{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/411 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1878<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.12.2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/223 E. - 2020/50 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Markanın Hükümsüzlüğünden <br>KARAR TARİHİ\t: 20.12.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.12.2023<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  16.12.2020 tarih  2018/223 E. - 2020/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacılar vekili, davalı adına kayıtlı 2018/22180 nolu ''...'' ibareli markasının 43. sınıfta tescillendiği belirterek, SMK'nun 6/1,3,5,9 ve 25 maddeleri uyarınca söz konusu markanın hükümsüzlüğünü  talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın ''...'' markasını ilk tescilleyen olmadığı, başka bir kişiden markayı devraldığını ve markanın kullanılmadığını, iki tarafın markalarının farklı olduğunu, karıştırma riski bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. ... isimli klüpten önce  marka sahibi olduklarını, ayrıca davacıların markalarını kullanmadıklarını, markaların benzer olmadığını savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... A.Ş'ye ait \"...\" markasını davacnın son 5 yıl içerisinde ciddi şekilde kullanımına dair bir belgeye rastlanılmadığı, yine davacının bu markanın ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından lisans ile kullandığı iddia edilmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, diğer davacı ... A.Ş.'ye ait ''...'' markasını kullanımına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davacının markayı devraldığı ... A.Ş'nin markayı tescilsiz kullanımı bulunsa da, bu kullanımın hukuki işlem kapsamında olmaması nedeniyle kullanım olarak sayılmadığı gerekçesiyle davanın SMK'nın 25/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı,  davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili,  müvekkil şirketin .... ibareli markası ile davalı tarafın \"...\" markasının karşılaştırması sonucunda karşılaştırmaya tabi markaların asli unsurlarının birebir mahiyette olması ve müvekkil firmaya ait ... markasının davalı yana ait markada aynen ve markanın asli unsuru olarak yer alması ile karşılaştırmaya tabi markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, buna göre dava konusu markanın müvekkili firmanın ... ve ... markalarıyla 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca benzer olup, karıştırılmaya neden olduğu tespit edilmesine karşın, mahkemece ispat yükünün yerine getirilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerin müvekkil markalarının geriye dönük 5 yıllık kullanımının değerlendirmesinde müvekkil ... firmasının pay sahibi olduğu ... ve ... firmalarının kullanımlarını dikkate almadığını, Müvekkili ... ın davaya gerekçe ... markasını 43. sınıfta kullanan ...  ve ... firmalarının sahibi olup, bu markaları ciddi biçimde kullandığını, bilirkişi raporunda dava konusu ... markasının 43. Sınıf hizmetler bakımından geriye dönük 5 yıl boyunca ... ve ... firmaları bakımından 2014-2018 yıllarına ait olarak \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri\" bakımından kullanıldığını, ancak bu firmalar ile yapılan lisans sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle bu kullanımların ... firması tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceğini belirtmiş iseler de, müvekkil firmalar ... ve ... A.ş'nin 2012 yılında restoran işletmeciliği alanında kurulan ve kısa sürede gerek sektöründe gerekse tüketici nezdinde tanınır hale gelmeyi başarmış ... A.Ş.’nin yeme içme grubu olan ... grubuna bağlı firmalar olduğunu, ... ve ... markaları da tıpkı Diğer Grup Şirket Markalarından Olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., gibi ülkemizin en güzide yeme içme mekanları arasında sayıldığını,  dolayısıyla müvekkilinin markalarının ... Grubu bünyesinde ciddi şekilde kullanılmakta olduğunu, bilirkişiler tarafından ... markasının 43. Sınıf \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri\" bakımından kullanıldığının tespit edildiği ... ve ... firmalarının, müvekkili ...  firmasının %100 ve %75 oranında pay sahibi olduğunu ve müvekkil firmanın da bağlı olduğu ... Şirketler Grubuna bağlı şirketlerden olduğunu, buna ilişkin ticaret sicil kayıtlarının sunulduğunu, bahse konu firmalar müvekkilin pay sahibi oldukları firmalar olup, ... markasının kullanımı bakımından bu firmalarla lisans sözleşmesi yapılmasına gerek olmadığını, ayrıca lisans sözleşmelerinin geçerliliği bakımından bunun sicile kaydedilme zorunluluğu da bulunmadığını, ancak Müvekkil firma tarafından gerek ...  gerekse de ... firmaları ile ... markasının kullanımı için yapılan lisans sözleşmelerinin talepleri üzerine yerinde inceleme yapılmasının akabinde bilirkişilere sunulduğunu, buna rağmen lisans sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı ya da ...'e bildirilmediği gerekçesiyle bilirkişilerce marka kullanımı bakımından dikkate alınmadığını, müvekkili firmanın ... ibareli markanın kullanım hakkını 10.04.2018 tarihli lisans sözleşmeleri ile ...  ve ... firmalarına bıraktığını, bu firmaların müvekkili firmanın pay sahibi olduğu firmalar olup; bu firmalar tarafından yapılan marka kullanımları müvekkil firması tarafından yapılmış sayılması gerektiğini, sunulan lisans sözleşmeleri de değerlendirilerek ...  ve ... firmaları tarafından yapılan kullanımların müvekkili ...  A.ş tarafından yapıldığının kabulünü gerektiğini, müvekkilinin ... in, ...in, müvekkili ...'in sahibi olduğu bir şirket olup, 31.05.2018 tarihinde yine  ... bünyesinde yer alan ... A.Ş firmasından müvekkil ... firmasına devredildiğini, \"....\" markasının ... tarafından yapılan bütün kullanımlarının ... firmaları bünyesinde yapılmış olup, ... firması tarafından yapılan kullanımların müvekkil firma tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, markanın devri halinde kullanıma ilişkin 5 yıllık sürenin hesabında devir tarihinden önceki kullanımların da dikkate alınması gerektiğini, diğer bir deyişle markanın kullanımına 5 yıl süreyle ara verilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını,  müvekkili ... markasını korumak için hukuki yollara başvurduğunu, müvekkili tarafından istanbul  2. fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde 2017/116 esas numarası ile müvekkilin ... ibareli markasını ihlal eden 2013/51259 işlem numaralı .... ibareli markaya 13.06.2017 tarihinde açılan ve davalı tarafından tecavüzün kabulü ile sonuca bağlanıp 30.05.2018 tarihinde kesinleşen marka tecavüz davasının müvekkilinin markasını korumak için gereken hukuki yollara başvurduğunu ve markasını ciddi bir şekilde kullandığının kanıtı olduğunu, bu sebeplerle ... ve ... marka kullanımlarının müvekkil firmanın sahibi olduğu şirketlerle, bağlı bulunduğu ... şirketler bünyesinde yapıldığı hususu ve dosyada mübrez lisans sözleşmeleri dikkate alınarak değerlendirilmesi ve yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.  <br>\tGEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü  istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı, davalı adına tescilli  ''...'' ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, davalı ise davacı tarafça dava konusu markaların kullanılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. <br>\tMahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ...  A.Ş'ye ait \"...\" markasını davacnın son 5 yıl içerisinde ciddi şekilde kullanımına rastlanılmadığı yine davacı tarafça söz konusu markanın ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından lisans ile kullanıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı,  diğer davacı ...  A.Ş.'ye ait ''...'' markasını kullanımına  ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı, ayrıca davacının devraldığı ... A.Ş'nin söz konusu markayı tescilsiz kullanımı bulunsa da, bu kullanımın hukuki işlem kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın SMK'nın 25/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.                             <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1434d675094c9196","SID":"28f49565226f90e1"}}