{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/812 - 2023/972<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/812 <br>KARAR NO\t: 2023/972<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1067 Esas 2023/648 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 24/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/11/2023<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 24.05.2022 tarihinde davacıya ait idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada aracının hasar aldığını, pert olduğunun tespit edildiğini, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı ... AŞ’nin davacıya ait ... plakalı aracın kasko şirketi olduğunu, kasko şirketinde hasar dosyası açıldığını, kendisine 380.000,00 TL ödeme teklifinde bulunulduğunu, ibraname imzalandığını, gecikmeli olarak bu miktarın davacıya ödendiğini, ibranameyi tek taraflı feshettiklerini, yapılan ödemenin rayicin çok altında kaldığını, her iki davalıya da zararlarının karşılanması için başvurduklarını olumlu sonuç alamadıklarını, davacının bu süreçte araçtan mahrum kaldığını belirterek, davalı ... Sgorta AŞ ile davacı arasında yapılan ibranamenin iptalinin kabulü ile yapılan ödemelerin makbuz olarak kabulüne, davacının aracının pert olması sebebiyle davalı ... AŞ’nin ödeme yapması gereken yasal süresi ve ödeme yaptığı tarihler de dikkate alınarak, yapılan ödemelerin mahsubu ile araç rayiç bedeli arasındaki fark için bilirkişi incelemesi sonrası müddeabihi artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL maddi zararın haksız fiilin meydana geldiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, 1.000,00 TL bakiye pert bedelini 30.000,00 TL’ye, 100,00 TL araç mahrumiyet zararını 6.375,00 TL’ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe kapsamında teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, aleyhlerine hüküm kurulması halinde davalı şirketin dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... AŞ vekili, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın görev yönünden reddini, yetkili mahkemenin davalı şirketin genel müdürlüğünün bulunduğu İzmir Mahkemeleri olduğunu, dava değeri nazara alındığında tüketici hakem heyetine başvuru yapılması gerekirken bu kanun yoluna başvuru yapılmaksızın işbu davanın açıldığını, davacının kazaya karışan ... plakalı aracının pert-total işlemine tabi tutulması nedeniyle poliçe gereğince aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin tam olarak ödenmiş olup davacının bakiye alacağı kalmadığını, davacı ibranameyi imzalarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, davalı şirketi kayıtsız şartsız ibra ettiğini, davalı şirketçe aracın kaza tarihindeki rayiç değeri tam olarak ödenmiş olup davacının bakiye alacağı olmadığını, aracın rayiç değeri belirlenirken poliçe hükümleri ve kasko genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasındaki kasko poliçesinin limitinin aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ile sınırlı olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 380.000,00 TL olarak belirlendiğini, aracın sovtajı 268.888,00 TL olduğu tespit edildiğini, sovtaj değeri olan 268.888,00 TL'nin, sovtajı satın alan ... Otomotiv tarafından 08.08.2022 tarihinde, bakiye 101.112,00 TL'nin ise davalı şirket tarafından 31.08.2022 tarihinde davacıya ödendiğini, ödemenin sehven 10.000,00 TL eksik yapıldığı fark edildiğinde, 09.09.2022 tarihinde de 10.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, kazanın gerçekleştiği 2022 yılı Mayıs ayında aracın kasko değerinin 322.904,00 TL olduğunu, davacının araç mahrumiyet zararı talebinin de kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından hasar bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de Türk Ticaret Kanunun 1427. Maddesi gereğince 45 günlük süre başvurucunun rizikoyla ilgili belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sigortacıya vermesiyle başladığını, trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 45 gün ödeme süresi bulunmakta olup ancak bu tarihten sonra alacak muaccel olduğundan muacceliyet tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, sigortalı tarafından araç sovtajının devrinin 08.08.2022 tarihinde yapıldığını, bu tarihten sonra aracın sovtaj satışının gerçekleştiği ve sovtaj bedelinin sigortalıya ödendiğine dair dekont müvekkili şirkete teslim edildiğini, sovtaj işlemlerinin bu şekilde 08.08.2022 tarihinde tamamlanması üzerine bakiye hasar ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı yasal faiz işletildiğini beyan etmekteyse de yapılan tüm faiz hesaplamalarının hatalı olduğunu, bu nedenlerle davacının işbu haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esastan reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklı bakiye araç pert bedeli ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup, poliçede kazanç kaybına ilişkin teminat verilmemiş olduğu gibi, sorumluluk sigortacısı olan davalı ancak kazaya uğrayan araçtaki gerçek zararlardan sorumlu olup, bunun dışında kalan aracın çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybından sorumlu olmadığı, ... Sigorta AŞ ile düzenlenen bila tarihli mutabakatname kapsamında davacıya ödeme yapıldığı, davacının gerek mutabakatname imzalanması sırasında gerekse yapılan ödemelerin miktarına ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmediği, bilirkişi tarafından belirlenen bedel ile ibra kapsamında ödenen bedel arasında fahiş fiyat farkının da bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen bila tarihli mutabakatname içeriği itibariyle TBK'nın 132.maddesi uyarınca tam bir ibra olduğu, mutabakatnamede belirtilen miktarın ödenmesini kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, davacının aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden talepte bulunduğu, aracın pert bedeli yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören, oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebileceği,  dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın bakiye pert bedelinin 30.000,00 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davanın reddine, araç mahrumiyet bedeline yönelik tazminat talebinin reddine, araç pert bedeli tazminat talebinin davalı ... Anonim Şirketi yönünden kabulüne, 30.000,00 TL'nin 12.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına) karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının sahibi olduğu ... plaka sayılı araç için kendi kasko şirketi ... Sigorta AŞ tarafından, 479395 001 nolu Sigorta Kasko Poliçesi üzerinden 026383 nolu hasar dosyası açıldığını, ... Sigorta AŞ’nin davacıya yaptığı ödemeleri zamanında yapmaması sebebiyle davacının faiz alacağı doğacağından bahisle gecikme faizi talep ettiklerini, mahkemece talebin reddedildiğini, bilirkişi 25.01.2023 tarihli raporunda konuya ilişkin olarak \"faiz alacağının hesaplanmasının teknik olarak faiz türü ve süresinin hesaplanmasının uzmanlık alanına girmediği ve bu sebeple hesaplama yapamayacağı\" şeklinde beyanda bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarında faiz hesaplaması yapılması için dosyanın uzman bilirkişiye tevdini talep etmiş iseler de mahkemece bu talep dikkate alınmaksızın faiz alacağı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Yargıtay kararlarına göre, faizin alacaklının talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanamaması nedeniyle, mahrum kalınan süreye bağlı olarak ödenmesini talep edebileceği bir karşılık ve tazminat olarak tanımladığını, faizin hukuki işlemden ya da kanundan kaynaklandığını, faizin mevcudiyeti asıl alacağa bağlı olmakla birlikte faizin ayrı bir alacak olduğunu, bu nedenle faizin asıl alacakla birlikte ya da asıl alacaktan ayrı olarak dava edilebileceğini, alacaklı faiz için dava açınca faiz hakkını TBK m. 131, II anlamında saklı tutmuş olduğunu, bu nedenle asıl alacak daha sonra ödense ve bu ödeme sırasında faiz isteme hakkı saklı tutulmamış olsa dahi, faiz isteme hakkının düşmeyeceğini, mahkemenin faiz davasını inceleyip karara bağlaması gerektiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın 3.3.4.1. maddesinde “Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur.” hükmünün olduğunu, olayda davacı ve aracının çekildiği dosya muhteviyatında mevcut, ... Boya/İş Emri kabul formunda da anlaşılacağı üzere davalıya hasar ihbarının 26.05.2022 tarihinde yapıldığını, bu tarihe göre 09.07.2022 tarihinde 45 günlük süre dolduğunu, mahkemece davalı ... Kasko 026383 sayılı hasar dosyasının açılış tarihinin araştırılmadığını, taraflarınca da hasar dosyasının davalı yanca hangi tarihte açıldığının tam olarak bilinmediğini, davalı ... AŞ ile davacı arasında imzalanan ibraname tarihinin 27.06.2022 olduğunu, davalının bu tarihte öğrendiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte en azından bu tarihe göre ise davalı ... AŞ’nin 45 gün içinde yani 02.08.2022 tarihine kadar ödemeleri yapması gerektiğini, fakat davalı ... AŞ'nin 08.08.2022 tarihinde davacıya ilk ödemeyi yaptığı, son ödemeyi ise 09.09.2022 tarihinde yaptığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın 3.3.4.1. Maddesine göre 45 günlük süre geçtikten sonra davalı yanca yapılan ödemeler sebebiyle davacının faiz alacağının oluştuğunu, araç mahrumiyet bedeline yönelik tazminat talebinin reddinin haksız olduğunu, her ne kadar araçtan mahrum kalma zararı zorunlu trafik sigortası kapsamına girmiyorsa da davalının aracına kasko yapan davalı ... Sigorta AŞ’ni pert bedelini geç ödemesi sebebiyle davacı yeni araç alamadığını, mahrumiyet yaşadığını, ileri sürmüştür.<br>Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu trafik kazası sonucu aracın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ nezdinde hasar dosyası açılarak aracın onarıldığını, bakiye hasar bedeline ilişkin sorumluluğun dava dışı ... AŞ’ye ait olup, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, hasar onarım bedelinin kasko sigortacısı tarafından karşılanmış iken bakiye hasar bedeli talebi yine kasko sigortacısı ... AŞ'ye yönetilmeden ödeme yapılmadığından bahisle davalı şirkete hasar bedeli talebinin yöneltildiğini, başvuranın aracında oluşan hasar bedelinin ... AŞ tarafından üstlenilmiş olması ile birlikte ZMMS poliçesi kapsamındaki sigortalının kusuru oranında davalı şirkete rücuen başvurma hakkının ... AŞ'ye geçmiş olduğunu, kaldı ki kasko sigortacısının anlaşmalı olduğu servisler ile davalı şirketin herhangi bir anlaşmasının olmadığını, dolayısıyla kasko sigortacısı tarafından üstlenilen onarımdaki eksiklikten de davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta eksperi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hasar bedeli tespiti açısından hatalı tespitler içerdiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç değerin fahiş ve dayanaksız olduğunu, kaza konusu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenen bedelden daha az olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen rayiç değerin fahiş belirlendiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davalı şirket aleyhinde tazminata hükmedilmesi halinde, belirlenecek tutara ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından dava konusu kazaya ilişkin poliçe limitleri dahilinde ödeme yapılmış olup davalı şirketin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme tarafından verilen haksız ve hukuka aykırı kararda hükmedilen tutarın ödenmesi halinde davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçe limitlerinin aşılmış olacağının göz önüne alınmadığını davanın reddini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davacıya ait idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, davalı ... AŞ’nin davacıya ait ... plakalı aracın kasko şirketi olduğunu, kazada davacının aracının hasar aldığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece ... AŞ yönünden davanın reddine, araç mahrumiyet zararı yönünden davanın reddine, araç pert bedeli talebinin davalı ... AŞ yönünden kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacıya ait hususi otomobil 16.04.2022 tarihi ile 16.04.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde davalı ... AŞ tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Sigortalı araç 24.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanmış, davacı tarafından kasko sigorta şirketine karşı 13.10.2022 tarihinde dava açılmıştır.<br>28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. Maddesinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.<br>6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. <br> Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici arasında yapılmış Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olup, davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. <br>Kabule göre de, davalı ... AŞ, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, davacıya ait aracın gerçek zararından, davalı ... AŞ ise davacıya ait ... plakalı aracın kasko sigortacısı olup, sözleşme kapsamında sorumludur. Bu nedenle davacıya ait aracın gerçek zararının tespiti ile, yapılan ödemeler dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, dosyanın davalı ... AŞ yönünden tefriki ile; 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olması, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerektiğinden  6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Tüketici mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek hüküm kurulmuş olması  ve davacıya ait aracın gerçek zararı belirlenmeksizin karar verilmesi doğru görülmediğinden yeniden inceleme yapılmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine.<br> 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2023/16791 esasına yatırılan 55.500,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,<br> Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab5be681b865f1c9","SID":"2791f45fe1b46b59"}}