{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1246 Esas <br>KARAR NO\t: 2023/1987 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t : 2017/691 Esas - 2021/283 Karar<br>TARİH: 09/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin uluslararası nakliyat firması olduğunu, takibin dayanağındaki faturalar ile davalıya ait yükleri taşıdığını, fatura bedellerinin aradan uzunca bir zaman geçmesine karşın davalı yanca ödenmediğini, alacaklarının ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli  itirazı ile  takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptaline, yargılama giderleri ile davalının icara inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  müvekkili ve grup şirketlerinin gümrük ve lojistik işlemleri ... A.Ş. aracılığıyla yapıldığını, müvekkilinin davacı ile akdetmiş olduğu herhangi bir anlaşma bulunmadığını, araç ithalinde müvekkili şirkete aracılık yapan 2A Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetleri AŞ’nin nakliye işlemleri için talep etmiş olduğu tüm bedellerin; ... AŞ’ne ödendiğini, müvekkili ile davacı yan arasında herhangi bir anlaşma olmadığının takibin haksız olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, alacaklı olduğunu iddia eden şirketin tek yanlı olarak düzenlemiş olduğu ve takibe dayanak yaptığı faturaların taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, müvekkilinin İcra takibi ile faturalardan haberdar olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında işbu faturalara ilişkin herhangi bir kaydın da bulunmadığını, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/03/2021 tarih 2017/691 Esas 2021/283 Karar sayılı kararında;\" ...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve üç kişilik heyet raporunda yapılan tespit ve bildirilen kanaat kapsamında, davalı şirkete ait 1 kap, 1.220kg brüt ağırlığında, ... cinsi emtianın, Üsküp/Makedonya’dan İstanbul/Türkiye ye SK 1650 Al-SK 354 5 Al plakalı araç ile taşımasının yapıldığı, söz konusu taşımada dava dışı HAS TRANS 2004 firmasının fiili taşıyıcı, davacı şirketin ise akdi taşıyıcı olduğu, taşıma işinin gerçekleştiğinin dosyaya sunulu olan gümrük belgeleri ile de kanıtlandığı, bu nedenle akdi taşıyıcı sıfatı ile davacının düzenlemiş olduğu navlun faturasında yer alan edimin ifa edildiği ve davacının takibe dayanak ettiği fatura altında belirlenen kur üzerinden yapılan hesaplama kapsamında (1.400,00EURO karşılığı olarak*3.214 TL üzerinden) 4.499,60 TL'yi davalıdan talep edebileceği, dosyaya celbedilen Gümrük kayıtlarına göre, taşınan emtianın ilk önce genel antrepoya alındığı, 15 gün sonra ait olduğu Yeşilköy İhtisas Gümrüğü’ne sevk edildiği, sahaya geliş tarihinin 07.03.2016 tarihi olduğu ve bu süre zarfında emtianın taşındığı araç üzerinde durduğu, taşıyıcının kendisinden kaynaklanmayan bu durum karşısında bekleme ücretine hak kazandığı, bu nedenle fiili taşıyıcının bekleme ücreti faturası düzenleyebileceği, kendisine fatura edilen bu bekleme ücretini davacı akdi taşıyıcının davalı alıcıya fatura edebileceği yönündeki bilirkişi heyet raporunun somut olaya uygun olduğu ve  davacının takibe dayanak ettiği fatura altında belirlenen kur üzerinden yapılan hesaplama kapsamında (1.900,00EURO karşılığı olarak*3.214 TL üzerinden) 4.499,60 TL'yi davalıdan talep edebileceği, dosyaya celp edilen Yeşilkoy Gümrük Müdürlüğü yazı cevabında davacı şirketin 28.03.2016 tarih Seri AV, ... sıra nolu alındı belgesi ile varış suresini 72 saat aşmasından dolayı 24.03.2016 tarih ve ... sayılı ceza kararının tatbik edilmesi ile 467,25TL gümrük cezası ödediği, aynı ceza kararına istinaden 28.03.2016 tarih Seri AV, ... sıra nolu alındı belgesi ile 66,75TL gümrük cezası ödediği ve ayrıca, 15 günlük fuzuli işgal ücreti + TIR giriş çıkış ücreti olarak toplamda KDV dahil 283,20TL’nın 931300 nolu dekontla davacı tarafından ödendiği, bu kalem alacakların davalı taşıyıcının veya onun adına hareket eden Gümrük müşavirinin yanlış yönlendirmesi ile oluştuğu, taşıyıcıya bu açıdan sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının davalı adına yapmış olduğu bu ödemeleri davalıdan talep edebileceği yönündeki bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacının gümrük idaresine ödediği toplam 817,70TL'yi de davalıdan talep edebileceği, ancak söz konusu bedelin tahsili için fatura değil, alacak dekontu düzenlenmesi gerekirken, davacının fatura düzenlediği ve bu tutara KDV tahakkuk ettirdiği dolayısı ile KDV bedellerini talep edemeyeceği,  davacının söz konusu tutarı da icra takibinde sehven yabancı para gibi değerlendirerek davalıdan talep ettiği, yine söz konusu bedellere ilişkin faturaların davalıya tebliğ edilmediği gibi davalının bu fatura konusu işlemlerden takip ile haberdar olduğu, takip öncesine ilişkin işlemiş faiz isteminin de yerinde olmadığı ve davacı alacağının yargılama ile belirlendiği, likit olmadığı, dolayısı ile davacının icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, reddedilen miktar yönünden ise davacının takip başlatırken kötüniyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil olmaması sebebiyle bu yöndeki istemin de yerinde olmadığı kanaatine varılarak: davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 11.423,90 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar % 10,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen miktar yönünden davacının kötüniyetli takip başlattığına dair dosyaya yanısyan bir delil olmaması sebebiyle davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...\"gerekçesi ile, 1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 11.423,90 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar %10,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Kabul edilen alacağın yargılama ile tespit edildiği anlaşıldığından likit olarak değerlendirilemeyeceği kanaati ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>3-Reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil olmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Davacının HMK 381.maddesi uyarınca delillerini süresinde sunmadığını,Davacı ile arada akdedilen bir sözleşme bulunmadığını,  CMR yük senedi incelemesinde ise yine bilirkişilerce taşıyanın dava dışı başka bir firma olduğunun tespit edildiğini, ... A.Ş'ye davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tüm gümrük hizmet ve nakliye bedelleri ödendiğini, bilirkişilerce de belirtildiği üzere, yapılan ödemelerin Makedonya araç ithalatına ilişkin olduğu cari hesap ekstrelerinde açıkça belirtildiğini, ilgili gümrük işlemlerine ilişkin müvekkili şirketin hiçbir borcu kalmadığını, Yeşilköy Oto İhtisas Gümrük Müdürlüğü’nden gönderilen evraklarda da açıkça ... A.Ş. yetkilisinin imzası görüldüğünü, taşıma ve gümrük işlerinin tamamının sözleşmeli olarak çalışılan ...’ne verildiğini,Bekleme ve gümrük cezalarından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, Bilirkişi raporunun çelişkili olup 07/02/2021 tarihli raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun, gümrükleme bedeli, ardiye ücreti ve gümrükleme cezalarından oluşan fatura bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili delil listesinde, tarafların ticari defter ve kayıtları, gümrük belgeleri, taşıma belgeleri, ihracat-ithalat beyannameleri,bilirkişi incelemesine delil olarak dayandığı, Mahkemece 11/12/2018 tarihli ön inceleme duruşmasının ara kararı uyarınca, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda dava yazılı yargılama usulüne tabi olarak açılmış olduğu gerekçesiyle HMK 140/5 Mad. uyarınca eksik delillerini sunmak ve mahkemece getirtilmesini istedikleri deliller hususunda açıklama yapmak üzere  taraflara 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, davacı vekili uyap sisteminden 20/12/2018 tarihinde gönderdiği beyan dilekçesi ile bildirdiği delillerin ilgili yerlere müzekkere yazılarak getirtilmesini talep ettiği, mahkemece davacı delilleri toplanmadan Bilirkişi incelemesi yaptırıldığından, söz konusu delillerin celbi ile ek rapor alındığı anlaşılmıştır.Ayrıca HMK' nın 145. maddesi uyarınca, taraflar, kanunda belirtilen sürelerden sonra yeni delil sunamazlar. Ancak, delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. Bu açıklamalara göre, somut olayda, bilirkişi raporundaki tespitler sonucu, dosyaya davacı vekili tarafından 15/11/2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde dava dışı fiili taşıyıcı tarafından davacıya kesilen faturalar   eklenmiş ve mahkemece, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar ve sunulan belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dosyanın heyete uluslararası bir bilirkişi eklenmek sureti ile heyetten ek rapor alınmasına karar verilip ek rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiş olup belgelerin ibrazı yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı ve  davacının kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte bilirkişi heyetinden alınan ek rapordaki tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile  karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.  HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir. Davalı şirketin, Üsküp/ Makedonya'dan  motoru olmayan araç satın alarak ithal ettiği, davalı şirketin ithal ettiği 1 kap, 1.220kg brüt ağırlığında, ... cinsi emtianın, Üsküp/Makedonya’dan İstanbul/Türkiye ye ... plakalı araç ile taşımasının yapıldığı, söz konusu taşımada dava dışı HAS TRANS 2004 firmasının fiili taşıyıcı, davacı şirketin ise akdi taşıyıcı olduğu, taşıma işinin gerçekleştiğinin dosyaya sunulu olan gümrük belgeleri ile de kanıtlandığı, davalı tarafça yansıtılan gümrük cezaları ve gümrük bekleme bedellerinin muhatabının kendileri olamayacağı yönünde savunma yapmış ise davacı taşıyıcı olup malın çekileceği gümrük müdürlüğününü tayin etme yetkisinin olmadığı, davacı taşıyıcı, davalı ithalatçının ve/veya gümrükçüsünün talimatını yerine getirdiğinden davacının sorumluluğunun olmadığı, bu nedenle akdi taşıyıcı sıfatı ile davacının düzenlemiş olduğu navlun faturasında yer alan edimin ifa edildiği, davacının navlun faturası ve davalı adına hareket eden dava dışı gümrük müşavirinin yanlış talimatı nedeniyle gümrük idaresi tarafından davacıdan taakkuk ettirilen gümrükleme bedeli, ardiye ücreti ve gümrükleme cezalarından oluşan fatura bedellerinden kaynaklı toplam 11.423,90 TL. alacaklı olduğu, davalı tarafça taşıma işi organizatörü dava dışı ... A.Ş'ye davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tüm gümrük hizmet ve nakliye bedelleri ödendiğini ileri sürmüş ise de davalı tarafça  ... A.Ş' nin davacıya ödeme yaptığının ispat edilemediği  tesbit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında  mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 780,36 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 195,09.TL harcın mahsubu ile bakiye 585,27 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/12/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65f9499918424ee0","SID":"9dbd877a4f5beca7"}}