{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/450  <br>KARAR NO\t\t: 2023/1718<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.12.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/117 Esas 2020/424 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 29.11.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.11.2023 <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.12.2020 gün ve 2019/117 Esas 2020/424 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, davalılardan ... adına kayıtlı ve davalı ... şirketi tarafından ZMMS trafik sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın 29/05/2018 tarihinde İzmir-Menemen-Emiralem yolu üzerinde seyir halindeyken davalı ... adına kayıtlı ve yine aynı davalı ... şirketi tarafından ZMMS trafik sigortası ile sigortalanmış davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, kazada davalı ...'ın kullandığı ... plakalı motosiklette yolcu olan davacılardan ... ve ...'in müşterek çocuğu ile diğer davacılar ... ve ...'nun kardeşleri ...'na çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazadan sonra davalı sürücüler ... ve ... hakkında Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/3149 soruşturma sayılı dosya ile başlatılan soruşturmanın halen devam ettiğini, davacı ...'nun vefatıyla maddi ve manevi yönden zarara uğradıklarını,\tdavacı annenin ev hanımı olduğunu, davacı babanın ise emekli olup almakta olduğu maaşla geçimini sağladığını ve çocuklarına baktığını, davacıların cenaze gideri olarak 5.000,00 TL'yi aşkın masraf yaptıklarını, davalı ... şirketinin ise hem ... hem de ... plakalı aracı ZMMS poliçesi ile sigortalayan tüzel kişi olduğunu, davalı ... şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine HSR 2018 T 48397/1 nolu dosyanın açıldığını ve yapılan inceleme neticesinde 27/06/2018 tarihinde taraflarına 27.078,91 TL ödeme yapıldığını, işbu yapılan ödemenin mahkemece tayin ve takdir edilecek maddi tazminat miktarından mahsubunun gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 500,00 TL ve davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin sorumluluğunun maddi tazminat yönünden sigorta limitlerinin dikkate alınan tespitine) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacılar vekili 05/10/2020 uyap tanzim tarihli miktar arttırım dilekçesi ile, davacılar ... ve ... için 500,00'er TL'den 1.000,00 TL olarak talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı tutarını 154.661,99 TL'ye çıkarttığını bildirerek bu alacağın sadece 129.456,07 TL'lik kısmından ve ayrıca 2.475,00 TL'lik cenaze ve defin giderinden davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olması kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, olayın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olayla ilgili yürütülen Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3149 soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müteveffanın çalıştığının resmi belgelerle ispat edilebileceğini, kazada hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu ve indirim sebebi teşkil ettiğini, ayrıca müteveffanın 18 yaşından küçük ehliyeti bulunmayan arkadaşının motosiklete binmesine ebeveynleri tarafından müsaade edildiğini ve bu kusurunun da tazminat miktarı belirlenirken indirim sebebi kabul edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenen tazminatların fahiş olduğunu ve zenginleşme amacını taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davalıya yaşının küçüklüğü nedeni ile husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ile ölen kişinin samimi arkadaş olduklarını, kapısı kapalı bahçe içinde bulunan motosikleti davalı ...'dan habersizce aldıklarını, gizlice aldıkları motosikleti başı derde girmesin diye müvekkiline verdiğini ve bu defa motosikleti müvekkilinin kullanmaya başladığını, ölen ...'nin ise müvekkilinin arkasına bindiğini ve dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, motosikletin arkasından çok süratli şekilde gelen kamyonetin davalının sol arkasından çarptığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin ölen ...'nin zoru ile motosikleti kullandığını, hatır taşımacılığı olduğunun açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ..., kendisine ait motosikleti davalı ...'in ve ölen...'nun kendisinden habersiz olarak bahçesinden aldıklarını ve gezmeye başlamış olduklarını ve yolda giderken arkadan süratli şekilde gelen tırın motosiklete çarptığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... şirketi nezdinde 27.07.2017/2018 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 27.07.2017 tarihinde karıştığı kaza sonrasında düzenlenen aktüer raporundan sonra davacılara 27.06.2018 tarihinde 27.078,91 TL ödeme yapıldığını, böylece davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, öte yandan ... plakalı araç yönünden ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun güncel kararı gereğince sürücünün kendi kusuruyla meydana gelen ölümü sebebiyle davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceğini, talep edilen destek zararının ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinden doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarar olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu aracın 29.01.2018/2019 vadeli ZMMS poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu ve ölüm başına teminat sınırının 360.000,00 TL olduğunu, ayrıca ticari faiz değil yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü ve saatinde davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki çekici ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, mahalin gerisindeki hız tahdit levhasının varlığına rağmen kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayıp mevcut hızı ile dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyirle olay mahalline geldiğinde, kendisi ile aynı istikamette önünde düz seyir ile seyreden ve kavşak mahallinde yavaşlayan motosikleti zamanında fark edememesi, fark ettiğinde doğru fren tekniği uygulayamaması ve aldığı sola direksiyon manevrasına rağmen idaresindeki aracın sol kısımları ile orta refüj bariyerlerine çarptığından aracının tekerinin fırlayıp karşı istikamet şeridine geçmesi ve karşı istikametten gelen otomobile çarpması suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a ve 52/b hükümlerine aykırı davrandığı için dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli (%70 oranında) kusurlu olduğu; davalı sürücü ...'ın sol şeritte seyrettiği, sürücü belgesinin olmayışı, meslek ve sanatın gerektirdiği azami bilgi ve deneyime sahip olmaması nedeniyle sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/a-3 maddesinde öngörülen \"sürücüler, araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri yasaktır.\" kuralına uymadığı, kendi ve yolcusunun can güvenliği açısından kask takması ve taktırması gerekirken bu hususta özen göstermediği, buna rağmen idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa gelip yavaşladığı esnada geriden gelen çekicinin çarpması ile karıştığı kazada tali (%20 oranında) kusurlu olduğu; dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile şeridini takiben seyri sırasında karşı istikametten gelen ve bariyerlere çarpan çekicinin kopan lastiğinin fırlayıp idaresindeki araca çarpması ile karıştığı kazada kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, davacıların çocukları-kardeşleri olan müteveffa ...'na motosiklette yolcu olarak bulunduğu sırada kendi can güvenliğini temin etmek üzere kask takması gerekirken takmadığı için %10 oranında kusur yüklenmiş ise de; bu durum kazanın doğrudan meydana gelmesi ile doğrudan ilgili olmayıp müterafik kusur olarak kabul edilmiş, her iki araç sürücüsü yönünden bilirkişiler tarafından öngörülen bu %10 oranı müterafik kusur olarak değerlendirilmiştir. Esasen aktüer bilirkişisi de davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatını hesaplarken %10 oranındaki indirimi gözetmiştir. Davacı ...'nun 1968 doğumlu, evli ve iki çocuklu olduğu, ilkokul mezunu olduğu, çiftçi olduğu, üzerine kayıtlı ev ve arabasının bulunduğu; davacı ...'nun 1975 doğumlu, ev hanımı ve ilkokul mezunu olduğu, gelirinin bulunmadığı; davacı ...'nun 1997 doğumlu olduğu ve gelirinin bulunmadığı, bekar ve lise mezunu olduğu; davacı ...'nun 2009 doğumlu öğrenci olduğu, ilkokul öğrencisi olduğu, gelirinin bulunmadığı, davalı ...'ın 1961 doğumlu, çiftçi olduğu, evli ve bir çocuklu olduğu, kendisine ait evde oturduğu, iki adet kamyonet ve arazilerinin bulunduğu, davalı ...'ın 2003 doğumlu, öğrenci olduğu, bekar ve lise öğrencisi olduğu, gelirinin bulunmadığı, davalı ...'nin şoförlük yaptığı, aylık 4.000,00 TL gelirinin bulunduğu, kirada oturduğu, eşi ve çocuklarına baktığı, üzerine kayıtlı 4 adet tır aracının bulunduğu belirgindir. Müteveffa ...'nun 13/06/2003 doğumlu olduğu ve olay tarihinde 15 yaşında iken vefat ettiği, şahsın gelir getiren çalıştığına dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, yasal anlamda destek sağladığından davacılar ... (babası) ve ...'nun (annesi) çocukları ....'nun desteğinden mahrum kaldıklarının anlaşıldığı, -aksi kesin delil ile ispatlanamadığı için- gelir düzeyinin net asgari ücret kadar olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli, 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı dikkate alınarak PMF yaşam tablosuna göre hesaplanması gerektiği, kazadan önceki murisin ve davacılar ... ve ...'nun sosyal ve ekonomik durumları, yaşları, olayda davalı sürücülerin kusur oranları ve mahkemece müterafik kusur olarak belirlenen müteveffanın kaza sırasında kask takmaması nedeniyle yapılması gereken takdiri %10 indirim dikkate alındığında ve davalı ... şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme ve bu ödemenin güncellenen tutarı da mahsup edildiğinde, muris ...'nun vefatı nedeniyle davacı ...'nun maddi destek kaybı peşin değerinin 58.378,42 TL ile cenaze ve defin gideri alacağının 2.475,00 TL; davacı ...'nun 93.808,57 TL olduğu,  her iki davacının hak ettiği, maddi tazminat kavramının cenaze ve def'in giderini de kapsadığı, kusur durumuna göre davacı anne ... için 93.808,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 68.848,81 TL'lik bölümünden ve davacı baba ... için belirlenen 58.378,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 42.558,07 TL'lik bölümünden ve 2.475,00 TL cenaze ve defin giderinin 1.925,00 TL'lik bölümünden davalı sürücü-araç işleten ... ve bu davalı aracını ZMMS poliçesi ile sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğu; anne için hesaplanan bakiye 24.959,76 TL destekten yoksun kalma tazminatından, baba için hesaplanan bakiye 15.820,35 TL destekten yoksun kalma tazminatından ve bakiye 550,00 TL cenaze ve defin giderinden davalılar sürücü ..., işleten ... ve bu aracı ZMMS poliçesi ile sigortalayan ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, davalılar ...'in sürücüsü, ...'ın işleteni ve ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesi düzenleyeni olduğu araçta müteveffa ...'nun hatıra binaen yolcu konumunda bulunması, olayda hatır taşımasının gerçekleşmesi nedeniyle bu davalılar yönünden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, buna göre adı geçen davalıların sorumlu olduğu maddi tazminat tutarlarının davacı anne ... yönünden 24.959,76 x 80 / 100 = 19.967,80 TL, davacı baba ... yönünden 15.820,35 x 80 / 100 = 12.656,28 TL ve cenaze defin gideri 550,00 x 80 / 100 = 440,00 TL olduğu, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tutar daha fazla ise de; taleple bağlılık ilkesi gereğince davacılar vekilinin 05/10/2020 tarihli miktar arttırım dilekçesi çerçevesinde davalı ... şirketinin sorumluluğu bakımından 129.456,07 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.475,00 TL cenaze ve defin gideri ile sınırlı kalındığı, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde davalı sürücülerin kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların müteveffa ...'na olan akrabalık dereceleri, yaşları ve hukuki durumları, paranın alım gücü dikkate alınarak ...'nun kazada ölümü nedeniyle TBK.'nun 56/2.madde hükmü uyarınca davacı ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL (bu tutarın da 20.000,00 TL'lik bölümünden ...'nin münferiden ve 5.000,00 TL'lik bölümünden davalılar ... ve ...'ın müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla), davacılar ... için 10.000,00 TL (bu tutarın da 8.000,00 TL'lik bölümünden ...'nin münferiden ve 2.000,00 TL'lik bölümünden davalılar ... ve ...'ın müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla), davacı ... için 5.000,00 TL (bu tutarın da 4.000,00 TL'lik bölümünden ...'nin münferiden ve 1.000,00 TL'lik bölümünden davalılar .... ve ....'ın müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla) manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemleri yerinde  bulunmadığı, somut olayda ise, davalı ... şirketinin ödeme yaptıkları davacıların imzalarını içerir bir ibraname sunmadıkları, kaldı ki, bir kısım davacıların davalı ... şirketinden aldıkları miktarın güncellenmiş değerleri ile gerçek zarar miktarları arasında açık oransızlık bulunduğu anlaşıldığından, bu yöndeki savunmaya itibar edilmediği, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değerlerinin davacı tarafın gerçek zarar miktarından mahsup edildiği, davalı ...'nin haksız fiil ve araç işleten hükümlerine, davalı ...'ın haksız fiil hükümlerine, davalı ...'ın araç işleten hükümlerine göre, belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarından; davalı ... Sigorta A.Ş. ise zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine göre maddi tazminat tutarından sorumlu oldukları, davalı ... vekilinin pasif dava ehliyeti itirazında, adı geçen davalı hakkında açılan davanın dayanağını haksız fiil hükümlerinin oluşturması, aile başkanının sorumluluğuna dayanılmaması ve yargılama sırasında davalının anne babası tarafından veli sıfatı ile vekaletname sunulmuş olması karşısında bu yöndeki savunmaya itibar edilmediği, davalı ... ise kendisine ait motosikletin davalı ... ve müteveffa tarafından habersiz olarak bahçesinden alındığını savunmuş ise de, hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine, dosya içeriğine uygun düşmediğinden ve bu karinenin aksi ispatlanamadığından adı geçen davalının savunması yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacı ... tarafından tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak; 68.848,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş bu tutarın 59.181,84 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... tarafından tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak, 42.558,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş bu tutarın 34.545,43 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 12.656,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle- davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 1.925,00 TL cenaze ve defin giderinin -davalılar ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle- davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 440,00 TL cenaze ve defin giderinin -davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle- davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, tüm davacılar tarafından davalılar ..., ... ve ... haklarında açılan manevi tazminat davaları ile ilgili olarak, 25.000,00 TL manevi tazminatın 20.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 5.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın 20.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 5.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 8.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 2.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 4.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 1.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, söz konusu olay sonucunda davalılardan ...'ın ifadesinde motosikleti müteveffa ...'nun kullandığını beyan ettiğini, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, kazaya ilişkin kamera görüntülerinin ortaya çıkması ve yine olay anını gören tanıkların beyanlarıyla da motosikleti davalı ...'ın kullandığının tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafın verilen tazminatın çok düşük olduğunu, hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca Yerel Mahkemece sigorta vekilinin görevsiz mahkemedeki emek ve mesaisine karşılık olmak üzere 1.000,00 TL tutarında vekalet ücretinin ... ve ...'ndan eşit olarak alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine yönelik kararın hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davalının 02.04.2003 tarihinde doğduğunu, dava ehliyeti bulunmadığını, davanın velayeten ...'ın anne ve babasına yöneltilmesi gerekirken dava ehliyeti olmayan küçüğe yöneltilmiş olması eksiklik olduğunu, yerel mahkeme davacı anne ve babanın bakım gözetim sorumluluğunu yerine getirmemiş olmaları nedeniyle anılan kişilerin kusur izafe etmediğini, mahkemece müteveffanın kask takmaması nedeniyle %10 kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu kusurun müterafik kusur olarak değerlendirildiğini, ancak kusur oranının %20 olarak belirlenmesi gerektiğini, davalının henüz 18 yaşını doldurmadığını ve lise öğrencisi olduğunu, hiçbir geliri olmayan henüz lise çağında olan davalının sorumlu tutulduğu manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, kazanın oluş şeklinin yanlış tespit edildiğini, bu nedenle de kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, davalı ...'e fazla oranda kusur atfedildiğini, davalıya atfedilen asli kusuru kabul etmediklerini, bu durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davalılardan ...'a atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, az bir kusur oranına hükmedilerek tali kusurlu olduğunun kabulünün maddi gerçekle uyuşmadığını, müterafik kusur indiriminin oldukça az olduğunu, müteveffanın kask takmamış olması kazanın sonucuna önemli ölçüde etki ettiğinden daha fazla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, karara esas alınan aktüerya bilirkişi hesaplamasında hataların mevcut olduğunu, davacı ... ve ...'nun destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat taleplerinin mevcut olduğunu, ancak müteveffa kaza anında 14 yaşında olduğu için tazminat tutarından müteveffa küçüğe 18 yaşına gelene kadar gelene kadar yapılacak olan yetiştirme giderlerinden düşülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yetiştirme gideri hesaplanmış ardından anne ... ev kadını olduğu için yetiştirme giderine dahil olamayacağından yalnızca baba ...'nun tazminatından hesaplanan yetiştirme giderinin yarısının düşürüldüğünü, anne ... ve baba ... müteveffa oğulları için gerekli ve yeterli korumayı ve gözetimi yerine getirmediklerinden tazminat miktarlarında indirime gidilmesi gerekinken mahkemece herhangi bir indirim yapılmadığını, olayda hatır taşımacılığı olduğunun mahkemece kabul edilmesine rağmen davalı aleyhine hükmedilen tazminatlarda hatır taşımacılığı indiriminin uygulanmadığını, mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacılarda zenginleşmeye neden olduğunu, davalının da ekonomik anlamda zora düşmesine neden olduğunu, kazaya ilişkin süregelen ceza yargılaması soncunun tazminat talepli işbu dava için bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki taleplere karşılık ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talep ettiğini, hukukta yer almayan böyle bir talebe dayanılarak da davalıya ait araçlara ihtiyati tedbir konulduğunu, davalı lehine ilam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı ... ve davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesine rağmen tarafça bu redde ilişkin ilam ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, reddedilen kısım için lehe ilam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararda bildirilen tarihlerde maddi hata yapıldığını, kaza tarihi olarak 29.08.2018 yazıldığını, asıl kaza tarihinin 29.05.2018 olduğunu, bu durumda da hata yapıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müterafik kusur durumuna istinaden %10 kusur hükmedilmesinin Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekteyken eksik ve hatalı incelemeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, maddi vakıa incelendiğinde göreceği üzere müteveffa kask takmadığı gibi ehliyetsiz kişinin aracına bu durumu bilerek ve isteyerek bindiğini, hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, sürücünün tespiti için ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, sürücünün kim olduğu hususunun aydınlatılamadığını, cenaze ve defin giderinin poliçe kapsamında olmadığını, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini, kaldı ki hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüde düşürüldüğü kabul edilse dahi ticari faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, 29.05.2018 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ... mirasçılarının kazaya karışan araçların sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortasını tanzim eden şirkete yönelik maddi ve manevi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair yukarıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t29.05.2018 tarihinde saat 22.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile Devlet Karayolunu takiben Menemen istikametinden Manisa- istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın sağ ön kısımlarıyla kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden çocuk sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına ve orta refuj bariyerlerine çarpması neticesi, motosikletin sağa savrulması kamyonun ise ön tekerinin bulunduğu yerden fırlayıp karşı istikamet şeridine geçerek karşı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması ile otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybedip sağdan yol dışı kalması neticesinde motosiklete yolcu olarak bulunan ...'nun ölümü ve motosiklet sürücüsü ...'ın yaralanmayla sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. <br>\tMeydana gelen kaza sebebiyle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/54 Esas sayılı ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu dosyaya kazandırılmış ise de, ceza dosyasının neticesine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. TBK'nın 74. maddesinde \"Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz\" hükmü öngörülmüştür. Bu madde hükmüne göre, ceza mahkemesince verilen karar, kusur ve derecesi, alınan kusur raporları, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamayacak ise de, bir ceza mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine, diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptaması aynı konudaki hukuk mahkemesinde  de kesin delil oluşturacaktır. Bu nedenle 29.05.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yürütülen ceza dosyası akıbetinin araştırılması yerinde olacaktır.<br>\tTrafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli \"PMF\" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla \"TRH 2010\" adı verilen \"Ulusal Mortalite Tablosu\" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay  4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).<br>\tBu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metodunun kullanılması yerinde ise de, TRH 2010 yaşam tablosu yerine PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması doğru değildir. Mahkemece tarafların tespit edilecek kusur oranlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant metoduna göre tazminatın hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.\t<br>\t Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyetine ilişkin 150/1-a maddesi gereğince motosiklette bulunanların kask kullanması zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. HD'nın  29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K. sayılı ilamı)<br>\tHatır taşıması ise, bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi (818 sayılı BK. 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır taşımasının varlığı halinde ancak hatırı taşıması yapan lehine tazminattan indirim söz konusu olabilir. ( Yargıtay 17. HD'nin  01/12/2020 tarih ve 2019/3044 E. 2020/7926 K. Sayılı ilamı)  Somut olayda, davacıların murisinin motosiklette yolculuk etmesine nazaran hatır taşıması definin uygulama yeri bulup bulamayacağının kararda tartışılması gerekmektedir.<br>\tÖte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti  de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın 13/11/2019 tarih ve  2017/2928 E. - 2019/10602 K. sayılı ilamı)<br><br>\tDavalı ... şirketinin ödemede bulunmasına rağmen davacıların tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir.( Yargıtyay 17. HDB'nın 25.11.2020 tarih ve  2019/3548 E. - 2020/7605 K. Sayılı ilamı)<br>\t Ödenen bedel arasında fahiş fark olması halinde bir başka ifade ile yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edilmesi durumunda da  dava tarihinden önce yapılan bu ödemenin güncelleştirilerek gerçek zarardan indirildikten sonra en son müterafik kusur ve/veya hatır taşıması indiriminin toplam % 40 şeklinde değil yerleşik uygulamaya göre ayrı ayrı % 20 olacak şekilde yapılması suretiyle tazminatın belirlenmelidir.(Yargıtay 17. HDB'nin 26.0.2020 tarih ve 2019/1508 E. -  2020/6124 K., 01.07.2020 tarih ve  2019/1454 E. - 2020/4248 K., 26.02.2020 tarih ve 2018/3173 E. -  2020/2190 K. sayılı ilamları ) <br>\t6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın )giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda davacılar ... ve ...'nun çocuklarının ve diğer davacıların kardeşlerinin ölümü dolayısıyla maruz kaldıkları bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi, bu arada kardeşler arasındaki manevi tazminat noktasındaki farkın izahı gerekir.<br>\tKabule göre ise; her ne kadar davalı ... aleyhine hükmedilen tazminat tutarları yönünden ticari faiz işletilmesine yönelik karar verilmiş ise de, haksız fiil  kaynaklı olayda, sigorta şirketinin akiti ile arasındaki temel ilişkiye nazaran yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği halde davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ticari faize hükmedilmesi isabetli bulunmamış, öte yandan hüküm fıkrasının 1-A bendinin ikinci paragrafında kaza tarihinin 29.05.2018 olarak gösterilmesi gerekir iken, 29.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yerinde değildir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davacılar vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.12.2020 tarih 2019/117 Esas 2020/424 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e81cad58c834fdbd","SID":"1f12f4a1b77c7a09"}}