{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1816 Esas <br>KARAR NO: 2023/1858 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2020/344 Esas 2021/624 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı Banka tarafından davalı asıl borçlu Şirket arasında GKS imzalanarak kredi kullandırıldığı, diğer davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, Taraflar borçlarını ödememesi üzerine kullandırılan kredi hesaplarının Gebze .... Noterliğinin 04.01.2019 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile kat edildiği, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğinden, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için huzurdaki davanın açıldığını, alacağın muaccel olup, banka defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğu, talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, borçlu tarafın itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup, hakkında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle; davalı borçluların itirazlarının iptali ile, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlulara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/06/2021 tarih 2020/344 Esas 2021/624 Karar sayılı kararında;\"....Toplanan tüm deliller ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı Banka ile dava dışı borçlu ... Ticaret A.Ş. arasında 12.08.2014 tarihinde 500.000,00 TL tutarında, 03.07.2018 tarihinde 400.000,- TL tutarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi düzenlendiği davalı ...'in de anılan sözleşmede sözleşme tutarı üzerinden olmak üzere toplam 900.000,- TL tutarında müteselsil kefil olarak kefalet imzasının bulunduğu, davacı bankanın kat ihtarnamesinin davalıya 08/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname gereğince davalının 10/01/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, dava dışı asıl Borçlu Şirkete 04.07.2018 tarihinde, yıllık % 24 faiz oranı üzerinden, 36 ay vadeli aylık 9.641,29 TL 'lık taksitler halinde 347.086,48 TL olarak geri ödenmek üzere 241.844,39 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığı, hesap kat tarihi itibariyle Taksitli ticari kredinin 03.10.2018, 03.11.2018 ve 03.12.2018 vadeli 9.641,29 TL'lık taksitlerinin ödenmediği, 11.03.2019 İcra Takip tarihi itibariyle, davacı bankanın, taksitli ticari kredi alacağından dolayı davalıdan, 249.712,39 TL asıl alacak, 14.943,14 TL işlemiş faizler, 196,10 TL İşlemiş Faizler üzerinden % 5 BSMV ve 703,84 TL Noter ihtar gideri olmak üzere toplam 265.446,42 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın ise; 253.406,38 TL asıl alacak, 22.401,12 TL İşlemiş temerrüt Faizi, 1.120,05 TL % 5 BSMV ve 703,84 TL İhtar Gideri olmak üzere toplam 277.631,39 TL alacak talebinde bulunmuş olup talebin tespitlerimi aşan kısmının yerinde olmadığı anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Davanın 277.631,39-TL üzerinden açıldığı, ancak 84.982,21-TL ye yönelik talep olmamasına rağmen sehven fazlaya ilişkin bu kısmın da reddine karar verildiğine dair hüküm kurulmuş olduğu gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilmiş ancak çelişki olmaması adına hükümde değişikliğe gidilmemiştir.)...\"gerekçesi ile, 1-A)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının davaya konu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı icra  dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile takibin 249.712,39-TL asıl alacak, 14.943,14-TL işlemiş faiz, 196,10-TL  faizin BSMV'si ve 703,84-TL noter gideri olmak üzere  toplam 265.446,42-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 249.712,39-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 12.184,97-TL nakit kısım ve 84.982,21-TL depo edilmesine yönelik toplam 97.167,18-TL lik istemin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davanın reddedilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranlarının yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna bu yönü ile yapılan itirazların yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Dosyada mevcut Genel Kredi Sözleşmelerinden,  03/07/2018 tarihli 400.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin “TEMERRÜT” başlığını taşıyan 11. maddesinin b  bendinde; “………..BANKA’ nın mevzuat gereğince TCMB ‘ ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak  oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder………..”  şeklinde düzenlendiğini, Yerel Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Genel Kredi Sözleşmesinin Temerrüt başlıklı 11-b maddesine göre, kredi faiz oranını ve de buna bağlı olarak temerrüt faiz oranının hesaplanmasında, dosyaya müvekkili banka tarafından TCMB'ye bildirim yapılan faiz oranlarının sunulmadığından bahisle hatalı hesaplama yapıldığını,  TCMB'ye bildirim yapılan faiz oranları tablosu incelendiğinde, en yüksek bildirilen faiz oranının %36 olduğu açıkça ortada olduğunu, bildirilen en yüksek faiz oranı olan %36,00  faiz oranının %30 fazlasının ilavesi ile temerrüt faizi  %46,80 olarak tespit edilmesi gerektiğini, yapılan takipte istenilen temerrüt faiz oranının da %46,80 olmakla bilirkişinin tespiti yerinde olmamasına rağmen sözkonusu rapora itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkili bankanın davalı/borçlulardan olan alacağının sabit olup, diğer/ticari alacakları’ndan kaynaklı nakit alacağı bakımından tespit etmiş olduğu %46,80 temerrüt faiz oranının hukuka uygun olduğunu, Yerel mahkeme tarafından gayrınakit alacağı yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmakla bu yönü ile de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, teminat mektubundan kaynaklı gayrınakit alacağının dava sırasında tazmin olunarak nakte dönüştüğünü, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 9.10 maddesinde Teminat Mektubu, Garanti ve Kontragaranti Kredisi Kullandırılması başlığı altında banka tarafından ödenmek zorunda kalınan teminat mektubu bedelinin müşteriden faiziyle birlikte talep edilebileceğinin belirtildiğini, \"MÜŞTERİ teminat mektubu, garanti ve kontragaranti muhataplarının tazmin talebi üzerine BANKA’ca kendisine herhangi bir ihbarda bulunmaksızın ve kanuni yollara başvurulmasına, mahkeme kararı getirilmesine gerek olmaksızın, teminat mektubu, garanti ve kontragarantilerde yazılı olabilecek koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine, kefalet veya garanti tutarının niçin veya hangi borç için istendiğine, lehtar ile muhatap arasındaki sözleşme hükümlerine ve bunların uygulanma durumuna veya feshedilip edilmediğine, taahhüdün yerine getirilip getirilmemesine, ileri sürülebilecek mücbir sebep iddialarının varit olup olmadığına bakılmaksızın ve bütün bu hususlardan hiçbirini araştırmakla yükümlü olmaksızın BANKA’nın bunları ödeyerek hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğunu, BANKA’nın bu yetkisine dayanarak yapacağı ödemeler dolayısıyla BANKA’yı tam olarak ibra ettiğini, ödenen tutarı, ödendiği tarihten itibaren işbu sözleşmenin temerrüt faizi maddesinde açıklandığı şekilde bulunacak oran üzerinden işleyecek faizi ve gider vergisi ile birlikte derhal, nakden ve defaten BANKA’ya ödeyeceğini beyan ve kabul eder.…BANKA, bu sözleşmeye dayalı olarak MÜŞTERİ lehine düzenlenen teminat mektubu, garanti, kontragaranti veya lehine açılan ithalat akreditifleri(vadeli akreditif dahil) veya ithalat kabul ve aval kredileri ile BANKA ve muhabirlerince kabul edilen veya aval verilen poliçeler nedeniyle, BANKA’nın sorumlu oldukları tutarların MÜŞTERİ tarafından depo edilmesini talep etmeye yetkilidir. MÜŞTERİ, BANKA’nın da bu maddeye dayalı taleplerini derhal yerine getirerek nakit yatırmayı veya BANKA’ca kabul edilecek teminatları, BANKA’nın uygun göreceği şartlarla vermeyi, peşinen kabul ve taahhüt eder. BANKA’ca kabul edilen tutarın döviz olması halinde MÜŞTERİ bu tutarı aynen veya BANKA’ya depo, tevdi veya rehin edeceği veya ödeme yapacağı tarihteki BANKA’nın döviz satış kuru esas alınarak hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak depo, tevdi veya rehine edeceğini veya ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.\"Genel kredi ve teminat sözleşmelerinde kredinin müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğunun düzenlendiğini, Davalı borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri uyarınca davalı/borçlu ...'in  müsetelsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu  olduğunu, Kredinin müteselsil kefalet karşılığı kullandırılması ve müteselsil kefillerin sorumluluğu Genel kredi sözleşmesi’ nin 10.13. Maddesinde düzenlendiğini, “MÜTESELSİL KEFİLLER; BANKA’nın merkez ve tüm şubelerinde MÜŞTERİ lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek Kanunu uyarınca BANKA’nın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, BANKA’ya karşı, aşağıda her bir MÜTESELSİL KEFİL’in el yazısı ile belirtmiş oldukları kefalet limitine kadar; limit arttırımı halinde ise ilgili limit arttırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak toplam tutara kadar; müteselsil kefil sıfatıyle imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla, TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir. MÜTESELSİL KEFİLLER BANKAca açılan kredilerden dolayı BANKA’nın riskini karşılamak üzere MÜŞTERİ tarafından verilecek ipotekler ile diğer ayni “MÜTESELSİL KEFİLLER; BANKA’nın merkez ve tüm şubelerinde MÜŞTERİ lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek Kanunu uyarınca BANKA’nın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, BANKA’ya karşı, aşağıda her bir MÜTESELSİL KEFİL’in el yazısı ile belirtmiş oldukları kefalet limitine kadar; limit arttırımı halinde ise ilgili limit arttırım sayfalarında yazılı tutarlar dahil olmak üzere hesaplanacak toplam tutara kadar; müteselsil kefil sıfatıyle imza tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı ve kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla, TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir. MÜTESELSİL KEFİLLER BANKAca açılan kredilerden dolayı BANKA’nın riskini karşılamak üzere MÜŞTERİ tarafından verilecek ipotekler ile diğer ayni ve şahsi teminatların gerektirdiği bütün vergi, resim ve harçlar ile dava ve takip giderleri ve avukatlık ücretinin vesair masrafların da kefaletleri kapsamında olduğunu kabul, beyan ederler.”   şeklinde denildiğini, Davalı borçludan gayrınakit alacakların depo edilmesi talebinin sözleşmeye uygun olduğunu bu nedenle yerel mahkeme kararının bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, Davaya konu icra takip dosyasındaki takip talebi incelendiğinde, müvekkili banka tarafından dava dışı ... A.Ş. lehine verilen 13.850,00 EUR bedelli teminat mektubunun davalı borçlulardan nakdi teminat olarak depo edilmesi talebi olduğunun aşikar olduğunu, Müvekkili banka tarafından dava dışı ... A.Ş. lehine verilen 02/02/2015 tarih ve ... nolu  13.850,00 EUR bedelli teminat mektubu, takipten sonra 27/01/2020 tarihinde muhatabın talebi ile 90.835,23-TL olarak tazmin edildiğini, tazmin işlemine ilişkin teminat mektubu sureti, muhatabın tazmin talebi ve tazmin ödeme dekontu dilekçe ekinde yer aldığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava,  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davacı Banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu  ... Anonim Şirketi, arasında  03/07/2018 tarihli 400.000,00-TL miktarlı GKS. İmzalandığı, sözleşmeyi davalı ... ve dava dışı  ... Tic. Ltd. Şti., ...'in  Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefil olunan miktarın  400.000,00-TL. olduğu  anlaşılmaktadır. Kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Gebze ... Noterliğinin 04.01.2019 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile  toplam: 277.631,39 TL. nakdi alacak ile 84.982, 21 TL. Teminat mektubu depo bedelinden oluşan gayri nakdi alacak olmak  ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlu kefilin borca itiraz etmesi üzerine dava değeri  277.631,39 TL. Gösterilerek  itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece bankacı bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporundaki temerrüt faizine ilişkin tesbitlere yönelik davacı vekilinin itiraz edip ek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece 15/06/2021 tarihli duruşmanın ara kararı ile; dosya ve rapor içeriği göz önüne alınarak davacı vekilinin ek rapor alınması talebinin reddine karar verilip bilirkişi raporundaki tesbitler doğrultusunda istinafa konu  kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin gayrinakdi alacağa yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Davacı tarafça itirazın iptali davasının 277.631,39 TL. nakdi alacak miktarı dava değeri gösterilerek bu miktar yönünden harçlandırma yapılarak davanın açıldığı halde dava dilekçesinin talep kısmında itirazın iptalinin talep edildiği, mahkemece davacı tarafa talebi açıklatılmadığı ve icra takibinde talep edilen gayrinakdi alacak yönünden harç ikmalinde bulunulmadığı halde mahkemece verilen kararda gayrinakdi alacak yönünden karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de mahkemece bu hatanın gerekçeli karar yazım aşamasında fark edilip  çelişki olmaması adına hükümde değişikliğe gidilmediği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece; HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi gözetilerek, öncelikle davacı vekiline, dava değerine göre talebini açıklattırıp sonucuna göre davacının gayrinakdi alacak talebi de olduğu taktirde yatırılması gereken eksik harcın ikmal edilerek ve  davacı tarafın teminat mektubundan kaynaklı gayrınakit alacağının dava sırasında tazmin olunarak nakte dönüştüğüne yönelik beyanı da gözetilerek bu yönde bilirkişiye inceleme yaptırılıp ek rapor alınıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;Dosyada mevcut 03/07/2018 tarihli 400.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin “TEMERRÜT” başlığını taşıyan 11. maddesinin b  bendinde; “………..BANKA’ nın mevzuat gereğince TCMB ‘ ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak  oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder………..” hükmü düzenlenmiştir.Mahkemece bilirkişiye HMK 278/4 maddesi uyarınca davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bilirkişinin davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmadan dosya kapsamına göre rapor düzenlediği , hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizinin uygulanmakta olan akdi faizin %50 fazlası oranında %36 oranında temerrüt faizi talebinde bulunabileceği belirtilmiş ise de, uygulanacak temerrüt faiz oranının usulünce tespit edilerek raporda belirtilmemesi yerinde görülmemiştir.   Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde belirleneceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından ilgili banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak, banka kayıtları incelenip dava konusu kredi için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana sözleşmenin  11. maddesinin b  bendinde belirtilen %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar) Bu durumda mahkemece, bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilip banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, bankanın temerrüt tarihi itibariyle emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana sözleşmenin 11. maddesinin b  bendinde belirtilen %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı ve banka alacağının tespiti yönünde ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  15/06/2021 tarih ve 2020/344 Esas 2021/624 Karar sayılı kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/11/2023 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24c9aaa87b7af4d9","SID":"422c62dea55a6c88"}}