tespit edildiğini, borulardaki gizli ayıp niteliğindeki üretim hatasından kaynaklandığı anlaşılan hasardan davalıların sorumlu olduğunun sabit hale geldiğini, boruların teminine ilişkin sözleşme ve faturalar ile  davalıların üretimi ve teminini üstlendikleri boruları X80 kalitede malzeme ile üretilmesinin kararlaştırıldığının, tereddütsüz olduğunu, mahkeme kararında bahsedildiği gibi hasarlanan borunun X80 kalitede malzeme ile üretildiği, ... San ve Tic. AŞ (...) tarafından düzenlenen 11.03.2015 tarihli rapor ve buna bağlı olarak İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan raporlar olduğunu, mahkeme tarafından gözden kaçırılan 3 husus bulunduğunu, bunların ... tarafından inceleme sırasında boruların sertifikalarının davalı ...AŞ talep edildiğini ancak davalının bu belgeleri vermediğini, ...'ın bunu tespit edebilmek için çekme testi yaptırdığını ve bu raporlara dayandığını, tüm bunlara rağmen üretim hatası nedeniyle patlayan boru ile ilgili sorumluluğun hatalı üretim yapandan, patlayan borunun testlerini gerçekleştiren de ürettiği ve sattığı boruya ... numarası koymayandan talep edilmesine rağmen, temin ettiği borulara ilişkin kalite sertifikalarını ...'a teslim etmeyene bırakılmayıp müvekkiline bırakılmasının açık bir çelişki olduğunu, müvekkili şirkete ait sigortalı şirketin gerekse de onun için boru teminini yapan grup şirketi ... AŞ'nin dosyaya sunulu beyanlarında hidroelektrik santral inşaatında sadece ... AŞ'den satın alınan boruların kullanıldığının açıkça beyan edildiğini, rapora itirazlarına rağmen bilirkişilerden ek rapor alınarak , sonucunda hatanın tekrarının elde edildiğini iddia ederek ,yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilerek tekrar rapor alınmasını kararın kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı .... AŞ vekili istinaf dilekçesine karşı  cevap dilekçesiyle birlikte  katılma yolu ile  istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça üreticinin ... AŞ olduğu kabul edilerek aynı iddia ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili hakkında açılan dava ile birleştirilerek yargılama yapıldığını, davacı vekilinin müvekkili şirketten ... tarafından yapılan inceleme sırasında boruların sertifikalarının talep edilmiş olduğu ve müvekkilinin vermediği şeklindeki istinaf dilekçesindeki  beyanın tamamı ile gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin üretici olduğu iddia edilen firmadan ...'ın sertifikaları talep ettiğine dair bir beyan olmadığını, olsa olsa ...'ın kendisinden, tetkik isteyen sigota ekspertizinden talep ettiğini, aksi halde, ...'ın, üreticiden talep edildiğini  ve üreticinin vermediği şeklinde ifadeye raporda yer vereceğini, iddia konusu patlamanın 2015 yılı Ocak ayında yaşandığının belirtildiğini, patlamadan sonra hiçbir şekilde sigortalı şirket veya müvekkili ile sözleşme ilişkisi olan ... Şirketinin müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadığını, doğrudan sigorta şirketinin 21.10.2015 tarihli rucüen alacak talepli yazısının tebliğ edildiğini, müvekkilinin ... AŞ ile herhangi  bir ticari ilişkisinin olmadığını, yazıya anlam veremediğini, taraflarınca noter ihtarnamesi düzenlenerek cevap verildiğini, müvekkilinden alacak talep edildiğinin dava ile öğrenildiğini, davacının müvekkili şirketin kendilerine X70 kalite yazılı olmasına rağmen X80 kalite boru sattığı yönündeki iddianın son derece yersiz ve mesnetsiz olduğunu, mahkeme değerlendirmesinin isabetli olduğunu, sigortalının sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkilinin boruları ... Şirketine teslim ettiğini, fatura düzenlendiğini, mahkeme tarafından dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemenin AAÜT'ne 13/4 maddesini dayanak göstererek maktu vekalet ücretine hükmettiğini belirterek,vekalet ücreti yönünden hükmün 5. Fıkrasının ortadan kaldırılmasını ve müvekkili yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, geniş kapsamlı makine kırılması poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin tedarikçi firmadan rücuen tahsili istemine, birleşen dava ise geniş kapsamlı makine kırılması poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin üretici firmadan ve üretici firmanın ürün sorumluluk sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili  ve katılma yoluyla davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçelerinin varlığı, dava dışı sigortalıya ait hidroelektrik santralinde 07.01.2015 tarihinde cebri borunun patlaması sonucunda muhtelif ekipmanlarda hasar meydana gelmesi, söz konusu hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya ödenmiş olduğu konularında herhangi bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davalı tedarikçi ve  üretici firmalarının meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, mahkemenin bu konuda  yapmış olduğu inceleme ile bilirkişi rapor ve ek raporunun yeterli olup olmadığı ile davanın tümden ret edilmiş olması karşısında davalı yararına AAÜT gereğince maktu vekalet ücretinin takdir edilmesinin isabetli olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... AŞ arasında 15.12.2014 - 2015 yılı sigorta süresi olan geniş kapsamlı makine kırılması sigorta  poliçesinin düzenlendiği, poliçede dain  mürtehinin ... / şubesi olduğu, davalı  ... AŞ şirketinden dava dışı  ... Ltd Şirketi tarafından 22.03.2010 tarihli satın alma talebinde bulunulduğu, ürünün X56 kalite ve X70 kalite, ST52 kalite spiral boru olarak tanımlandığı, davalı şirket tarafından 31.12.2010 tarihli 07.09.2010 - 27.12.2010 vd faturaların dava dışı  ... AŞ şirketi adına düzenlenmiş olduğu 23.03.2010 tarihinde ise birleştirilen dosya  davalısı  ... AŞ'den dava dışı ... AŞ'nin talebi üzerine boruların gönderildiği, teklifin 23.03.2010 tarihli ve 31.03.2010 tarihli olduğu, 06.04.2010 tarihinde  ... AŞ şirketi tarafından  ... AŞ 'ye boruların fiyatlarıyla ilgili bildirimde bulunulduğu, .... AŞ şirketi tarafından 07.05.2010 tarihli olarak KDV dahil 227.852,60 TL tutarında fatura düzenlendiği, faturanın spiral kaynak, izole çelik boru ve izolesiz ürünlere ait olduğu, birden fazla faturanın bulunduğu, birleştirilen dosya davalılarından ... AŞ ile davalı  ... AŞ arasında Ürün Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından davacı sigorta şirketine 07.01.2015 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğu, ihbar yazısında 07.01.2015 tarihinde saat 15:17 'de Kayaköprü Hidroelektrik Santrali cebri boru patlamasının gerektirdiği onarım çalışmalarının maliyetlerinin sunulduğunun belirtildiği, 30.06.2015 tarihli ekspertiz raporunda, riziko adresinin  ... olduğu, ihbar tarihinin 12.01.2015 olarak gösterildiği, hasar  nedeninin cebri borunun üretim kusuru hasar konusunun cebri boru, trafo, jeneratör ve  yardımcı ekipmanlar şeklinde açıldığı, içeriğinde 07.01.2015 tarihinde Yağlıdere mevki Giresun'da bulunan  ... AŞ'ye ait Kayaköprü 1 hidroelektrik santralinde cebri borunun patlaması neticesinde muhtelif ekipmanlarda hasar meydana geldiği, HES projesinde ... Şirketler Grubunun enerji alanında yapmış olduğu 6'sı işletme, biri inşaat halinde olan 7 santralden biri olduğunu, santrallerden 3 tanesinin Yağlıdere üzerinde olduğu, sigortalı ile yapılan görüşmede 07.01.2015 tarihinde 15:17 sularında santralde tek türbin ile üretim yapılırken bomba patlaması şeklinde büyük bir gürültü ve sarsıntı meydana geldiği, bu sırada kumanda odasında bulunan operatörlerin kendilerini dışarıya attığı, tesisin etrafında yapılan kontrollerde cebri borunun santrale girdiği noktadan patladığı ve patlamanın şiddetiyle tepeden kayaların aşağıya yuvarlandığı, borunun üzerindeki dolgunun kayalar ve suyla birlikte dalga şeklinde ünite trafolarına yedek jeneratöre, kablolara ve kazana hasar verdiği, borudan suların santral binasının içine sirayet ettiği, sigortalı tarafından olaydan sonra fotoğraflar çekildiği, ihbarın 12.01.2015 tarihinde yapıldığı, hasarın  meydana geldiği hafta yurt genelinde etkili olan soğuk ve karlı havanın Giresun'daki santral bölgesinde de toprak üzerini  örttüğü, ekspertiz tarihine kadar geçen sürede havanın ısınması, ulaşım yollarının açılması sonucunda karların eridiği, göçen tepe ve cebri boru güzergahının incelendiği, cebri boruların tünel ile türbin salyongozu arasında veya doğrudan doğruya su alma tesisleri ile türbin salgonyozu arasında tesis edilen ve genellikle çelik sac levhaların dökülüp kaynak edilmesiyle imal edildikleri, bu nedenle hasarın boruların imal edildiği firmada ya da boruları birbiriyle sahada birleştirirken yapılan kaynaklardaki bir hata ya da borunun imal edildiği malzemenin düşük kalitede olması sonucunda meydana geldiği, malzemenin API5L standardına göre X70 olduğunun beyan edildiği, boru üzerinde HEAT numarasının gözlemlenmediği, borunun izlenebilirliğinin bulunmadığından malzemenin APIL olduğunun ve bulanamadığı, boru malzemesinin X70 ve ST 52 çeliği olduğu, X70 çeliğinden imal edilip kalınlığın 21mm olduğu, elde edilen bulguların incelenerek yorumlanması için İTÜ Metalurji bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. ...'dan bilirkişi raporu alındığı, raporda test sonuçları ve bu sonuçlara göre yapılan değerlendirmelerin uygun olduğu kanaatine varıldığı, sonuç bölümünde, borudaki hasarın kaynak bölgesindeki hataların boru içindeki basıncın sürekli değişmesiyle daha da arttığı ve bu hatalı bölgelerde centiklenme ve çatlak oluşumu ile gevrek kırılma sonucunda söz konusu hadisenin meydana geldiğinin belirtildiği, bulgulara dayanarak hasarın nedeninin fabrikada spiral kaynaklı olarak üretilen cebri boru kaynağındaki kusur olduğu kanaatine varıldığının belirtilerek toplam hasarın TL, EURO, USD karşılığının  tespit edildiği, rücu kısmında ise ... ve İTÜ öğretim üyesinden alınan raporlarda hasar nedenin ... AŞ tarafından üretilen cebri borulardaki spiral kaynak hatalarının olduğunun tespit edildiği, oluşan zararın rücu imkanının bulunduğunun ifade edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından davalı ... AŞ şirketine 21.10.2015 tarihli ihtarname gönderilerek toplam 2.602.748,47 USD hasar tazminatının ödenmesinin talep edildiği, davalı şirketin Adana ... Noterliğinde düzenlenen 02.11.2015 tarihli cevabı ihtarnamesi ile iddia edilen hasara sebep olan hadiseler, hasar miktarı ve kusurluluk durumu ile ilgili hiçbir ihbar ve bilgi olmadığı buna rağmen rücu talebinin kabul edilmediğinin belirtildiği, ekspertiz raporu düzenlenmesinden önce raporda belirtildiği üzere sigorta şirketi tarafından 24.06.2015 tarihli Prof. Dr. ...'nın düzenlemiş olduğu rapor alındığı, söz konusu  ... raporunda ... AŞ tarafından sağlanan boruların API5L standardına göre X70 malzeme olduğu beyan edildiğinin açıklandığı, ancak  boruların üzerinde ... numarasının gözlenmemesi ve borularının izlenebilirliğinin bulunması nedeniyle malzemenin API5L standardında olduğunun doğrulanamadığı, muayene sırasında yapılan kimsyasal analizler ve mekanik testlerin boru malzemesinin X80 kalite olduğunu gösterdiği, ... tarafından yazılan teknik yazıda spiral kaynaklı imalat bölgesinde radyografik ve ultrasonik tahribatsız muayene uygulamalarının yapıldığının anlaşıldığı, muayene çıktılarından spiral kaynaklarında ... standarlarına göre kabul edilmeyecek boyutta yetersiz, nüfiziyet ve porozite süreksizlikleri olduğunu gösterdiği, çekme testlerinde numunenin kaynaktan kopması ve spiral kaynakların eğme testlerinde kaynak birleşiminde yırtılmalar oluşmasında bu nedenle olduğu, spiral kaynak bölgesinde yırtılmanın olduğu ve ilerlediğinin çıktılardan anlaşıldığı, parçanın kopuş şekline bakıldığında parçanın ileri karşıya düşmesinin kopmanın borunun alt kısmında spiral kaynaktan başlayarak ilerlediği sonucu ortaya çıkardığı, dolayısıyla kaynak bölgesindeki hataların boru içindeki basıncın sürekli değişmesiyle daha da arttığı ve hatalı bölgelerin çentiklenme-çatlak oluşumu ve gevrek kırılma sonucunda söz konusu hatanın oluşmasına neden olduğunun belirtildiği, raporun ekinde ... tarafından düzenlenen 06.03.2015 muayene bitiş tarihli muayene raporunun mevcut olduğu, söz konusu muayene raporunda sonuç olarak, muayene ve değerlendirme neticesinde büyük oranda spiral kaynak boyunca yırtılmaların oluştuğu, boru malzemesinde yapılan çekme testinde mekanik değerlerin APIX80 karşılık geldiği, üst kalite üretimi gerektiren çelik malzeme olunduğu, spiral kaynaklı borudan alınan numunelerde yapılan eğme testinde büyük oranda yırtılmalar oluştuğu, spiral kaynakta ısı etkin bölgesi ve kaynak sertlik değeri sınır seviyelere yaklaştığı boru malzemesinde gevrek kırılma görüldüğü, borudan kopan parçanın düştüğü konum dikkate alındığında borunun malzeme veya spiraldan başlayarak yırtıldığı ve trafo konumuna doğru fırlattığı kanaatinin oluştuğunun belirtildiği, davacı şirket tarafından ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla asıl dava dosyasında sigorta ekspertiz raporunda belirtilen hasar bedelinin tazmini için 25.04.2016 tarihinde rücuen tazminat davasının açıldığı, yargılama aşamasında dosyaya ibraz edilen cevap dilekçesine istinaden  patlama hadisesine sebebiyet veren spiral kaynaklı cebri boruların davalı  ... AŞ tarafından üretildiği iddiasının ileri sürülerek üreticinin tespitinde ihtilafa doğduğunun belirtilmek suretiyle davacı şirketin her iki davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 03.01.2017 tarihinde icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine ise aynı dava değeri üzerinden 12.01.2018 tarihinde itirazın iptaline dair birleştirilen davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların tüm delillerini dosyaya ibraz etmeleri ve ilgili yerlerden bilgi ve belgelerin dosya içerisine celbinden sonra bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine  ek raporları alınmıştır. 22.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; barajdaki boru patlamasında aslı kusurun boruların kaynak tekniğine uygun olmayan bir şekilde imalatından, bir başka anlatımla gizli ayıplı olmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı, baraj inşaatı sırasında boruların çakma tabir edilen açılan boşluğa itilerek yerleştirilmesi tekniğinin, borulardaki kaynak kusurlarını oluşturamayacağı bu yüzden bu tekniğin kullanılmasının patlamadaki ana sebep olmadığı kanaati oluştuğu, davacı tarafından ve Ugetamdan mahkeme tarafından talep edilmesine rağmen hasarlı boru numunelerin dosyaya ibraz edilmediği ve bilirkişi heyetine teslim edilmediği, incelemelerin tamamen dosyada mevcut belge ve bilgiler üzerinde yapıldığı, yapılan kapsamlı çalışma sonucunda, dava konusu boruların malzemesi, mekenik özelikleri ile ... borunun boru malzemelerinin ve mekanik özelliklerinin tamamen farklı olması, hasarlı boruların iç ve dış kaplamasının olmaması, ... borunun iç ve dışının kaplamalı olması, ... borunun imal ettiği ve ... Ltd'nin de ... firmasına sattığı boruların cins, kalite, miktar ve et kalınlığı açıkça belli olmasına rağmen, ... firmasının ... Enerjiye kesmiş olduğu 31.12.2010 tarihli faturada satılan boruların hangi kalitede ve özellik  boru sattığının anlaşılamaması birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hasarlı boruların, .... A. Ş.'nin imal ettiği ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye sattığı borular olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı,  davacı  ... Şirketi'nin (sigortacı) sigortalısı durumunda olan davadışı/... Şirketi'ne (sigortalı) ait hidroelektrik santraline döşenmiş olan borularda 07.01.2015 tarihinde patlama meydana gelmiş ve patlama neticesinde santralde maddi hasar meydana geldiği, asıl dava yönünden davacı ... Şirketi (sigortacı), davadışı/... Şirketi'nin (sigortalı) hasar nedeniyle uğradığı hasar zararı ile kar mahrumiyeti zararı tutarlarını, aralarındaki sigorta sözleşmesi (sigorta poliçesi) kapsamında tazmin ettiği, daha sonra da, TTK'nın ilgili hükmüne istinaden sigortacının haklarını halef olduğu  ve bu halefiyet kapsamında, davalı/... Şirketi'ne rücu ettiği  ve işbu rücuen tazminat davasının açıldığı, davacı dava dilekçesinde, bu davadaki talebinin hukuki sebebi olarak; “davalı/... Şirketi'nin patlayan boruların üreticisi olarak TBK.md.49 ve devamı hükümleri uyarınca haksız fiil sorumluluğuna” dayandırıldığı, ancak doktrin ve Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemenin davacının dayandığı hukuki sebep (kanun hükmü) ile bağlı olmadığı; mahkemenin davacının talebin karşılamaya en uygun düşen (en elverişli olan) hukuki sebebi kendisinin bulup uygulaması gerekeceği, pek tabii ki davacının dayandığı hukuki sebep (kanun hükmü) davacının talebini karşılamaya en elverişli olan hukuki sebep ise mahkemenin  bu hukuki sebebi uygulayacağı davalı/...  Şirketinin bu davada husumet itirazında bulunduğu, bu nedenle öncelikle davalı/...  Şirketi'nin bu davada taraf sıfatının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, davalı/ ... Şirketi (yüklenici) ile davadışı/... Şirketi (işveren) arasında 24.03.2010 bir sözleşme akdedilmiş olduğunun görüldüğü, bu sözleşmenin ilgili hükümleri kurulumuzca incelendiğinde; bu sözleşmenin konusunu düzenleyen 2 nolu maddesinde yer alan hükümler incelenip yorumlandığında; davalı/yüklenicinin bu sözleşmeyle, sözleşmede  özellikleri belirtilen boruları temin etmeyi ve davadışı/... Şirketi'ne ait hidroelektrik santralinin imalatında kullanmayı (montajını yapmayı) üstlendiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sözleşmenin ilgili hükmünde “imalatı” ibaresine de yer verilmişse de, bu “imalat” ibaresi ile, davadışı/... Şirketi'nin sözleşme konusu boruları “üretmeyi” üstlenmediği; başkasından temin edeceği (yani başkasından satın alacağı) boruları davadışı/... Şirketi'ne ait hidroelektrik santralinde yapılacak imalat işinde kullanmayı üstlendiği kanaatine varıldığı, ayrıca şu hususu da belirtelim ki; davadışı/... Şirketi (sigortalı) 24.03.2010 tarihli bu sözleşmenin tarafı durumunda olmadığı, davadışı/... Şirketi'nin söz konusu sözleşmenin konusunu oluşturan işlerin (imalat işlerinin) yapılacağı hidroelektrik santralinin sahibi veya işleticisi konumunda olduğunun anlaşıldığı, davalı/... Şirketi'nin (yüklenicinin) ise, davadışı/... Şirketi (işveren) ile akdettiği işbu 24.03.2010 tarihli sözleşme ile sözleşme konusu işlerin yapımını taşeron olarak üstlendiği kanaatine varıldığı, ayrıca, davalı/...  Şirketi ile davadışı/... Şirketi (sigortalı) arasında akdedilen herhangi bir sözleşmeyle, davalı/...  şirketi tarafından davadışı/... Şirketi'ne karşı herhangi bir imalat taahhüdünde ya da garanti taahhüdünde bulunulduğunun da anlaşılmadığı, şu halde davalı/...  Şirketi'nin, ayıplı olarak imal edilmiş olan boruların üreticisi durumunda olmadığı gibi, davadışı/.... Şirketi (zarar gören) ile akdettiği bir sözleşmeyle davadışı/... Şirketi'ne karşı herhangi bir imalat taahhüdünde ya da garanti taahhüdünde bulunduğunun da anlaşılmadığı, bu nedenle de davalı/... Şirketi'nin, imalatta kullanılan boruların patlaması nedeniyle davadışı/... Şirketi'nin uğradığı zarardan dolayı bu şirkete karşı, boruların üreticisi olarak sorumluluğu (üreticinin üretim hatasından kaynaklanan haksız fiil sorumluluğu) bulunmadığı gibi, davadışı/... Şirketi ile akdettiği bir eser sözleşmesinin ya da satım sözleşmesinin tarafı olarak da sorumluluğunun (yüklenicinin veya satıcının ayıplı ifadan kaynaklanan akdi sorumluluğu) bulunmadığı, dolayısıyla da, davadışı/... Şirketi'nin haklarına halef olmuş olan davacı/sigortacıya karşı da sorumluluğunun bulunmadığı, davadışı/... Şirketi'ne karşı, sadece davadışı/... Şirketi'nin, döşenen boruların ayıplı olmasından kaynaklanın akdi sorumluluğunun (ayıplı ifadan kaynaklanan akdi sorumluluğu) bulunduğu, davacı/ ... Şirketi'nin (sigortacı), davadışı/... Şirketi'ne (sigortalı) ödemiş olduğu hasar ve kar mahrumiyeti tazminatı tutarının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı ve de ödenen tazminat miktarının uygun olup olmadığı hususlarının, Sigorta Hukuku alanına girdiğinden ve kurulda da Sigorta Hukuku uzmanı bir bilirkişi olmadıgından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, işbu  birleşen davada, davacı/ ... Şirketinin, tazminat talebini bu defa, davalı/... Şirketi ile davalı/... Sigorta Şirketi'ne yöneltdiği, davacı bu davada, davalı/... Şirketi'nin, ayıplı boruların üreticisi durumunda olduğunu ve bu nedenle de, uğranılan zarardan üretici sıfatıyla sorumluluğunun (haksız fiil sorumluluğunun) bulunduğunu iddia ettiği, ne var ki raporun TEKNİK KISMINDAKİ tespitlere göre; dava konusu ayıplı boruların (yani patlayarak dava konusu zarara yol açan boruların) üreticisi davalı/... Şirketi olmadığı, bu nedenle, sözkonusu ayıplı boruların “üreticisi” durumunda olmayan davalı/... Şirketi'nin davadışı/... Şirketi'nin (sigortalı) uğradığı zarardan dolayı üretici sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı; dolayısıyla davalı/... Şirketi'nin borularını sigortalayan davalı/... Sigorta Şiketi'nin de (ürün sorumluluk sigortacısı) sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle de davalıların bu davada taraf sıfatının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunularak yeni bir kuruldan tekrar rapor alınması talep edilmiştir. Mahkemece, eksik görülen bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazı , dava dışı sigortalı şirkete yazılan müzekkere cevap ve eklerinin gelişiyle birlikte bilirkişilerden ek rapor almıştır. 30.04.2010 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin itirazları ve taraflar ile ihbar olunan şirketlerin beyanları ile sevk irsaliyeleri, faturalar ayrı ayrı değerlendirilerek; barajdaki boru patlamasında asli kusurun boruların kaynak tekniğine uygun olmayan bir şekilde imalatından, bir başka anlatımla gizli ayıplı olmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı, baraj inşaatı sırasında boruların çakma tabir edilen açılan boşluğa itilerek yerleştirilmesi tekniğinin, borulardaki kaynak kusurlarını oluşturamayacağı bu yüzden bu tekniğin kullanılmasının patlamadaki ana sebep olmadığı kanaati oluştuğu,  davacı tarafından ve ...dan Mahkeme tarafından talep edilmesine rağmen hasarlı boru numunelerin dosyaya ibraz edilmediği ve bilirkişi heyetine teslim edilmediği, incelemenin tamamen dosyada mevcut belgeler, bilgiler ve yeniden sunulan sevk irsaliyeleri ve faturalar üzerinde yapıldığı, davalı  ... Tic. A. Ş. Firmasının .... San. Ve Tic. A . Ş. firması adına düzenlediği 3 adet teklif formu, 45 adet sevk irsaliyede toplam 655,22 metre boru ve 19 adet faturadaki toplam 1212,3 metre boru olduğu görüldüğü, ihbar olunan ... Tic., Ltd. Şti. firmasının davalı ... Tic. A. Ş. firması adına düzenlediği 1 adet faturada; 316,99 metre boru olduğunun görüldüğü,  hasarlı boruların malzemesinin API SL standardına göre X80 çeliği olduğunun belirtildiği, .... A. Ş. firması tarafından üretien ve satılan boruların 316,20 metre uzunluğunda ve API SL standardı X56 ve X70 kalitede olduğu, yapılan kapsamlı çalışma sonucunda, dava konusu boruların malzemesi, mekenik özelikleri ile ... borunun boru malzemelerinin ve mekanik özelliklerinin tamamen farklı olması, hasarlı boruların iç ve dış kaplamasının olmaması, ... borunun iç ve dışının kaplamalı olması, ... borunun imal ettiği ve ... Ltd'nin de .... firmasına sattığı boruların cins, kalite, miktar ve et kalınlığı açıkça belli olmasına rağmen, ...  firmasının ...  kesmiş olduğu 31.12.2010 tarihli faturada satılan boruların hangi kalitede ve özellikle boru sattığının anlaşılamaması birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hasarlı boruların, .... A. Ş. firması tarafından üretilen ve ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından davalı ... Tic. AŞ. firmasına satılan borular olmadığı sonucuna tekrar varıldığı, asıl davada davalı  ... AŞ'nin taraf sıfatının bulunmadığı, birleşen davada davalı ...AŞ ile davalı ... Sigortanın bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili, ek rapora karşı beyan ve itirazlarını ayrıntılı şekilde tekrar ederek ,yeni bir bilirkişi kurulundan t rapor alınmasını talep etmiştir. Taraf vekilleri rapora karşı beyanlarını dosyaya ibraz etmiştir. Davalılar vekili, 01.07.2020 tarihli duruşma zaptına geçen beyanlarında, davacı tarafın iddialarının, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, muvafakatlarının bulunmadığını, teslim edilen boruların sözleşmede nitelendirilen borular olduğunu, dosyaya celp edilen irsaliyeler ve bilirkişilerin yapmış olduğu inceleme ile sabit olduğunu, X80 kalitedeki borunun maliyetinin diğer borulardan çok yüksek olduğunu, satıcı olarak müvekkilinin böyle bir boru teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, asıl ve birleştirilen davaların ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca asıl ve birleşen davada, davalıların kendisini vekille tayin etmiş olmaları dikkate alınarak, karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin 13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. TTK'nın 1472.maddesi uyarınca,  sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı  sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı  uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.  Halefiyet ilkesi kapsamında sigortalının ispatlaması gereken kusur ve zararın sigorta şirketi tarafından ispatlanması gerekecektir. Somut olayda, asıl ve birleştirilen dosyada, tedarikçi ve üretici davalı şirketlerden 2010 yılında satın alınarak, patlamanın gerçekleştiği santralde kullanıldığı belirtilen boruların ,2015 yılında meydana gelen patlama sonucu hasara neden olduğu, meydana gelen hasarla illiyet bağının bulunduğu   davacı sigorta şirketi tarafından ispatlanamamıştır. Şöyle ki dosya içerisindeki olay sonrasında düzenlenen ekspertiz rapor içeriği, ekspertiz  raporu için özel olarak alınan İTÜ öğretim üyesinin düzenlenmiş olduğu rapor , dava dışı ... tarafından hazırlanan muayene raporu, olay sonrasında dava dışı sigortalı şirket yetkilileri tarafından çekilen olay yeri fotoğrafları ve özellikle davalı şirketlerin teklif ile  üretmiş oldukları ve tedarik ettikleri  boruların, sevkine dair sevk irsaliyesi ve faturalar kapsamında hasara neden olduğu tespit edilen borularla aynı olmadığı, üretime konu boru  malzemesinin X70 kalitede borular olmasına rağmen hasar gören boru malzemesinin X80 kalitede boru olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davalı şirket/şirketlerin  üreterek/tedarik ederek  sigortalı şirkete teslim etmiş olduğu boruların ayıplı üretiminden kaynaklanan rizikoya neden olduğu ve  hasarın meydana gelmiş olduğu davacı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinden davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken mevcut raporla yetinilmiş olduğu, raporun yetersiz olduğu iddia edilmiş ise de bilirkişi raporu heyet tarafından hazırlanmıştır. Ve bilirkişi heyetindeki mevcut bilirkişilerden 3 bilirkişi konusunda uzman teknik bilirkişidir. İfade edildiği üzere üretici firmaların ürünlerini sevk ettiği irsaliye bilgilerindeki ürünlerin farklı olması nedeniyle yeniden alınacak bilirkişi raporu sonuca etkili olmayacaktır.Ayrıca bilirkişi ek roporunda ifade edildiği üzere, davacı tarafça  hasarlı olduğu iddia edilen borunun incelenmesi  talebine rağmen bilirkişi heyetine boru  teslim edilmemiştir.Yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, hasardan kısa süre sonra ekspertiz raporu öncesinde alınan öğretim üyesi tarafından düzenlenen rapor ve muayene raporu da bilirkişi heyet raporuna aykırı değildir .Esasen hükme esas alınan bilirkişi heyeti de söz konusu raporda ki tespitlerden de yararlanmıştır.Bu nedenle davacı vekilinin aksine istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili ise, davanın tümden reddedilmiş olmasına rağmen maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetli olmadığını iddia ederek istinaf talebinde bulunmuştur.. Hüküm tarihi olan 2020 yılına ait AAÜT genel hükümlerinin 13 maddesinde yer alan \"(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" düzenlemesi kapsamında mahkemece takdir edilen maktu vekalet ücretinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf nedenlerinin de reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353 1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ve davalı ... Tur. AŞ vekilinin istinaf başvurularının  ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 376,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı .... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.16.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a9d16b82058ff45","SID":"7b3f5b196d204bbc"}}